20 Nisan 2026 - Pazartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Güncel

Modern Müslüman

Çağdaşlık bağlamında Modern Müslüman, bugünü yaşayan ve Müslüman olan kişiyi anlatır. Ki bu çok safça bir bakışı da ele verir. En azından modern kavramının içeriği çağdaşı içermeyecek, içerdiğinde ise kendi dünya görüşünü yükleyecek bir evsafta olduğunu bilememekten kaynaklanmaktadır.

Yazar: Venhar Haber
5 Kasım 2022
Kategori: Güncel, Müslümanca Yaşamak
0 0
0
Kimlik Savaşı
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Modern Müslüman terkibinin birden fazla anlam yüklenebilecek bir potansiyeli olduğunu söylemem gerekir. Bu birden fazla anlamı yüklemek ise ona yaklaşma biçimimizle birebir orantılı bir durumu da işaret ediyor. Vurgunun biçimine göre Modern Müslüman terkibi anlamını izhar ediyor.

Soru şu: Hangi anlam Modern Müslüman terkibinin doğru anlamını ihtiva eder. Daha öncede söylediğimiz gibi bir kavrama yüklenen anlam o kavrama yönelik bakışımızla ve kalkış noktamızla ilişkili bir durumu gösterir.

Çağdaşlık bağlamında Modern Müslüman, bugünü yaşayan ve Müslüman olan kişiyi anlatır. Ki bu çok safça bir bakışı da ele verir. En azından modern kavramının içeriği çağdaşı içermeyecek, içerdiğinde ise kendi dünya görüşünü yükleyecek bir evsafta olduğunu bilememekten kaynaklanmaktadır.

Bir kavrama sizin yüklediğiniz anlamın bir karşılığının oluşabilmesi için yeterli bir kuşatıcılığı da içinde taşımalıdır. İki zıt kavram; Müslüman ve modern kavramları… Müslüman kavramının içeriğine yönelik belirsizlik, modern kavramının yanında paydaş kılınmasına zemin verir. Çünkü modern kavramı kadim kavramının zıttı olarak kullanılmaktadır. Bu zıtlığı bilmeden modern kavramını salt çağdaş olarak betimlemek sadece sözlük anlamını verir, ancak bu anlamın modern kavramında bir karşılığı yoktur. Çünkü o modern dönemi kendisinden sonrasına bir başka kavrama yer bırakmayacak şekilde düzenlemiştir. Yani bir çağ kapatmış, hemde kendisinden önceki bütün çağları kuşatacak bir kapatma bu… Kendi çağını ise kapanmayacak şekilde açtığını ilan etmiştir. Post modern çağ ve belki de yeni bir çağın ağzındayız diye eleştiri yapılabilir. Ancak bu ister post modern dönem olsun, ister post hümanist çağ nitelemesi olsun, modern kavramın içeriğine sahip uzantıları olarak kabul görmektedir. Onlarda bir ayrımı ilan etmemektedirler. Epistemik zeminde bir kopuş olmadığı için dile getirilen ve yeni düşünce biçimleri zaten bir uzantı olarak görülmelidir.

Modernliğin kendisi, kendi dünya görüşünü inşa etmiştir. Yani kendine ait bir siyasal bakışı, sosyolojik bakışı, psikolojik bakışı, iktisadi bakışı, ilişkiler ağına bakışı, hukuksal bakışı, sanatsal bakışı, coğrafik bakışı, tarihsel bakışı… Kendisini eski/kadim olandan kopartarak varlığını ilan etmiştir. Bu çerçeve içinde kendi epistemik yöntemini de belirlemiştir. Metafizik bakışı bile bu yeni epistemik unsuru dikkate alarak sınırlandırmaktadır. Sağlık, eğlence, eğitim ve öğretimde dâhil yeni bir sistemin inşasını gerçekleştirmiştir. Bir dünya görüşünün bütün parametreleri inşa edilmiş ve bu tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar bütün dünyada uygulamaya konulmuştur. Bu eğitim sistemine ve dünya görüşünün herhangi bir yönüne yönelik eleştiri ise her türlü cezalandırma yöntemi ile cezalandırılmaktadır.

Modernlik demek teknoloji demektir. Dolayısıyla Müslümanlar bu teknolojiden istifade edebilirler. Ancak son yüz elli yıllık süreç bize teknoloji modern dünya görüşünden bağımsız gelişmediğini göstermektedir. Teknolojinin girdiği her yere modernleşmenin yerleştiğini söylemek yanlış olmasa gerek! Eğitimin modern yüzünün girdiği her ülkede ve kentte oranın eğer önceden modernleşmemişse mutlaka modernliğin ayak seslerini görmeye ve duymaya başlarsınız.

Özellikle modern dünya dışında kalan kültürlerin dünyasında da buna İslam dünyası da dâhil, eğitim üzerinden modernleşmektedirler, sekülerliğin ağırlıklı bir siyasal görüş olarak genel kabulü sağlanmakta ve böylece modernleşme başlamaktadır.

Teknik gelişmeler, sanayi gelişmeleri, finans sisteminin ağırlık kazandığı her ortamda modernleşmenin, sekülerleşmenin yönü ağır basıyor. Teknoloji sanıldığı gibi bir olgu değildir. Her olgu bir dünya görüşü içinde anlam kazanır. Değer, kendiliğinden oluşan bir şey değil, bir bakış, bir anlam ve bir dünya görüşü içinde anlamlandırılır.

Bu çerçeve içinde modern Müslüman terkibi neye tekabül eder?

Zorlama bir yorumla Müslümanlar kendi dünya görüşleri içinden hareketle yeni teknolojik gelişmeleri olumlu anlamda kullanabilirler. Bu yaklaşım için bazı öncüllerin doğru çıkması şarttır.

İlkin, Müslümanlar kendi dünya görüşlerini öğrenip, anlayabilecekleri bir seviyeye gelmeleri elzemdir.

İkincisi, Müslümanlar bu dünya görüşlerini sistematik bir zeminde ifade edebilecekleri bir düşünce zeminine sahip olmalıdırlar.

Üçüncüsü, modern kavramın ilettiği dünya görüşünü Müslümanlar tam olarak idrak etmelidirler. Ki, onun yüklediği anlamı boşa çıkararak kendi anlam kümesini yükleyebilecek bir istidada sahip olabilsinler.

Dördüncüsü, Müslümanlar, içinde var oldukları bu karmaşık kültürün ürettiği zihni melekelerinin zaafa uğradığını anlamalılar, niçin zaafa uğradığının anlamlı bir açıklamasını yapabilmeliler ve kendi durumlarını değişime açık hale getirerek Müslümanların kendi dünya görüşlerini öğrenme azmini tetikleyebilmeliler…

Beşincisi ise, Müslümanların kendi epistemik yapılarını ve ontolojik/varlık bilim yapılarını doğru bir şekilde öğrenmenin imkânlarını gerçekleştirecek bir eğitim zeminine sahip olmaları elzemdir.

Daha da yeni maddeler eklenebilir. Ancak bu beş olgunun varlığının tartışılması elzemdir.

Müslümanların kahır çoğunluğunu bir tarafa bırakarak sadece aydın, ulema ve entelektüellerin önemli bir kısmı da bu dünya görüşü meselesini ciddiye almamakta direnmektedir. Ciddiye alanların da ciddiye alınmadığı bir kültürel dokunun iktidarını yaşamaktayız. Batı modern düşünceyi ve o düşünceye dayalı dünya görüşünü de bilen bilgili insan sayısı çok az. Ayrıca modernliğe yöneltilecek her eleştiriye karşı çıkan modernist olmuş Müslümanlar çoğunluktadır. Propaganda aracılığı ile farkına varmadan bambaşka bir dünya görüşünün içinde yaşamını sürdürürken namaz kılar, oruç tutar, ibadetlerini yerine getirir, ama ahlaki zemini tamamen modern dünya görüşü tarafından belirlenmiştir. Örneğin, görünürlülük meselesi konunun açıklığa kavuşturulması için temel bir meseledir. İslam düşüncesine dayalı bir dünya görüşünde görünürlülük aramaz, kibre ve tekebbüre konu edilerek yasaklanmaktadır. Müslüman tevazuu sahibi ve görünürlüğü asla kabul etmez! Farz ibadetler dışında bile ibadete mehaz olacak konularda gizliliği esas alır. Tekebbürü ise bir azgınlık meselesi olarak betimler. Müslüman, infak ederken, yardımcı olurken, bir faaliyete katılırken ilahi rızayı eksene alır. Bu da ‘ben sana yardım etmedim mi?’ sorusunu dünya görüşünün dışında konumlandırır. Bu yüzden Müslüman görünür olmaz, tam tersi görünmezdir. Yaptıkları ile bilinir. Ama kendi yaptıklarını bile ‘ben yaptım’ deme cüretinde bulunmaz! Bilir ki her ne yapıyorsa bunu ancak Allah’ın izni ile yapabilmektedir. İşte bu bakış görünürlüğü yok eder.

Peki, bugün Müslümanlar görünür olmak için bir yarış içinde değiller mi? Siyasal zeminden tutun da iktisadi ve sosyal zemine kadar her alanda görünür olmadan bir şey yapmak mümkün müdür? Hayır!

Modern düşünce ise görünürlülük üzerine kuruludur. Propaganda dili ve özellikle reklam aracılığı ile bu ister bir ürünü pazarlasın, ister bir kişiliği pazarlasın, fark etmez, hatta sanatsal bir faaliyeti de pazarlamaktadır. İyiliklerin pazarlanmaya başladığı bir zeminde Müslüman kalınır mı? Bu sorun can alıcı bir noktada duruyor. Modern Müslüman terkibinin kullanımına birebir etkileyecek bir düzeye sahiptir.

Müslümanların yeni kurulmuş sistemi benimsemeleri kendileri olmaya engel teşkil etmektedir. Modern Müslüman havalı gibi görünse de Müslümanlığın içinin boşaltılmasına neden olmaktadır. Söz ve eylemin birbirinden arındırıldığı bir zeminde Müslüman kavramının içeriğinin boşaltıldığını anlamamak Müslüman dünya görüşünü bilmemek anlamına gelir. Kurulu düzene başkaldırmadan Müslüman olunabilir mi? İslam her dönemde ilk indiği topraklarda mevcut kurulu düzeni değiştirmeye aday olmuştur. Yeni ve kendi sistemini kurmuştur. Elbette ki kendi dünya görüşünün ilkelerini, eylemlerini bilerek hayata bakarsan, olguyu değer bağımsız bir şekilde elde ederek onu yeni bir değer üzerinden betimleyebilirsin. Modern Müslüman terkibi, ancak iki farklı dünya görüşünün net tanımını yapabilecek bir düzeye gelindiğinde ve kendi sosyal sistemini kuracak ilkeleri, kendi ahlaki yapısını kendi dünya görüşü bağlamında yeniden inşa ettiğinde, artık neyi alıp almayacağını kendi dünya görüşünün içeriğini dikkate alarak tanımlayabilir. Her aldığı olguyu da kendi dünya görüşünün içeriğine uygun yeniden anlamlandırmasını yaparak işlevselliğini kazandırır.

Abdülaziz Tantik/Her Taraf 

Etiketler: Abdülaziz Tantik

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Amerika ve İsrail Dost, İran Düşman Öyle mi?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?
    8 Nisan 2026
  • Hürmüz Boğazı Krizi 9 Emtiayı Daha Etkiliyor
    3 Nisan 2026
  • Savaşın Birinci Ayında Kim Hedefine Daha Yakın?
    31 Mart 2026
  • ABDli Yetkili: İran’ın Misilleme Kapasitesi Beklentilerin Üstünde…
    31 Mart 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026
İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

8 Nisan 2026
İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist