31 Ocak 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

Sahip Çıkılası Kelimelere Tutunulmalı

Susmak, ancak üzerinde konuşulamayacak bir durum olduğunda kıymetlidir. Aksi durumda susmak insanı şeref makamından alaşağı edecek bir eylemdir. Şehirler bombalanırken, insanlar fevc fevc boğazlanırken, çocukların çığlıkları, annelerin gözyaşlarına karışmışken susmak ve sadece izlemek kelimelere sırt çevirmektir.

Yazar: Bünyamin ZERAN
14 Mart 2024
Kategori: Makaleler, Venhar Özel
0 0
1
Sahip Çıkılası Kelimelere Tutunulmalı
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Kelimelerin arasından geçerek bir gün ışığı arama sevdası üzerime borç oldu. Kendimi uzun caddelere, uzun patika yollara vurdum. Talan edilmiş kelimelerden örülü hisarlarla karşılaştım. Hiç biri Adem’e öğretilen kelimeler kadar güçlü değildi. Ama Ademler kendisine emanet edilen kelimelerin gücünü farketmemekteydi. Sahte ışıltılar altında edindikleri ne kadar put varsa hepsine hayran hayran bakmaktaydılar. Kazanımlar diyordu bir kısmı… kazanımlarımızı kaybetmemek adına bir tarafta olmalıyız diyordu bir diğeri… kazanmak neydi, kaybetmek nasıl bir şeydi anlaşılmıyordu. Eşyanın mahiyeti kaybolmuş, hakikat buharlaşıp uçmaktaydı. Adem, Ademlerin yaptığını şaşkınlıkla izlemekteydi.

Yolların yürümekle aşınmadığını öğreneli çok oldu. Yollar aşınmıyordu evet ama insan sürekli aşınıyordu. Ya bedenen ya da zihnen aşınmaya devam ediyordu. Bedenen aşınmak bir sünnetullahtır ve buna karşı koymak imkansızdır. Ya zihnen aşınmak o da bir yasa mıdır? Elbette o da bir yasaya tabidir. İnsan zihnini hangi kelimelerle süslerse o kelimeler onun zihnini o kavramların dünyasına göre bir şekle sokar. Hakikatin peşinde olanlar zihnini kötü olan şeylerden arındırıp aşındırırken, sahteliğe tav olanlar ise zihninden hakikati aşındırırlar. Ama hakikat hep bir yerlerde durur ve bir hakikat sevdalısının kendisini bulacağı ana kadar sabırla bekler. Ne sahtelik ne de hakikat asla kaybolmazlar. Her ikisinin de bu alemde müşterisi mevcuttur. Hakikat büyük bedellere tabi olacakların hakettiği bir kazanımdır. Hakikate yüz çevirmek ise mutlak bir kaybedişten başka bir şey değildir.

Hakikat, güçten beslenmez. Hakikatin kendisi başlı başına bir güç doğurur. Kimseye yaltaklanmayacağı gibi, her hangi bir partinin, ideolojinin, devlet adamının ya da sermayenin lütfuna ihtiyaç duymaz. Tek başına herkese  ennihayetinde diz çöktürür. Niteliğin niceliğe galip geldiği bir hayatı var kılar. Oysa sahte ışıltıların büyüsüne kapılanlar kazanımın ve kaybedişin neliğini anlamaktan uzaklaşmışlardır. Talan edilmiş kelimelerle kendine hisarlar edinenler bulundukları hisarların ne kadar güvensiz olduklarının farkındadırlar. Hisarların ellerinden kayıp gitmemesi için susmak ve hakikate miyop bakmak zorundadırlar. Uzak olanı görüş alanından çıkarmak şimdiyle mutlu ve bahtiyar olmak için elzemdir. Oysa hakikat o uzak alandan birgün yakına gelecek ve aynel yakiyn olarak karşımıza çıkacaktır. Kazanmak ve kaybetmek işte o gün tam olarak anlaşılacaktır.

Kazanımlarını kaybetmek istemeyenlerin sustuğu bir çağda hakikate sövme modası başka bir gerçeklik olarak zuhur etmektedir. Sarhoş masalarda demlenenlerin salya sümük hakikate sinkaflı küfürlerinden sonra sahte kelimelerin kanatlarına sokulup “modern insan” pozuna bürünmeleri ve çağdaş, laik kadın/erkek rolü oynamaları seviyesizliğin göstergesi olmaktan çıkmış ve bizatihi kendisi oluvermiştir. Sarhoş masasında demlenenlerin sadece kendileri değil ürettikleri ne varsa hepsi kusmuktan ibarettir. Zira talan edilmiş kelimelerle bir hayat inşa etme gayreti en başından sonuna kendini bilmezliktir. Sarhoş masalarında demlenen “çağdaşların” kendini bilmezliklerine aşinayız elbette ama bunları bu şekilde pervasızlaştıran Adem’in varislerine aşina olmamıştık.

Giderek hakikate sırtını dönüp, bulunduğu hali sevme durumu bir kuşatmaya dönmüş durumda. Artık bize ait olanın bizden uzaklaştırıldığı ve başkalarına ait olanların bize giydirildiği ruh dünyasındayız. Sahte kimliklerle dolaşmayı kendine kar sayanların kalpazanlığı içinde yaşıyoruz. Susuyoruz ama susmakla konuşmak arasında bir eşikte duruyoruz. Kirli hesapların ortasında bize neyin düşüceği kaygısı hakikatin bizden uzaklaşması kadar endişelendirmiyor. Kelimeler bir bir uçuyor gökyüzüne. Kendisine talip olacakların omzuna konacak bir kuş olmanın arayışıyla… Adem’e verilen kelimeler ki insana mekan olduğunda insanı insana yurt kılmakta mahirdir. Kelimelerini kaybetmiş biri aşkını diri tutacak güçten yoksun kalmış demektir. Zira bize verilen kavramlar hakikatin eşiğidir. Biz o eşikten içeri girmeye talip isek zamandan ve mekandan bağımsız olarak konuşma cesaretine erişmişiz demektir.

Konuşma cesaretine erişebilmek bilmekle, bilmeyi arzulamakla mümkün oluyor. Ama sadece bilmek yetmiyor. Bilmek bendeki eylem gücünü de tetikleyebiliyorsa konuşmaya mecbur ediyor. Konuşmak da bilmek kadar üzerimize sorumluluk yüklüyor. Susanların susmaktan elde etmeyi umdukları kazanımları biz konuşmakla reddediyoruz. Sadece reddetmek mi elbette değil! Konuşmak, sahip çıktığımız kelimelerle Adem’in varisi olmayı kabul etmek anlamına da geliyor. Adem’in varisleri olmayı kabul etmek her dönemde Kabillerin hedefinde olmayı da kabul etmek  anlamına gelmektedir. Bizim kelimelerimiz bizi tunçtan daha sağlam kılmaya muktedir kelimelerdir. Bize sürekli kelimelerimizin çağ dışılığından ve kurlara karşı etkisizliğinden dem vurmaktalar. Paranın ve hazzın karşısında önemini yitiren sözler bütünü olarak anılmakta kelimelerimiz. Ölen çocukların feryadına çare olmayan, bombalanan şehirlerin gürültüsü altında kaybolan ve açlıktan ölmekte olan insanların açlığını haykırmayan kelimelerden ibaret olduğu söylenmekte bize kelimelerimizin. Öyle mi gerçekten! Yoksa sebep başka mı?

Biz kelimelerimizi bizi süsleyen birer ziynet olarak mı taşımaktayız yoksa, bizi içinde barındırdığı bir mekan olarak mı tasavvur etmekteyiz. Bir mekan ki içinde yaşadığımız, sevdiğimiz, kızdığımız, aç kaldığımız, tok olduğumuz, savaştığımız, paylaştığımız ne varsa hepsini birbirimize yaslanarak birbirimizle yaşayarak tecrübe ettiğimiz bir mekan… o kelimeler ki kumdan kaleler olmayıp tunçtan berkitilmiş surlar olarak bizi ötekine karşı dimdik ayakta tutan enerji kaynağı olmadığı sürece sözün gücü ne ola ki! Kelimelerin terkedildiği bir zamanda tek başına bir ümmet olabilmek de değerlidir elbette ama ondan da değerlisi yanımızda bir İsmail ile Ishak’ın omuz verdiği bir ortamda beytin duvarlarını yükseltirken ellerini taşın altına sokabilmesidir. Ben olma şahitliğinin biz olma bilinciyle bileylendiği bir zamana taşıyabilen kelimelerin varisleri olmak böyle bir şeydir.

Susmak, ancak üzerinde konuşulamayacak bir durum olduğunda kıymetlidir. Aksi durumda susmak insanı şeref makamından alaşağı edecek bir eylemdir. Şehirler bombalanırken, insanlar fevc fevc boğazlanırken, çocukların çığlıkları, annelerin gözyaşlarına karışmışken susmak ve sadece izlemek kelimelere sırt çevirmektir. Banka hesaplarından, çek yapraklarından, borsadaki hisselerden, devleti alinin makamlarından, fildişi kulelerinden, konforlu mekanlardan ve keyifleri kaçırmayacak muhabbet ortamlarından daha değersizse hakikatin neliği, susalım hep beraber aynel yakine kadar…

ya da elbisesinin kirlerinden arınmış olarak kalk ve uyar ilkesince bize emanet edilen ağır sözün künhüne vararak yeniden inşa olmayı dilemek ve dileğimiz için gayret edelim. Kelimeleri üzerine yapışan kirlerden, asalaklardan arındırarak hayatın içine dahil etme gayreti susmakla çözülebilecek, halledilebilecek bir mevzu değildir. Konuşmak, ama ağzından çıkanı kulağın duyacağı, kalbin de tatmin olacağı ve Adem’e emanet edilen kelimelerin çizgisinde bir konuşma olmalı.

Kelimelerin arasından geçerek bir gün ışığı arama sevdası üzerimize borç olalı yitik kelimelerimizi aramakla geçecek ömrümüz. Yitiğini kaybeden arar ya yitiğini farketmeyen ne yapar! Hayat ırmağının bir kenarına çekilip, ayak ayak üstüne atarak üstümüze akın eden dev dalgalardan kaçınmayı kar bilerek yaşamak körlük oyunu oynamaktan başkaca bir şey olmasa gerek. Acıların, elemlerin, ölümlerin üzerimize boca edildiği bir zamanda kazanımlarımızı korumanın telaşı bizi Kabillerin yandaşı yapmaktan öteye gitmeyecektir. Adem’in varisi Habil olduğumuzu iddia edip Kabil’in yanında saf tutmak hakikate miyop olmak demektir. Ne kadar görmezden gelinirse gelinsin hakikat her daim bir güneş gibi alemin üstünde parlayacaktır. İnsan kendisine emanet edilen kelimelere sahip çıktığında kişisel nüzul sebebini tamamlayacaktır. İşte o vakit insan olmanın mahiyetine erişecektir.

İnsan, elbette zaman zaman yorulacak, üzülecek ama asla pes etmeyecek. İnsanlığın, hayvanatın ve tabiatın bunca üstüne akın akın kötülük kusulduğu bir zamanda susmak insanın kendi kişisel nüzul sebebine ihanet etmesi demektir. Hele ki bu dünyayı kurtaracak bu kadar değerli kelimelere sahipken onlara sırt çevirmek yeryüzünde işlenmiş ve işlenecek tüm kötülüklere pay sahibi olmak demektir. Yeryüzündeki hiç bir kelime Rabbin Adem’e öğrettiği kelimelerden daha güçlü ve daha soylu değildir. Buna hakkıyla iman etmek gerek…

Dağılmadan Diri Kalabilmek

Görmeliydim

Geceye akan suyun rengini

Ve

İtibar etmemeliydim

Talan edilmiş kelimelerle

Örülen hisarlara.

Karnımı deşip duran

Zılgıtlara tav olmamalıydım

Tutmalıydım hıncımı

Bilemeliydim aşkla

Sevdalar içre doğan

Güneşlere tutunmalıydım.

Yüzümü eskiten renklere bel bağlamadan

İnançlarımı toparlamalıyım,

Her yeni güne borçlanarak

Yaşamı kavgaya ulamalıyım.

Beni kendi ücrasında yok edecek

Düşlere yüzümü çevirerek

Kelimelerin arasında kaybolmalıyım,

O kelimeler ki

Onlarla çelikten işlenmiş

Bir mızrak olmalıyım

Ve

Böğrüne saplanmalıyım

Put edindiğim ne varsa

O kelimeler ki

Beni dipdiri kılmalı

Tümüyle uyuşma arzuma rağmen.

Bünyamin Zeran / İktibas Dergisi Mart Sayısı

Etiketler: Bünyamın ZeranKelimeler

Çok Yorumlanan 1

  1. Ahmet Durmuş says:
    2 sene önce

    Kalemine ve yüreğine sağlık kardeşim.

    Cevapla

Ahmet Durmuş için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu
    4 Temmuz 2025
  • Yine Yeniden ve Hep Bir Umutla Yaşamak
    19 Mayıs 2025
  • Yaşamak Yüklü Kelimeler
    15 Nisan 2025
  • Mehmet Kantar’ın Ardından Rahmetle
    27 Mart 2025
  • Ya Eyyühel Müzzemmil
    23 Nisan 2024
  • Ben Filistinim
    18 Kasım 2023
  • Hayal İle Kurgu Arasında
    18 Haziran 2023
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

30 Ocak 2026
İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

28 Ocak 2026
Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

21 Ocak 2026
Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

21 Ocak 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist