13 Mayıs 2026 - Çarşamba
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Güncel

Teşhirin Diktası

Bedenin teşhiri, bakışın kalbe günah depolama teşebbüsüdür. Gençliğin üzerinde kapkara etkiler bırakarak günah bataklığında çırpınmaları, dünya üzerinde sürekli olarak karmaşa hâlinin devam etmesi için çalışan belli kesimlerin amaçları arasındadır. Onlar, "İnananlar arasında hayasızlığın yayılmasını arzu ederler..."(Nur, 19.ayet). Onlar isterler ki kişilik değerden ve anlamdan mücerret olsun.

Yazar: Venhar Haber
7 Eylül 2022
Kategori: Güncel
0 0
0
Teşhirin Diktası
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Teşhircilik, değerin bakışlar altında ezilmesidir. Bugünün dünyası, dikkat çekmenin merkezi haline dönmüş durumda. İnsanlar, dikkat çekme adına insanın tahayyül dünyasını bile zorlayacak davranışlarda bulunabiliyorlar. Bunun için değer adına bütün sınırların derdest edildiği ve kimlik adına yozlaşmaların hüküm sürdüğü şuursuzluk hâli yaşanıyor. Bir nevi insanlık, bugün kendi dünyasını genele açan mide bulandırıcı motifler üretmekte. Bunun adına zihinlere işlenmesi için kimi zaman sanat, kimi zaman sınırsız özgürlüğe açılan yol, kimi zaman da bireysel anlamdaki mücadeleden galip çıkma denilebilmektedir.

Çağ hızlı bir değişim sürecine girdi. Bu sürecin kaybedenler, daha doğrusu önemsizleştirilenler safının başında mahremiyet, değerler, kutsiyet, anlam, ahlaki duruş gibi kavramlar geliyor. Özellikle insan yaşamı üzerinde, kayda değer bir konumda bulunmanın etkenlerinden olan bu anlayışlar üzerinde derin tahribat saldırıları gerçekleştiriliyor. Bütün yaklaşımların, değerlerin, düşüncelerin yerle yeksan edildiği bir bakış açısının zuhuru ile baş başayız. Tamamen bireyciliğin iktidarına dönük atılan bu adımların oluşturmuş olduğu istibdat kökenli yaşantının, görünürde demokratik, hümanist ve gönüllülüğe dayalı algısı, aslında tamamen uyuşturucu niteliğindedir. Kişinin, özelini umumun önünde tamamen dökecek anlayışı benimseyen ve bireyi Allah’ın sistemine karşı meydan okuyan özgürlük müptelası suretinde sunan teşhircilik diktası, bu minvalde sınır tanımayan bir alanı temsil etmektedir. Birey, bu alanda kendisini özne zanneden; ama aslında bir sunum objesi olduğu bilincini çoktan kaybetmiş bir kukla gibidir. Evrensel gösteri hükmünde olan bu yaşantıda cinselliğin, teşhir etmenin, beğeni bağımlılığının, ötekini etkilemenin, anlama dair korunaklı alanın ve öneme dair güzelin heba edildiği aldatmacalar ön plandadır.

Mahremiyetin kırılgan boyuta evrilmesi, teşhirin giderek büyüyen hegemonyası ile gerçekleşir. Kişi gerçek anlamda, mahremiyet dünyasında özne oluşu sayesinde bir değer ifade eder. Kendi yaşantısında gizliliğin kalmadığı ve özelin yok edildiği bir kimlik, özünü koruyamayacak kadar çaresizdir. Teşhirin anlamın önüne geçirildiği bir yaklaşımda, güzelin bakışlar altında ezilmesi kaçınılmazdır. Güzeli korumak, öncelikle anlamı korumaktır. Anlamın yitimi ise bakışların anlamdan tecrit edilmesi nedeniyle gerçekleşir. Sırlar genele sergilendiği vakit anlam yitimi başlar. Anlamdan yoksun bakışta sapma ihtimali yüksektir. Zira anlamdan yoksunluk, menfaatin menziline götürür. Menfaat üzerine büyüyen insanların, tarihte toplumsal değerler adına üretken oldukları görülmemiştir.

Ahlaki çöküş, korunaklı yerlerin değersizleştirilmesi ve saldırı altında olmasının önemsenmemesi neticesinde hız kazanır. Bugün insanlık, gençliğe sunulan yaşam tarzları ile değişim geçirmekte. Ahlaki olanın küçük görüldüğü, korumanın gereksiz sayıldığı, bakışların ve zihnin fıtri bir temizlikten geçirilmediği bir zeminde yaşıyoruz. İnsanlar artık ahlaktan bahsedemez duruma geldiler. Bütün sınırların gereksiz görülmesi gibi; ahlâkî anlamda da insanlara sınırları hatırlatıldığında büyük ve içi çürük tepkilerle karşılaşıyorlar. “Sana ne” artık günümüzde kişiyi, çıplaklık semtlerinde temsil eden söz hükmündedir. “Sen önce kendine bak” kılıcı günümüz gençliğinin elinde tetikte beklerken, bu kadar kof yaşantı içerisinde, kendilerini bu şekilde ifade ediyor oluşları oldukça vahim bir durum. Kendilerini fahşanın merkezine çeken çağdaş oligarşik ellerin buyrukları altında ruhlarının can çekişiyor oluşlarına kulaklarını tıkamaları üzücü bir durum.

Bedenin teşhiri, bakışın kalbe günah depolama teşebbüsüdür. Gençliğin üzerinde kapkara etkiler bırakarak günah bataklığında çırpınmaları, dünya üzerinde sürekli olarak karmaşa hâlinin devam etmesi için çalışan belli kesimlerin amaçları arasındadır. Onlar, “İnananlar arasında hayasızlığın yayılmasını arzu ederler…”(Nur, 19.ayet). Onlar isterler ki kişilik değerden ve anlamdan mücerret olsun.  Böylece bu boşluğun yerini cinsiyet etkisindeki bakış açısı almış olsun. Beden onların yüksek sesle dillendirdiği sınırsızlık ve özgürlük naraları altında can çekişirken, düşüncenin ölü durumda olması onlar için büyük zaferdir. Zaten onlar için fikrin yoksunluğu temel politikadır. Çünkü bir yandan fikrin yokluğu yönün sapmasını kolaylaştırırken; diğer yandan fikirdeki bulanıklık ve yaşantıdaki anlamsızlık, kişiyi yanlış yerlerde temelsiz ve içi boş arayışlara yönlendirir. Bedeniyle var olmaya çalışan bireyin, bu uğurda sarf ettiği mücadele yığınların karşısında kendisini teşhir etmesi neticesidir. Teşhirin bedeni esir alarak gözlerdeki anlamı baskılaması, kalbin ağır yükler altında kalmasına neden olur ki bu da toplumda “yürüyen ölülerin” sayısını arttırır.

Genele sergilenen mahremiyet, görünürlüğü kirletme işlevini yerine getirir. Güzellik gizlilikte, özelin saklı yanında ve kapalı olanın sınırlarında anlamlıdır. Israrla genelin yaklaşımını ve adımlarını çekecek türden davranışlar sergilemek anlamı kirletir. Olması gerekenden hicret eden insan, olmaması gerekene müptela olacak duruma evrilerek kişiliği üzerine inşa ettiği kimliğini devirir. Kendi otantik durumuna kaliteden yoksun boyalar vurarak birey oluşuna dönük kanıtlama telaşı veren insanın kulağı, sahte çağrılara muhtaç hale gelir. Bundan dolayı da merkezinde mahremiyetin olduğu alandan hızlıca uzaklaşmaya başlar.

Gönüllü teşhircilik, bakışı sapma noktasına uğratacağı için düşüncenin sağlıklı olması yolundaki engeli teşkil eder. Aslında bedenin başkaları elinde obje olması, kişinin bilinç sapmasına uğraması nedeniyledir. Olumsuz durumu, olumlu durumun suretinde insanların kabul idrakine benimsetenlerin insanların özel dünyasında karşılık bulması kaçınılmazdır. Kişinin bu durumu kabul etmesi, teşhirciliğin dikta dünyasını, anlayışlar dünyası olarak görmesinden ötürüdür. Nesiller üzerinde sergilemeyi, başkalarının değerler dünyasına kendi bedeni ve gösterişi üzerinden saldırmayı, sınır tanımamayı ve normların bireycilik temeli üzerine kurulması gerektiği üzerinde bir “hak” telakki eden zihniyetten, toplumsal iflasları hızlandırmak dışında bir girişim beklenemez.

İnsan güzelliğini/anlamını ve dolayısıyla mahremiyetini koruyarak varlığını değerli kılabilir. Ömrünü bakışları çekecek veya etkileyecek davranışlar ortaya koyarak geçiren kişinin, sağlıklı kalması mümkün değildir. Çünkü böyle insanların üzerinden “ilgi bakışları” kalktığında kendilerini dipsiz kuyularda zannetmeye başlarlar. Güzelin korunması, genelin bakışları altındaki baskının azaltılması ile mümkündür. Sadece insan oluşu itibariyle değer kazanan kişinin sapmalar yaşaması zordur. Fakat sergi alanındaki performansına dönük övgüler, o insanın yaşam serüvenindeki dikenli taşlardır. Bu taşlar, o insanın pişmanlıklarını ilan eden sembollerden başka bir şey değildir.

Düşünceyi muktedir kılarak kendi iç dünyamıza dönmemiz elzemdir. Bu açıdan, kendi kendimize şu iç muhasebeyi yapmamız gerek:

Bir yandan kendini kimliğinden tecrit ederek, kitlelere teşhir ederek ve bedeni üzerinden takdir toplamaya çalışarak koca yığınlara kendisini beğendirmek… Diğer yandan kişiliğini koruyarak, onuruna sahip çıkarak ve dişilik değil kişilik üzerinden var olmaya çalışarak Allah’ın rızasını kazanmaya çalışmak… Hangisi daha zor? Kulların, kuldan faydalandığı ve kulun kullardan beğeni ve beklenti içerisinde olduğu bir anlayış mı; yoksa izzeti sadece Allah’tan beklemek mi?

Kadir Çiçek/Her Taraf 

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gazze’nin Hamileri Nerede?
    7 Mayıs 2026
  • ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor
    5 Mayıs 2026
  • İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü
    5 Mayıs 2026
  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Gazze’nin Hamileri Nerede?

7 Mayıs 2026
ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

5 Mayıs 2026
İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

5 Mayıs 2026
Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist