31 Ocak 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Türkiye Siyaset

İslamcılar Laik Düzenden Ne Umdular Ne Buldular

İslamcılar laik düzeni yönetecek olan muhafazakâr demokratlardan umduklarını bulamadıkları gibi, kendileri de cari düzenin içinde eriyip gittiler. Eleştiriler cılız ve isteksiz, muhalefete dair tavırlar çelimsiz kaldı. Muhafazakâr demokratları destekleyen İslamcılar büyük hata yaptı.

Yazar: Venhar Haber
21 Mart 2024
Kategori: Siyaset, Venhar Özel
0 0
4
İslamcılar Laik Düzenden Ne Umdular Ne Buldular
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Meşrutiyet ilan edilip, İttihatçılar iktidara geldiğinde, şikâyet edilen “Devr-i Sabık”ın başka bir surete dönüşüp süreceği kimsenin aklına gelmemişti. Meşrutiyet ilan edilmiş, jakoben Hamidizm sona ermiş, hürriyet velveleleri ortalığı kaplamıştı. Müslim gayrimüslim yeni düzeni sevinç gösterileriyle karşılamıştı. Devlet ve hükümet tamamen farklı bir muhtevaya bürünmüş, laik siyaset daha da kutsallaşmış, yüceltilmeye başlanmıştı. Kurulan yeni laik düzen, dini alanda yapılan yeni yorumlardan da gerekli meşruiyetini sağlamıştı.

Ayasofya Kürsüsünden vaaz veren Manastırlı İsmail Hakkı, toplanan binlerce insana kurulan yeni düzenin mükemmelliğini anlatırken, artık eski fitne dönemlerine dönülmemesi gerektiğini, hükümete sahip çıkılmasının farz olduğunu haykırıyordu. Kimse geçmişe dönüp bakmamalıydı, kimse geçmişte olanları özlememeli, geçmişe en küçük bir atıf yapmamalıydı.

Meşrutiyet Döneminin ilmiye sınıfının öncü şahsiyetlerinin teşebbüsüyle kurulan Cemiyet-i İlmiye-i İslamiye yayınladığı kuruluş gerekçesinde, Hükümeti siyaseten takip edeceklerini, yaptığı hayırlı işlerde destekleyeceklerini, kötülerinde ise tenkit edeceklerini söylüyordu. İlmiye sınıfı bu tavrıyla büyük hata yaptığının farkında değildi. Zira Batı hayranı, Avrupalılaşmak peşinde koşan laiklerin iktidarından hayırlı işler beklemek abesle iştigal etmekti.

Dönemin ilmiye sınıfına ait hemen hemen bütün zevat, meşrutiyetle birlikte kurulan laik iktidarı yüceltmekte, kutsamakta, iktidarın yanında yöresinde yer almaktaydı. İttihat ve Terakki’nin uygulamalarına yöneltilen en küçük bir eleştiri, eski döneme özlem, istibdadı çağırmak, karanlık günlere dönmek olarak değerlendiriliyordu. Mehmed Akif verdiği bir vaazda toplanan halka, bu iktidarın İslam aleminin son umudu olduğunu, bu hükümet yıkılırsa yeryüzünde yaşayan bütün Müslümanların büyük sıkıntılar çekeceğini anlatıyor, eleştirilerde bulunulmaması, devlet ve siyasete karışılmaması gerektiğini söylüyordu.

Abdülhamid’in baskısından kurutulan devlet ve millet Avrupa sevdalısı, gavur hayranı İttihatçıların idaresine girdi.

İttihatçı iktidarla birlikte başlayan toplumsal yozlaşma, adam kayırma, rüşvet, sahtekârlık, ahlaksızlık, dinden uzaklaşma, haramların kurumsal yollarla yaygınlaşması, Müslüman kitleleri rahatsız etmeye başladı. Bu uygulamaların sonucunda seslerini yükseltmeye başlayanlar, fitneciler, erbab-ı melanet, istibdaddcılar, Hamidiler, din bezirgânları vb. sıfatlarla anılmaya, itibarsızlaştırılmaya çalışıldı.

Yaşanmakta olan ve ileriye doğru daha da vahim duruma doğru giden içtimai ve ahlaki buhrana karşı sessiz kalanlar, bu eleştirileri bastırmak için var gücüyle çalakalem yazı yazmaktaydı. Savunmaları ise, Meşrutiyetle birlikte kurulan laik hükümetinin Müslüman aleminin tek ümidi olmasıydı. Müslümanların savunucusu, koruyup gözeteniydi. Eğer dünyanın her yerindeki Müslümanlar rahatça yaşayabiliyorsa, bu mevcut hükümetin sayesindeydi.

Oysa durum hiçte öyle değildi. İttihatçıların iktidara gelmesiyle birlikte, Memalik-i Osman-i parçalanmaya, her tarafta kaybetmeye, her yerdeki Müslüman ahali zulüm, sürgün, baskı, yokluk görmeye başlamıştı. Balkanlar kaynıyor, Rusya Müslümanları eziyor, İtalya Fransa Kuzey Afrika’yı işgal ediyor, Müslümanlara kan kusturuyordu. Lakin dönemin ilmiye sınıfı ne hikmet ise, iktidarı kutsamaktan geri durmuyordu. Sonunda olan oldu, göz göre göre gelen felaketler yaşandı.

Tarih yüz yıl sonra tekrar etti. Bu kez 21. yüzyıl İslamcıları, Jakoben kemalizme karşı muhafazakâr iktidardan taraf oldu.

İktidara gelen muhafazakâr demokratlar, bireysel özgürlüklerin demokratik talepler zemininde sağlanacağına dair verdiği sözler karşılığında maslahat gereği desteklendi. Bu destek ilk zamanlar sadece insani hak ve özgürlüklerin kazanılmasına dair bir tercih olarak görülürken, sonraları laik devleti sahiplenmeye, savunmaya, iktidarı kutsamaya, iktidar karşıtlarını çeşitli olumsuz sıfatlarla yaftalamaya kadar vardı.

Muhafazakâr demokratlar ele geçirdikleri güç ve sermaye ile nüfuz alanlarını genişletti, iktidardan pay aldıkları gibi, ciddi sermaye sahibi de oldular. Tabi ilk zamanların idealist İslamcı politikacıları, ilerleyen zamanla değişmeye dönüşmeye başladılar. Milletvekili lojmanlarını satarak saygınlık kazanmaya çalışanlar, çok geçmeden saraylar inşa ettiler, malikâneler sahibi oldular. İsrafa haram diyenler, “Müsrifin zümresi”nin birer ferdi oldular. Tabii maslahat gereği destek verenlerin de tavrı değişti.

Muhafazakâr demokratlar, bilinçsiz politikaları sonucunda ortaya çıkan bütün olumsuz tabloların vebalini sürekli icat ettikleri “Dış güçler” fenomenine bağlarken, kendilerini eleştirenleri, muhalefet edenleri ise ihanetle hainlikle fetöcülükle suçladılar. Siyaseten ve iktisaden tıkanmalarının sonucunda, yabancı paralar ve faiz tarihinin en yüksek seviyesine çıktı. Ve aynı zamanda toplum ahlaken iflas etti.

İslamcılar laik düzeni yönetecek olan muhafazakâr demokratlardan umduklarını bulamadıkları gibi, kendileri de cari düzenin içinde eriyip gittiler. Eleştiriler cılız ve isteksiz, muhalefete dair tavırlar çelimsiz kaldı. Muhafazakâr demokratları destekleyen İslamcılar büyük hata yaptı.

Şimdi düşünelim; İslamcılar laik düzenden ne ummuştu ne buldular? Hala muhafazakâr demokratların peşinden giden İslamcılar laik düzenden ne ummaktadır?

Mirat Haber / Yakup Döğer 

Etiketler: İslamcılarLaik düzenYakup Döğer

Çok Yorumlanan 4

  1. Ahmet Durmuş says:
    2 sene önce

    Yakıp kardeşim Allah razı olsun senden. Bahse konu ‘ne buldular’ sorusunun cevabı belki vardır ama yukarıda da söylendiği böyle bir yönetim biçimi içerisinde iktidara gelen ve gelmek isteyen muhafazakar değil bir numaralı islamcı olsa ne yazar? Birisi demişti “sistem hiç bu kadar kendini yenilememişti” diye. Hatta “sistem bağırsaklarını bu kadar hiç temizlememişti” gibi iddialı ama bir o kadar da basiretsiz çıkışlar yapmıştı. Rabbim bunlara hidayet etsin diyelim. Kalemine yüreğine sağlık.

    Cevapla
  2. Muradi says:
    2 sene önce

    İslamcılık diye bir tanımlama zaten baştan yanlış bir tanımlamadır. İslamcı denilen insanlar Allah’a rağmen hüküm koyulmasını benimsedikleri için aslında şirke düşmüş insanlardır. Yani Allah’a şirk koşulmasını meşru gören insanlardır bunlar. (Şura 21)

    Cevapla
  3. Muradi says:
    2 sene önce

    M. Akif hakkında verilen bilgi, onun da, bugünün geleneksel hurafeleri eleştiren fakat modern hurafeleri reddedemeyen insanlarından çok da farklı olmadığını gösteriyor.

    Cevapla
  4. Yakup Döğer says:
    2 sene önce

    Katkılarınız için teşekkür ederim arkadaşlar. Allah razı olsun.

    Cevapla

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…
    30 Ocak 2026
  • İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı
    28 Ocak 2026
  • Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi
    21 Ocak 2026
  • Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor
    21 Ocak 2026
  • Danimarka’dan ABD’ye Tarihi Rest
    21 Ocak 2026
  • ABD’nin Suriye Şerifliği SDG’den el-Şara’ya Geçti
    21 Ocak 2026
  • Kanada Başbakanından Davos’ta Küresel Sistemin Çöküşünü İlan Etti
    21 Ocak 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

30 Ocak 2026
İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

28 Ocak 2026
Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

21 Ocak 2026
Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

21 Ocak 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist