19 Nisan 2026 - Pazar
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Güncel

Hımarlaşma…

Asrımızda genelde İslâm coğrafyasında, özelde ise ülkemizde Müslümanları “Din istismarcılığı” ile itham edenler, Allah’ın dininin hâkimiyetini ferd, aile, cemiyet ve devlet seviyesinde sona erdiren din düşmanlarıdır. İslâm dininde din istismarına geçit verecek herhangi bir hüküm veya mesele yoktur.

Yazar: Venhar Haber
28 Aralık 2022
Kategori: Güncel
0 0
0
Hımarlaşma…
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

İnsanın insana değil Allah’a kul olmasını, hayvanların seviyesine inmeden insan kalmasını sağlamak, Kur’ân-ı Kerim’in en önemli maksadlarındandır. İstismar; meyve verme, işletme, kullanma, yararlanma, zengin olma, bir şeyden elde edilen her türlü fayda, kâr etme, kâr getirecek şekilde harcama, yararlanılacak mal, malı çoğaltma ve nemalandırma, ağacın meyvesi, her türlü mal, kaymağı alınmamış süt, sütün üstündeki kayma, sütün köpüklenmesi, bir şeyin özünden çıkan sonuç, çocuk, nesil gibi anlamları olan “semere”den (İbnu’l-Esîr, en-Nihâye fî Ğarîbi’l-Hadîs ve’l-Eser. C:1, Sh: 221, Kum/1367; Mütercim Asım 1305: 195; el-Cevherî 1982: 605-606) türemiş olup sözlükte bir şeyin semeresini, ürününü elde etmek, semeresinden, ürününden veya meyvesinden yararlanmak demektir. Türkçe’de kullanılışında ise istismar, bu anlamlar daraltılarak olumsuz bir içerikle donatılmış ve kendi çıkarına kullanma, kötüye kullanma, suiistimal etme, haksızca faydalanma, sömürme, bir kişinin iyi niyetini kötüye kullanma, bir şeyi haksız yere işletip yararlanma gibi mânialar yüklenmiştir.

Asrımızda genelde İslâm coğrafyasında, özelde ise ülkemizde Müslümanları “Din istismarcılığı” ile itham edenler, Allah’ın dininin hâkimiyetini ferd, aile, cemiyet ve devlet seviyesinde sona erdiren din düşmanlarıdır. İslâm dininde din istismarına geçit verecek herhangi bir hüküm veya mesele yoktur. İslâm dini, bütünüyle din istismarına kapalı olan bir dindir. Bundan ötürüdür ki; M. Akif Ersoy (Rh.a.) kendi zamanındaki ve bütün zamanların din istismarcısına karşı imanından kaynaklanan tepkisini ve uyarısını şu şekilde ortaya koyuyor:

“Niçin Kitab-ı İlahî’yi pâyımal ettin?

Niçin Şeriat’ı murdar elinle kirlettin?

Çıkıp tepinmeye yok muydu başka bir saha?

Nedir bu salladığın çifte Kitabullah’a?

Herif! Şu millet-i masume’den ne istedin?

Ki doğru yol diye tuttun dalâleti gösterdin!”

Günümüzde “Din istismarı”, din istismarını istismar ederek İslâm’ı hayata müdahil olmayan, yaptırımsız bir dine dönüştürmeye çalışan çevrelerin işine yaramaktadır. İslâmî kavram ve şeair ile dindarları suiistimal etmek, din istismarında bulunmaktır. Din istismarı içinde riyayı, yalanı, muhatabı aldatmayı, haksız kazanç veya imkân sağlamayı, Müslümanlara zarar vermeyi, insanları dinden soğutmayı, suizannı ve güvensizliği yaygınlaştırmayı barındırdığı için dine ve dindarlara büyük hakarettir. Din tanımaz seküler güruh, pazar paylarını, sosyal veya siyasî statü yahut imkânlarını, nemalandıkları bir düzeni kaybetme korkusundan Müslümanları din istismarcılığı ile itham etmektedirler.Ferd, aile, cemiyet ve devlet seviyesinde kendilerini Allah’ın diniyle mukayyed görmeyenler, hımarlaşmaktan/merkepleşmekten kurtulamazlar. Dinin istismarını, suistimalini veya sömürülüşünü meslek edinmişlerin eşeklerden hiçbir farkları yoktur. Dindar görünüp dindarlardan ziyade dinidarları dinleyen ve onların dünyevi çıkarlarına hizmet edenler de din istismarcılarından sayılırlar. Bir yerde istismar eden varsa, mutlaka kendisine karşı istismar edilen kişi veya kişiler de vardır. Günümüzde din tanımazlar ile dinidarlar, dini ve dindarları istismar etmektedirler. Din istismarı, gündelik hayattan siyasal hayata kadar toplumsal hayatın bütün alanlarında görülebilmektedir. Din istismarının zirve noktasını, Allah adı kullanılarak gerçekleştirilen istismarın meydana getirdiği söylenebilir: “Aldatıcı sizi Allah ile aldatmasın” (31/Lokman 33; 35/Fâtır, 5. Ayrıca bkz. 57/Hadîd, 14) Pratik hayatta Allah’ın hükmü ve hâkimiyetiyle mukayyed kalmayanların dindarlık iddiası, din istismarından öteye geçemez.

 

Din istismarı, hımarlaşmanın alâmetidir/2

 

İnsanın insana değil Allah’a kul olmasını, hayvanların seviyesine inmeden insan kalmasını sağlamak, Kur’ân-ı Kerim’in en önemli maksadlarındandır. İstismar; meyve verme, işletme, kullanma, yararlanma, zengin olma, bir şeyden elde edilen her türlü fayda, kâr etme, kâr getirecek şekilde harcama, yararlanılacak mal, malı çoğaltma ve nemalandırma, ağacın meyvesi, her türlü mal, kaymağı alınmamış süt, sütün üstündeki kayma, sütün köpüklenmesi, bir şeyin özünden çıkan sonuç, çocuk, nesil gibi anlamları olan “semere”den (İbnu’l-Esîr, en-Nihâye fî Ğarîbi’l-Hadîs ve’l-Eser. C:1, Sh: 221, Kum/1367; Mütercim Asım 1305: 195; el-Cevherî 1982: 605-606) türemiş olup sözlükte bir şeyin semeresini, ürününü elde etmek, semeresinden, ürününden veya meyvesinden yararlanmak demektir. Türkçe’de kullanılışında ise istismar, bu anlamlar daraltılarak olumsuz bir içerikle donatılmış ve kendi çıkarına kullanma, kötüye kullanma, suiistimal etme, haksızca faydalanma, sömürme, bir kişinin iyi niyetini kötüye kullanma, bir şeyi haksız yere işletip yararlanma gibi mânialar yüklenmiştir.

Asrımızda genelde İslâm coğrafyasında, özelde ise ülkemizde Müslümanları “Din istismarcılığı” ile itham edenler, Allah’ın dininin hâkimiyetini ferd, aile, cemiyet ve devlet seviyesinde sona erdiren din düşmanlarıdır. İslâm dininde din istismarına geçit verecek herhangi bir hüküm veya mesele yoktur. İslâm dini, bütünüyle din istismarına kapalı olan bir dindir. Bundan ötürüdür ki; M. Akif Ersoy (Rh.a.) kendi zamanındaki ve bütün zamanların din istismarcısına karşı imanından kaynaklanan tepkisini ve uyarısını şu şekilde ortaya koyuyor:

“Niçin Kitab-ı İlahî’yi pâyımal ettin?

Niçin Şeriat’ı murdar elinle kirlettin?

Çıkıp tepinmeye yok muydu başka bir saha?

Nedir bu salladığın çifte Kitabullah’a?

Herif! Şu millet-i masume’den ne istedin?

Ki doğru yol diye tuttun dalâleti gösterdin!”

Günümüzde “Din istismarı”, din istismarını istismar ederek İslâm’ı hayata müdahil olmayan, yaptırımsız bir dine dönüştürmeye çalışan çevrelerin işine yaramaktadır. İslâmî kavram ve şeair ile dindarları suiistimal etmek, din istismarında bulunmaktır. Din istismarı içinde riyayı, yalanı, muhatabı aldatmayı, haksız kazanç veya imkân sağlamayı, Müslümanlara zarar vermeyi, insanları dinden soğutmayı, suizannı ve güvensizliği yaygınlaştırmayı barındırdığı için dine ve dindarlara büyük hakarettir. Din tanımaz seküler güruh, pazar paylarını, sosyal veya siyasî statü yahut imkânlarını, nemalandıkları bir düzeni kaybetme korkusundan Müslümanları din istismarcılığı ile itham etmektedirler.

Ferd, aile, cemiyet ve devlet seviyesinde kendilerini Allah’ın diniyle mukayyed görmeyenler, hımarlaşmaktan/merkepleşmekten kurtulamazlar. Dinin istismarını, suistimalini veya sömürülüşünü meslek edinmişlerin eşeklerden hiçbir farkları yoktur. Dindar görünüp dindarlardan ziyade dinidarları dinleyen ve onların dünyevi çıkarlarına hizmet edenler de din istismarcılarından sayılırlar. Bir yerde istismar eden varsa, mutlaka kendisine karşı istismar edilen kişi veya kişiler de vardır. Günümüzde din tanımazlar ile dinidarlar, dini ve dindarları istismar etmektedirler. Din istismarı, gündelik hayattan siyasal hayata kadar toplumsal hayatın bütün alanlarında görülebilmektedir. Din istismarının zirve noktasını, Allah adı kullanılarak gerçekleştirilen istismarın meydana getirdiği söylenebilir: “Aldatıcı sizi Allah ile aldatmasın” (31/Lokman 33; 35/Fâtır, 5. Ayrıca bkz. 57/Hadîd, 14) Pratik hayatta Allah’ın hükmü ve hâkimiyetiyle mukayyed kalmayanların dindarlık iddiası, din istismarından öteye geçemez. 

Kendilerini Allah’ın dininden çalanların dünyevi çıkar ve menfaatlerini korumak ve kollamak için Allah’ın dinini istimal etmeleri, din istismarının ta kendisidir. Din ve dindarlık üzerinden dinidarların Müslümanlara musallat edilmesi, “geçimleri beleş, hayatları leş” haramzadelerin topluma armağan edilmesi, başlı başına bir din istismarıdır. Şunu bilelim ki; dinin ve dindarlığın pirim yaptığı toplumsal zeminlerde dindarlığın bir makama gelmek, güç kazanmak, para kazanmak için muharrik bir unsur olarak kullanılması, din istismarıdır. Ancak dindarların kendi dinleriyle ferd, aile, cemiyet ve devlet seviyesinde beşikten mezara kadar idare olunmak için çalışmalarını din istismarı olarak niteleyenler, bu toplumun hakiki manada hımarlaşanları/merkepleşenleridir. 

İslâm topraklarında hilafetin ilgasından bu yana hımarlaşan din istismarcıları, Allah’ın dinini kendilerinin bulundukları gayr-i meşru zeminleri ve makamları meşrûlaştırmanın aracı olarak kullanmaktadırlar. Din istismarı yapanlar veya dini kötüye kullananlar, maddî veya manevî çıkarları uğruna sergiledikleri davranışları, insanlar katında iyi ve meşrû göstermek, haklılaştırmak veya meşruluğunu izah etmek için dini motifli kılıflar veya gerekçeler uydururlar. Bu dünyada yanlışa, yalana ve talana kılıf uydurma veya iyi gerekçeler bulma gayreti, kimin tarafından ortaya konulursa konulsun, din istismarındandır. Müslümanlar din istismarından beridirler. Din istismarı; dindarların işi değil, üst olan dini ast hale getirmenin kavgasını veren lâ dinilerin işidir. Bu. böyle biline!.. 

Mustafa Çelik/Yeni Akit 

 

Etiketler: Mustafa Çelik

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Amerika ve İsrail Dost, İran Düşman Öyle mi?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?
    8 Nisan 2026
  • Hürmüz Boğazı Krizi 9 Emtiayı Daha Etkiliyor
    3 Nisan 2026
  • Savaşın Birinci Ayında Kim Hedefine Daha Yakın?
    31 Mart 2026
  • ABDli Yetkili: İran’ın Misilleme Kapasitesi Beklentilerin Üstünde…
    31 Mart 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026
İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

8 Nisan 2026
İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist