17 Nisan 2026 - Cuma
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Güncel

Herkes Savcı, Herkes Yargıç, Herkes Dedektif, Neden Sebep!

Katillerin kimliği, cinayet işleme nedenleri ve şekilleri adli makamların vazifesi iken her evde çoluk çocuğun gözü önünde bütün haberleri dışarda bırakarak, sekiz yaşındaki Narin’in katledilmesinin “Neden sebep?” sorusu peşinde haberleştirilmesine, gündemin işgal edilmesine karşı sormamız gereken soru şu: Herkesin savcı, herkesin yargıç, herkesin dedektif olduğu bir yerde, mesleği hâkim, savcı, dedektif olanlar ne yapar?

Yazar: Venhar Haber
5 Ekim 2024
Kategori: Güncel
0 0
0
Herkes Savcı, Herkes Yargıç, Herkes Dedektif, Neden Sebep!
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

I-

Otobüsün içinde, saniyelerin neredeyse bir saat olarak hissedildiği psikolojik zamanın kaydı altında, öylece duruyoruz. Yeni yolcuların gelmesini mi bekliyoruz yoksa her fırsatı kendine yontan bazı yolcuların, verilmemiş moladan bütün bencillikleri ile istifade ettikleri zamanı nihayete erdirmeleri için sabır mı kuşanıyoruz, bilmiyorum.

Biraz önce Kütahya Garı’ndan binmiş olan iki yolcunun sesini duyuyorum. Konuşarak yerlerine gittikleri için o iki sese dikkat kesilmiş, adamların yaşlarının 70 civarı olmasına rağmen 1901 doğumlu dedemin sesini ve kelimelerini ödünç almış bir eda ile konuşmalarını zihnim kayıt altına almaya cehdetmişti.

İşte o adamlardan birisi, muhatabına durmadan “Neden sebep?” diye soruyordu. Adamın her defasında verdiği izahı beğenmiyor, sorusunu aynı kelimelerle ama frekansını biraz arttırmış olarak tekrarlıyordu: “Neden sebep!?”

Neden sebep sorularını cevaplaması gereken kişi, en sonunda sabır taşı olsa çatlar hükmünün uygulayıcısı olarak muhatabına gürledi. “Anlayışın mı kıt be adam? Neden, neden? Kedi boku eben.”

Şimdi bir kavga çıkacak diye beklerken “neden sebep” diyen güldü. “Lokum al ağzın tatlansın” dedi.

Önce kötü bir mizah esintisi olarak, ebesinin hakkını koruması gerekmiyor muydu diye tebessüm ettim, kendi kendine gülene ne denir yargısını parantez içine alarak. Sonra, iki adamın sohbetinin harcını düşündüm. Anlatan sohbet ehliydi, dinleyen belli ki kendini modern zamanların enformatik sorularına teslim etmiş, eskinin sohbet adabını unutmuş, arkadaşının söz ikliminde seyre çıkmış halini gerekli gereksiz sorularıyla talan etmişti. Arkadaşının kendisine bu adabı öfke ile hatırlatmasını muhabbetle karşılamış; her ikisi, hatırlayan ve hatırlatılan olarak yeniden, “kadını darlıkta, erkeği varlıkta, kardeşi mirasta, dostu yolculukta tanırsın” kelamı kibarının iklimine sığınmıştı.

II-

“Neden sebep” diyerek muhatabının sözünü balla değil de kötü bir merakın harcıyla kesip, belki de muhatabının cevabını veremeyeceği bir sorunun içine hapseden adamı dinlerken; yola çıkmadan önce okuduğum, Necip Fazıl’ın (1904-1983) “Ölü Saklayan Mezarcı” hikâyesini hatırladım. Hikâye 1928 yılında yayımlanmış. Yani Necip Fazıl henüz 24 yaşında iken.

Hikâye, “Hikâyemi yazmak için her zaman uğradığım kahveye gittim” diye başlıyor.

Anlatıcı hikâyesini iki saat içinde yazmak zorundadır. Muhtemelen hikâyesini gazeteye gönderecek, karşılığında telif alacaktır. Fakat henüz ne yazacağını bilmemekle beraber, kahvehanenin atmosferinden bir hikâye avlayacağını sezmektedir:

“Evet, bugün bu kahvehane bende tuhaf bir tesir yaptı! Yanı başımdaki bu insanlardan, neredeyse mühim, fevkalade bir şey doğacak gibi dikkatimi üzerlerinden sıyıramıyorum. Bayram Ağa’nın üç köşe delikten uzanan başını gördüm. Esmer dudakları kımıldamadan bir şeyler mırıldandı:

-Ölü kaç gün kalmış evde?”

Soruya cevap veren olmaz. Ancak bu soru anlatıcıyı korkutur. Korkusunu yenmek için sorunun cevabını makul bir şekle sokmaya çalışır: “Biri ölmüş ve birkaç gün kaldırılmadan evinde kalmış. Olabilir ya…”

Fakat kendini ikna etmeye gücü yetmez.

Kahvedekiler oyunlarını oynamaya devam ederler. Oyunun içinde “evde kalan ölü”ye dair bir iki kelâm etmeyi de ihmal etmezler.

“-Ölü saklayan bir mezarcı… Gel de inan! Olur şey değil.”

Saklanan ölü ile ilgili bilgiler de sızdıkça anlatıcı işin aslını daha çok merak eder:

“-Beş gün kalmış… Düşünün, beş gün… Kimsenin haberi olmadan…

-Mezarcı, beş gün kendisinden başka kimsenin ayak atmadığı bu eve girip çıkmış, ha!

-Bereket versin çocuklara…

-Sahi… Çocukların topu bahçeye kaçmış da duvardan topu almak için bahçeye girdikleri zaman kapının camından taşlıktaki ölüyü görmüşler.

-Ne de güzel kızdı, değil mi?

-Ya!.. Sorma, sorma…”

Anlatıcı her bilgiden sonra olayın biraz daha esrarengiz bir havaya bürünmesinden dolayı çıldırtıcı bir merakın içine düşmektedir.

Mezarcının genç ve güzel bir kızı beş gün evinde sakladığını bilenler bunun sebebini de biliyordu muhakkak. Sanki özellikle anlatıcıya “dinletmek için gayet basit bir sebebin izah edivereceği âdi bir vak’aya, bir artist hüneriyle sonsuz bir mana vermek için evvelden düşünülmüş, sıraya konulmuş bir üslûpla konuşuyorlardı.”

“-Ölü saklayan mezarcı mı dediniz? Niçin saklamış mezarcı bu ölüyü beş gün evinde?”

Anlatıcı bu soruyu sormak için yerinden kalkar, içtiği kahvenin parasını öder. Soracakken vazgeçer:

“Bu suale alacağım cevap, sonunda her hadiseyi bayağı bir oluş mekanizmasıyla hallediverecek ve hemen şaşkınlığımı ortadan kaldıracak bir cevap olmayacak mı? Şu veya bu şekilde bir cevap… Şu veya bu sebepten olmuş… Bana ne? Olmuş ya!

Sebebini bilmeyeyim ki, bu vak’anın müthiş manası kıymetinden kaybetmesin.” (Hikayeler, Büyük Doğu Yay., 19. Basım, 2010, s. 35)

Necip Fazıl bu hikâyesi ile 1928 yılında müthiş bir sezgiyle enformasyon ile bilgi arasındaki farkı yakalamıştır.

III-

Hikâyeyi otobüsteki iki adamın konuşması üzerinden hatırlamıştım ancak bu yazıyı Byung Chul Han’ın Sürünün İçinde: Dijital Dünyaya Bakışlar adlı kitabındaki “Dijital Hayaletler” bölümünü okurken yazmaya karar verdim. Chul Han, sır ile iletişim şeffaflığı üzerinden ilerlediği yazısında enformasyonun düşünmenin körelmesine neden olacağından bahsediyor: “Analitik yeti, özsel olarak konuyla ilgili olmayan her şeyi algısal materyalden çıkarmakta ısrar etmekten ibarettir. Nihayetinde, özsel olanı özsel olmayandan ayırt etme becerisidir. Bugün bizi teslim alan enformasyon seli, şeyleri özsel olana indirgeme becerimize belirgin şekilde zarar veriyor. Ancak düşünme, zorunlu olarak ayırma ve seçmenin negatifliğini içerir. Dolayısıyla düşünme her zaman dışlayıcıdır.” (Sürünün İçinde, s.72-73)

IV-

Siz bu metni lütfen Türkiye’nin günlerce (43 gün) bir çocuğun ailesi tarafından katledilmesi haberine kilitlenmesi üzerinden okuyun. Katillerin kimliği, cinayet işleme nedenleri ve şekilleri adli makamların vazifesi iken her evde çoluk çocuğun gözü önünde bütün haberleri dışarda bırakarak, sekiz yaşındaki Narin’in katledilmesinin “Neden sebep?” sorusu peşinde haberleştirilmesine, gündemin işgal edilmesine karşı sormamız gereken soru şu: Herkesin savcı, herkesin yargıç, herkesin dedektif olduğu bir yerde, mesleği hâkim, savcı, dedektif olanlar ne yapar?

Narin cinayeti neden başka her türlü haber dışarda bırakılarak gündeme yerleştirildi? Aşırı haberleştirilme ile ne sağlanmış oldu?

“Orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüz” DEĞİLDİR algısı yerleştirildi zihinlere.

“O köy onların köyü” algısı ile insanların birbirinden “derin” komplolarla kopması; bir aile üzerinden ailenin tekinsizliğinin zihinlere kazınması; haber şeffaflaştırılarak olayın üzerinin örtülmesi; ekran başındaki çocukların kendi anne ve babalarından korkması…

Yeni Şafak / Fatma Barbarosoğlu 

Etiketler: aileFatma BarbarosoğluHukukNarin cinayeti

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Amerika ve İsrail Dost, İran Düşman Öyle mi?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?
    8 Nisan 2026
  • Hürmüz Boğazı Krizi 9 Emtiayı Daha Etkiliyor
    3 Nisan 2026
  • Savaşın Birinci Ayında Kim Hedefine Daha Yakın?
    31 Mart 2026
  • ABDli Yetkili: İran’ın Misilleme Kapasitesi Beklentilerin Üstünde…
    31 Mart 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026
İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

8 Nisan 2026
İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist