20 Nisan 2026 - Pazartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Alıntılar Alıntı Makale

Ahmet Taşgetiren’e Ne Oldu, Nasıl Oldu?

Ahmet Taşgetiren, bulunduğu camiayla yaşadıklarını, yazı işleri müdürlüğü yaptığı Altınoluk Dergisi'ndeki yazılarına son verilişinin, nedenini, nasılını ve ne olduğunu açıkladığı sitem dolu yazısı..

Yazar: Venhar Haber
6 Mart 2019
Kategori: Alıntı Makale, Venhar Özel
0 0
0
Ahmet Taşgetiren’e Ne Oldu, Nasıl Oldu?
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Ne Oldu?

 

Altınoluk Dergisinin Mart 2019 sayısının sunuş sayfasında “Teşekkür ve Dua”başlığı altında kutu içerisinde şöyle bir açıklamaya yer verildi:

“Altınoluk dergimizin çocukluk ve gençlik yılları diyebileceğimiz 33 yıllık hizmet yolculuğunda bir nöbet değişimi söz konusu. Yazıişleri Müdürümüz Muhterem Ahmet Taşgetiren Bey, bu aydan itibaren görevini yeni bir kadroya devretmiş bulunuyor. Bir dergi için bereketli bir ömür diyebileceğimiz tam 33 yıl, heyecanından bir şey kaybetmeden, istikametini bozmadan, emaneti yere düşürmeden bugünlere taşımada çok büyük emekleri olan yol refikimiz ve dostumuz Ahmet Bey’e dergi ailesi ve okuyucularımız adına teşekkürlerimizi arz ederiz. Yüce Mevlamızdan bundan sonraki hayatında sıhhat ve afiyet içerisinde daha güzel çalışmalar için fırsatlar ve imkanlar sunmasını niyaz ediyoruz.”

Altınoluk’un geçtiğimiz 396 sayısında sunuşları bendeniz kaleme almıştım. 397’inci sayısında ise böyle bir teşekkür ve dua ile uğurlanışımızın haberi verildi.

Ne oldu, nasıl oldu?

Aslında Altınoluk dünyası için sürpriz bir gelişme olduğu muhakkak. Hadiselerin akışı içinden bu noktaya geliş hem beklenebilirdi hem de ihtimal dışı görülebilirdi. Ama oldu.

Daha bir ay önce Konya ve Karaman’da Altınoluk dergisinin imtiyaz sahibi Abdullah Sert Bey ile birlikte “Altınoluk toplantıları” yapmıştık. Okuyucularımızla tam altı buluşma gerçekleşmişti.

Yazıişlerindeki arkadaşlarla 400’üncü sayıyı konuşuyorduk.

Bir ay önce Osman Nuri Topbaş Hocaefendi ile Hüdayi Vakfı ve “Merhamet ve Müslüman” konusu etrafında yaptığımız mülakat dergide 16 sayfa halinde yer almıştı.

Yakında Murat Karaman ile Afrika’ya, Balkanlara, Azerbaycan’a ve Suriye’ye gitmiş, ardından Hüdayi Vakfı’nın tanıtım filminin metnini kaleme almıştım. Hüdayi Vakfı’nın ilk tanıtım filminin metni de yine Ahmet Taşgetiren imzası taşımaktaydı.

Önemli emek verdiğim son kitabım, “Psikolojik tahlillerle KUR’AN AYNASINDA İNSAN”ın Erkam Yayınevi bünyesinde basıldığı Abdullah Bey ile vedaya gittiğim buluşmada haber verildi. Henüz kitaplarımın tamamı Erkam bünyesinde bulunuyor.

Ve evet, 33 yıl sonra Altınoluk’ta değilim.

33 yıl çocukluk ve gençlik yılları mı idi, bence öyle değil. İlk sayısından itibaren diri, olgun bir yolculuğu oldu Altınoluk’un. 33 yıl, “dergiler mezarlığı”ndan bahsedilen Türkiye’de bir dergi için dolu dolu bir ömür niteliği taşıyor. Bu süreyi muhteva diriliği içinde, insicamını, istikametini kaybetmeden, zikzak çizmeden sürdürmek de Altınoluk’un ayrı bir vasfı. Ben Altınoluk bünyesinde geçirdiğim 33 yılı hayatımın en değerli zamanlarından biri olarak görürüm.

Peki ne oldu?

Türkiye uzunca bir süredir sancılı dönemlerden geçiyor. İktidarda dindar bir kadro var. Ahmet Taşgetiren de Altınoluk’taki yazı işleri sorumluluğu dışında gazetelerde köşe yazarlığı yapan bir insan.

Geçtiğimiz 33 yılda Altınoluk yazıişleri sorumluluğu yanında yazarlık da devam etmiş. “İslamcı yazar” tanımı Ahmet Taşgetiren’in köşe yazarlığı için yapılmış. Ne demek bu? İslam’la, Müslümanla ilgili bir derdi var, demek. Bu derdi taşımayı onur olarak gördüm hep. Altınoluk bir alan, yazı hayatı diğer alan, ama islamî sorumluluk cephesinden ikisi birbirini bütünleyen hizmetler. Merhum Musa Topbaş Efendi’nin (rh.a) Yeni Şafak’ta yazdığım yıllarda her karşılaşmamızda “Yaz Ahmet Bey yaz” dediğini en iyi Abdullah Bey bilir.

Sancılı süreç yaşanıyor, dedim.

Yazı hayatımda dindar siyasi kadrolara yönelik yazılar zaman zaman sorun oldu. Bir tabanı var siyasi kadroların, onlar heyecanla desteklenmesini istiyorlar, ama yazar, parti insanı değildir, ondan parti insanı gibi “taraftar”lık yerine doğru gözlemcilik ve sağlıklı değerlendirme beklenir. Yazar dışardan bakar ve yürüyen hareket içinde yer alanların görmediğini görüp, uyarmaya çalışır. “İslamcı yazar”dindar siyasi kadroların yürüyüşü konusunda daha duyarlıdır ve onları uyarmak daha hayati bir sorumluluktur. Çünkü siyasette ayak sürçmelerin İslam varlığına yönelik bedeli daha ağır olur.

Bu sebeple, Refah döneminde de eleştirel görüşlerimiz oldu, Ak Parti iktidarı döneminde de. Her iki dönemde de “Taban”dan tepkiler oldu, Ak Parti döneminde ise hem tabandan hem tavandan tepki aldım.

Ben ise ilişkimi “Destek ve murakabe” ekseninde değerlendirdim. Ve bunun dindar siyasi kadrolar açısından olumlu bir katkı olarak görülmesini arzu ettim. Çalışma masamın arkasında “Kalem suresi”nin ilk harfinin istifi vardır. İlk ayetler yazı disiplinimi oluşturmuştur. “Nûn vel kalemi vemâ yesturûn. — Kalem ve yazdıkları şahit olsun ki.” Kalem ve yazılanlar tanıklık edecek yarın mahşer ikliminde. O bilinçle yazmak başlı başına bir yazı disiplinidir. Bunun böyle görülmesini istedim.

Öyle olmadı.

Tepkiler tabandan ve tavandan Hüdayi Camiası’na kadar ulaştı.

Şunu ifade etmem lazım. Ben hiçbir dönemde ne yazılarımda ne tv konuşmalarımda ne de konferanslarımda “Erenköy Camiasının sözcüsü” olmadım. Evet Camia’nın dergisinin yazıişleri müdürlüğünü yaptım ama, Camia’nın karar merkezinin dergi olmadığını bu işten anlayan herkes bilir.

Ben eminim, Ak Parti iktidarının zirveleri de Ahmet Taşgetiren’in camia için belirleyici olmadığından adı gibi emindir.

Kaldı ki, Camia adına iktidara destek niteliğinde yapılan net açıklamalar vardır.

Camianın tabanına bakıldığında da Ahmet Taşgetiren’in değerlendirmelerinin değil, diyelim Hüdayi Vakfı adına yapılan açıklamaların bağlayıcı olduğu görülür.

Bu süreçte, Star’da yazdığımız bazı yazılar gazete bünyesinde gerilime yol açtı ve Star’dan ayrıldım.

Bir ara Vakıf’tan bir heyet Erkam Radyo’daki çalışma ofisime gelerek “Yazı yazmamam”ı rica etti. Ben o ara Erkam Radyo’da sabahları yaptığım “Medya veGündem Analizi” programını bıraktım. Bir süre herhangi bir gazetede yazı yazmadım. Neredeyse bir yıl oldu, yazmıyordum, ama bir yazar olarak sorumluluğum yok muydu, muhalefet insanı değildim, politikacı değildim, bütün yazılarım siyasi yazı niteliğinde değildi, niçin yazmayacaktım? Yazmaya karar verdim ve Karar’ın epeyce bir zamandır yapmakta olduğu teklifi kabul ettim.

3–4 ay mı oldu, evet.

TV-5’teki program… Yine bir toplantı:

-Tepkiler var, ne yapalım?

Dedim ben:

-Ben Altınoluk çıktığından beri gazetelerde yazıyorum. Altınoluk ise siyaset yapmıyor. Altınoluk’ta da siyaset yazısı yazmadım. Ben cemaatin sözcüsü değilim. Benim bütün yazılarım siyasi yazı da değil, muhalif yazı da değil. Bugüne kadar da benden Altınoluk dışında yazmamam, konuşmamam istenmedi. Şimdi neden “Ya Altınoluk ya yazılar?” deniyor?

O ortamda “Cemaatin siyasileşmesini doğru bulmadığımı” söyledim. “Eğer bir tercih yapmam isteniyorsa yazmaya devam etmek isterim. Bu Altınoluk’u bırakmak demekse bırakırım.” dedim. Oradaki kişilerin buna hazır olduğu izlenimini aldım. Ertesi gün de AbdullahSert Bey ile görüşerek ayrılış sürecini başlattık.

Bu görüşmelerde Osman Nuri Topbaş Hocaefendi’nin “Yazılarınızdan çok istifa ettim. Bu bir iltifat değil, samimi hislerimi söylüyorum. En büyük üzüntüm yazılarınızı okuyamamak ve sizin üzülmüş olmanız” demesi içimde saklı kalacaktır.

Altınoluk bünyesinde 33 yıllık beraberlik demek, Türkiye’nin doğusu batısı, kuzeyi güneyinde yüzbinlerce insanla hukuk paylaşımı demektir. Söz söyledik, sohbet ettik, yedik içtik… Tuz — ekmek hukukumuz var. Herkesten helallik diliyorum.

33 yıl süreyle hizmet zemini açıldı, şükranlarımı sunuyorum.

Siyaset zemini birbirimizi yargılayıp dışladığımız bir zemin olmamalı. İnsanların üstünün çizilmesi kadar büyük zarar yoktur bu tür süreçlerde. Birini vazgeçilmezleştirip, diğerlerini yokluğa mahkum etmek değildir İslam’ın insan ilişkisi. Bu tür olaylara bir de bu açıdan bakıp değerlendirmekte yarar var. Ana dava ne? Kim nereye düşüyor o davadan bakıldığında? Ana mesele bunu doğru görmek…

Kalbi selamlar, dualar…

……..

Burada kayda geçilmesi gereken bir şey daha var.

Tv 5’teki programda şöyle demiştim?

“12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat döneminde yazdım, kendimi bu zamandaki kadar kısıtlı bir duygu içinde görmedim”

Ne dersiniz yanlış mı söylemişim?

Medium.com

Etiketler: Ahmet Taşgetiren

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Amerika ve İsrail Dost, İran Düşman Öyle mi?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?
    8 Nisan 2026
  • Hürmüz Boğazı Krizi 9 Emtiayı Daha Etkiliyor
    3 Nisan 2026
  • Savaşın Birinci Ayında Kim Hedefine Daha Yakın?
    31 Mart 2026
  • ABDli Yetkili: İran’ın Misilleme Kapasitesi Beklentilerin Üstünde…
    31 Mart 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026
İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

8 Nisan 2026
İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist