21 Nisan 2026 - Salı
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Tartışma

Şuur Küpü Yaşlılar, Şuursuz Gençler!

Bugünün sosyal medyasından gençler mi daha çok etkileniyor, orta yaşlılar mı acaba? “Sosyal medya”nın koridorlarında dolaşırken “arkadaşlıklar” kuran ve bu yüzden yuvalarını yıkan orta yaşlılar, hatta yaşlılar bilirim!..

Yazar: Venhar Haber
28 Eylül 2022
Kategori: Tartışma
0 0
0
Şuur Küpü Yaşlılar, Şuursuz Gençler!
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Biz de…

“Şimdiki gençler dünü bilmiyorlar efendim!” lâflarıyla büyütüldük!

Eminim ki bizden çok daha yaşlı olan okuyucularımızda vakt-i zamanında, “Nerede bizim gençliğimiz nerede bu gençlik!” yollu iğnelemelere muhatap olmuştur.

Yaşlandıkça güçten düşen insan, geçmişteki kendisini övmek suretiyle“ Ben daha ölmedim!” mesajını vermeye çalışıyor olmalı.

“Biz” şu sıralar, “orta yaş” ya da “orta yaşın biraz üstü” gruptanız.

Hadi hadi itiraf edelim, epeyce yaşlanmış sayılırız.

Görmüş geçirmişlerden sayılıyoruz artık, 1970’lerin tamamını yaşamış olmak bugünün ayrıcalığı…

Bizim gençliğimizde, Ankara’dan yola çıkan yolcu otobüsünün İstanbul’a 24 saatte ulaşamadığından bahsedilirdi hep.

Otobüsler, önde bulunan bir manivelanın insan gücü ile çevrilmesiyle çalışırmış.

Genellikle muavinler yaparmış bu işi, “tahrik kolu” denilen manivelayı hızla çevirirken kan ter içinde kalan muavini hayranlıkla seyredermiş meraklı kitle.

Yaşlılarımızın anlattıkları çok da ilginç gelmezdi bize o yıllarda…

“Ne var yani bunda, eskiden de motorlu arabalar yoktu, her iş için hayvanlar kullanılırdı. Geçmişte mi yaşayacağız yani!” derdik.

Yaşlılarımız tepeden tepeden bakarlardı, “Genç işte, bizim neler yaşadığımızı nereden bilecek!” havalarıyla!

Bize, “Şimdiki gençlerde büyüğe saygı kalmadı!” yollu lâflar da çarptırılırdı o sıralar.

Şöyle bir kendimize bakardık, “Yine ne kusur işledik de lâf işittik büyüklerimizden?” diye.

*

Bizden önceki nesle baktığımızda, hepten de “kahramanlık hikâyeleri” göremezdik.

Büyüklerimize “Başbakan Menderes asılırken siz ne yapıyordunuz?” diye sorduğumda, “Senin aklın böyle şeylere ermez” diyerek sustururlardı beni.

Bir vakitler müstakil evlerin, güzel güzel bahçelerin bulunduğu “İstanbul Suriçi”, çirkin apartmanlarla doldurulmuş vaziyetteydi.

Binaları bitişik nizam dikmişlerdi, bir avuç toprak bile bırakmamışlardı aralarında.

Yaşlılarımıza, “Bu çirkinlik abideleri dikilirden, sizler ne yapıyordunuz?” diye sorduğumda da, benzeri karşılıklar alırdım.

Ya da kendi dönemlerini övüşleriyle zıtlık arz eden bir söyleme yönelir, “Bunlar hep politikacılarla, hırslı inşaatçıların işi” derlerdi!..

Günlerden bir gün, bunları söyleyen –Allah rahmet eylesin- bir hekim tanıdığımıza, “Topu her seferinde geçmişe atarak kendinizi mesuliyetten sıyırıyorsunuz!” deyince, “Bana bak delikanlı!” dedi;

“Senin muhakeme yeteneğin çok güçlü. Senden ya avukat olur ya da gazeteci!” diye de ekledi.

Bununla da yetinmedi, beni, o günlerin büyük gazetelerinden birinde “Yazı İşleri Müdürü” olarak görev yapan dostuna gönderdi.

Gittim, o gün gazetecilik mesleğine adım attım.

Tam 35 yıl.

Bunca yılı devirmişiz ya bu meslekte…

İnsanın içinden “Hey gidi gençliğimizdeki gazetecilik hey” diyerek söze girmek ve bugünkü gazeteciliği yerin dibine batırmak geçiyor!..

Yok hayır, eski gazetecilik de öyle çok matah bir şey değildi.

Memleket darbelerden darbelere sürüklenirken eski gazetecilerin yüzde kaçı “sağlam duruş” gösterebildi ki?

*

Geçmişe özlem insanın motivasyon kaynaklarından.

Gün geçtikçe “güçten düştüklerini” görenler, geçmişteki kendilerini överek hayata tutunmaya çalışıyor olmalılar.

Sık sık eski defterleri karıştırmak, yaşlanmanın alâmeti, öyle değil mi?

*

Geçmişi unutmadan, bugünün anlık görüntülerine, günlük tartışmalarına saplanıp kalmadan, “yaşlılarımızla gençlerimizi ayırmadan” ilerlemek gerekiyor oysa.

****

SOSYAL MEDYADAN ÖNCE / SOSYAL MEDYADAN SONRA!

İşte bizim iki büyük hatamız ya da saplantımız:

Ya geçmişte ya da bugünde boğuluyoruz!

Yakın geçmişten misal:

28 Şubat Darbesi’nin az öncesi ve az sonrasındaki “mücadele ruhu”nun geri gelmesini bekleyenler daha çok beklerler!..

O haller, o günlerin halleriydi.

O vakitler internet yoktu, sosyal medya yoktu.

Sosyal hayat vardı.

Aile, mahalle, sokak, komşuluk bağları çok daha güçlüydü.

Sadece 28 Şubat darbesiyle mücadele edenler değil, bu işlerle alâkası olmayanlar da çok başkaydı.

“Yaz izinlerini” geçirmek için Türkiye’ye gelen yakınlarımız bir arada kalırlardı.

İki artı bir eve 15 kişi çok gelmezdi, yer yatakları zevkle hazırlanırdı.

Sonra sonra, herkes satın aldığı evlerine çekildi.

Yeni nesil, eski alışkanlıkları sürdürmedi.

Ayrı ayrı evler alanlar yaşlandı, çoğu da sosyal medyaya daldı.

Evler de,evlerin içindeki insanlar da ayrıldı.

Şimdilerde odalarına çekilip gecenin 3’üne kadar sosyal medya başında oturan orta yaşlılarımızın, yaşlılarımızın oranı hiç de az değil maalesef.

Bağlar koptu kopacak….

Akrabalar “cenazelerde” görüyorlar, görüyorlarsa birbirlerini.

*

O günler yaşandı ve bitti.

Özleriz, anarız ama geriye getiremeyiz.

Bu böyle.

Şimdiki dünyaya gelince…

Dedik işte, dün internet ve sosyal medya yoktu, bugün var.

Büyük ölçüde “bölücü terör örgütü” gibi çalışıyor mekanizma.

Algıları yönetmek için yüzyıllar boyunca “eğlence sektörü”nü, “beyaz perde”yi, “konvansiyonel medya”yı kullananlar, bugün bu iş için daha çok sosyal medyanın küresel markalarından istifade ediyorlar.

Bir vakitler, Amerika’da moda olan Türkiye’de de modaydı; insanlar garip garip pantolonlar, ayakkabılar giyerlerdi.

Yurt dışından gelen yakınlarımızın da, o koca koca topuklu garip ayakkabılarla yürümekte zorluk çektiklerini, düşüp durdukça da “Türkiye’nin sokaklarını” suçladıklarını hatırlarım!

Bugünlerde de sosyal medyanın etkisiyle garip garip hallere giren tipleri görüyoruz.

Onların kahir ekseriyeti de, memleketlerini suçluyorlar!

Bugün, sosyal medyanın yıkıcı etkileriyle karşı karşıyayız, tıpkı geçmişte beyaz perdenin ve eğlence sektörünün yıkıcı etkileriyle karşı karşıya olduğumuz gibi.

Dönemler değişiyor, kullanılan vasıtalar değişiyor ve gelişiyor ama…

Şu sabit:

Her dönemde algı operasyonlarının anaforuna kapılanlar da var, bunlardan korunmayı başaranlar da…

Gençlik-yaşlılık meselesi de değil bu.

Bugünün sosyal medyasından gençler mi daha çok etkileniyor, orta yaşlılar mı acaba?

“Sosyal medya”nın koridorlarında dolaşırken “arkadaşlıklar” kuran ve bu yüzden yuvalarını yıkan orta yaşlılar, hatta yaşlılar bilirim!..

Bu ortam, çok berbat bir ortam.

Yuvalar yıkıldıkça yıkılıyor ve insanlar sokaklarda birbirlerinin gırtlaklarına sarıldıkça sarılıyorsa bunda “sosyal medya terörü”nün büyük etkisi var.

Oralarda çok dolaşanların psikolojileri birkaç yılda alt üst oluyor.

Şiştikçe şişen insan da , dışarıda birilerine patlıyor!..

*

Sosyal medya bağımlılığı, internet bağımlılığı üzerlerinde geniş kapsamlı çalışmaların yapıldığı rahatsızlık alanları.

Oradaki dünya, dışarıdaki dünyayı zehirliyor.

Şiddeti besliyor.

Eşlerin yataklarının ve sonra da evlerinin ayrılmasına sebep oluyor.

*

Eskinin geri gelmeyeceğini ve eskiden olanların bir kısmının hiç de güzel olmadığını yukarılarda bir yerlerde ifade etmeye çalıştım.

“İnternetsiz, sosyal medyasız bir dünya”yı arıyor değilim, arasam da bulamam, onun için değilim.

Lâkin, hiçbir şey yapmadan oturacak da değilim.

Herkes üstüne düşeni yapacak.

Kendi payıma, yukarıdaki Komşu Beyefendi’yi“parkta” sohbete davet ettim.

Hasta ziyaretlerine daha fazla vakit ayırmaya başladım.

Bir vakitler, kafa önde hızla yürürdüm.

Şimdi, kafamı kaldırıp “selâm” veriyorum gördüklerime.

Bir iki üç derken, selam verdiklerimle görüştüm.

“Şöyle ayda yılda bir hep birlikte oturup sohbet etsek!” teklifi geldi.

Bu arada, sosyal medyadaki gençlerden bazıları da bize mesaj atıp duruyorlardı.

Onlarla “yüz yüze” tanıştım.

Kitaplar üzerine konuştuk biraz.

Gözleri cep telefonlarındaydı, sosyal medya hesaplarına bakıp duruyorlardı.

“Yarım saatliğine kapatalım mı şunları?” dedim.

“O kadarını yapamayız ama 15 dakika, söz!” diye karşılık verdiler.

Az bir şey mi bu!..

Milat / Serdar Arseven 

Etiketler: Serdar Arseven

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Amerika ve İsrail Dost, İran Düşman Öyle mi?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?
    8 Nisan 2026
  • Hürmüz Boğazı Krizi 9 Emtiayı Daha Etkiliyor
    3 Nisan 2026
  • Savaşın Birinci Ayında Kim Hedefine Daha Yakın?
    31 Mart 2026
  • ABDli Yetkili: İran’ın Misilleme Kapasitesi Beklentilerin Üstünde…
    31 Mart 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026
İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

8 Nisan 2026
İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist