13 Mayıs 2026 - Çarşamba
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa İslam Dünyası

Ahlaki Ufku, Sorumluluk Ufkunu Kaybetmek

İslam toplumlarında, politik manipülasyonlarla, yerli-milli yorumlar temelinde, devlet ideolojisi doğrultusunda, araççı klişelerle yapay kimlikler, gelenekler icat ediliyor, uyduruluyor. Toplumlarımızda, araççılığın tayin edici bir yönteme dönüşmesiyle birlikte, ilkesizlik, kişiliksizlik, bayağılık, ahlaki itibar kaybı sıradanlaşıyor. Her alanda, her tür düşüşün ahlaki itibar kaybı ile başladığını gereği gibi görmüyor, anlamak istemiyoruz. İslam, sorumsuzca, çok kaba ve çirkin bir biçimde ajitasyon unsuru olarak kullanabiliyor.

Yazar: Venhar Haber
21 Haziran 2019
Kategori: İslam Dünyası
0 0
0
Atasoy Müftüoğlu: Gerçekleri Zamanında Söylemek
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Statükonun ve konfor alanlarının/ilgilerinin belirlediği sınırlar içerisinde kılarak, akla yer vermeyen duygusallıklarla, hiçbir şeyin değişmediği, değişmesinin istenmediği, dini ve politik popülizm uyuşturucuları almaya devam ederek, tahayyül etme yeteneğini kaybederek, hiçbir özgürlük ihtiyacı-beklentisi-talebi-umudu olmaksızın, sorgulanmış ritüellerle yaşamaya devam etmek, bir toplama kampında, radikal belirsizlikler içerisinde yaşamaya devam etmekten farklı değildir.

İslam dünyası toplumları, kendi kendilerini, batıni/mistik/içrek ilgi alanlarına kapattıkları tarihten itibaren, bu edilgen tablodan yararlanan sömürgeci bilgi ve iktidar yapıları, Müslüman halkları yeryüzü/dünya/siyaset bilincine, idrakine, İslami otoriteye ve eyleme yabancılaştırdılar. İslam dünyası toplumları, maruz kaldıkları bu yabancılaşma sebebiyle, grameri Avrupa kültürü tarafından inşa edilen bir dil/söylem/siyaset biçimine dahil edildiler. Dünyanın kurumsal/kavramsal anlamda yapılandırılması, söürgeci-ırkçı paradigmalar temelinde gerçekleştirildi.

Batılı bilgi ve iktidar yapıları, ideolojik sömürgecilik yoluyla, Avrupa’ya özgü bir etnikmerkezciliği evrenselleştirebilirken, İslam dünyası toplumları/kültür ve siyasetleri, evrensel bir bilincin ifadesi olan aziz İslam’ı, Türkiye örneğinde de, izlenebileceği üzere, yerli-milli kalıplara/klişelere hapsetmeye çalışıyor. İslam toplumları yüzyıllardır içe ve geçmişe kapanarak, dünya vizyonunu kaybettikleri için, seküler paradigmatik-entelektüel-felsefi egemenliklerle yüzleşemiyor. Bu yüzleşmeyi gerçekleştirebilecek İslami paradigmaları, entelektüel/felsefi çerçeveleri gerçekleştiremediği için de, kendilerine yukarıdan/dışarıdan/tepeden dayatılan seküler-liberal-kapitalist gerçekliği içselleştirme yolunu seçiyor.

Hangi toplumda ve kültürde olursa olsun, her tür dayatma, bağımsız tercihleri, tarzı ve iradeyi yok eder. İslam dünyası toplumları-kültürleri içeriden maruz kaldıkları batıni-mistik-içrek fosilleşme sebebiyle, insanlık tarihinin, en genç, en dinamik, en kapsamlı, en kuşatıcı, en üretken dini olan İslam’ın istisnailiğini, kendine özgülüğünü, biricikliğini, her tür yabancı müdahaleden bağımsız özgün yapılar, kurumlar, kavramlar içerdiğini, insanlığın gündemine/ilgisine kazandıramıyor.

Bir yanda batını-mistik ilgilerin-geleneğin neden olduğu fosilleşme, bir diğer yanda da, ideolojik sömürgeciliğin entelektüel terörü sebebiyle İslam’ın istisnailiği, kendine özgülüğü ve bağımsızlığı maalesef kanıtlanamıyor. Müslüman halklar, politik ya da dini liderlerinin  ‘mehdi’lik özellikleri taşıdığına inandıkları için, zihinsel-entelektüel çaba harcama ihtiyacı duymuyor. Zihinsel-entelektüel çaba harcamayan,  bu tür çabalara ihtiyaç duymayan bir bünye, kuşkusuz ölümcül zaaflar-yanılsamalar üretiyor. İçe ve geçmişe kapandığı için, tarihi gerçekliğin farkına varamayan, içerik üretemediği için, kısırlığın kifayetsizliği ile karşı karşıya gelen İslami bünye, nihai kaderini ‘mehdi’nin tayin edeceğine inanıyor.

İslam dünyası toplumlarının, kültürlerinin, İslami düşünce ve ilahiyat hayatının, İslam’ın ontolojik istisnailiği, bağımsızlığını, özgünlüğünü dünyanın/tarihin gündemine kazandıramaması, kazandırmaya çalışmaması, bu bağlamda entelektüel bir bilince-birikime sahip olmaması ‘tarihin sonu’ iddialarına bir şekilde ‘haklılık’ kazandırıyor. İslam’ın istisnailiğini, bağımsızlığını entelektüel tarihin gündemine kazandıramamak, İslami bir tarih/medeniyet tahayyülü ve tasavvurunu imkansız kılar. Yeni bir tarih, yeni bir gelecek, Avrupamerkezciliği, Avrupamerkezci etnik merkezciliği, ideolojik sömürgeciliği, İslam’ın istisnailiği/bağımsızlığı temelinde ikna edici bir zeminde reddetmek suretiyle başlatılabilir. Çok yönlü bir bağımlılıkla karşı karşıya bulunan İslami bünye bu bağımlılık sebebiyle rencide edici bir şeyleşme, incitici bir nesneleşme durumu yaşaıyor. Şeyleşme ve nesneleşme, temel İslami ilkelerin kaybıyla başlar. Bugün, ne yazık ki, toplumlarımız temel İslami ilkelerin hayat veren gücünü ve dinamizmini kaybetmiştir.

Batıni ve zihni fosilleşme aklımızın ve kalbimizin ufkunu bütünüyle kapatıyor.

Günümüzde kullanmakta olduğumuz din dili ve söyleminin günümüz dünyasında-tarihinde hiçbir karşılığı yoktur. Günümüz dünyasında, toplumlarında, ırkçılıklar, milliyetçilikler, mezhepçilikler, bilinç  ve anlam alanlarını bütünüyle boşaltıyor. İdeolojik anlamda, ırkçı anlamda imal-icat edilen olgular belirleyici olabiliyor. Hakikat sonrası zamanlarda, popülizmler, hamaset, propaganda ve yalanlar etki alanlarını genişletiyor. Propaganda ve manipülasyon kamu bilincini edilgen kıldığı için, gerçekler çoğu kez kamu sahnesine çıkarılamıyor. İnsanların etnik aidiyetlerini tecessüs ve yargılama konusu yapan, bu konularda kirli/çarpık olumsuz imalarda bulunan insanlıkdışı yaklaşımlar, partizanlıklar tarafından alkışlanabiliyor. İktidarı tahkim etmek adına, her şey, bütün değerler araçsallaştırılıyor, her tür kirlilik mübah sayılabiliyor. Herhangi bir siyasal hareketin ‘din’ üzerinde tekel iddia etmesi, camileri ve namazları propaganda araçları haline getirmesi, eleştirel bir kamuoyuna sahip olmadığımız için, ne yazık ki, normal karşılanabiliyor. Devlet ve iktidar alanı dışında, ahlaki ve manevi eleştirilerin yapılabileceği bağımsız bir kamusal alana hayat hakkı tanınmıyor. Her propaganda ve manipülasyonun tek yanlı mesajlar temelinde şekillendiğini hatırlamak gerekir. Bugün, toplumlarımızda, eleştirel tartışma ve müzakere imkanına sahip olmadığımız için, fikirlerimiz/düşüncelerimiz, tasavvurlarımız, duruşumuz, tarzımız, tavrımız kamuoyuna dönüşmüyor. Eleştirel dikkat/bakış/yorum yeteneğine sahip olmayanların, elektronik işgal ve istila karşısında yapabilecekleri hiçbir şey yoktur.

İslam toplumlarında, politik manipülasyonlarla, yerli-milli yorumlar temelinde, devlet ideolojisi doğrultusunda, araççı klişelerle yapay kimlikler, gelenekler icat ediliyor, uyduruluyor. Toplumlarımızda, araççılığın tayin edici bir yönteme dönüşmesiyle birlikte, ilkesizlik, kişiliksizlik, bayağılık, ahlaki itibar kaybı sıradanlaşıyor. Her alanda, her tür düşüşün ahlaki itibar kaybı ile başladığını gereği gibi görmüyor, anlamak istemiyoruz. İslam, sorumsuzca, çok kaba ve çirkin bir biçimde ajitasyon unsuru olarak kullanabiliyor.

Siyasal oportünizm meşrulaştırıldığı için, ahlaki ufku, sorumluluk ufkunu kaybediyoruz.

Atasoy Müftüoğlu

Etiketler: Atasoy Müftüoğlu

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gazze’nin Hamileri Nerede?
    7 Mayıs 2026
  • ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor
    5 Mayıs 2026
  • İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü
    5 Mayıs 2026
  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Gazze’nin Hamileri Nerede?

7 Mayıs 2026
ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

5 Mayıs 2026
İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

5 Mayıs 2026
Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist