20 Nisan 2026 - Pazartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Türkiye Siyaset

Gösteriyi Araçsallaştıran Siyasal Şiddet…

Meseleyi, daha derin bir gözlem ile anlamaya ve algılamaya çalıştığımızda ‘Bir gösteri toplumu’ kavramsallaştırmasını yapan Fransız yazar Baudrillard’ın haklılığı ortaya çıkmaktadır. Meselenin özü tam olarak bu! Gösteri toplumu… Bu gösteriyi siyaset, sosyoloji ve düşünce zeminine de uyarlayabiliriz. Ancak en önemlisi, toplumsal mühendisliği uygulamadaki işlevselliğidir. Gösteri üzerinden toplumlar, istenilen politik ve sosyolojik durumlara yöneltilebiliniyor.

Yazar: Venhar Haber
24 Mayıs 2019
Kategori: Siyaset
0 0
0
Gösteriyi Araçsallaştıran Siyasal Şiddet…
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Mevcut siyasal gidişatın varlığını doğru anlamak ve oluşan sosyolojiyi doğru okumanın yolu, bu gidişatın üzerine kurulu olduğu düşüncenin kimliğini doğru öğrenmekle ilişkilidir. Mevcut okumaları hala modern siyasal dil üzerinden okumalar, sadece yeni oluşturulan sosyolojiye meze olmaktan başka seçenek bırakmayacaktır. Değişimin hızı ve yönelimini mevcut duruşun ontolojisini doğru okuyarak ortaya koyabiliriz. Bir kaos zemininde oluşturulan fırtına ve bu fırtına üzerine bina edilen savaş tiyatrosunu gerçeklik zemininde algıladığımızda tam da beklentiye uygun bir sosyolojinin figüranları olmayı da hak etmiş oluruz.

Salim bir kafa ile bir kez daha düşünelim: ortada cephe yok…  Yani kimin nerede durduğu veya kiminle iş tuttuğu konusu tam bir görelilik oluşturuyor. Bir olayda yan yana duran güçler, başka bir olayda karşı karşıya kalabiliyorlar. Bunun örneklerini vermeye gerek yok! Göreliliğin hâkim olduğu bir güçler çatışmasına maruz bırakılıyoruz. Bir birine ahkâm kesenlerin el altından ticaretlerini en üst düzeyde sürdürmeye devam ettiklerini gözlemliyoruz.

Dünya bir yere doğru sürüklendirilmeye çalışılıyor. Bu kesin! Ama nereye doğru sürüklendiği meselesi hala muamma! Hakkında komplo teorileri üretiliyor veya yenileri de üretilebilir. Bu komplo teorilerin ayrıca çok iyi bir açıklama modeli oluşturduğunu da düşünenlerdenim. Ancak, fiili olarak herhangi bir gücün kendi başına nizam oluşturmaya gücü ve takati yoktur. Buna uygun bir sistem ve dünya görüşü de kalmadı. Bu ‘dünya görüşü yoktur’ sözümü ciddiye alarak düşünün!

Çünkü yeni bir dünya görüşü var. Görelilik üzerine bina edilmiş ve adına post modernlik denilen yeni bir dünya görüşü vardır. Hakikat özneldir ve kişisel bir karaktere haizdir. Bu yüzden hakikatin parçalandığı bir düşünce zemininde siyaset ve dünya görüşü de parçalı hale gelmektedir. Kırılganlığın ortaya çıktığı vasat ise tam olarak buradan neşet etmektedir. Bu yüzden benim isteğimin belirleyici olduğu bir dünyada yaşamanın doğal bedeli olarak; senin ne istediğini sana öğretecek yeni bir sistem ve dünya görüşü oluşturuluyor. Reklam üzerinden her insan tekinin moda ve yeni eğilimler adı altında sürekli senin ne istediğini sana öğretecek ve ticareti çok renkli hale getirecek yeni bir sürece hazırlanıyoruz. Bu aynı zamanda siyasal alanda da kendi rengini ortaya koymaya çalışıyor.

Şimdi biraz daha durup düşünelim: Arap baharı olarak tesmiye edilen hareketin çıkış noktasındaki duruşu ile bugün arasındaki duruşu arasındaki farka dikkat kesilmek yeterlidir. İhvan, Arap baharındaki en önemli güç olarak temayüz etmişti. Mısır’da iktidara geldiği gibi Tunus ve diğer ülkelerde de iktidarın en güçlü adayı idi. Süreç içinde ise İhvan ilk darbeyi Mısır da aldı. Mursi cumhurbaşkanlığından edildi. İhvan tutuklanmalara ve katliamlara maruz kalındığında yeterli bir dış destek ve hak diye yeri göğü inletenlerden bir ilgi göremedi. Sonra süreçle sürekli kan kaybına uğradı. Bugün İhvan diye bir mesele kalmadı. Gündemde yok. En önemli müttefiki ile de çok yakın bir ilişkisi olmadığı zehabı uyandırıyor. Yani yokluğa tevdi edildi.

Aynı durum Ak Parti için geçerli oldu. Daha Arap baharı başlamadan bir Türk baharı araştırmaları yapıldı. Yollar ayrıldı. Müttefikler dağıldı, yeni müttefiklikler kuruldu. Sonrasını süreklileşen seçim atmosferleri aracılığı ile ve bir kalkışma ile gözlemlemeye devam ediyoruz. Çok kararlı ifadeler, yargılar ve çatışma alanları, ama her şey yerli yerinde çatışmanın izini görebilecek bir zemin hep dışarıda kalarak siyaset yeni yolunu sürdürmektedir. Dünya ölçeğinde de çok sert rüzgârların estiği racon kesildiği durumlar oluyor. Savaş çıktı, çıkacak diye beklerken, sanki hiçbir şey olmamış gibi hayat kendi rutininde iki küçük açıklama ile mesele suhulete ulaşıyor.

Meseleyi, daha derin bir gözlem ile anlamaya ve algılamaya çalıştığımızda ‘Bir gösteri toplumu’ kavramsallaştırmasını yapan Fransız yazar Baudrillard’ın haklılığı ortaya çıkmaktadır. Meselenin özü tam olarak bu! Gösteri toplumu… Bu gösteriyi siyaset, sosyoloji ve düşünce zeminine de uyarlayabiliriz. Ancak en önemlisi, toplumsal mühendisliği uygulamadaki işlevselliğidir. Gösteri üzerinden toplumlar, istenilen politik ve sosyolojik durumlara yöneltilebiliniyor.

Gerçekten etrafımıza gösteriden uzak bir şekilde baktığımızda her şeyin nasıl bir gösterinin parçası haline dönüştürüldüğünü gözlemlemek mümkündür. Trump gibi birisinin ABD başkanı seçilmesi de bu gösteri toplumunun tam bir delilidir. İstanbul belediye seçimlerinden Ekrem İmamoğlu gibi bir figürün başkan adayı olması ve seçim sürecindeki gösterisi de buna delil olarak gösterilebilir. Toplumsallığın yönünün göründüğü her yerde bir gösterinin işaretini görmek zor değil!

Meselenin özü, gösterinin bir parçası olmadan gösteriyi bir gösteri olarak tanımlamak ve bizi çağırdığı yönü doğru tespit ederek bu illüzyonun tesirini azaltacak işlere yönelmek kaçınılmaz olmalıdır. Ancak bu şekilde Firavunların bu yeni sihirbazlarının oyunlarını bozma imkânı kazanabiliriz. Hiyerarşinin ve değerin yok edildiği bu yeni dünyada ahlaktan dem vurmanın bir anlamı kalmamaktadır. Hatta bugün en çok ahlak savunusunu ahlaksızlıkları ile malul olanların yaptığını görmek durumu daha içler acısı duruma taşımaktadır.

Bütün dinlerin eşitlendiği, bütün sosyolojilerin eşitlendiği, bütün düşüncelerin eşitlendiği, bütün bilme çeşitlerinin eşitlendiği bir dünyaya doğru giderken, değer, anlam ve farkın ortadan kalktığı yeni bir dünyaya yol alıyoruz. Bu yeni dünyada cinsiyet eşitliği yanında her türlü sapkınlığın bir hak olarak karşımıza çıkacağı yeni bir dünyada yaşamaya başlayacağız. Eğer aklı başında insanlar, yeniden olup bitenin farkındalığını elde edemezlerse, gösterinin çağırdığı dünya bu…

Her şeyin içinin boşaltıldığı bu yeni dünyada insan olarak yaşamanın imkânı kalmayacağı için yeni teknoloji de buna uygun bir gelişme göstererek insanı dünyadan silecektir. Ama bu arada bizi oyalayacak nispi gerçeklikler üreterek kendimizi tatmin edecek bir şeylerin sahibi gibi görünmemizi sağlıyorlar. Hiçbir şeyin kendisi olamadığı bir dünyada insan olarak yaşamanın da bir anlamı kalmıyor zaten!

Her Taraf / Abdülaziz Tantik

Etiketler: Abdülaziz Tantik

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Amerika ve İsrail Dost, İran Düşman Öyle mi?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?
    8 Nisan 2026
  • Hürmüz Boğazı Krizi 9 Emtiayı Daha Etkiliyor
    3 Nisan 2026
  • Savaşın Birinci Ayında Kim Hedefine Daha Yakın?
    31 Mart 2026
  • ABDli Yetkili: İran’ın Misilleme Kapasitesi Beklentilerin Üstünde…
    31 Mart 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026
İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

8 Nisan 2026
İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist