15 Aralık 2025 - Pazartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Alıntılar Alıntı Makale

Aile, Gettolaşma ve Cemaat Üzerine

Tarih bir kez daha kırılıyor; yeni bir döngünün arefesinde, dönüşümün evresindeyiz. Köke ve referansa dönenler ancak dinlerini muhafaza, kendilerini müdafaa edebilecekler.

Yazar: Venhar Haber
18 Aralık 2019
Kategori: Alıntı Makale, Venhar Özel
0 0
0
Aile, Gettolaşma ve Cemaat Üzerine
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

1: Müslümanlar, modern çağa geçişte karşılaştıkları tehdit ve tehlikeden kurtulup felaha ereceklerini umarak ellerindeki ilk ‘sarı öküzü’ vermişlerdi.

Geldiğimiz menzilde felaha ermek bi yana daha beter halle hallendiler ama ellerinde verecek öküzleri de kalmadı!

2: Aile, sığınılacak son mevzii, savunulacak son kale midir? Aile yapısında oluşan ‘mülkiyet, mahremiyet, hiyerarşi, itaat, dayanışma’ vs ilişkileri, iktidar ilişkiler ağı ve mevcut sosyal hayat gerçekliğinde şimdi ne ifade ediyor?

Aile denen sosyal birlik, mekan, ilişkiler ağı, toplumsal bir hareket başlatılacak, siyasal bir mücadele sürdürülecek üs olabilir mi? Yahut mevcut meşruiyet çerçevesinde ‘aklı-dini-nesli’ muhafaza edecek rol üstlenebilir mi?

Tarihe müracaat akıllıca olur; tarih kendi döngüsü içinde devran edip durur kendini tekrarlarken, zamansal döngüyle ileriye doğru aktıkça o kadar da geriye, köke, referansa döner. Ne kadar ilerlenirse o kadar geçmişin tecrübelerini önünüze koyar. Bu tarafıyla ibret tablosudur.

3: İnsanlık tarihinde ‘gettolaşarak’ var kalan yalnızca ‘Yahudi milleti’ olmuştur; diğerleri tarih içinde kaybolmuş, esameleri dahi unutulup gitmiştir.

Yüzyıllar boyu başka ve farklı devletlerin hükümranlığında, başka ve farklı dine mensup milletlerin içinde, parça parça, birbirinden kopuk biçimde,

Aşağılanıp horlanarak, belirlenmiş şehirlerde belirli caddelere sıkıştırılarak, doğal hayatın imkan ve şartlarından mahrum edilerek, evlilikleri dahi sınırlandırılarak yaşadılar.

Gittikleri devletlerle yaptıkları anlaşmalarda iki şeyi hep yaptılar; bunlar iktidara itaat edeceklerdi, iktidar da bunların kendi içinde şeriatlarına uygun yaşama hakkına müsade edecekti. Yani, özerkliği elde edeceklerdi.

Bu sayede köklerini, kendilerini, nesillerini yok edecek onca olumsuz şartlara rağmen kendilerini korudular, nesillerini muhafaza ettiler, tarihsel akışta yok olup gitmekten kurtulabildiler.

4: Anlaşmalardan da anlaşıldığı üzere iki şey onları muhafaza etti. İlki, Yahudi şeriatına titizlikle riayet ettiler, şeriatlarını muhafaza ettiler. ikincisi, o şeriat dahilinde cemaat halinde yaşadılar. Ruhbanlarının şeriatta yaptıkları kısmi değişikliklere itiraz etmediler.

Yahudiler şu inancı taşıyorlardı; anayurtlarında, tarihte bir iki sefer devlet kurmuşlar, devlet gücü ve iktidarı ile tanışmışlardı. Bu imkan ve fırsat kendilerini kibirlendirmiş, şımartmış, azdırmış, zulme saptırmış, harama daldırmıştı; fesadı yaymışlar, yaptıkları işler nefislerinin hoşuna gitmişti.

Allah bu sebeple kendilerini cezalandırmış, güçlü kafir kulları eliyle devletlerini başlarına yıktırmış, güçlerini parçalatmış, bölük bölük sürgün cezasıyla burunlarını sürtmüş, yer yüzüne dağıtılmışlardı.

Bu tecrübeden sonra devlet peşinde olmayacaklardı; onun yerine en yüce değerleri yaşatan ve kendilerini muhafaza eden cemaat halini muhafaza edeceklerdi.

Bunlardan 20. Yüzyılda devlet kuranlar ‘ırkçı-ulusalcı-siyonist’ olanlardı ve bunlar Yahudiliği bozanlarıydı.

5: İseviler; Roma’ya itaat etmediler, kendi şeriatlarına tabi oldular ve cemaat halinde yaşadılar. Bu sebeple 300 yıl boyunca katliama uğramayı göze aldılar.

Günah merkezi saydıkları kentlerin dışında, kayaların zirvesinde, yerin 7 kat altlarında, birbirleriyle bağlantı kurdukları mağaralarda yaşadılar. İlla ki cemaat halinde, illa ki şeriatlarına uyarak hayatlarını sürdürdüler.

İseviliği Hıristiyanlığa dönüştürenler çıktı içlerinden; bunlar Roma ile uzlaştılar, kent merkezlerine görkemli kiliseler kurdular, ruhban sınıfı olarak örgütlendiler, şeriatı iptal ettiler, dinlerini sevgi ve (Pax Romana) barış dinine döndürler, çok güçlendiler.

M500’lerde Roma parçalandığında 1000 yıl boyunca Akdeniz havzasında ve Avrupa’da örgütlü tek güç kaldılar, Roma gibi siyasal güce sahip olup baskı kurdular, yoksul ahalinin sırtından beslendiler, krallar ve prenslerle ittifaklar kurup alabildiğine zulmettiler.

Nihayet rönesans ve reform çağı geldi; aydınlanma dönemi ve projesiyle başlayan harekette birer ulusal/milli dine dönüştüler, merkezi iktidar gücünü yitirdiler, ulusal iktidarların memurları oldular.

6: Hz. Muhammed arkadaşlarına ‘bir zaman gelir kitap ile sultan/devlet birbirinden ayrıştır, o vakit kitaptan yana olursanız katledilir, sultandan yana olursanız dininizi kaybeder ateşe gidersiniz’ mealli bir uyarı yaptı.

Uyarısı, Kur’an’ın överek anlattığı kitap ehline, salih topluluklara ve bunların hikayelerine dayanan bir hakikatti.

7: Çağımızda geçerli yerleşik referans çerçevesine dayalı ‘sosyal-siyasi-iktisadi; mesleki-sanatsal-hukuksal; eğitim-komşuluk-aile’ gibi kamusal/toplumsal hayat gerçekliği, dinden bağımsız bir gerçekliktir.

Mevcut referans çerçevesine ve sosyal hayat gerçekliğine dayalı ‘bilinçlenme’ sayesinde oluşan dini telakkiye göre din, vicdani alana ait bireysel ahlak, ibadet, erdem; duadan, sevgiden ve yerleşik sistemin barışından ibarettir.

Dolayısıyla, mevcut reel toplumsal gerçeklikte ‘aile’ denen şey mevcudun bir parçasından, uzantısından, kendisinden beklenene şartlandırılan toplumsal bir birimden öte bir şey ifade etmiyor.

Şimdilerde işaretleri görünmeye başlayan yakın gelecekte oluşacak toplumsal değişim ve dönüşüm içinde aile denenin yeri yok. Meraklısına sürpriz olmayan gelişmelere bakılırsa ailesiz bir toplum, cinsiyetsiz bir insan türü geliyor. O halde ne?

8: Tarihsel devran bir kez daha başa dönüyor, bir kırılma anı yaşıyoruz. Yeni döngünün arefesinde, dönüşümün bir evresindeyiz. Bu durumda köke ve referansa dönenler ancak dinlerini muhafaza, kendilerini müdafaa edebilecekler.

Kitap ehlinin yaşadığı hem güzel örnekliği ve hem de bozulmayı tarih bize nakletti. Akıbetlerden haberdar etti.

Sahifelerinin neredeyse üçte ikisini kıssalara ayıran Kur’an bize bu husustaki hakikati ve yaşanmışlıkları duyurdu.

Tekrarlamak icap ederse ‘kurtuluşun’ da ‘bozulmanın’ da nasıllığını ve şeklini geçmiş milletler tarih sahnesinde örneklediler; Kur’an onlardan dikkate değer olanları nakletti.

Bu örneklere de bakıldığında ‘aile’ denenin mühimsenecek, özellikli bir yeri yok; hiç yok değil ama kendisinden umulanı sağlayacak bir yapı bu değil. ‘Ehliniz’ tabiri herhalde ‘aileniz’ olarak daraltılamaz.

İslam alimlerinin geçmişte mutabık kaldıkları iki temel husustan biri, ‘şeriatı müdafaa’; diğeri, ‘buna uygun şekillenip kendini muhafaza’dır. İki temel husus için bir melcenin, yurdun gerekliliğiyse tamamlayıcı unsurdur.

Bu üç husus cemaate işaret eder; bu sayede ‘dini-aklı-nesli’ korumak mümkün olacaktır. Becerilirse cemaat millete ve ümmete dönüşür, bu imkan da ‘malı ve canı’ korur.

 

Huseyinalan.com

Etiketler: Hüseyin Alan

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • TAZİYE
    4 Aralık 2025
  • Gazze’ye mi, İsrail’e mi Garantör ?
    2 Aralık 2025
  • İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Olsun !
    2 Aralık 2025
  • Garantörlük Safsatası
    21 Kasım 2025
  • Abdurrahman Ateş: Gazze, samimi olanlarla sahtekar olanları birbirinden ayrıştırdı
    18 Kasım 2025
  • Genç Birikim’in Kasım sayısı çıktı
    18 Kasım 2025
  • Cihattan Önce ‘Hicret’ Gerek
    14 Kasım 2025
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

TAZİYE

TAZİYE

4 Aralık 2025
Gazze’ye mi, İsrail’e mi Garantör ?

Gazze’ye mi, İsrail’e mi Garantör ?

2 Aralık 2025
İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Olsun !

İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Olsun !

2 Aralık 2025
Garantörlük Safsatası

Garantörlük Safsatası

21 Kasım 2025

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist