13 Mayıs 2026 - Çarşamba
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Türkiye Siyaset

Norm(al)

Sahi siz kimin normunu esas kabul ettiniz! Hangi norm sizin için esas ise siz o dinden sayılırsınız. Her normal, sandığınız gibi “normal” değildir.

Yazar: Venhar Haber
22 Mayıs 2021
Kategori: Siyaset
0 0
0
Norm(al)
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Daha önce de yazdım, bu bize dayatılan normlar nedir?

Fransızca’da “norme” şeklinde kullanılır. Anlamı “kural, standart, ölçü” Latince de “gönye” yani ölçü. Yunanca dedikleri dilde ise “bilmek, anlamak, yargılamak, ölçmek” anlamına geliyor.

Bizde “normal” dediğinizde, “Herkes için doğru olan, kabul edilen, beklenen, bilinen” bir durumu ifade etmek için kullanılır. “Anormal” dediğinizde “normal olmayan” aykırı, ters bir durumu izah etmek için kullanırız. “Anormal bir adam, anormal işler” derken bu anlamda kullanırız.

Yasa, anayasa, uluslararası sözleşmeler, ictihadlar, yüksek yargı kararları, tüzük, yönetmelik, yönerge, genelge ve kararname dediğimiz şeyler yazılı normları oluşturur. Norm Hukuk kapsamında değerlendirilen uluslararası sözleşme hükümlerinin aksine bir yasa yorumu da yapılamaz. Bu düzenlemelerin yaptırım gücü yüksektir. Yazılı olmayan normlara gelince onlar gayri resmi genel ahlak, dini kurallar, töre, örf, adet, gelenek, görenek ve toplumun ahlaki değerlerinden oluşur.

Mesela, İstanbul sözleşmesi örneğinde gördüğümüz gibi, BİREY bu sözleşme kapsamında din, ahlak, gelenek ve cinsel tercih, yönelim ve deneyim konusunda sınırlandırılamaz. Yani norm bazan dinin, hatta anayasa ve yasanın üstünde de bir hüküm ifade edebiliyor.

Ahlak ister Vehbi, ister Kesbi olsun, sonunda bir norm oluşturur. Bu anlamda norm, din, ahlak, gelenek gibi değerlerin toplamından daha fazla bir anlam ifade eder ve toplumda normal kabul edilen şey, din, mezhep, ahlak, ideoloji, felsefi ve vijdani kanaat, gelenek ve görenekten, Adab-ı Muaşeret’ten beslenir ve normalin çerçevesi bu ortamda şekillenir ve bu da kişi ve topluma göre şekillenir. Bir yerde normal karşılanan bir şey bir başka yerde, din, hukuk ve ahlak dışı kabul edilebilir.

Yani herkesin normali kendinedir. Norm dayatmak dayatanın dayatılana İlahlık ve Rablik taslamasıdır. Yani dayatan dayatılan üzerine hüküm koymakta, onu o yönde terbiye etmektedir. Karşı çıkanları cezalandırabilmekte, mahkum ve mahrum edebilmektedir. Sınırlandırmanın zaruri ve zorunlu olması durumunda bile, sınırlı olması gerekir.

Araf Suresi, 123-124. Ayette görüleceği gibi, Firavun norm koyucudur ve bu normlara uymayanları ağır bir şekilde cezalandırmaktan söz ediyor: Firavun: “Ben size izin vermeden önce O’na iman ettiniz, öyle mi? Mutlaka bu, halkı buradan sürüp-çıkarmak amacıyla şehirde planladığınız bir tuzaktır. Öyleyse siz (buna karşılık ne yapacağımı) bileceksiniz.” “Muhakkak ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi idam edeceğim.”

Bizden olan bir “ulul emr”e itaat edebiliriz ama o bizden olan kim? Dinimizden olan biri, ya da mezhebimizden olan biri mi, ırkımızdan olan birimi, ideolojimizden olan biri mi? Liderimiz olan örgütümüzden olan, ya da Şeyhimiz mi mesela. Herhalde, size vekalet eden, yetkisini sizden alan ve size hesap veren, istişare ve şûra yaparak adaletle hükmeden, şeffaf, işi ehline veren, kamu hakkını gözeten ve sizin değerlerinize bağlı biri olsa gerek.

Bakara 104: “Ey iman edenler! “Râinâ!” demeyin; “unzurnâ” deyin ve iyi dinleyin. Kâfirler için elem verici bir azap vardır.” Burada “Raina”, “Beni yönet” demeyin, “Unzurna”, “Beni gözet” deyin. Raina burada Yahudilerin aşağılamak için kullandıkları bir kelime. İradesi olmayan, çobanın güttüğü koyun ya da sürüye nisbet edilen bir anlamı ifade eden bir kelime. Biz “koyun” ya da “sürü” değiliz. Biz bir şeye karar verirken, okur, düşünür, istişare ve şûra yapar ondan sonra karar veririz. Yöneticilerimiz de alimlerin farklı görüşlerini dinleyip, verilecek karardan yarar ya da zarar göreceklerin fikirlerini dinlemesi gerekir. “İşittik ve iteat ederiz” ancak vahiyle ilgili bir teslimiyet ifadesidir. Yoksa bilmediğimiz bir şeyin peşine düşmeyecek, kafamızı kiraya vermeyeceğiz. “Unzurna” demek, onu görüp, gözetmek, dinlemek, anlamak, saygı ile onun halini ve fikirleri almak demek. Onu “nazara alma, itibar etme”, “görüp gözetme”, onu “ciddiye alma”yı ifade eder. Türkçede Nazar- İtibara alma, onu muteber, itibar edilen bir görüş olarak dikkate alma anlamında kullanılır. Mefhum- muhalifi “Sarf-ı nazar etme”dir. Yani o görüşü yok saymak, itibara almamak anlamına gelir.

“Siz ne derseniz deyin, ben bildiğimi yaparım” diyen aslında bu hükme karşı gelmiş olur. Siyaset bu anlamda “velayet” değil, vekalet” müessesesidir. Kitap biz uyarır: Tevbe (31) Allah’ı bırakıp da din âlimlerini, rahiplerini, özellikle Meryem oğlu Mesîh’i rab edindiler. Oysa tek bir Tanrı’ya kulluk etmekle emrolunmuşlardı. O’ndan başka tanrı yoktur; O yüceler yücesidir, onların yakıştırdıkları eş ve ortaklardan bütünüyle uzaktır.” Unutmayalım, biri size bir şeyi emreder veya nehyeder de, ya da size bir şeyi ezberletirler de siz o şeyin aslını astarını araştırmadan o emre iteat etmeyi ilke olarak kabul eder, ona göre davranırsanız bu iş, o emri verenleri İlah ve Rab edinmek olur.

Hüküm koyucu yalnız Allah’tır. Onun dışındaki hükümler kendi aramızda doğrudan ya da dolaylı olarak vekalet vermek sureti ile yaptığımız sözleşmelerdir ki, temel hükümlere aykırı olmamak, mal can, namus, akıl-inanç ve nesil emniyeti açısından zaruri olan maslahata ilişkin düzenlemeler kaydı ile verdiğimiz sözde durmamız gerekir. “Muhkem nas ile sabit olan helali haram, haramı helal kıldılar”. Bunlar ile işimiz olmaz. Daha doğrusu işimiz onların hükmüne LA demek olacaktır.

Yunus suresi 90’da şöyle denir: “Derken İsrâiloğulları’nı denizin öteki yakasına geçirdik. Firavun ve ordusu da haksız yere onlara saldırmak üzere peşlerine düşmüştü. Sonunda Firavun boğulmak üzereyken şöyle dedi: “Elhak inandım ki, İsrâiloğulları’nın iman ettiğinden başka tanrı yokmuş! Ben de artık kendini O’na teslim edenlerden biriyim.” Onlar yolun sonuna geldiklerinde tevbeleri kabul edilmeyecek ve acı veren bir ateşe atılacaklar.

İlahlık ve Rablik taslayanlara Allah’ın cevabı şöyle oldu: Yunus Suresi, 91-92: “Şimdi, öyle mi? Oysa sen önceleri isyan etmiştin ve bozgunculuk çıkaranlardandın. Bugün ise, senden sonrakilere bir ayet (tarihi bir belge, ibret) olman için seni yalnızca bedeninle kurtaracağız (herkese cesedini göstereceğiz). Gerçekten insanlardan çoğu, Bizim ayetlerimizden habersizdirler. Oysa Firavun daha önce şöyle diyordu: “Araf, 123-124: Firavun: ‘Ben size izin vermeden önce O’na iman ettiniz, öyle mi? Mutlaka bu, halkı buradan sürüp-çıkarmak amacıyla şehirde planladığınız bir tuzaktır. Öyleyse siz (buna karşılık ne yapacağımı) bileceksiniz.’ ‘Muhakkak ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi idam edeceğim’.” Sahi siz kimin normunu esas kabul ettiniz! Hangi norm sizin için esas ise siz o dinden sayılırsınız. Her normal, sandığınız gibi “normal” değildir.

Ya Rab, bize Hak’kı Hak, batılı batıl göster, Hak da toplanmamızı nasib et. Bizi nimet verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanları değil. La İlahe İllallah, Muhammed-ür resulullah!

Selâm ve dua ile.

Etiketler: Abdurrahman Dilipak

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gazze’nin Hamileri Nerede?
    7 Mayıs 2026
  • ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor
    5 Mayıs 2026
  • İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü
    5 Mayıs 2026
  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Gazze’nin Hamileri Nerede?

7 Mayıs 2026
ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

5 Mayıs 2026
İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

5 Mayıs 2026
Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist