Şükrü Hüseyinoğlu ve bazı kardeşimiz NATO’nun Türkiye çıkarmasını protesto maksatlı bazı beyanatları zülfüyara dokunduğu için gözaltına alınmış bulunmaktadırlar.
Küresel Siyonist-Haçlı ittifakının iktidara gelmeleri için önlerini açtığı ve verilmesi gereken her türlü desteği verdikleri muhafazakâr kadrolar batılıların istedikleri doğrultuda “hamdık, piştik, olduk” sürecinden geçerek, kendilerinden beklenen hizmeti efendilerine tam olarak yapar olmuşlardır.
Türkiye’de benzeri görülmemiş bir şaşa ile bugün icrasına başlanan NATO toplantısının asıl aktörü muhafazakâr demokrat AKP iktidarıdır. İktidar Haçlı müttefiklerine karşı rüştünü ispat etme yarışında tam gaz ilerlemektedir. 1969 yılı 6. Filo eylemi tekerrür etmektedir. Amerika aşkı muhafazakarların kıblesine kurulmuştur. Amerikan-İsrail muhipliği muhafazakarların iliklerine işlemiş bulunmaktadır. Her şey ABD ve AB içindir, onun dışındaki her şey teferruattır.
Hep söylediğimiz gibi, Fetö adı verilen yapının öncülük ettiği “Komünizmle mücadele” siyaseti Fetö’nün bıraktığı yerden kesintisiz sürmektedir. “Komünizmle mücadele” masalı düzey değiştirmiş, İsrail’in uykularını kaçıracak derecede büyüme istidadı gösteren Filistin davasının ateşini düşürme, bu uğurda ABD-İsrail ve NATO’ya paha biçilmez hizmetler sunma gayretine evrilmiştir.
Filistin’in en büyük müdafii olduğu yalanını yayanlar NATO kanalıyla İsrail’e en büyük müdafaayı sağladıklarını tabi ki söylemeyeceklerdir. Ama bilenler bilmekte, en önemlisi Allah bilmektedir. Allah’tan korkmayanlar ABD adındaki haydut devletten, onun beslemesi İsrail’den ve NATO’dan korkmaktadırlar. Allah’a itaat etmeyenler itaat haklarını ABD-İsrail ve NATO’ya arz etmektedirler.
Nezaretler, sorgular, ifade verme ve almalar, dahası demir parmaklıklar dava adamları için çerez gibidirler. Hele de söz konusu edilen, Allah davası olunca, müminler için bunlar -kolaydan zora doğru değişen- imtihanlardır. “NATO’ya Hayır!” dedikleri için üç-beş Müslümanın nezarette alıkonulmaları, bu mütevazi eylemde haklılıklarını, onları Epsteinci ahlaksız ABD Başkanı hatırına bu muameleye tabi tutanların da haksızlıklarını göstermektedir.
Müslümanlar olarak her işin hayır boyutunu ararız ya, bunda da çok güzel hayırlar tecelli etmiştir. Bu işin en büyük hayrı şudur: Kur’an’ın buyurduğu üzere, Allah’ı bırakıp, O’nun ötesindeki bazı kimseleri rab ve ilah edinmek, NATO denilen düşman şebekesi toplantısında bir kere daha tecelli etmiştir.
Ayrıca bu zirve -yine Kur’an’ın deyimiyle- mücrimlerin yolunu iyice belirli/malum hale getirmiş, Allah’a, Rasûlüne ve müminlere en yakın dost olanlarla Allah’ın maymunlar ve domuzlar olun buyurduğu haydutları en yakın dost edinenleri ayan-beyan birbirinden tefrik etmiştir. Mücrimlerle müminlerin yolu hiçbir zaman kesişmeyecektir. Allah’ın, NATO gibi örgütlere bağlı rejimlerin yeryüzünde diledikleri gibi at oynatmalarının bizi yanıltmaması gerektiğini emrediyor (Âl-i İmran, 196) demek yalan ve yanlış olmayacaktır.











