2 Mayıs 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Alıntılar Alıntı Makale

Atasoy Müftüoğlu: Yeni Putperestlikler

İktidarların, koşulların ve statükoların himayesini seçen aydınlar, siyasal/entelektüel/eleştirel bir dil ve gündem oluşturamazlar. Kendi bilincine yabancılaşan bir toplum ve kültür için, bağımsız bir gelecek düşünülemez. Günümüz insanı, kültürel/ahlaki/entelektüel yoksulluk ve mahrumiyet pahasına, zenginlik ve iktidar sahibi olmaya çalışıyor. Bu nedenle de kültürel/ahlaki/entelektüel geleceğin nasıl olacağı ya da olup olmayacağı kimsenin umrunda değil. Aynı şekilde, İslamın somut-pratik ve ilkesel bir bütünlük içerisinde, kamusal mevcudiyete/temsile, siyasal bir varoluşa sahip olup olmadığıyla da kimse ilgilenmiyor.

Yazar: Venhar Haber
28 Mart 2019
Kategori: Alıntı Makale
0 0
0
Atasoy Müftüoğlu: Gerçekleri Zamanında Söylemek
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Modern ve seküler dışlama ve hiyerarşi sistemi tarafından başlatılan, entelektüel haçlı seferleri yoluyla zihinsel anlamda mülksüzleştirilen Müslüman aydınlar, kendi bilincini oluşturamıyor, başka bir tarihin, İslami bir tarihin mümkün olup olmayacağını konuşamıyor, başka bir politik düzen tahayyülü geliştiremiyor, galipler tarafından mağluplara dayatılan bir düzen sebebiyle, başka bir politik modele ve politik özerkliğe sahip olamıyor, bu konuda, politik ve ideolojik bir silah olarak kullanılan demokrasiler tarafından terörize ediliyor. Büyün dünyada demokrasiler meşruiyet tekelini elinde tutuyor. Modern dünya düzeni, emperyalist çıkarlar için uygun araçlar olan bütün diktatörlüklerle sorunsuz bir biçimde uzlaşabiliyor. Bu diktatörlüklerle, İslam karşıtı uygulamalar söz konusu olduğunda sonuna kadar destekleyebiliyor.

Kendi sesimizle konuşamadığımız için, varoluşsal sorunlar soramıyoruz.

İslam toplumlarında düşünsel/kültürel hayat, ideolojik-sömürgeci bağlamı olan kavramsal çerçevelerle mücadele edemiyor. Evrensel insan hakları dili ve söyleminin evrensel siyasal tahakküm (hakları) ile ilgili olduğu farkedilemiyor. Özgürlükler, insan hakları gibi kavramları, Batılı bilgi ve iktidar yapıları gibi algılamak zorunda olmadığımızı anlamakta zorlanıyoruz. Zihin dünyamıza dayatılan seküler yansımalar sebebiyle, kendi dilimizi oluşturamıyoruz. Müslümanlar kendilerini İslami dünya görüşü temelinde ifade edemiyor. Kendimizi İslami dünya görüşü temelinde ifade edebilmemiz için, Batılı ideoloji yapılarının otoritesini sorgulayabilmek, İslami bir alternatifi ortaya koyabilecek bir bilinci-yeteneği-iradeyi ve ufku somutlaştırmak gerekiyor.

Toplumlarımızda, Müslüman aydınların ulus-devlet yaklaşımlarına eklemlenmeleri sebebiyle, kültürsüzleşme pahasına popülizmler, partizanlıklar ve hamaset toplumsallaşabiliyor. İnsanımız, dünyevi ayrıcalıklara, iktidar ayrıcalıklarına, seküler ayrıcalıklara sahip olabilmek, bu ayrıcalıkları sürdürebilmek için, vicdana-merhamete-adalete kökten yabancılaşabiliyor. Statü ve çıkar mücadeleleri yeni bir putperestliğe dönüşüyor. Sistematik bir biçimde propaganda diline maruz kalan bir bünye hakikate ihtiyaç duymuyor. Toplumlarımzda anlamlı ilişkiler, eylemler ve tercihlerin yerini, araçsal ilişkiler, araçsal eylemler ve araçsal tercihler alıyor. İyi ve doğru olanı, ahlaki ve ilkesel olanı seçmek yerine, yararlı olanı seçiyoruz. Araçsal tercihler ve yarar mülahazaları, hayatta değerli olan her şeyi bayağılaştırıyor. Araçsal tercih ve yarar mülahazaları insanları araç nesneleri haline getiriyor. Propaganda yoluyla belirlenen davranışlar, konumlar bir anlam içermediği gibi bir iradeyi de yansıtmıyor. Bu tür davranışlar mekanik olarak gerçekleşiyor.

İktidarların, koşulların ve statükoların himayesini seçen aydınlar, siyasal/entelektüel/eleştirel bir dil ve gündem oluşturamazlar. Kendi bilincine yabancılaşan bir toplum ve kültür için, bağımsız bir gelecek düşünülemez. Günümüz insanı, kültürel/ahlaki/entelektüel yoksulluk ve mahrumiyet pahasına, zenginlik ve iktidar sahibi olmaya çalışıyor. Bu nedenle de kültürel/ahlaki/entelektüel geleceğin nasıl olacağı ya da olup olmayacağı kimsenin umrunda değil. Aynı şekilde, İslamın somut-pratik ve ilkesel bir bütünlük içerisinde, kamusal mevcudiyete/temsile, siyasal bir varoluşa sahip olup olmadığıyla da kimse ilgilenmiyor.

Bugünün gerçekliğini hakim dünya gücünün tek taraflı politikaları belirliyor. İslam dünyası toplumları için gerçeklikle uzlaşmak, İslami temel ilkelerden, anlamlardan ve ideallerden vazgeçmek anlamına geliyor. İslam toplumları/halkları/kültürleri, milliyetçiliklere, mezhepçiliklere, gelenekçiliklere gösterdikleri iltiması, İslam’a göstermiyor.

İslami anlamda çok büyük bir ufuk daralması yaşıyoruz.

İslam dünyası toplumları, kültürel niteliklerin, kültürel mücadelelerin hayati önemini idrak ederek, çeşitlilik ve üretkenlik üzerinde yeteri kadar yoğunlaşmış olsaydı, İslam ülkeleri arasında bugün yaşanmakta olan uzlaşmazlıklar yaşanmayacak, farlılıklar anlaşmazlık konusu yapılmayacaktı. İslam toplumlarının ortak değerlere, ortak ilkelere ve ortak ufka ulaşmalarını imkansız kılan bencillikleri aşarak, tarihsel çapta sorumluluk almaları, tarihsel derinliği olan içtenlikli eleştiriler yaparak, ikna edici seçenekler ortaya koymalarını gerektirir. İslam toplumlarında, bu konuda, her şeyden önce, entelektüel ufkun milliyetçi-mezhepçi bağnazlıklardan bağımsızlaşması, İslami bünyenin kendi içerisinde ötekiler/ötekilikler üretmemesi gerekir.

Modernlik, modern bilgi ve iktidar yapılarıyla sömürgecilik, her dönemde eksiksiz bir bütünlük oluşturuyor. Bu bütünlük, başta İslam olmak üzere Batılı olmayan her şeyi madunlaştırmaya çalışyor ve madunlaştırıyor. Madunlaştırma program ve projelerine maruz kalan Müslüman aydınlar, bu maduriyeti içselleştirdikleri için, pek çok vesileyle “biz Müslümanız, ancak İslamcı değiliz” mealinde kimi açıklamalar yapma ihtiyacı duyuyor.

Batılı bilgi öznesinin belirlediği hakim standartlar ve kolonya bakış açısı, İslamın yerli-milli bir kültür, yerli-milli bir meneviyatçılık ve gelenek olarak algılanmasını dayatıyor. Müslüman aydınların bağımsız entelektüel alanlar açarak, İslami bilgi’yi yeniden tanımlaması, konumlandırması, İslami akıl temelinde, İslami bilgi’yi bağımsızlaştırması gerekirken, modern tahakküm ve sömürge sisteminin epistemolojik iktidarına boyun eğmesi, Müslüman aydınların hiçbir zaman ve hiçbir şekilde, otorite sahibi bağımsız entelektüel özne olma imkanına sahip olamayacaklarını gösterir.

Günümüzde, İslami bütünü ve bütünlüğü temsil hassasiyeti taşıyan Müslüman aydınların, üstlenmeleri gereken tarihi sorumluluk ve misyon, tarihsel kapitalizmin tahakkümü, emperyal-kolonyal tahakküm ilişkilerini, modern ırk ve etnik köken hiyerarşilerini, bilgi’nin, tarihin ve dünya görüşünün Batılılaştırılmasını, kurumsallaştırılmasını ve evrenselleştirilmesini sorgulayarak, sömürgeci-kolonyalist bilginin mutlaklaştırılan iktidarından bağımsızlaşma mücadelesi olmalıdır.

Atasoy Müftüoğlu – İslami Analiz

Etiketler: Atasoy Müftüoğlu

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?
    8 Nisan 2026
  • Hürmüz Boğazı Krizi 9 Emtiayı Daha Etkiliyor
    3 Nisan 2026
  • Savaşın Birinci Ayında Kim Hedefine Daha Yakın?
    31 Mart 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026
Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

24 Nisan 2026
Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist