30 Nisan 2026 - Perşembe
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Türkiye Aile ve Çocuk

Yıldırım: Ailenin Düşüşünden Ailenin Yükselişine: Eve Çekilirken

Aileye dönüş, kapitalist ve modern kamusal alandan çekilmektir. Önemli olan bu çekilmeyi tefekkür fırsatına çevirmek…

Yazar: Venhar Haber
2 Nisan 2020
Kategori: Aile ve Çocuk, Venhar Özel
0 0
0
Yıldırım: Ailenin Düşüşünden Ailenin Yükselişine: Eve Çekilirken
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

İspanyada, bir yaşlılar bakım yurdunda koronavirüs nedeniyle hemşireler ve sağlık hizmetlileri kurumlarını terk ettiler. Yaşlıları kendi kaderleriyle baş başa bıraktılar. Sosyal medyada yaşlılarla ilgili küçümseyici ve ötekileştirici tutumlarla karşılaşıyoruz. Bunlar ailenin modernleşme ile beraber dağıtılan fonksiyonlarının ölümcül durumunu gösteriyor. Modern zamanlara kadar yaşlılar ve çocuklar ailenin bakımı altındaydı. Ancak modernleşme ile aile endüstriyel bir kuruma dönüştü. İhtiyarlar huzur evlerine, çocuklar da kreş ve anaokuluna gönderildi. Anne olmak aşağılandı, doğurmak küçümsendi. Kapitalizmin kazanç ve kariyer yüceltmelerine boğulan insanın, aile içindeki konumlanma önceliği dağıtıldı. Feminizmin post-modern nihilizmi ile beraber aile, hapishane olarak tasvir edildi.

Ailenin sonu (2004 yılında Kütahya’da kız ve erkek yurtlarında yaptığım bir araştırmayı bu başlıkla yayınladım) ve Ailenin Düşüşü (iki ay önce çıkan kitabımın adı) araştırmalarımla bu süreci tanımlamaya çalıştım. Babanın gözden düştüğü, gençliğin popülist bir biçimde yüceltildiği, anneliğin ret edildiği, yaşlıların kendi başlarına bırakıldığı bu yeni kapitalist süreçte ev, tarihin en savunmasız ve en düşen kurumu haline geldi. Oysa ev toplumsal varlığın ve insan gerçeğinin üzerine kurulduğu ana omurga. Şimdi epidemik toplumsal dönemde bunu daha iyi anlıyoruz. “Bir musibet bin nasihatten daha iyidir” der büyüklerimiz. Koronavirüs musibeti, aile nasihatlerimizden çok daha keskin ibretler veriyor!

Gençlik, nesnel bilgiye erişmenin onu daha bilgili yaptığı yanılsaması içine sokuldu. Babasından daha iyi bilgisayar kullanıyor. Dedesinin ise bilgisayardan bile haberi yok. Bunlar ayrıcalık ve bilmekle eş tutuldu. Bunlar gençliği şımarttı. Hak etmediği payeye sahip oldu. Büyükler üzerine söz söyleme payesidir bu. Büyük olmadan büyükler üzerine söz söylenmez oysa. Büyük olmak çok bilgi sahibi olmak, çok dil bilmek ya da çok makineler kullanmak değil. Büyük olmak ilerleyen yaşla beraber kazanılan tecrübeler ve gerçekleşen ruhsal tekamül ile edinilen yüksek bilinçtir. İşte okuma-yazması olmayan nine ve dedelerimize “büyük” denmesinin nedeni buydu. Oysa kapitalist bilinçte üretim değeri ve nesnel bilgi önemli. İhtiyarlar ile bunlar arasındaki orantısal ilişki negatif. Ondan dolayı modernite (kapitalizm ve sosyalizmiyle) ihtiyarları ailelerden ve hayattan çıkararak huzur evlerine kapatıyor. Sosyal olarak öldürüyor. Sosyal ölümdür bu. Huzur evleri mezarlarına gömüyor. Kapitalist popüler kültürün yeni yetme gençliği de buna eşlik ediyor. Büyüğü büyük görmüyor. Çünkü üretim değeri yok, nesnel bilgi değeri yok.

Salgınla birlikte eve dönüyor yeniden insanlar. Ev, yeniden kurtuluşun yeri oluyor. Merhametin, dayanışmanın, paylaşmanın ve beraberliğin yeri. Acının ve ölümün kasvetli kara günlerinde birbirine sokularak ayakta kalmanın anlam dünyası. Kapitalist kamusalın her şeyi içinde yutan varlığı durunca kurtuluşun ve yaşatmanın adresi. Eve dönüş, ev bilincine dönüşmeli. Kadim evin anlamı içine taşınmayı getirmeli beraberinde. Rabbimizin “ölçü ve tartıda/mizandan sapanları” uyarmak üzere gönderdiği gazaptan geçerken bu ibreti çıkarmalıyız. Yeniden kültürel mirasımızın ve inancımızın aileye ilişkin anlamı üzerine düşünmeliyiz. Çocuklarımız, kocalarımız ve hatunlarımızla hayatta kariyerin ve başarının değil sağlık-saadetin önemini hissetmeliyiz. Dedelerimiz ve ninelerimizin yaşlı değil, ihtiyar olduğunu hatırlamalıyız. Çünkü ihtiyar seçendir, karar verendir, tecrübeli olandır, saygındır. Tek kelime ile büyüktür.

Kapitalizmin ve modernitenin hepimizi paraya, titre, kariyere ve taksitlere koşturduğu düzeninde bir an durup soluklanalım. Evimize dönmek yeniden soluklanmaktır. Bir an bu koşturmadan çekilmektir. Durup kendimize bakmaktır. “Ey insanlar nereye gidiyorsunuz?” diyen Allah’ın hitabına kulak vermektir. Hakikaten bu düzenin akışına kapılarak peşine düştüğümüz dünyalıklar için kendimizi yiyip bitirirken nereye gidiyoruz? Bu düzenin metaları peşinde koşturdukça daha fazla ilaçlarla, daha fazla prozaklarla ve daha fazla psikiyatristlerle kuşatılıyoruz. Kamusal düzende varlık göstermek için kendimizi yiyip bitirirken mutsuz hale geliyoruz. Parasal mutluluk oranı arttıkça, ruhsal mutluluk oranında düşüşler yaşıyoruz. Daha çok makam ve paranız varsa daha çok ilacınız ve sıkıntınız var demektir.

Aileye dönüş, kapitalist ve modern kamusal alandan çekilmektir. Önemli olan bu çekilmeyi tefekkür fırsatına çevirmek… Çekildiğimiz varlığın içinde duran kafamızı ve gönlümüzü de çekmek. İşte o zaman bizi kuşatan dünyevi düzenin baskılarından kafamızla ve gönlümüzle serbest hale geleceğiz. Kendimize döneceğiz. Kendini bilen Rabbini bilir düsturunu yeniden hissedeceğiz. Kapitalist kamuda kaybolan “kendiliğimiz”, evde yeniden kendine gelecek.

Yeni Şafak / Ergün Yıldırım

Etiketler: Ergün Yıldırım

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?
    8 Nisan 2026
  • Hürmüz Boğazı Krizi 9 Emtiayı Daha Etkiliyor
    3 Nisan 2026
  • Savaşın Birinci Ayında Kim Hedefine Daha Yakın?
    31 Mart 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026
Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

24 Nisan 2026
Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist