Dokuz Ekim 2025 Perşembe günü Trump’ın öncülüğünde, bölge ülkelerinin de katılımıyla tüm Dünyaya reklam edilerek, abartılarak, şişirilerek anlatılan ve imzalanan sözüm ona bir ateşkes anlaşması kağıt üzerinde imzalandı. Bu anlaşma ve imzada taraflardan biri olan Hamas’a mensup hiçbir Gazze’li temsilci yoktu. Sadece Gazze adına söz sahibi olan ama aynı zamanda sıkı bir ABD dostu olan arabulucular vardı. Fakat dolaylı da olsa Siyonistlerin ve işbirlikçilerinin tamamı oradaydı. Dolayısıyla Siyonist İsrail devletinin aleyhine hiçbir kelime veya cümle bu anlaşmada yer bulmadı bulamazdı.
Bize öyle geliyor ki Siyonistlerin tüm Gazze’yi karadan kuşatma altına alıp topyekûn bir saldırıya geçme propagandası tutmuş ve tarafların Siyonist barbarların kazançlı çıkacağı bir dalavere masasına oturmaya ikna edilmiştir. Dikkat edersek iki yıldır İsrail’in azgın itleri ne kadar havlasa da bir türlü Gazze’nin derinliklerine inemiyor ve buna cesaret edemiyordu. Bunu başaramadığı için de ateşkes veya barış anlaşması gibi aldatmacalarla Hamas’ı masa başında tuş etme oyunları oynamak için zemin bulmaya çalışıyordu.
Yine bunun içindir ki Netanyahu beş Haziran 2025 de bir açıklama yapmıştı. Açıklama da “Gazze’de Hamas karşıtı aşiretleri harekete geçirdik bunda yanlış olan ne var ki?” demişti. Siyonistlerin lideri olan bu adamın açıklamasından şunu anlayabiliriz; Gazze’de yapabileceğimiz her şeyi iki yıl boyunca yaptık ama Hamas’ı dize getiremedik ve yenemedik. Bu yüzden bundan sonraki hamlemiz içerideki köksüz kişilikleri/aşiretleri üç kuruşa satın alıp -ki bu zaten her zaman olagelmiş bir şey- Gazze halkını birbirine kırdırmak ve içerideki düşmanlığı derinleştirmektir. Bu yaklaşımın gerçekliği çok yüksek olduğuna göre bu yöntemi Netanyahu’ya yaptıran korkudan başkası olamazdı. Ki bu korku sonucu iki yıldır Tel Aviv’in sokaklarında çok da rahat dolaşamadığını, rahat bir uyku uyuyamadığını tahmin etmek zor değildir.
Eğer Siyonistlerde bu korku olmasaydı 23 yıldır Remon hapishanesinde tutuklu bulunan ve her türlü işkenceyle kemikleri kırılan Mervan Bergusi’yi esir takasında serbest bırakırlardı. Ama başlarına bela olmasından korktukları için bunu yapmadılar. Zaten bu korkunun eseri olarak Yahya Sinvar’ı, İsmail Haniye’yi ve Ahmet Yasin gibi tekerlekli sandalye ye mahkum olan bir insanı şehit ettiler. Hatta Gazze topraklarında bulunan bırakın Hamas’ı yeni doğan bir bebek, dikili duran bir taş ve canlı gördükleri bir hayvan bile Siyonistler için bir hedeftir. Bu kin ve nefretin besleyici unsurları elbette ki çok derinlerdedir ama bugün için bu vahşeti işlemelerinin önemli sebeplerinden birisi hiç şüphesiz korkudur.
Biz de yaşanan tüm bu olumsuzluklara bakarak diyoruz ki, bu ateşkes barışa yönelik olmaktan çok Hamas’ı ve Gazze’yi mağlubiyet ateşine atma planı gibi gözüküyor. Burada ateşkese imza koyanların hepsi de bu planı bilmeyebilir ancak küresel Emperyalist ve Siyonist çıkar ortaklığı bunu her zaman başarmıştır. Onların bu başarısı aslında Müslümanların basiretsiz, ilkesiz ve inandıkları dine mesafeli durmalarından ve kafire kuyruk olma sevdasından kaynaklanmaktadır. Yoksa yüce Kur’an onları ve onları dost edinenlerin gücünü örümceğin yaptığı yuvaya benzetir.
İşte böyle bir ortamda Nobel ödülü hastalığına yakalanmış kırmızı kravatlı, şovmen ABD lideri, bir yandan Hamas’a parmak sallayıp tehditler yağdırdı, bir yandan da Cumhur Başkanı Erdoğan’a övgüler eşliğinde ateş kes için tarafları bir araya getirdi ve tüm dünyanın gözü önünde büyük bir sihirbazlık gösterisi yaparak büyücülerini etrafında topladı. Tüm televizyon kanalları günlerce bunu doyasıya tartıştı. Gerek ABD başkanı Trump gerekse Cumhur Başkanı büyünün etkisiyle yapılan övgülerden yeterince nasiplendi. Ama bize göre Trump’ın gösterdiği bu büyük büyüyü Hamas’ın Musa’dan miras olarak devraldığı hakikat asası yuttu. Ve hakikat gizlenmeden bütün çıplaklığıyla ortaya çıktı.
Onlar bulanık bir atmosfer de Mısır’ın Şarm El-Şeyh kentinde hiç de adil olmayan ve dayatmacı bir ateşkes anlaşmasına imzalar atarlarken Gazze’li mazlumlar Siyonist barbarlar tarafından tüm Dünyanın gözü önünde öldürülmeye devam ediyordu ve hala da öldürülüyor. O zaman insan sormadan edemiyor bu nasıl ateşkes? Bu kimin ve kimlerin ateşkesi? Eğer bu ateşkes Hamas’ın sürgün edilmesi, silahlarına el konulması sürecini başlatacaksa bu durumda galip olan Siyonistler olacaktır. Eğer bu ateşkesle varılmak istenen yer burası ise olmaz olsun böyle ateşkes. Şunu asla aklımızdan çıkarmamalıyız ki Gazze’nin nefes alması, ekmek su görmesi elbette ki çok önemli ve insanların yaşamak için olmazsa olmazları. Ama bu gerçeği bilmemize rağmen bu tartışma ikliminden çıkmamız lazım çünkü Gazze tam da açlık, yokluk, kıtlık, sağlık üzerinden dem vurularak ihanete uğramak ve tamamen boşaltılmak isteniyor. Küfür cephesi Siyonist İsrail devletine olan vaadinden asla vazgeçmiş değil. Yapmaya çalıştıklar şey sadece havuç sopa politikası. Ki bu anlamda zaten iki devletli bir çözüm için atılacak olan imzalarda tam bir ihanet belgesi olarak tarihe geçecek. Tek çözüm ise bize göre İsrailsiz bir Filistin Devleti. Selam ve dua ile.












Ve aleykum selam ve rahmetullah