7 Aralık 2025 - Pazar
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Güncel

En Temelsiz Ev; Örümcek Ağı

Oldukça uzun, karmaşık ve gösterişe dayalı olan bu sistemler, insanları yapay yaşamlar ile oyalamakta ve insanların hayallerini ellerinden almaktadır. Gençliğin elinden anlamı çalarak amaçsız bırakması, kişiliği cinsiyet üzerinden tanımlayarak değerlere savaş açması, sonu gelmez tartışmalar dünyasında neticesiz yaşantılar sunması, savaşlar ve ölümler çoğaltması, ailenin kirli dünyalarda kaybolması için durmadan çırpınmaları, düşüncenin temeline korkuyu yerleştirmeleri gibi etkili yollarla insanlığa gelecek adına kayıplar sunmakta.

Yazar: Venhar Haber
12 Ekim 2022
Kategori: Güncel, Toplum & Yaşam
0 0
0
En Temelsiz Ev; Örümcek Ağı
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Allah’tan başkalarını dost edinenlerin durumu, kendine bir ev edinen örümceğin durumu gibidir. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümcek evidir. Keşke bilselerdi!

Ankebut | 41.Ayet

İnsanlar durmadan biriktirerek, biriktirdiklerinin esareti altında hayat sürdürerek, bencillik duvarları ile evler inşa ederek ve gösteriş dünyasında yürümeyi temel gaye edinerek yaşam sürdürüyor. Amacın yönünü anlamın merkezinden çevirmeyi başarı addeden bir zihniyet zuhur etmiş durumda. Öyle ki ne için yaşadığına dair derinlikten yoksun ifadeler yaygınlık kazanıyor. İnsan, çürük temellere tutunarak kaybolmaya yüz tutmak zorunda kalacak olana sımsıkı sarılmakta ısrar ediyor. Kendi dünyasını oyalamalara terk ederek, yürek evine kor ateşler düşürüyor.

Sağlam temellerden yüz çevirerek çürük değerler üzerinde yükselen bütün yönelişler batmaya mahkumdur. Bugün, Allah’tan bağımsız yaşam tarzları inşa ederek insanları bu yola çekme gayreti içinde olanlar, örümcek yuvası inşa eden ve bu uğurda büyüklük taslayarak kitleleri helake sürükleyen zorbalar bütünlüğünden başkaları değildir. Küresel çapta evrensel dikta düşüncesine boyun eğmek zorunda kalanlar, bu sistemin değerlerden yoksunluğu nedeniyle çürümüşlüğe boyun eğdiği gerçeğine kör kesilmiş durumda. Tüm dünyada baskıcı yöntemlerle zihinlere durmadan işlenerek benimsetilen düşünceler, bugün için insanlık adına yok oluşu ve derin bunalımları tetikler niteliktedir. Son sürat insanlığı buhranlara sürükleyen bu çürük sistemlerin iyilik ve adalet adına ürettiği hiçbir değer yoktur. Aksine giderek yalnızlaşan insanı, kendi yapısına düşman olması için durmadan dürtmekte ve iç dünyasına yabancılaştırmakta. Kendi elleriyle inşa ettikleri fıtrata aykırı evlerin sağlam olmayışı, insanlık adına değer üretememeleri nedeniyledir. Harcı tamamen insanın çürümüşlüğünden yoğrulmuş bu evlerin korunaklı olmaları ve dışa karşı cephe olmaları neredeyse imkansızdır. Allah’ı devre dışı bırakarak örülmeye çalışılan bütün duvarlar enkaz oluşturmaktan baska hiçbir işlev göremez. Çünkü Allah’tan kaçış, insanın kendi kendisine kuyular kazmasıdır. Dipsiz, karanlık ve dar kuyular… Çoğunluğun olduğu ama kimsesizliğin sürekliliğini somutlaştıran yalnızlığın iktidar olduğu anlamsızlığa dair kuyular…

Küresel sistemin büyük veya küçük bütün müntesipleri, adeta var oluşlarını örümceğin ördüğü gösterişli ama çürük ağın birlikteliğine borçlu olduğu düşüncesini taşıyor. Allah’tan bağımsız evlerin inşa edilişinin çürük zeminler üzerine yapı yükseltmek anlamına geldiğini idrak edemiyorlar. Allah’ın hoşnut olmadığı veya yasakladığı ne kadar düşünce ve anlayış varsa, dünya genelini avuçlarının içine almış durumdaki bu sistemin, yeryüzünde hakim ve kabul edilebilir olması için mücadele verilmekte. Adeta birleşerek yaratıcıya karşı cephe alma yarışına girişilmekte ve bu sistemin içine dahil olmayanları ötekileştirme uygulamaları devreye girmektedir. Dünyaya yaymaya çalıştıkları ne kadar ifsat edici düşünce ve yaşantı varsa demokratik zorbalığın asli suretinde yürürlüğe girmekte. Bunun aksi hâlini ifade edenlerin söylemleri değersizleştirilerek kitleler üzerinde etkisiz kılınmaya çalışılmakta. Böylece, kusursuz ilan ettikleri bu işleyişin önünde engel olacak her şeyi bertaraf etmeyi temel politika haline getirmektedirler. Ancak şu bir gerçek ki, gidişatı insanlık için dramatik sonuçlar doğuran, aileye enkazlar sunan, topluma yük olan ve dünya üzerinde ıstıraplar çoğaltan bir düşüncenin varlığı da devamlılığı da aldatmacadan ibarettir.

Ev korunmaya dair değerdir. Evin sağlam oluşu öncelikle evin içindeki yaşayışın kalitesindeki görünürlüğün sonucudur. Eğer ev sağlam temeller üzerine inşa edilmemiş ise o evin ömrü kısa olur. Bugün evini gösteriş dünyasında sergileyen insanların zihinleri büyük saldırılar altındadır. Zihinlerini işgale açanların evlerini koruması ne kadar zor ise, zihinlerini saldırılar karşısında korumaya özen göstermeyenlerin devam ettirebilecekleri bir geleceklerinin de olması o kadar zordur. Allah’ın insanlığa sunduğu ilkeler üzerine inşa edilen yapılar, saldırılar karşısında özünü koruyabilecek nitelik kazanır. Özünü koruyabilenin çağa söyleyecek sözü de olur. Bundan yola çıkarak Allah’tan bağımsız yapıların uzun ömürlü olamayacağı ve insanlık adına yıkımlar doğuracağı gerçeği akıllara kazınmalıdır. Bilinç evini, yürek yuvasını ve akıl açısını muhafaza etme yolunda yaşamın değerlerden bağımsız kılınmaması gerektiği anlayışı benimsenmelidir. Unutulmamalıdır ki çürük işlevsellik, sonuçsuz gidişattır.

Dünya, bugün insanlık adına hayatın bütün alanlarında derinlemesine bir krizin içinde soluk almaya çalışıyor. Ekonomide bireylerin ve ailelerin yıkımı üzerine yükselen bir anlayış hakim. Aynı şekilde az bir kesimin sınırsız iştahını doyurmak adına servetlerin büyük çoğunluğu bu kesimin elinde toplanırken; büyük çoğunluğu oluşturan kesimin ise karın tokluğuna ayakta kaldığı gerçeği göz önündedir. Kendi çürük sistemlerini zulüm ile boyayanların insanlığa sunmuş olduğu bu yıkım insanlık için bir tükeniştir. Bu durum, politik ve toplumsal alanda da bu geçerli. Toplum son sürat yozlaşmış yaşantıların baskısı altında ezilirken, kendi elleriyle çıkmaza sürükleyen yönetim anlayışının da besleyicileri rolünde yaşam sürdürmektedirler. Azınlığın hegemonyası altında ömür sürdüren insanlığın, bu azınlığın ağıyla oluşturulan sistemin elinde köle olması, sorunların sonunun gelmeyeceğini işaret ediyor. Büyük kaosların son bulmayışı giderek insanların dünyalarını karanlığa çevirmekte, yüreklerinde derin yaralar açmakta.

İnsanlardaki uçsuz bucaksız yorulmaların sebebi, Allah’a meydan okuyan müstekbirlerin yürek yıkımları üzerine kurdukları örümcek ağları dolayısıyladır. Oldukça uzun, karmaşık ve gösterişe dayalı olan bu sistemler, insanları yapay yaşamlar ile oyalamakta ve insanların hayallerini ellerinden almaktadır. Gençliğin elinden anlamı çalarak amaçsız bırakması, kişiliği cinsiyet üzerinden tanımlayarak değerlere savaş açması, sonu gelmez tartışmalar dünyasında neticesiz yaşantılar sunması, savaşlar ve ölümler çoğaltması, ailenin kirli dünyalarda kaybolması için durmadan çırpınmaları, düşüncenin temeline korkuyu yerleştirmeleri gibi etkili yollarla insanlığa gelecek adına kayıplar sunmakta.

İnsan ne kadar oyalanırsa o kadar yorulur. Bu yorulma sağlıklı düşüncenin önündeki en büyük engellerden biridir. Kısacık ömrüne büyük koşuşturma ve yorulmalar sığdırmak için çırpınan insan, neticede varamayacağı menzilleri biriktirmekle oyalanıp durmakta.

Dünyayı büyük eziyetler yumağına çevirenler, insanı ankebut yuvasına dahil etme uğraşı vermekte. Zira onlar çok iyi bilmektedir ki insanın elinden değerleri, zihninden fikirleri, hayatından ilkeleri alındığında insan tek kelimeyle anlamsız kalır. Onların ankebut evleri anlamsızlık üzerine inşa edilmiş olur. Bu gösteriş dünyasına dahil olanların yorulacağı sınırsız anları olacaktır. Yolu kaybetmenin, istikametten sapmanın, anlam arayışındaki savrulmanın, hayatın anlamına dönük umudun ölümü, bu çürük yapıların içinde ömür sürdürmenin neticesidir. Kendi inanç evini korumaya dönük mücadelenin terki, insanı sonuçta çürük evlerde köle olmaya itecektir.

Her insanın yüzünü çevirdiği, kendisini ait hissettiği, aklen ve kalben oranın insanı olduğuna dair inanç beslediği bir yönü vardır. Bu yönü tercih etmedeki temel etken anlam olmalıdır. İnsan anlamsız oldu mu boşluğa mahkum olur. Korkularla örülü depresif yaşantılar onu esir alır. Böylece yüreğinde kalın dikenler vücut bulur. Bu, tam da hayattan tat alamama durumudur. Uğruna cefalar çekilen ömürden anlam çekilip alındığında geriye nasıl bir umut ve değer kalabilir ki? Sonuçta insan doğar ki umut yüklü olur; insan yaşar ki anlam üzere yürür; insan ölür ki gerçeklik üzere dirilir ve insan dirilir ki hakikatin kendisiyle yüzleşir. İnsanın elinden bütün bunlar alınıp da bunların yerine oyalanması için ankebut yuvaları verildiğinde hüsranlar, savrulmalar, yıkımlar, kaybedişler ve tükenişler sonu gelmez bir süreklilik meydana getirir.

Düşünce dünyasına zehirli yosunlar çağıran kişide yozlaşmalar had safhada olur. Allah’ın göstermiş olduğu yoldan bağımsız öteki yollarda vakit öldürenlerin çıkmazlarda boğulacakları kaçınılmazdır. Ankebut yuvasının ağı ancak, günahların yığınları ile örülebilir. Günahların hüküm sürdüğü şuursuzluk hâli zihninde de ankebutlar örer. Böylece yaşantılardaki savrulmalar ve uyuşukluk süreci uzamaya başlar. Çürük sistemlerin hayat alanlarını esir almaması adına sağlam düşüncelere ve kaynaklara bağlılık oldukça önemli. Bu bağlamda Allah’ın, insan için sunmuş olduğu yaşam modelinin benliklerimizde yerleşke halini alması için var gücümüzle mücadele etmeli, bozgunculuğa karşı direnmeliyiz.

Kadir Çiçek/Her Taraf 

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • TAZİYE
    4 Aralık 2025
  • Gazze’ye mi, İsrail’e mi Garantör ?
    2 Aralık 2025
  • İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Olsun !
    2 Aralık 2025
  • Garantörlük Safsatası
    21 Kasım 2025
  • Abdurrahman Ateş: Gazze, samimi olanlarla sahtekar olanları birbirinden ayrıştırdı
    18 Kasım 2025
  • Genç Birikim’in Kasım sayısı çıktı
    18 Kasım 2025
  • Cihattan Önce ‘Hicret’ Gerek
    14 Kasım 2025
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

TAZİYE

TAZİYE

4 Aralık 2025
Gazze’ye mi, İsrail’e mi Garantör ?

Gazze’ye mi, İsrail’e mi Garantör ?

2 Aralık 2025
İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Olsun !

İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Olsun !

2 Aralık 2025
Garantörlük Safsatası

Garantörlük Safsatası

21 Kasım 2025

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist