13 Mayıs 2026 - Çarşamba
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Türkiye Siyaset

Evet; Ankara, Lozan’da İstediğini Aldı… Peki, Ne İstedi?

Lord Curzon, Avam Kamarası'na, "Türkler bir daha eski savlet (dinamizm) ve şevketine (güç) kavuşamayacaktır. Zira biz, onları maneviyat ve ruh cephelerinden öldürmüş bulunuyoruz" sözü vermişti!"[

Yazar: Venhar Haber
24 Temmuz 2023
Kategori: Siyaset
0 0
0
Evet; Ankara, Lozan’da İstediğini Aldı… Peki, Ne İstedi?
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Tam yüz yıldır Lozan’ın “zafer mi; yoksa hezimet mi” olduğunu tartışıyoruz. Çünkü baktığınız yere göre her ikisi de doğru görünmektedir. Elbette kim için zafer ve kimler için hezimet olduğu önemlidir. Gelin bu “derin” karanlığı; belgeler ışığında aydınlatmaya çalışalım.

“Lozan”ı doğru anlayabilmek için  biraz geriden başlamak gerekir.

İngiliz Doğu Komitesi (Eastern Committee), Ocak 1919’da, Orta Anadolu’ya sıkıştırdıkları Türkler hakkında karar vermek için toplamıştı. “Fırsat bulmuşken tamamını Orta Asya’ya sürelim” görüşü ağır basmıştı ama “Öyle yaparsak, öngöremediğimiz bir tehlikeyle karşılaşabiliriz” diyen Komite Başkanı George Curzon’un, “Türkleri Anadolu’da bırakalım ama tehdit güçlerini ellerinden alalım, Batı’ya bende yapalım” görüşünde karar kılmışlardı.[1]

O günlerde Paris Barış Konferansı’na giden Balfour’un yerine Dışişleri Bakanlığını üstlenen Curzon, tam bir Türk uzmanıydı. Kendisinin ürettiği “Başkenti Anadolu’da olan yeni bir yönetim kurulması” stratejisini; İngiltere adına desteklemişti. Nitekim Kurtuluş Savaşı’nın daha ilk günlerinde verdiği demeçte, “İstanbul Hükümeti meflûç (felç) ve Mustafa Kemal, Türkiye’nin hakiki hâkimidir” demişti. Aslında İzmir’de toplanacak olan Barış Konferansı’nı Lozan’a naklettirmiş ve İngiltere’yi o temsil etmişti.[2]

Türkiye ise; Lord Curzon gibi kurtların masasına, Mondros Mütarekesi’nin rövanşını almak için sabırsızlanan (ve çok iyi İngilizce bilen) Heyet-i Temsiliye Reisi Rauf Orbay veya teamül gereği; Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Tengirşek’in gönderilmesi gerekirken, bu işlerle hiç ilgisi olmayan; üstelik kulağı da duymayan İsmet Paşa’yı göndermişti!

Bu görevlendirmeye o bile şaşırmış, “İlk defa çizmeyi çıkarıp iskarpin giydim. Sivil ve diplomatik hayata çok yabancıydım. Lozan’da uğradığım güçlük, askerlikten gelip amatör diplomatlık yapmamdı” itirafında bulunmuştu. Gazi ise bu tercihini, “İsmet bana her zaman kusursuz itaat etmiştir” şeklinde savunmuştu![3]

Türk tarafı, bireysel temsiliyetteki bu büyük zaaf yetmiyormuş gibi ulusal temsiliyette de; “teslimiyet” anlamına gelen bir hata yapmıştı!

“Çifte davet” oyunu üzerine kurulu bir danışıklı dövüş sayesinde, Lozan Konferansı başlamadan 10 gün önce Saltanat kaldırılmıştı ama mer’i Anayasa’ya göre hâlâ devletin temsilcisi Halife ve merkezi de İstanbul idi. Ankara’daki yapılanma, anayasaya aykırı bir başlangıçtan ibaretti.

Yani Ankara yönetiminin henüz uluslararası meşruiyeti yoktu. Zaten Ankara’nın asıl derdi de buydu. Sınırın nereden geçtiği tali meseleydi! En zaruri hedef, “devlet” olabilmekti!

Bunu Avrupa temsilcileri de çok iyi biliyordu ama o “meşruiyeti” vermek için “özel” şartları vardı! İşte her iki tarafın bu “asıl talepleri”yle ilgili pazarlık, salonlardaki müzakerelerin tamamen dışında, İsmet Paşa’nın danışmanı Hahambaşı Hayim Nahum aracılığıyla yürütülüyordu. Ankara’dan yetki alan Nahum, konferans başlamadan önce Londra’da Lord Curzon ile görüşmüş, “Siz Türkiye’nin mülkî tamamiyetini (Ankara’nın meşruiyetini) kabul edin, ben İslâmiyet’i ve İslâm temsilciliğini (Hilafeti), ayaklar altında çiğnetmeyi taahhüt ediyorum” demişti.[4]

Sonra Ankara’ya gelen Nahum, planın muvaffakiyetinde söz sahibi olan merciden (M. Kemal Paşa) tekrar onay almıştı!

İsmet Paşa’nın; “Mücadeleci, müttefikleri; etrafında toplayarak sevk ve idareye muktedir bir manevracı” şeklinde tarif ettiği Lord Curzon, 11 Kasım 1922’de başlayan görüşmeleri orkestra şefi gibi yönetmişti. Öncelikle, coğrafi hedeflerini masaya yatırmış ve tamamına ulaşmıştı![5]

Lozan’da 100 kişilik Türk heyeti vardı ama gazeteci Hüseyin Cahit, “Hepsi dans öğrenmekle, briç ve poker oynamakla meşguldü. Müzakerelerle ilgili bütün bilgileri, Hayim Nahum’dan aldık” diyordu.[6]

Masadaki hedeflerine ulaşan Lord Curzon, Londra’nın asıl şartını da, “Türk mukaddesatının feda edilmesi gibi muazzam bir Hristiyanî zafer ümidi olmazsa, müzakereler kesilecek ve işler hemen fiilî safhaya dökülecektir” şeklinde aktarmıştı. “Danışman” Hayim Nahum, Curzon’un bu diplomatik tehdidini İsmet Paşa’ya, “Konferansa devam edebilmeniz için Hilâfetin kaldırılması şartını kabul etmeniz gerekir” şeklinde tercüme etmişti![7]

Son sözünü söyleyen Lord Curzon, 4 Şubat 1923 günü Londra’ya hareket etmiş, İsmet Paşa da bu yeni durumu görüşmek için Türkiye’ye dönmüştü!

Eskişehir İstasyonu’nda, İzmir’den gelen Mustafa Kemal Paşa’nın trenine geçen İsmet Bey İngiltere’nin yeni şartını iletirken, Londra’da trenden inen Lord Curzon da, ne hikmetse; henüz bitmemiş müzakerelerin kahramanı olarak karşılanıyordu!

Bir süre sonra Türkiye’nin, “Yeni şartınızı kabul ediyoruz” mesajı üzerine, Lozan’ın 2. Bölümü 23 Nisan’da başlamıştı. Ancak, istediğini alan Lord Curzon “tali meselelerin” görüşüleceği bu bölüme gelmemişti. İsmet Paşa ise, yeni tavizler için TBMM’den aldığı yeni yetkiyle tekrar Lozan’a gitmişti!

Netice itibariyle 24 Temmuz 1923 günü (100 yıl önce bugün) imzalanan “Lozan Barış Antlaşması”, coğrafi tavizleri tescil eden bir “Ön Mutabakat” mahiyetindeydi. Türkiye’ye, “Diğer şartları da yerine getirirsen ‘devlet’ olabilirsin” mesajı verilmişti.

Nitekim acelesi olan Ankara, bu gayr-i millî antlaşmayı bir “hezimet” olarak gören ve onaylamayacağı bilinen Millî Meclis’i 1 Nisan 1923 günü “Yoruldu” bahanesiyle feshetmiş, Mustafa Kemal Paşa’ya “Senin umdelerinin (ilkelerinin) dışına çıkmayacağım” sözü verenlerden oluşan “özel” bir Meclis kurmuştu. Ve 11 Ağustos’ta oluşan yeni Meclis’in ilk işi 23 Ağustos’ta toplanarak, Lozan Antlaşması’nı kabul etmek olmuştu![8]

Antlaşma TBMM’de emrivaki ile onaylanmış ise de kamuoyunda çok tepki görmüştü. İsmet Paşa bile, “Fedakârlığı son haddine vardırdık. Toprak meselelerinde kendi zararımıza ve Müttefiklerin lehine kararlar aldık. Ekalliyetler (azınlıklar) meselesini, iktisadi ve mali meselelerden çoğunu Müttefiklerin dilediği gibi hallettik” demişti.[9]

Oysa turpun büyüğü daha heybeden çıkmamıştı!

Lord Curzon, Avam Kamarası’na, “Türkler bir daha eski savlet (dinamizm) ve şevketine (güç) kavuşamayacaktır. Zira biz, onları maneviyat ve ruh cephelerinden öldürmüş bulunuyoruz” sözü vermişti!”[10]

Ama biz ona itibar etmeyelim, kendi “güçlü” kaynaklarımıza dönelim!

Mustafa Kemal Paşa’nın en yakın arkadaşı ve İcra Vekilleri Heyeti Reisi (Başbakan) Rauf (Orbay) Bey, gazeteci Feridun Kandemir’e “Anlaşıldığına göre İsmet Paşa, Lozan’da; İngilizlerle arabuluculuk rolü oynayan Hayim Nahum Efendi’nin telkinleriyle, Hilafetin devamına müsaade edilmemesini tamamıyla benimsemiş” bilgisi vermişti.[11]

Londra-Ankara hattında yaşananlar da, bu vahameti doğruluyordu!

Zira Türkiye’nin büyük fedakârlıklarla kabul edip, özel Meclis dizayn ederek yıldırım hızıyla onayladığı antlaşmanın geçerli olması için bütün taraflarca da onaylanması gerekiyordu. Oysa İngiltere Kralı, Lozan Antlaşması için “Yeni bir çağ açacak” diyordu ama onay için bir türlü parlamentoya gönderilmiyordu.

Ankara’da ise 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edilmişti ama kimse ilgilenmemişti!

Nihayet Lozan Antlaşması, 3 Mart 1924’te Hilafetin kaldırılmasından sonra (bir yıl gecikmeli olarak) 16 Temmuz 1924’te İngiltere Parlamentosu’nda onaylanmış ve 5 Eylül’de Milletler Cemiyeti’nde tescil edilmesiyle birlikte Avrupa devletleri, bir yıldır tanıyamadıkları(!) Türkiye Cumhuriyeti’ni tanıma yarışına girmişti!

Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’dan süpürdüğü Avrupalılar şimdi kendisine “Büyük devrimci” diyor; övgüler yağıyordu. Hatta denize döktüğümüz Yunanlıların başbakanı Venizelos, Mustafa Kemal’e Nobel Barış Ödülü verilmesini istiyordu!

İngiliz Yazar Philip Graves, Saltanat ve Hilafetin kaldırılmasına, “Türkiye’yi, Avrupa devletine dönüştürmek isteyen devrimci adımların ilki…” demişti. “Ankara, Müslüman uyrukları yöneten bir gayrimüslim devlet için güçlükler çıkaran bir kurumu (Hilafet’i) ortadan kaldırmakla, Britanya İmparatorluğu’na olağanüstü bir iyilik yapmıştır” değerlendirmesi ise çok manidardı! (Briton and Turk, London 1941)

Tabii ki, İngiliz yazarın da dediği gibi Hilafetin kaldırılması sadece başlangıçtı! İnkılaplar da Londra’nın şartına dâhildi. Aslında Hilafet, sonraki operasyonların selameti(!) için kaldırılmıştı!

Zaten Amerika’nın Ankara Büyükelçisi olan Charles H. Sherrill de, “8. Henry gibi Gazi de Hilafeti lağvetmiş ve ruhani sınıfın nüfuzunu ortadan kaldırmıştı. Aynı zamanda namaza davetin de, Türkçe yapılmasını istemişti” derken, büyükelçilik yaptığı 1932 yılına kadarki devrimleri özetliyordu! [12]

Sonuç…

Kemalistlerin “Lozan, Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedidir” sözü doğrudur.

Ancak…

Kurtuluş Savaşı’nı kazanarak kurduğumuz devletin tapusunu, cephede yendiğimiz düşmandan almak ne kadar doğrudur?

Nuh Albayrak/Star

[1] Taha Akyol, Curzon Raporu: Türkler Asya’ya, Milliyet gazetesi, 2 Ağustos 1998.

[2] https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/bilgi/lord-curzon-1859-1925/

[3] İsmet İnönü’nün Lozan Hatıraları-I, Cumhuriyet Yayınları, İstanbul 1998, s. 125.

[4] Büyük Doğu, İsmet Paşa ve Lozan’ın İçyüzü, Sayı: 29, 6 Ekim 1950, s. 10.

[5] İsmet İnönü’nün Lozan Hatıraları-I, s. 104.

[6] Cemal Kutay, Bilinmeyen Tarihimiz-1, Dizerkonca Matbaası, İstanbul 1974, s. 294, 305.

[7] Büyük Doğu, İsmet Paşa ve Lozan’ın İçyüzü, s. 10.

[8] Eyüp Durukan, Günlüklerde Bir Ömür-V, İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul 2011, s. 260.

[9] Ali Naci Karacan, Lozan Konferansı ve İsmet Paşa, Türk İnkılap Tarihi Ens. Yayınları, İstanbul 1943, s. 211.

[10] Büyük Doğu, İsmet Paşa ve Lozan’ın İçyüzü, s. 11, 16.

[11] Ahmet Kabaklı, Temellerin Duruşması, Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları, İstanbul 1993, s. 147-154.

[12] Temellerin Duruşması, s. 160-164.

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gazze’nin Hamileri Nerede?
    7 Mayıs 2026
  • ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor
    5 Mayıs 2026
  • İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü
    5 Mayıs 2026
  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Gazze’nin Hamileri Nerede?

7 Mayıs 2026
ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

5 Mayıs 2026
İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

5 Mayıs 2026
Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist