2 Mayıs 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Alıntılar Alıntı Makale

Doğa-Ulus-İnsan Pedagojisine Giriş: Yapay Medeniyet Mi Organik Ulusal Yaşam Mı?

Merkezinde "iklim değişikliği" temasının yer aldığı "ekolojik dönüşüm" sürecini bütün dünya önümüzdeki yıllarda sertçe hissedecek.

Yazar: Venhar Haber
9 Temmuz 2021
Kategori: Alıntı Makale
0 0
0
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Sinan Baykent, 24.06.2021 – İndependent Türkçe

Merkezinde “iklim değişikliği” temasının yer aldığı“ekolojik dönüşüm” sürecini bütün dünya önümüzdeki yıllarda sertçe hissedecek.

Söz konusu sürecin en şiddetli tezahürlerini ise ne yazık ki -diğer çoğu başlıkta olduğu gibi- mazlum uluslar yani uluslararası Kapital sisteminde üretici kutupta yer al(a)mayan uluslar tecrübe edecek.

Gerçekten de Kapital’e bir şekilde hükmedebilen“süper-güçler”âleminde bahsini ettiğim dönüşümün izleyeceği seyir üzerinde asgarî bir mutabakat oluştu bile.

Başka bir deyişle insanlığın ufkunda bu defa“yeşil kapitalizmler”şablonunun yanı sıra artık buna bağlı olarak gelişecek“yeşil emperyalizmler”safhasına da giriş yapmış bulunuyoruz.

Ben bu dönüşümün“geçişini”yönetmeye aday merkezleri monolitik bir tarzda“yapay medeniyetin öncüleri”şeklinde telakki ediyorum.

Şüphesiz ki“geçişi yönetmek”demek, aslında“geçiş”e ilişkin peydahlanacak yeni devasa pazarlar demektir.

“Paylaşım”yakın anlayacağınız.

Nitekim kapitalizmin başına“yeşil”sıfatı gelmesi de bu sebeptendir.

Aslında değişen hiçbir şey olmayacak.

“Kalkınma”, “büyüme”, “gelişim”, “maksimum kâr”vb. yasalar tam kapasite işlemeye/işletilmeye devam edecek ve fakat yeni“pazarlar”artık kirli fosil-yakıt kaynaklarına hâkimiyetle değil, daha“temiz”ve“inovatif”hammadde kaynaklarına erişim kabiliyetine göre tetiklenecek.

Yeşil kapitalizm talebi birinci elden yoğururken, talebin karşılanması vazifesi ise yeşil emperyalizme düşecek elbette.

Bilhassa Amerikan, Çin ve Avrupa havzalarında (ve bağlı pazarlarda) faaliyet gösteren kâğıt üzerinde“çok-uluslu”niteliği haiz şirketler şimdiden dönüşüme ve geçişe dair ulusal yönlendirmelere kilitlenmiş vaziyette.

Özetle yoksul uluslar daha da yoksullaşacak, plütokratik/emperyalist ağlar ise zenginliklerine zenginlik katacak.

Bu esnada bizim ihtiyacımız olan, Türkiye’nin kendi öncelikli stratejik güvenliği açısından muhtaç olduğu ekolojik“devrim”(dönüşüm değil!) ise kesinlikle göz ardı edilmemeli.

Dedim ya, yeşil kapitalizm (ve yeşil emperyalizm)“ekolojik dönüşüm”levhasında yeni, kalıcı ve radikal bir paradigma değişikliği önermiyor.

Tam aksine, sınırlı kaynaklarla sınırsız büyümeyi (buna“kalkınmayı”ve/veya“kârı”da diyebiliriz) hedeflemek suretiyle gerek gezegenin gerekse ulusların haklarına tecavüz etmeye devam ediyor, edecek.

Tek fark, tüm bunları çevreyi geçmişe nazaran bir miktar daha az“kirleterek”yapacak olmasıdır ki, açıkçası bu bile tartışmalıdır.

Tartışmalıdır zira“eskiye göre daha az kirleten”ürünlerin nicel planda daha fazla üretilmesi belli bir vadede kirletme oranını eşitleyecek, nitel üstünlüğü silip süpürecektir.

Bu sebepten dolayıdır ki uluslararası kurum ve kuruluşların, magazinsel şahsiyetlerin ve etrafa sahte iyilik tomurcukları saçan bilumum zevatın şatafatlı “ekotopya” tasvirlerine kanmamak lazımdır.

Vadedilen yeşil,“yapay”bir yeşildir: Fosil-yakıt lobilerinin yerini muhtelif hammadde lobilerinin aldığı bir düzlemdir.

Hâlbuki bütün bu“sürdürülebilir kalkınma”zırvalıklarının uzun vadede duvara toslayacağı şimdiden o kadar aşikâr ki…

Hedef“ne pahasına olursa olsun kalkınma”olarak kaldığı müddetçe“yeşil”sadece basit bir renktir.

Ana çerçevenin dokusunu“kâr”motivasyonu teşkil ettikçe biyo-çeşitliliğimiz azalacak, çölleşme artacak, ormansızlaşma yaygınlaşacak, nehirler lağım şebekeleriyle birleşecek, denizler salya saçacak ve elbette uluslar çözülecektir.

“Uluslar nereden çıktı şimdi?”diye sormayın.

“Ulus”bahsi günümüzde her şeyin gelip düğümlendiği“an”dır.

Ulusal yaşamı (insan yaşamıyla birlikte) mümkün kılan birincil ve yegâne unsur en temel (ve en yaşamsal) doğal kaynaklardır.

Daha sade, daha doğrudan bir ifadeyle içilebilir temiz sudur, verimli topraktır ve nitelikli (güvenilir) gıdadır.

Derinlere inersek bir ulusal kültürü ayağa kaldıran da çoğunlukla ortak doğal manzaralar etrafında nakşedilen hissiyattır, bazen dağlardan ovalara bazen de bir çiçekten bir hayvana değin örülen“mistik“tir, ruhaniyettir.

Bunların olmadığı veya temin edilemediği koşullarda hiçbir insan topluluğu dolayısıyla da hiçbir ulus barınmaz, barınamaz.

Dahası, yeni bir“kavimler göçü”başlar.

Derken, kendimizi en vahşi ve teknolojik savaşları en ilksel ihtiyaçlarımız uğruna verirken bulabiliriz ki, en iyimser senaryolarda bile bu savaşlara ileri tarihin kavşaklarından birinde denk gelmemiz yüksek bir ihtimaldir.

Makaleyi istatistiklere boğmadan dolambaçsız bir üslûpla izah edelim:

Temiz su kaynakları azalırken temiz suya olan talep artıyor, verimli toprak azalırken ekim yapılabilecek toprağa olan talep artıyor ve nihayet nitelikli-güvenilir gıda üretim oranı baş aşağıya çakılırken (kimyasal gübreleme/yemleme, tarım ilaçları vb.) bu tip gıdaya olan talep artıyor.

Türkiye ise yükselen talep ile azalan (veya en iyi ihtimalle durağan kalan) arzın kesiştiği, hatta çakıştığı ve çatışmaya yüz tuttuğu ana coğrafyada mevzileniyor!

Mesele hidrokarbondan Lityum’a, Grafit’e ve diğer alternatif hammaddelere geçiş değil.

Mesele birtakım“renk”düzenlemeleri de değil.

Mesele şu: Sınırsız kâr eksenli“kalkınmacılık”modeli, bu modelle bağdaşık bir çizgi izleyen tüketim eğilimleri ve bu eğilimler manzumesinin doğurduğu toplum (toplumsal yaşayış ve yerleşim) formatı değişmezse dünya çok da uzak olmayan bir gelecekte ya su-gıda ikilisi için birbirini boğazlayacak ya da bütünüyle yapaylığa teslim olacak (tek-tipleştirilmiş laboratuvar çıkışlı yapay beslenme, yepyeni hastalıklar, salgınlar, sosyal büzüşmeler, sermaye tahakkümleri ve hatta türedi“ilâhlar”vb.).

Kıskaca alınmak istemiyorsak eğer, o hâlde doğa-toplum-insan üçlüsünden mülhem ulusal bedene şimdiden şifâsını vermeliyiz.

Özgün bir modele erişebilmeliyiz; özüne tarihî kimliğimizin, geleneklerimizin, inançlarımızın, ulusal mizacımızın ve gelecek umutlarımızın tohumlarının ekildiği, çatlayan tohumların evrensele doğru dallanıp budaklandığı bir modele…

Ulus-devletler uzunca bir süre agresif“kalkınmacı”dürtülerin lokomotifi oldu, bu bir hakikat.

2021 yılı itibariyle ise aynı ulusal yapılar (ulusal akım, düşünce ve pratiklerle birlikte)“kadim”kalkınmacılık perdesinin ardındaki yeni eko-materyalist taşkınlıkla mücadele edebilecek tek referans değer ve tek gerçekçi “birim”dir.

“Post-ulusal”siyasal bir yere varmayacağı gibi ancak yeşil kapitalizmi güçlendirecektir.

Diğer yandan ulusal damarın kendi mukavemet kudretini pekiştirmek adına özeleştiri süzgecinden geçirilmiş yeni ve tutarlı bir anlatı kurgulamak zorunda olduğu da açıktır.

Hülâsâ, organik ulusal yaşam seçeneğinin inşası bugün yalnızca yapay medeniyete karşı katı fizikî bir pozisyonu belirtmekten ibaret sanılmamalıdır.

Söz konusu seçenek aynı zamanda uluslar ile uluslar bünyesindeki insanlığın ruhî ve tinsel ihtiyaçlarının tatmin edilmesi noktasında bir manalar demeti ete kemiğe büründürecektir.

Türkiye özelinde manevî direncin ve zoraki ithal“ekolojik dönüşüm”programlarının panzehri ulus-merkezli ekolojik devrimin taşıyıcılarından biri olarak “doğa-ulus-insan pedagojisi”nin kademeli açılımlarını yazı dizisinin devamında irdelemeyi umuyorum.

Etiketler: sinan baykent

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?
    8 Nisan 2026
  • Hürmüz Boğazı Krizi 9 Emtiayı Daha Etkiliyor
    3 Nisan 2026
  • Savaşın Birinci Ayında Kim Hedefine Daha Yakın?
    31 Mart 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026
Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

24 Nisan 2026
Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist