13 Mayıs 2026 - Çarşamba
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Türkiye Siyaset

Kâzım Karabekir Paşa’nın Bitmeyen Çilesi

Yazar: Venhar Haber
26 Ocak 2022
Kategori: Siyaset
0 0
0
Kâzım Karabekir Paşa’nın Bitmeyen Çilesi
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Bundan 74 yıl önce 26 Ocak’ta vefat eden Kâzım Karabekir Paşa İstiklal Savaşı’nda Şark (Doğu) Cephesi Kumandanlığını başarıyla yürütüp Milli Mücahede’nin ilk zaferini 1920 Ekiminde Ermenilere karşı kazanmış, Cumhuriyetten sonra ise muhalif Terakkiperver Cumhuriyet Partisi’nin başına geçmişti. Lakin Partisi Şeyh Said olayı bahane edilerek kapatıldıktan sonra kendisi ve arkadaşları 1926 yılında İzmir İstiklal Mahkemesi’nde idamla yargılanıp beraat edecektir ama bir şartla: Evine kapanıp siyasetle kat’iyyen ilgilenmeyecektir.  

Paşamız 1927 senesinde sona eren milletvekilliğinden sonra Erenköy’deki köşkünde sıkı sıkıya takibe alınır. Bu sırada mecburen sakin bir hayat sürer. Ta ki altı sene sonra Milliyet gazetesinde kendisi ve silah arkadaşlarının aleyhine bir yazı dizisi başlayıncaya kadar. “Ankaralının Not Defteri” diye imza atan güdümlü yazar İstiklal Savaşı’nın sonradan muhalefete geçmiş ve şimdi evlerine kapatılarak susturulmuş bulunan komutanlarına acımasızca yüklenmektedir. 

Meçhul yazar bir ara sözü Karabekir Paşa’ya getirir ve onun çocuklar için “Şarkılı İbret” piyesi yazacağına İstiklal Savaşı hatıralarını yazmasının yerinde olacağı dokundurmasında bulunur. Buna içerleyen Paşa, belgelerle desteklediği cevabî mektubunu postayla gazeteye gönderir. İşin garibi, cevap 4 Mayıs 1933 günü Milliyet gazetesinde çıkar ve tahmin edilebileceği üzere bomba gibi patlar, zira Paşa, sarsıcı iddialarıyla Nutuk’taki tezlere meydan okumaktadır.

Karabekir Paşa’nın gönderdiği altı mektup Milliyet’te peş peşe yayınlanır ve Harf İnkılabı yüzünden yerlerde sürünen gazetenin tirajı beklenmedik bir şekilde fırlar. Ancak “yüksek yerden” gelen bir emirle Paşa’nın cevaplarının yayını 7. mektup yayınlanamadan kesilir. Anlayacağınız hakem düdüğü çalıp maçı tatil etmiştir. 

Lakin silahıyla olduğu kadar kalemiyle de mücadele etmekte usta olan Kazım Karabekir Paşa, hazırladığı belge ve notları bu defa bir kitap halinde çıkarmaya karar verir. Kendi deyişiyle “düello” henüz bitmemiş, sadece yeni bir aşamaya girmiştir.

İstiklal Harbinin Esasları adını taşıyan ilk cildin basım işi 28 Mayıs 1933 günü öğle vakti bitirilmiştir. Ancak aynı günün ikindi vaktinde kötü haber Erenköy’deki köşkünde oturan Paşa’ya ulaşır. Sinan Matbaası sahibi Sinan Omur bir yerlerden fena halde tehdit edildiğini, pasaportunu alıp yurtdışına savuşmaktan başka çaresi kalmadığını, en acısı, basılan kitapların CHP İl Başkanlığı gözetiminde bir polis ekibi tarafından itfaiye kamyonuna doldurularak matbaadan götürüldüğünü haber verir. (Kitaplar Bakırköy’de kireç ocaklarında yakılacaktı.) Karabekir Paşa, Harbiye’den sınıf arkadaşı Başvekil İsmet Paşa’ya bir protesto telgrafı çekerek kanunsuz bir şekilde el konulan kitaplarının iadesini ister. Lakin herhangi bir cevap alamaz.

Sonradan öğrendiğine göre meğer CHP İstanbul İl Başkanı Cevdet Kerim İncedayı, Sinan Omur’un önüne bir kâğıt koyup zorla imzalatmış. Kâğıtta bizzat matbaa sahibinin, sakıncalı olduğu gerekçesiyle kitabın imhasını istediği yazmaktaymış. Oysa matbaacının böyle bir hakkı yoktur, zira kitabı yazar kendi parasıyla bastırmaktadır. Paşa bunun üzerine savcıya şikâyet eder ama ilgilenen olmaz. O zaman defterine şu sırlı notu düşer: 

“Hükümet gizli eliyle kitaplarımı yaktı.”

Karabekir Paşa başka bir eserinde de “Kızıl Pençe” diye gizli bir örgütten söz eder. Bu örgütün tetikçilerinden birisi Kılıç Ali ise öbürü de Recep Zühtü’dür. Kitabının yaktırılması işini bunlar organize etmiştir. Öte yandan Kılıç Ali hatıralarında kitabı yakma sorumluluğunu İnönü’nün üzerine atar. Ancak Gazi’nin Karabekir’in kitabını okuyup da “beyinsizce ve alçakça” diye not düşmüş olması ve Karabekir Paşa’nın bir akıl hastanesine götürülmesini tavsiye etmesinden nedense tek satırla olsun bahsetmez. (Bu not için Uğur Mumcu’nun Kâzım Karabekir Anlatıyor adlı kitabına bakınız.)

Lakin çilesi henüz bitmemiştir Paşa’nın. 

Ardından 70 kadar polis evini basar, 95 dosya tutarındaki yazı ve belgelerini dört çuvala doldurup götürür. Keza arkadaşı Cafer Tayyar (Eğilmez) Paşa’nın evi de didik didik aranır. Asıl dertleri, yakılan kitaptan Paşa’da kaldığını öğrendikleri o beş tehlikeli nüshayı ele geçirmektir. Nüshaların nerede olduğunu sorarlar. Paşa ‘Onları yaktım’ diye cevap verir. Lakin tehditlerine devam ederler. İş, suikast planlamaya kadar dayanır.

“Bir suikasd eserime karşı yapıldı”, der Paşa, “diğeri hayatıma karşı hazırlandı. Fakat haber alıp önledim.” 

Bu noktadaki açıklamaları çarpıcı olup mutlaka dikkate alınması gerekir: 

“Bana karşı Gazi’nin bir suikasd yapacağını düellomuzun ilk gününden beri kaç kişilerden işitmiştim” der Bir Düello Bir Suikast adlı kitabında ve ekler: “Fakat bu bir tahminin sonucuydu.” 

Şimdi yeni bir suikast hazırlığı yapıldığını öğrenmiştir. Habere göre İstanbul Vali Konağında tam dört gün bu mesele müzakere edilmiş. Bir Ermeni’ye kendisini öldürterek suçu onun üzerine atacaklarmış. “Bütün hınçları”nın İstiklal Savaşı’nda gördüğü hizmetlerin belgelerini ortaya koymasından ileri geldiğine inanmaktadır. “Dostluğu düşmanlığından tehlikeli olan bu şefimiz, artık son kararını vermiş bulunuyor.” Böyle yazar.

Öte yandan Başvekil İsmet Paşa 1933’ün Ağustos ayında olaydan haberi olmadığını yazar kendisine. Karabekir acır ona. “Ne yazık ki, kendisinin “Gizli Kızıl Pençe”den haberi yok” der. Şunu kabul eder: “Kızıl Pençe düzeninde İsmet yoktu. Buna doğruca Gazi emir verir. Meclis Reisi, Kılıç Ali gibi en güvenilir adamları vasıtasıyla hükümet mekanizması gizli oyunlarına başlarlardı.” 

Kitabını onların yaktırdığına, evini onların bastırdığına, şimdi de suikast düzenleyerek ipini çekmek istediklerine inanır. Başvekile bir mektup yazarak oyunu bozmaya çalışır.

Karabekir Paşa asıl bu “anormal işler”in ülkeyi felç ettiğine üzülür. “Yazık ölen vakitlere, yazık öldürülen hakikatlere” diye hazin bir son not düşer defterine.

“Kızıl Pençe” düzeni Kazım Karabekir’i zahiren susturmayı başarsa da, o asla yılmaz, eserlerini yazmaya devam eder. Bugün elimizdeki kitapları onun bu ikinci mücadele cephesinin eseridir. Birçok sırrı deşifre etmiştir de, nedense “Kızıl Pençe”yi pek özet geçmiştir. İnsanın aklına geliyor ister istemez: Bu kitap yaktıran “Kızıl Pençe” nasıl bir örgüttü? Buyurun tarihin yeni bilinmezlerine…

1933 yılında yakılan kitabı 1951 yılında ailesi tarafından yine İstiklal Harbi’nin Esasları başlığıyla bastırılır. Bugün piyasada çeşitli baskıları bulunan bu kitabın metninin 1933 yılında yaktırılan kitabın aynısı olup olmadığını bilmiyoruz. Muhtemelen kısmen sansürlenmiştir, zira Cemal Kutay’ın bir yayınında yakılan kitaptan aktarılan parça elimizdeki nüshadan tamamen farklı bir mahiyette. Günün birinde ortaya çıkacak ama kim bilir nereden?

“Yalan bir sistir, dağılır” demişti Paşa, “Hakikat ise güneştir, doğar.” Hakikatlerin yeniden konuşacağı günlerin yakın olması ümidiyle Paşa’yı vefatının 74. sene-i devriyesinde rahmet ve hürmetle yâd ediyoruz.

Akit / Mustafa Armağan

Etiketler: Mustafa Armağan

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gazze’nin Hamileri Nerede?
    7 Mayıs 2026
  • ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor
    5 Mayıs 2026
  • İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü
    5 Mayıs 2026
  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Gazze’nin Hamileri Nerede?

7 Mayıs 2026
ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

5 Mayıs 2026
İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

5 Mayıs 2026
Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist