13 Mayıs 2026 - Çarşamba
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Türkiye Siyaset

Şu “Suriyeliler” “Mültecileri tıpış tıpış geri göndereceğim!”

sözünü tutabilmek için de, o insanların onurlarıyla ve şerefleriyle, özgürce yaşayabilecekleri bir atmosferin tesis edilmesi şart. 500 binden fazla insanın kanına elini bulayan Suriye’nin mevcut yönetimi, geri dönecek insanların ciddi bir bölümü için yargılama, hapis ve ölüm vaat ediyor.

Yazar: Venhar Haber
21 Temmuz 2021
Kategori: Siyaset
0 0
0
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Suriye’ye ilk kez, bundan tam 20 yıl önce, 2001’in yazında gitmiştim. Arapça’mı ilerletmek ve Müslüman coğrafyanın çok önemli bir parçasını içinde yaşayarak öğrenmek için çıktığım bu seyahat, aynı zamanda ilk yurtdışı tecrübemdi. Karayoluyla gittiğim için, Suriye’nin bütün önemli şehirlerini de görme imkânı bulmuş, güney komşumuzla aramızdaki tarihî ve kültürel benzerliklerin çokluğuna şaşırıp kalmıştım.

O zamanki Şam, şimdi kelimelerle tarif edemeyeceğim bir huzur ve sekînet atmosferi içindeydi. Gündüz Emevî Camii’nin hemen yanı başındaki bir Osmanlı medresesinde Arapça derslerine devam ederken, akşamlarımızı da ilim halkalarında, birbirinden farklı üsluplara ve bakış açılarına sahip âlimlerin sohbetlerinde değerlendirmeye çalışıyorduk.

Şam’daki tarihî mekânlar, geleneksel mimariyle sırt sırta inşa edilmiş evlerin fısıldaştığı ara sokaklar, ismini kitaplarda okuduğumuz büyük adamların kabir ve türbeleri, sıcak geçen gündüzleri takip eden serin ve keyifli akşamlar… Tüm bu tatlı hatıralar eşliğinde, 2001’in o aylarını, -yaşarken öyle olduğunu fark etmesem de- şimdi hayatımın en mutlu ve huzurlu dönemleri arasında sayıyorum.

Şam’a ikinci gidişim, 2004’ün kasımına denk geldi. İlkinden sonra sürekli yeni bir seyahatin hayalini kursam da, “nasip olmadan dayak bile yenmez” fehvasınca, Suriye’ye yeniden ayak basabilmem için aradan üç senenin geçmesi gerekmişti.

Bu üç senenin ardından kavuştuğum Şam, 2001’dekine hiç benzemiyordu. Irak’ın ABD ve müttefikleri tarafından işgaliyle birlikte, on binlerce Iraklı mülteci olarak yollara dökülmüş ve bunların ekseriyeti soluğu Şam’da almıştı. Mülteci akını şehirdeki havayı hızlı biçimde değiştirirken, kiralar astronomik seviyelere fırlamış, ekonomi alt üst olmuştu. Suriyeli yerliler, “Iraklı mülteciler”den şikâyet ediyor, Şam’daki mevcut düzenin bozulmasından dolayı onları suçluyordu. Gariban Iraklıların ise yapacak fazla bir şeyi yoktu. Ülkelerinin hali ortadaydı.

2006’da Suriye’ye üçüncü kez gittiğimde, “mülteci meselesi” artık kanıksanan bir durum haline gelmişti. Ancak ülkenin yerlileri, hâlâ konuyu şikâyet malzemesi halinde gündemlerinde tutuyor, bütün problemleri mültecilerin sırtına yüklüyordu.

Elbette o zaman, sadece 5 yıl sonra patlayacak bir fırtınayla birlikte, bu defa Suriyelilerin kendilerinin ülke içinde ve dışında mülteci konumuna düşeceğini, gittikleri yerlerde “düzen bozucu” olmakla suçlanacaklarını, binlercesinin “hayatta kalabilmek uğruna” çıktıkları deniz aşırı yolculuklarda menzile varamadan can vereceğini hiç kimse tahmin bile edemezdi. Ama işte, hayat insana neler neler gösteriyor.

Ömrü olan, ne ibretlere şahitlik ediyor…

Türkiye’de şu anda yine gündemi işgal eden “mülteciler” tartışmasında taraflara kulak verirken, ister istemez Suriye’nin mamur olduğu zamanlarda orada gördüklerim ve duyduklarım aklıma geldi. Yaşanan bazı entegrasyon problemlerini veya öngörülemez aksaklıkları iyi niyetle dile getirmekten ziyade, işi açıkça ırkçılığa ve Ortadoğu halklarına düşmanlığa vardıranları ikna edemeyiz, ama tekrarlayalım: İçlerindeki onca insanî, siyasî ve kültürel çeşitliliğe rağmen “Suriyeliler” parantezine alınarak toptan dışlanmaya çalışılan bu insanlar, ülkelerini keyiflerinden terk etmediler. Şam, Halep, Humus, Hama… Buralar öylesine güzel şehirlerdi ki, “Ne oldu da kaçtılar?” sorusunu mantıklı ve tutarlı şekilde cevaplamadan, meseleyi anlamak zor. Dert eğer anlamak ise tabii ki. Keza, “Mültecileri tıpış tıpış geri göndereceğim!” sözünü tutabilmek için de, o insanların onurlarıyla ve şerefleriyle, özgürce yaşayabilecekleri bir atmosferin tesis edilmesi şart. 500 binden fazla insanın kanına elini bulayan Suriye’nin mevcut yönetimi, geri dönecek insanların ciddi bir bölümü için yargılama, hapis ve ölüm vaat ediyor. Üstelik bunu gizlice de yapmıyor, açıktan söylüyor.

Mültecilerin konu edildiği tartışmalarda kullanılan üslup ve seçilen kelimeler, konuşan kişinin insana ve kendisinin dışındakilere bakışını çırılçıplak ortaya koyuyor. Üzülerek söylemeliyim ki, “çok insanî” bir şekilde söyleniyormuş gibi duran bazı cümleler, aslında gaddarlık ve vicdansızlıktan başka bir şey ihtiva etmiyor. Ve maalesef, içimize işlemiş bulunan bazı duygular ve ön yargılar, tedavi kabul etmez birtakım hastalıklara tutulduğumuzu gösteriyor. “Suriyeliler”den bağımsız olarak…

Yeni Şafak / Taha Kılınç

Etiketler: Taha Kılınç

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gazze’nin Hamileri Nerede?
    7 Mayıs 2026
  • ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor
    5 Mayıs 2026
  • İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü
    5 Mayıs 2026
  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Gazze’nin Hamileri Nerede?

7 Mayıs 2026
ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

5 Mayıs 2026
İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

5 Mayıs 2026
Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist