14 Aralık 2025 - Pazar
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Alıntılar Alıntı Makale

Başkalarının Bilincine Maruz Kalmak

İslam dünyası toplumlarında İslam’a yabancılaşma ya da ihanet, İslam’ın bireysel dindarlığa indirgenmesiyle birlikte başladı. İslam’ın bireysel dindarlığa indirgenmesiyle birlikte İslam, toplumsal/siyasal/ekonomik/hukuki içeriğinden bütünüyle boşaltıldı. İslam’ın ve ahlakın yararcı çerçeveler içerisine hapsedilmesiyle birlikte bütün İslami değerler otoritesini kaybederek un ufak edildi. Hayatın merkezine iktidar çıkar ve ayrıcalıkları konulunca, kendilerini muhafazakar olarak tanımlayan kesimler de, ahlaki alanı bütünüyle terk ettiler.

Yazar: Venhar Haber
5 Temmuz 2019
Kategori: Alıntı Makale
0 0
0
Atasoy Müftüoğlu: Gerçekleri Zamanında Söylemek
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Bütün dünyada, bütün toplumlarda “ben” ile “öteki” arasındaki yabacılaşmalar, çatışmalar, karşıtlıklar ve uçurumlar derinleşiyor. Günümüz insanının, toplumlarının tercihlerine-eylemlerine-yönelişlerine idealler değil, dünyevi-maddi ilgileri, ya da çıkarları yön veriyor. Bütün toplumlar, İslam toplumları da, araçsal değerlerin etkisi altına giriyor. Araçsal değerlerin hakim olduğu bir dünyada ve toplumda İslami-ahlaki değerler-anlamlar köklerinden koparılıyor, içeriklerini kaybediyor. Ulus-devletler, İslam’ı, maalesef araçsal bir değer olarak kullanmaya devam ediyor. İslam’ın, gerçek anlamda somut ve bütüncül bir  otoritesi olsaydı, ya da gerçek anlamda ilmi-entelektüel-ahlaki-irfani otoritelere sahip olsaydık hiçbir irade İslam’ı pervasızca-hayasızca araçsallaştıramayacaktı.

Ulus-devletler, ulus-devlet iktidarları iktidar çıkar ve ayrıcalıkları için aziz İslam’ı araçsallaştırırken, bu araçlaştırmayı meşrulaştırabilmek için her durumda eğilip bükülebilen, koşullara uygun fakihler istihdam edebiliyor. İslam dünyası toplumları, sistematik bir şekilde politik popülizm ve dini popülizm uyuşturucuları almaya ısrarla devam ettikleri için,  çok ciddi bir bilinç körleşmesi yaşıyor. Kitlelere bu bilinç körleşmesi nedeniyle çok daha kolay vaziyet edebiliyor. Bilinç körleşmesinin normalleştiği bir toplumda, bu körleşme sebebiyle, ilgili toplum, gerçeği görme yeteneğine, gerçekle hesaplaşabilme iradesine hiçbir zaman sahip olamıyor. Kendilerini, gerçeklikten yoksun klişelerle ifade eden bireyler ya da toplumlar, eleştirel muhakemenin nasıl bir şey olduğunu bilmiyor. Bu tür toplumlarda kolektif dilin, bilincin, düşüncenin, kültürün yeniden üretilmesi mümkün olmuyor. Kolektif bilincin tek yorumun dayatılması olarak anlaşılmaması gerekir.

İslam dünyası toplumları olarak, maruz kaldığımız bilinç körleşmesi nedeniyle, varoluşsal sorgulamalar yapmıyor, derin-yoğun-kapsamlı-eleştirel sorgulama sürecine girmiyoruz. Bu tür bir sürece girmediğimiz için de, içerisinde bulunduğumuz zamanı-tarihi ve gerçekleri görmezden gelmeye devam edebiliyoruz. Gerektiği zaman varoluşsal sorgulamalar yapamayan toplumlarda, iktidar ihtirasları ve siyasal kazançlar adına ahlaktan vazgeçilebiliyor. Toplumlarımızda, yozlaşma, bayağılaşma yönünde bir değişim yaşandığı için, siyasal kadrolar-iktidar kadroları imkansız tuhaflıklar ve entrikalar sergileyebiliyor. Maddi ilgiler ve ihtiraslar, içsel yoksulluklar pahasına sürdürülüyor. İslami ilkeler somut gerçeklik, geçerlilik ve etkililik alanından uzaklaşarak, soyut bir geçerlilik alanında varlığını sürdürmeye çalışıyor. Bugün, her şeyden önce ahlaki bir devrime ihtiyacımız olduğunu kaydetmek gerekiyor.

İslam dünyası toplumlarında İslam’a yabancılaşma ya da ihanet, İslam’ın bireysel dindarlığa indirgenmesiyle birlikte başladı. İslam’ın bireysel dindarlığa indirgenmesiyle birlikte İslam, toplumsal/siyasal/ekonomik/hukuki içeriğinden bütünüyle boşaltıldı. İslam’ın ve ahlakın yararcı çerçeveler içerisine hapsedilmesiyle birlikte bütün İslami değerler otoritesini kaybederek un ufak edildi. Hayatın merkezine iktidar çıkar ve ayrıcalıkları konulunca, kendilerini muhafazakar olarak tanımlayan kesimler de, ahlaki alanı bütünüyle terk ettiler. Bugün, toplumlarımızda  sekülerizm, liberalizm ve kapitalizm bütün boyutlarıyla somut olarak işlevlerini-fonksiyonlarını-misyonlarını sürdürürken, ahlaki-düşünsel-kültürel derinlikten/nitelikten yoksun bir muhafazakarlık yalnızca çok ucuz bir propaganda klişesi olarak, ucuz bir araç olarak varlığını sürdürüyor. Müslüman halkların bütünlük bilincinden, tevhidi bilinçten sürgün edilmesiyle birlikte, İslami varoluşların şeyleştirilmiş olduğunu her nasılsa hayati bir sorun olarak görmüyor, bu sorun etrafında herhangi bir çözümleme yapmıyoruz.

İslami bilinçten sürgün edilen Müslüman halklar, bugün küresel bir barbarlık düzeni tarafından bir dünya görüşü emperyalizmine tabi tutuluyor. Dünyanın emperyalist temelde militarizasyonu  gayriinsani bir dünya  oluşturuyor. Bütün modern ideolojiler güç ve para aracı olarak kullanılıyor. Sömürgeci tahakkümün taşlaşmış/soğuk mantığı vicdan ve merhemete hayat hakkı tanımıyor. Dünya görüşü emperyalizmi bugün İslami dünya görüşüne, hayat tarzına ve İslami onura karşı çok yönlü bir savaş veriyor.

Çok uluslu ve çok kıtalı şirketlerin, ideolojik/ekonomik çıkarlarının diktatörlüğü karşısında, Müslüman halkların hakları hiçbir şey ifade etmiyor. Çokuluslu ve çokkıtalı şirketlerin çıkarları kimi gün “demokrasiler” lehinde tercihler yaparken, kimi gün eli kanlı diktatörlükler lehinde fütursuzca tercihler yapabiliyor.

Müslüman halkların/toplumların, kültürlerin başkalarının/ sömürgecilerin bilincine maruz kalması hiçleştirici, şeyleştirici bağımlılıklar oluşturuyor. Günümüzde, akademik hayatımız, ilahiyat hayatımız, kültür hayatımız, sözünü ettiğimiz hiçleştirici-şeyleştirici bağımlılığın sınırları içerisinde kalmaya özen göstererek İslam’ı konuşabiliyor. Bağlayıcılığını kaybeden bir değerler-ilkeler-ölçütler sistemiyle hiçbir mücadele verilemeyeceğini görmemiz-anlamamız gerekiyor. Konjonktürel şartlara, statükoya, dil ve söyleme uyum sağlayan bireysel ya da toplumsal bir bünye için entelektüel bağımsızlıktan söz edilemez. Statükoya uyum sağlayanlar, kim olursa olsunlar inisiyatif sahibi olamaz, yeni bir başlangıç yapamazlar. İslami aidiyet bilinci, sınırlardan, sınırlı aidiyetlerden bağımsız bir yeryüzü bilincini temsil ve ifade etmemizi ister. İslami akıl ve bilinç yerel sınırlara kapatılamaz.

Entelektüel mahrumiyet ve mahkumiyet, başkalarının bilincine maruz kaldığımızda başlar.

İslam dünyası toplumlarının içe ve geçmişe kapanarak yaşadıkları bilinç körlüğü ile, başkalarının/sömürgecilerin bilincine maruz kalarak yaşadıkları ağır-derin bağımlılık, Müslümanları tarihin kurbanları haline getirdi. Günümüzde, her iki şizofrenik durum da, toplumlarımızda etkisini sürdürüyor. Toplumlarımız edilgen bir teslimiyetçilik içerisinde geleceği beklemek yerine, nereye/nasıl gideceğimize ilişkin kolektif bilinç temelinde çözümlemeler yapmak zorundadır. Tarihin kurbanları, kendi bağımsız bilinç dünyalarını inşa ederek, birlikte mücadele etmek üzere bir araya geldiklerinde tarihin öznesi olabilirler.

Atasoy Müftüoğlu

Etiketler: Atasoy Müftüoğlu

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • TAZİYE
    4 Aralık 2025
  • Gazze’ye mi, İsrail’e mi Garantör ?
    2 Aralık 2025
  • İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Olsun !
    2 Aralık 2025
  • Garantörlük Safsatası
    21 Kasım 2025
  • Abdurrahman Ateş: Gazze, samimi olanlarla sahtekar olanları birbirinden ayrıştırdı
    18 Kasım 2025
  • Genç Birikim’in Kasım sayısı çıktı
    18 Kasım 2025
  • Cihattan Önce ‘Hicret’ Gerek
    14 Kasım 2025
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

TAZİYE

TAZİYE

4 Aralık 2025
Gazze’ye mi, İsrail’e mi Garantör ?

Gazze’ye mi, İsrail’e mi Garantör ?

2 Aralık 2025
İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Olsun !

İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Olsun !

2 Aralık 2025
Garantörlük Safsatası

Garantörlük Safsatası

21 Kasım 2025

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist