16 Ocak 2026 - Cuma
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Güncel

Neslinizi Topluma İhale Ederseniz, Dizinizi Döversiniz!

Yapılan araştırmada bugün üniversite gençliğinin yüzde yetmiş beşi laik-seküler dünya görüşüne inanmakta. Sadece yüzde yirmi beşi inandığı İslamî değerlere göre bir dünya istemektedir. Onlar da ya imalat hatasıdır veya sağlam bir aile eğitimi almış ve ailesinin kontrolündedir. Demek ki iktidarda kim olursa olsun laik sistem kendi neslini üretmektedir.

Yazar: Venhar Haber
19 Ocak 2023
Kategori: Güncel
0 0
0
Neslinizi Topluma İhale Ederseniz, Dizinizi Döversiniz!
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

İnsan kişiliğinin oluşmasında aile–okul–çevre üçlüsü etkilidir. Özellikle aile, birinci derecede önemli ve etkilidir. Çünkü çocuğun kişiliğinin üçte ikisi yedi yaşına kadar ailede oluşur. Geriye kalan üçte birlik kişilik gelişmesi de okul ve çevrede tamamlanır. Ailede güçlü bir eğitim verilerek sağlam bir kişilik inşası gerçekleşmemiş olan çocuğun geleceği, okul ve topluma ihale edilecek olursa faturası acı olur.

Biz olaya İslam perspektifinden ve Müslümanca bakmak zorundayız. Bu açıdan baktığımızda, amacı; “Demokratik, laik, Atatürk ilkelerine bağlı çağdaş bir nesil yetiştirmek” olan bir Milli eğitim sisteminden “Allah ve Rasûlünün ilkelerine bağlı, kula kulluktan uzak, bidat ve hurafeye bulanmamış, Ehl-i Sünnet çizgisinde bir Kur’an nesli” yetişmesini beklemek, akrepten bal yapmasını beklemek kadar beyhudedir. Yüzyıla yakındır bu eğitim sisteminin tezgahından geçen bu toplumun hâkim kısmı da seküler dünya görüşüne sahiptir. Cami cemaatinin azımsanamayacak kısmı bile laik-seküler kesimin ağzını kullanarak; “Din ayrı siyaset ayrı, din işlerini devlet işlerine karıştırmayalım. Senin ibadetine karışan mı var? Din yüce değerler sistemidir, onu siyasete karıştırmamak, devlet işlerine müdahil etmemek gerekir” diyerek ahkam keserler. Yani onlar da bu sistemin tosuncuklarının laik söylemlerini -bilerek veya bilmeyerek- dile getirip Allah’ı bazı işlerine karıştırırlar bazı işlerine karıştırmazlar.

Efendiler! Dünün şirki ilkel idi. Mekke müşrikleri elleriyle yaptıkları taştan, topraktan, tahtadan putlara taparlardı. Onlara “Allah” diye tapmazlardı ama onları Allah ile aralarına aracı kılarlardı (Bak: 39/Zümer:3). Bu tür şirk çeşidi tarihte kaldı. Bugünün şirki ilkeseldir. İlkelerle Allah hayattan tecrit edilmektedir. Laiklik bu ilkelerden biridir. Bu ilke “Değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez” kaydıyla anayasal güvence altındadır. Bu ilkeye göre “Din işi ayrı devlet işi ayrıdır. Parlamentoya, kışlaya, bakanlıklara ve devlete ait kamu alanlarına Allah’ı karıştıramazsınız.” Allah sadece camiye, özel hayata ve mezarlığa karışabilir. Yani laik-seküler inanç sistemine göre Allah hayatın birçok alanına müdahale edemez ancak çok az bir kısmına müdahale eder. İşte bunun adına çağdaş şirk denir. Böyle inanana da yani Allah’ı bazı işlerine karıştırıp bazı işlerine karıştırmayana da çağdaş müşrik denir. Tevhid ehli Mü’min ise Allah’ı her işine karıştırandır. Bunun ötesi yoktur. Bu böyle biline.

Yapılan araştırmada bugün üniversite gençliğinin yüzde yetmiş beşi laik-seküler dünya görüşüne inanmakta. Sadece yüzde yirmi beşi inandığı İslamî değerlere göre bir dünya istemektedir. Onlar da ya imalat hatasıdır veya sağlam bir aile eğitimi almış ve ailesinin kontrolündedir. Demek ki iktidarda kim olursa olsun laik sistem kendi neslini üretmektedir.

İşte neslinize sahip çıkmaz, ailede verilmesi gerekenleri vermez, sökülüp atılması gerekenleri zamanında söküp atmadan onların geleceğini okul ve topluma ihale ederseniz, fırtına biçmeyi beklemelisiniz. Çünkü toplum asit gibidir içine aldığını kendine çevirir. Bu konuda Merhum Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır eserinde; “Hepiniz, topluca/cemaat olarak Allah’ın ipine sarılın” (3/Âl-i İmran:103) ayetinin tefsirini yaparken şunları söyler: “Ben, kendi başıma, yalnızca dinimi imanımı koruyabilirim demek tehlikelidir. Kendi başına kalmak isteyen fertlerin, iman ve İslam üzere ahirete gidebilmesi şüphelidir. Fert, zorlama ve baskı altında her şeyini kaybedebilir. Toplum asit gibidir. Ferdi, kimliğinden sıyırıp kendine benzetir. Bundan kurtulmanın yolu, Müslümanların oluşumu içinde kalmaktır.” (Elmalılı, Hak Dini Kur’an Dili, II/405).

Görülüyor ki kişilerin yaşadıkları çevrenin etkisi altında kalmaları gayet doğaldır. İslamî değerlerin yitirildiği ve beşerî ideolojilerin bağımlılarından oluşmuş bir çevrede yaşayanlar ve böyle bir ortam içinde dostluk bağı kuranlar, ciddi bir Müslüman olarak yaşayamazlar. Hayat rehberimiz olan Kur’an-ı Kerim, Mü’minlerin ancak gerçek Müslümanlarla kader birliği yapmalarını, samimi ilişkilerini onlarla sürdürmelerini şu şekilde öğütlemektedir:

“Sizin dostunuz/yardımcınız ancak Allah’tır, O’nun Peygamberi’dir, Allah’ın emirlerine boyun eğici olarak namazı dosdoğru kılan ve zekâtı veren Mü’minlerdir”. (5/Maide:55).

“Kim Allah’ı, Peygamberini ve inananları dost edinirse bilsin ki, şüphesiz Allah’tan/O’nun nizamından yana olanlar üstün gelir.” (5/Maide:56).

“Ey Mü’minler! Allah’a karşı gelmekten sakının, doğru olanlarla beraber olun.” (9/Tevbe: 119).

Mü’min olarak yaşamak, Müslüman olarak can vermek isteyen her fert, bu ilahî düsturların rehberliğinde çevre oluşturmak zorundadır. Eğer Müslümanlar bu ayetler ışığında yürümez, hayatlarının her safhasında gerçek Mü’minleri araştırmaz, sosyal, kültürel ve ekonomik münasebetlerini onlarla düzenlemezse, İslam nizamından en büyük tavizi vermiş, bu mukaddes düzeni yaşama aşk ve imkânını büyük ölçüde yitirmiş olurlar.

Yüce Peygamberimiz, bu gerçeğe şu hadisleriyle işaret buyurmuşlardır: “İnsan, dostunun dinindendir. Şu hâlde, sizden her biriniz, dost edineceği kimseye dikkat etsin.” (Riyazü’s Salihin  Terc. 1/397)

İslam’a yâr olmayan çevrede ısrar etmek, bâtıla pirim vermek, şerre zemin hazırlamak, kendimizle beraber cemiyetimizi de maddi ve manevi felaketlerin eşiğine ve ilahî lanet gölgesi altına sokmak olur. Bu gerçeği açıklamak içindir ki, şanlı Peygamberimiz, tarihi bir örnekle bizleri şöylece uyarmaktadır:

“İsrail oğulları arasında bozulma şöyle başladı. Onlardan biri, günah işleyen diğer birine rastlar:

-Be adam! Allah’tan kork, yapmakta olduğun işi bırak. Zira o iş sana helal değildir, der.

Ertesi gün yine o adama aynı halde rastlar, tutumunu değiştirmediği halde o adamla yiyip içmekten ve onunla düşüp kalkmaktan çekinmezdi. Onlar böyle yapınca Allah kalplerini birbirine benzetti.” (Riyazü’s Salihin  Terc. 1/398).

Bu hadis, toplumumuzda bâtıl yaşantıların ve değer yargılarının hükümran oluşunda, sömürü ve ahlaksızlığın giderek tabiileşmesinde; inançlarını, yaşantılarını ve ülkülerini kabul etmediğimiz kişilerle ciddi ilişkiler kurup sürdürmemizin ne derece büyük payı olduğunu açık bir şekilde yansıtmaktadır.

Bu konuda İmam Gazali şu tespitte bulunur: “Sürekli kâfirlerle oturup kalkanların, onlarla samimi dostluklar kuranların, zaman içerisinde kalpleri de onlara benzer.”

Öyleyse çevremizi gerçek Mü’minlerle kurma vazifemizi ciddiyetle yerine getirmediğimizde biz de bâtılla, ahlaksızlıkla, fert ve toplum haklarına tecavüzlerle şekillenmiş, sonucu elem ve ahiret azabı olan karanlık bir yaşantı içine sürükleniriz. Fakat o andaki pişmanlığımız fayda vermez. Kur’an-ı Kerim, inkârcı ve isyancı çevrelerin sebep olacağı elemli geleceği tablolaştırmakta ve azaba uğrayacakların pişmanlıklarını şöyle dile getirmektedir: “O gün zalim kimse, ellerini ısırıp şöyle der: Keşke Peygamberle beraber bir yol tutaydım. Vay başıma gelene; keşke filancayı dost edinmeseydim. Andolsun ki, beni, bana gelen Kur’an’dan o saptırdı.” (25/Furkan: 28-29).

İnsan, kendisini çevreleyen sosyal dokunun etkisi altındadır. İslam’ı yaşamakla sorumlu olan Mü’minler, çevrelerini de gerçek Mü’minlerden kurmakla sorumludurlar.

Onun içindir ki, çocuklarımızı çevreleyen arkadaş grupları da çok önemlidir. Bir çocuk ve genç için arkadaş, vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Çocuğumuzun arkadaş ilişkilerini denetlemeliyiz. Arkadaşı iyi seçilememiş çocuk, her türlü sürprizlere açıktır. Çocuğun iyi veya kötü davranışları, büyük ölçüde arkadaş çevresinde oluşur. Çocuk, davranışlarının ve alışkanlıklarının büyük bir kısmını arkadaşından öğrenir. Çocuğu denetlemeyen ve onların geleceğini okullara ve topluma ihale eden anne ve babalar, dizlerini dövmeye ve gözyaşı dökmeye mahkûm olur.

Sosyal kontrolün zor olduğu bir ortamdan kendini ve çocuklarını kurtarabilmek için gerekiyorsa oradan hicret edilmeli, çevre değiştirilmelidir.

Müslüman, kendini çevreleyen sosyal dokuyu Müslümanca örerken, İslamî değerlere yabancı olan insanlarla da İslam’ın güzelliklerini onlara ulaştırma sorumluluğundan dolayı, tebliğ ilişkisi içerisinde olacaktır. İslam’ı insanlara ulaştırma, İslam’la insan arasındaki engelleri kaldırma ameliyesine hiçbir anlayış engel değildir. Müslüman olmayanlarla dost olmak ayrı, onlarla beşerî münasebetler oluşturmak apayrı bir olgudur. Birbirine karıştırılmamalıdır.

Musab Seyithan/Mirat Haber

Etiketler: Musab Seyithan

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • İran, Dijital Egemenlikle Silahlanıyor
    16 Ocak 2026
  • İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Oldu…
    16 Ocak 2026
  • Siyonistlerin İşbirlikçileri Hamas Polis Şefini Şehit Etti
    13 Ocak 2026
  • Trump’ın, İhvan-ı Müslimin’e Yönelik “Terörist” Tanımı Kesinleşti
    13 Ocak 2026
  • İran, Starlink bağlantısını nasıl kesti?
    13 Ocak 2026
  • Trump: Beni durdurabilecek tek şey bu !
    9 Ocak 2026
  • CNN: Maduro ve karısı, odalarından sürüklenerek çıkarıldı
    3 Ocak 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

İran, Dijital Egemenlikle Silahlanıyor

İran, Dijital Egemenlikle Silahlanıyor

16 Ocak 2026
İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Oldu…

İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Oldu…

16 Ocak 2026
Siyonistlerin İşbirlikçileri Hamas Polis Şefini Şehit Etti

Siyonistlerin İşbirlikçileri Hamas Polis Şefini Şehit Etti

13 Ocak 2026
Trump’ın, İhvan-ı Müslimin’e Yönelik “Terörist” Tanımı Kesinleşti

Trump’ın, İhvan-ı Müslimin’e Yönelik “Terörist” Tanımı Kesinleşti

13 Ocak 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist