13 Mayıs 2026 - Çarşamba
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Türkiye Siyaset

“Oy Vermek, Siyasi Katılımın En Zavallıcası” 

'Türkiye'de seçimler halkın yüksek katılımıyla yapılıyor. Avrupa ülkeleri ve ABD'de bu oran daha düşük. Bunun anlamı nedir?' sorusunu iki siyaset bilimciye yönelten muhabirin aldığı yanıt manidar: "Oy Vermek, Siyasi Katılımın En Zavallıcası"

Yazar: Venhar Haber
1 Haziran 2023
Kategori: Siyaset, Venhar Özel
0 0
0
“Oy Vermek, Siyasi Katılımın En Zavallıcası” 
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

‘Türkiye’de seçimler halkın yüksek katılımıyla yapılıyor. Avrupa ülkeleri ve ABD’de bu oran daha düşük. Bunun anlamı nedir?’ sorusunu Siyaset Bilimcilere yönelten muhabirin aldığı yanıt manidar: “Oy Vermek, Siyasi Katılımın En Zavallıcası.” Türkiye’de oy vermekten başka bir yolun olmadığına, kurtuluşun da mahvoluşunda sandıktan geçtiğine inanan/inandırılan vatandaşın dikkatini çeker ümidiyle röportajı alıntılıyoruz. Biz müslüman olarak tavrımızı, bu tağuti sistemi tanımayıp oy vermeyerek gösterdiğimizde, ‘oy vererek sistemi hak yönde değiştiremezsiniz, sadece yöneticiyi değiştirirsiniz ki o da aynı beşeri ve tağuti yasaları uygulamakla memur olacaktır.’ dediğimizde, ‘müslümanım’ diyenlerden aldığımız tepkiler tekfir edilmeye kadar varıyordu. En azından siyasetin uzmanı!ndan öğüt dinlenirse belki bir faydası dokunur diye düşündük.

Venhar

 

 

Oy Verme Oranının Yüksek Olması Neye İşaret; Biz mi Demokrasiyi Çok Seviyoruz Yoksa Batı mı O Kadar Sevmiyor?

Türkiye’de birden çok partinin katıldığı ilk genel seçim 1950 yılında yapıldı.

Demokrat Parti, CHP’nin tek parti iktidarına karşı bir değişim rüzgarı estirmişti.

Bu atmosferde gerçekleşen seçimlere katılım oranı yüzde 85’i aştı.

En düşük katılım 1969 yılında yapılan seçimlerde oldu.

Seçmenin yüzde 63’ünün oy verdiği bu seçimlerde sandıktan Süleyman Demirel’in Adalet Partisi zaferle ayrıldı.

Türkiye’de halkoylamalarına da yerel seçimlere de diğer ülkelere nazaran yüksek bir katılım var.

Yunanistan’da 22 Mayıs’ta yapılan seçimlere halkın yüzde 60,1’i katıldı.

Joe Biden’ın başkan seçildiği ABD Başkanlığı seçimine bir asrın ardından rekor düzeyde katılım vardı. Katılım oranı yüzde 66,4’tü.

usa seçim reuters.JPG
Fotoğraf: Reuters

Avrupa ülkelerinde de benzer bir durum var.

Yani Türkiye seçim sandığını Avrupa ve ABD’de yaşayanlardan daha çok seviyor.

Kimi bunu “Türk halkı demokrasisine sahip çıkıyor” diye açıklıyor, kimileri de anlamını çok fazla politize olmamızda arıyor.

Prof. Dr. Emre Erdoğan’a göre Türkiye halkı oy vermeyi seviyor.

Dünyadaki çok az sayıda ülkede bu kadar oy verme oranlarına rastladıklarını belirten Erdoğan, “Bu oran Avrupa’da yüzde 40 ila yüzde 60 arasındadır. ABD’de postayla oy vermeyle beraber yüzde 60’ı yeni geçti” diyor.

türkiye seçim AFP
Fotoğraf: AFP

“Oy vermek dışında sesimizi duyurabileceğimiz fazla bir şey yok”

Seçmen davranışı konusunda uzman bir siyaset bilimci olan Erdoğan, Türkiye’deki seçimlere yüksek katılımın nedenlerini şöyle açıklıyor:

“Türkiye, 1980’le beraber oy vermeyi zorunlu hale getirdi. 1980 öncesinde de çok düşük değildi ama bu kadar yüksek oranlardan bahsetmiyorduk. Zorunlu olması da bir alışkanlık haline getiriyor. Aslında oy vermek rasyonel bir şey değil çünkü benim tek bir oyumla seçimin sonucunun değişme olasılığı neredeyse yok. Oy vermek absürt bir şey. Bunu ABD’deki akademisyenler çalışıyor ve şunu görüyorlar: Oy vermek bir vatandaşlık görevi olarak görülüyor. Diğer bir nedeni de mahalle baskısı. Eğer etrafımızdakiler oy veriyorsa bizim de oy verme olasılığımız çok daha fazla. ABD’deki seçimlerde ‘Oy verdim’ kampanyaları yapılıyor. Bizde bu otomatik olarak var. Kişinin etrafındaki hemen hemen herkes oy vermiş olduğu için insanlar oy vermek zorunda hissediyor. 

Oy vermek haricinde sözümüzü duyurabileceğimiz çok fazla bir şey yok. Türkiye’de muhtarı, belediye başkanını ve Cumhurbaşkanını doğrudan seçebiliyoruz. Diğerlerinde önümüze listeler konuluyor. Mesela ABD’de başkanlık seçimine katılım az olsa bile önseçimlerde oy kullanılır. Eğitim kurulları da hakimler de polis şefleri de savcılar da oyla seçilir. Çeşitli konularda çok sayıda referandum olur. Dolayısıyla ‘ABD’de seçimlere yüzde 60 katılım oluyor, orada demokrasi çalışmıyor, bizde seçimlere katılım oranı yüzde 87 ve muhteşem bir demokrasimiz var’ diyemeyiz.”

Emre Erdoğan
Prof. Dr. Emre Erdoğan / Fotoğraf: Burak Ütücü – Independent Türkçe

“Oy vermek, siyasi katılımın en zavallıcası” 

ABD ve Avrupa’da seçimlere katılımın neden görece düşük kaldığı sorusunu yanıtlayan Prof. Erdoğan, “Oy vermek, siyasi katılım açısından en zavallıcası” diyor ve devam ediyor:

“Oy vermek pasif bir eylem. Sizin verdiğiniz oy ile ülkenin nasıl yönetileceği arasındaki ilişki özellikle parlamenter demokrasilerde tamamen kopmuş durumda. Avrupa Birliği üyesi ülkelerde bu ilişki daha da kopuk çünkü birçok politikayı Brüksel belirliyor. Siz çiftçi ya da köylü olarak damgayı ona değil de buna bastığınızda yaşamınızda bir fark yaratamıyorsunuz. Dolayısıyla oy verme çok cazip bir şey değil ve oranlar da düşüyor. Onun yerine konvansiyonel olmayan, protestolar, boykotlar gibi birtakım yöntemler ortaya çıkıyor. Fransa’da aylardır protestolar var. Sesini öyle duyurmaya çalışıyor. Oy vererek duyuramadığını görüyor.”

seçim tabloları

Türkiye’de oy verme oranı yüzde 80’i aşsa da siyasi parti üyeliği oranının yüzde 10’un, bir mitinge katılım oranının ise yüzde 25’in altında olduğunu belirten Erdoğan, “Türkiye’de oy verme yüksek ama siyasi katılımın diğer boyutları çok düşük” ifadelerini kullanıyor.

Kent konseylerinin ve sivil toplum kurumlarının da siyasa üretiminin birer parçası olduğunu hatırlatan Erdoğan, “Fransa’da olduğu gibi protestolara katılmak da bir ifade biçimi. Bütün bunlar siyaset yapmanın yolları. Oy verme bunların arasında en erdemli olanı değil. Açıkçası en pasifi. Oy verme oranları düşebilir ama insanlar diğer aktivitelerle katılabilir. Ama ülkemizde katılım yok zaten” görüşünü dile getiriyor.

mustafa çağatay aslan.png
Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Çağatay Aslan

Belçika’da oran neden yüksek?

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Çağatay Aslan’a göre ise Türkiye’de seçimlere katılım artarken Avrupa ülkelerinde düşüyor.

Avrupa ülkelerinin tamamının bir ortalamada değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Aslan, “Ülkeleri birebir incelemek gerekiyor. Belçika’da II. Dünya Savaşı’ndan bu yana yapılan seçimlere katılım hiçbir zaman yüzde 87’nin altına düşmedi. Günümüzde de çoğu zaman yüzde 90’ın üzerinde bir katılım oluyor. AB ülkelerinde seçime katılım oranını düşmesinin, 2004’te AB’ye dahil edilen eski Doğu Bloğu ülkelerinden kaynaklandığını düşünüyorum” diye konuşuyor.

“Belçika’da seçime katılım oranının neden bu kadar yüksek olduğu” sorusunu Aslan, şöyle yanıtlıyor:

“Hem Belçika’da hem Hollanda’da seçime katılım daha yüksek seviyelerdedir. Belçika en yüksek seviyededir. Bu iki ülkede nispi temsil sistemi uygulanır. Hollanda’da seçim barajı hiç yoktur; Belçika’da ise çok küçük oranda çevre barajı vardır. Seçime katılım böyle teşvik ediliyor. Yani orada yaşayanla ‘Benim partimin oyu yüzde 2-3 bile olsa ben partime oyumu veririm ve partim parlamentoda 2 sandalye ya da 3 sandalyeyle de olsa temsil edilebilir’ diyor.” 

türkiye seçimler reuters.JPG
Fotoğraf: Reuters

Neoliberal politikalar Türkiye’de seçime katılım oranını neden arttırdı?

Türkiye’de tarihsel olarak seçimlere katılımın her zaman yüksek olmadığına değinen Aslan, Türkiye’deki seçimlere katılım oranı itibariyle seçim tarihinin 1950-1960 dönemi, 1960-1980 dönemi ve 1980 ve sonrası olarak üç döneme ayrılması gerektiğini belirtiyor.

1950 seçimlerine katılımın yüzde 88 olduğunu hatırlatan Aslan, bu oranın 1957’de yüzde 76’ya düştüğünü hatırlatıyor ve şöyle devam ediyor:

“1957’ye geldiğimiz zaman bazı ekonomik problemler görünmeye başlanmıştı. Yine Türkiye’nin görece 1980 sonrası dönemde de en düşük katılımın olduğu seçim de 2002 seçimleri olmuştur. Bu, 2001 krizinin yansımasıdır. Yani seçmenin sandığa gitmeyerek bir tepki vermesi söz konusu olabilir. 1960-1980 arası döneme baktığımız zaman Türkiye’de katılım çok daha düşüktür ama 1980 sonrasında bir anda bizim katılımımız yüzde 90’ların üzerine çıkıyor.”

1980’ler sonrasında neoliberal politikaların ön plana çıktığını belirten Aslan aynı durumun yaşandığı İngiltere’de seçimlere katılım oranı düşüş trendine girerken Türkiye’de arttığına değiniyor ve şu saptamayı yapıyor:

“Neoliberal politikaların uygulanmasındaki amaç özelleştirmeler aracılığıyla devletin ekonomideki rolünün azaltılmasıyken Türkiye’de 1980’den sonra siyasi iktidara sahip olmak belirli gruplara bazı ekonomik avantajlar sağlayabiliyor. Bu sebeple siyasi iktidarın kimde olduğu seçmen açısından önem arz eden bir konu oluyor. Bu çok enteresan bir konu. Yani bir ülkede düşüş trendini başlatmışken Türkiye’de ise yükselme trendine geçtiğini görüyoruz.”

Independent Türkçe / Cihat Arpacık

Etiketler: Cihat Arpacık

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gazze’nin Hamileri Nerede?
    7 Mayıs 2026
  • ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor
    5 Mayıs 2026
  • İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü
    5 Mayıs 2026
  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Gazze’nin Hamileri Nerede?

7 Mayıs 2026
ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

5 Mayıs 2026
İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

5 Mayıs 2026
Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist