30 Nisan 2026 - Perşembe
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Türkiye Aile ve Çocuk

Dindar-Muhafazakar Gruplar LGBT ya da Feminist Hareketlerden Ne Öğrenebilir?

LGBT dernekleri, Türkiye'deki İslami çevrelerden kesinlikle çekinmiyorlar. İslami çevrelerin iflah olmaz bir bölünmüşlük bataklığına saplandıklarını biliyorlar. İslami çevrelerin "tarih dışı" bir dünyada yaşamlarını sürdürdüklerini biliyorlar. İslami çevrelerin birbirlerine güvenmediklerini; rantla, makamla, koltukla girdikleri imtihanı kaybettiklerini biliyorlar.

Yazar: Venhar Haber
3 Ocak 2019
Kategori: Aile ve Çocuk, Alıntı Makale
0 0
0
Dindar-Muhafazakar Gruplar LGBT ya da Feminist Hareketlerden Ne Öğrenebilir?
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

LGBT dernekler her yıl 28 Haziran tarihinde dünyanın pek çok yerinde (en son Antarktika’da1) “Onur” yürüyüşü adını verdikleri bir yürüyüş gerçekleştiriyor. 23-29 Haziran tarihleri Türkiye’de de “onur” haftası olarak farklı etkinliklerle kutlanıyor ve 28 Haziran’da bir de yürüyüş yapılıyor.

Yürüyüş için 28 Haziran’ın tercih edilmesinin bir anlamı var. 1969 yılının 28 Haziran’ında Amerika’da Stonewall Bar’a takılan eşcinsellerle polis arasında bir çatışma çıkıyor, eşcinseller polis baskısına isyan ediyor. Stonewall Bar’da başlayan bu isyan günü LGBT hareketlerin “uluslararası” günü ilan ediliyor. Yani seçilen tarihin Türkiye’yle doğrudan bir ilgisi yok.

Ne var ki Türkiye’de 2015 yılında yapılan LGBT yürüyüşü Ramazan ayına denk geldi. Bazı İslami STK’lar buna tepki gösterdi. Ama LGBT dernekler yine de yürüyüşünü gerçekleştirdi ve “Şabanla Recebin Aşkına Ramazan Engel Olamaz” yazan bir de pankart kaldırdılar.

LGBT dernekler, “Yahu biz önünde sonunda halkı Müslüman olan, Osmanlı’nın yadigarı bir ülkede yaşıyoruz. Adamların dini duyarlılıkları var, onları kışkırtmayalım. Bir kaç hafta sonra yapıverelim.”demediler. Eylemlerini yaptılar ve üstüne üstlük yukarıda gördüğünüz meşhur pankartı da kaldırdılar.

İslami Çevreler Niçin Kaale Alınmıyor? 

Kaldırdılar, çünkü Türkiye’deki İslami çevrelerden kesinlikle çekinmiyorlar. Onların ipe sapa gelmez, dünyanın en uçuk-kaçık tartışmalarıyla birbirlerini barbarlaştırdıklarını biliyorlar. Yukarıdaki pankartı kaldırdıkları sırada, İslami çevrelerin, özellikle kanaat önderlerinin, aydın ve alimlerinin “Kur’ancılık-hadisçilik”, “Evrenselcilik-Tarihselcilik” gibi tartışmaların içine gömülüp birbirlerini yemekle meşgul olduklarını biliyorlar. İslami çevrelerin iflah olmaz bir bölünmüşlük bataklığına saplandıklarını biliyorlar. İslami çevrelerin “tarih dışı” bir dünyada yaşamlarını sürdürdüklerini biliyorlar. İslami çevrelerin birbirlerine güvenmediklerini; rantla, makamla, koltukla girdikleri imtihanı kaybettiklerini biliyorlar. Onları ne caminin, ne cumanın; ne haccın ne de bayramın bir araya getiremeyeceğini; kimilerinin altı boş bir gururla, kimilerinin ise aşağılık kompleksiyle damgalandıklarını biliyorlar. 20-30 kişilik minnacık grupların bile dünyanın en tuhaf tartışmaları yüzünden bir kaç yıl içinde bir kaç parçaya daha bölüneceğinden eminler. Dünyanın en uyduruk meseleleri yüzünden birbirlerini tekfir edip durduklarını görüyorlar. O yüzden hesap kitap yaparken bu çevreleri dikkate almaya gerek duymuyorlar.

LGBT/Feminist Hareketlerin “Ümmet” Formasyonu

LGBT hareketler cinsel bir tercihin nasıl bir “dava” haline getirildiğinin, bu davanın nasıl uluslararası evrensel bir misyona dönüştürüldüğünün; onca dilsel, dinsel, etnik, mezhebi, coğrafi farklılıkların bir kenara bırakılıp tek bir amaç doğrultusunda nasıl bir araya gelinebildiğinin en ibret verici örneklerinden biridir (Lütfen, internetten onur yürüyüşü yapılan ülkeleri araştırınız. Onlarca ülkede, neredeyse birbirinin aynı görüntülere, kıyafetlere ve sloganlara şahit olacaksınız). LGBT hareketler aynen bir ümmet gibidir; gökkuşağı renklerinden oluşan tek bir bayrağın altında toplanabilen, her yıl 28 Haziran’da küresel ölçekte bir araya geldikten sonra bir sonraki yıla kadar teorik, kurumsal, siyasi, ekonomik, hukuki, edebi, sanatsal meselelerini belli bir öncelik sırasında tartışıp yeni stratejik hedefler belirleyen (onur yürüyüşü her yıl belirlenen bir “ana tema” çerçevesinde düzenleniyor), o hedefler doğrultusunda sonuç alıcı kararlar alabilen; dünyanın geri kalanındaki LGBT hareketlere duyarlı, o hareketlerin de sorunlarıyla ve kazanımlarıyla ilgilenen ve zaman zaman bir araya gelip birbirlerini dinleyen bir ümmet2 … Bazen yaptıkları yürüyüşe “polis müdahalesine” rağmen yılmayan; yedikleri biber gazı ve jopları mücadelelerinin “haklılığının” bir kanıtı olarak alkışlayan bir ümmet…

Dahası aynı paradigmaya ama farklı önceliklere sahip hareketlerle de (feministler, çevreciler, hayvan hakları örgütleri vs) mümkün olduğunca birlikte hareket etmenin imkanlarını arayan, bulan ve bunu karşılıklı desteğe dönüştürebilen bir ümmet…

Örneğin, LGBT hareketlerin uluslararası organizasyonu olan ve kendi içinde 1200 (bin iki yüz) organizasyon barındıran ILGA -International Lesbian and Gay Association- 132 ülkede faaliyet göstermektedir.

Bir başka çarpıcı/ibret verici örnek, 7 uluslararası örgütün üç transseksüel kişinin Türkiye’de ceza alması sonrası gösterdiği dayanışma ve bu dayanışmanın ne denli hızlı bir şekilde örgütlendiğidir:

26 Ekim 2011 tarihinde Ankara’da üç transseksüel kişi polise direnmek ve polise hakaret suçlarından ceza alıyor. Hükmün açıklanmasından sadece 6 gün sonra, 2 Kasım 2011 tarihinde aralarında ILGA’nın da bulunduğu 7 uluslararası örgüt Adalet Bakanlığı’na, Cumhurbaşkanı’na, Başbakan’a, İçişleri Bakanı’na, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı’na, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı’na mektup gönderip söz konusu kişilere yöneltilen suçlamaların düşürülmesini, polis ve mahkemelere ayrımcı uygulamalar nedeniyle soruşturma açılmasını talep ediyor.3

Dindar-Muhafazakar Çocuklar Kimin Tebliğ Alanı İçinde?

Bazı arkadaşlar yaptığımız sohbetlerde bu hareketlerin dindar muhafazakar çevrelerin çocuklarını da etki altına aldığını söylüyor, buna ilişkin çeşitli örnekler veriyorlar.

Bu çok doğaldır ve kaçınılmazdır. Çünkü gerek LGBT hareketlerin, gerekse feminist hareketlerin kendi içlerindeki bazı ihtilafları absorbe edebilme ve asıl hedeflerini gündemden düşürmeme gibi hayati bir kabiliyetleri var. “Erkek egemen ya da heteroseksist düzen” gibi ortak bir düşmanları var ve bu düşmanla mücadele her zaman gündemlerinin ilk sırasında. Onları birbirlerine bağlayan“ortak düşmanla mücadele” aynı zamanda onların entelektüel ve aktivist üretiminin en güçlü motivasyonu.4

O yüzden Müslüman coğrafyada tarihin belki de en zor olması gereken mücadelelerinden birini verip, hukuki ve politik sonuçlar alabiliyorlar. Kendi haklarını İstanbul Sözleşmesi gibi hukuk hiyerarşisinin en üstünde yer alan bir metnin içine gömüp, okullarda okutulan kitapları kendi değer yargılarına göre ayıklayıp, ETCEP gibi projelerle Milli Eğitim’e bağlı bütün okullarda yeni yetişecek nesillerin “cinsiyetçi”, “heteroseksist” ve “homofobi” olmaması için gerekli önlemleri alabiliyorlar.5

Mevzu bu kadar açık, bu kadar nettir.

İslami Çevrelerin Sızlanmaktan Başka Yapabileceği Bir Şey Var mı? 

İslami kesim, her yıl 28 Haziran tarihinde,  böylesi bir stratejik amaç birliğine sahip bir organizasyon karşısında ancak sızlanıp, şikayetlenebilir; bazen de yüzeysel tepkisellikler üretebilir, o kadar.Sonra yeniden birbirlerini yemeye, birbirlerini barbarlaştırmaya, birbirlerini tekfir etmeye döneceklerdir. Çünkü bu coğrafyada şu ya da bu gruptan olsun en kolay şey dindar-muhafazakar kitlenin birbirlerine saldırmasıdır. Bunu da “İslami mücadele” gibi hissettikleri sürece kadınlarını, erkeklerini ve çocuklarını feminist ve LGBT hareketlerin etkilemesi ve biçimlendirmesi kaçınılmazdır.

İslami çevrelerin en önemli sorunu, birlik olamamalarıdır. Dahası, “birlik” olabileceklerine inanmamalarıdır. Onları ne cami, ne cuma, ne Hacc ne de “Müminler ancak kardeştir.” ayeti bir araya getirebilmektedir. Ne de “onlar birbirlerine karşı merhametli…“dir ayeti birbirlerine karşı saldırgan ve agresif dil kullanmalarının önüne geçebilmektedir. Bizi birbirimize karşı hiç bir şey ama hiç bir şey tutamamaktadır. Birbirlerinin açığını, yetersizliğini, çelişkilerini, zaaflarını ortaya çıkarmakla motive olan, bununla tatmin bulan bir anlayış çizgisinin çocuklarımızı götüreceği menzil, neo-liberal yeni sosyal hareketlerin işaret ettiği menzil olacaktır.

Bütün bunlar içe yönelik eleştirinin, itirazın, muhalefetin olmaması anlamına gelmemektedir.Zaten sorun da bu değildir. Sorun, bu çevrelerin birbirlerini düşmanlaştırması, insandışılaştırması, barbarlaştırmasıdır. Birbirleriyle konuşmamaları, kavga etmeleridir; laf sokma, reddetme, ötekileştirme, başkalaştırma, haddini bildirme yarışıdır. Anlaşamasalar da nezaketi, edebi-adabı, görüşüp-konuşmayı, onca ortak noktada birlikte hareket etmeyi becerememeleridir. Birliktelikler yüzeysel ve geçici; ayrılıklar derin ve kalıcıdır. Birbirleriyle uğraşmayı çok ama çok sevmeleridir. Bu coğrafyada “meşhur” olan alimlerimizin, akademisyenlerimizin, entelektüellerimizin bir diğer akademisyenimizi, hocamızı, entelektüelimizi karşısına alıp onunla meşhur olması bir tesadüf değildir. Dindar muhafazakar kitlelerin ne kadar çağdışı olduğunu kanıtlamak için artık “Çağdaş Yaşamı Destekleme” filan gibi isimlerle anılan derneklere ihtiyaç yoktur.

İslami kesim birlik olmayı, kendi içinde bir barış dili kurmayı, ortak hareket edebilmeyi ve birbirini insanca dinlemeyi beceremediği sürece hiç bir sorununu çözemeyecek, bırakın dünyanın başka coğrafyalarına uzanmayı, kendi çocuklarına bile laf geçiremeyecektir.

Peki bunu yapabilir miyiz? Birbirimizi dinlemeyi, anlamayı ve hatta birlik olmayı becerebilir miyiz? Kesinlikle. Sadece bir ön şart var: Buna niyet etmek, buna inanmak, çaba göstermek, bu konuda kararlı davranmak.

Dipnotlar

1) Bakınız: http://www.sivilsayfalar.org/2018/06/19/pride-dunyada-neler-oluyor/

2) Örneğin ILGA Europe’un hazırladığı şu belgeyi inceleyebilrsiniz: https://www.ilgaeurope.org/sites/default/files/Attachments/makeitwork_turkish.pdf

3) Mektubun tam metni için bkz.: https://www.tgeu.org/sites/default/files/Turkey_LTR_Conviction_10%202011_-Final-Nov_1_TR.pdf

4) Bir tartışma örneği için bkz: https://tr.boell.org/tr/2014/06/16/baska-bir-aile-anlayisi-muemkuen-mue

5) Örneğin bakınız 24. madde: https://orgm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2015_08/20051746_rehberlik_klavuzu2.pdf?fbclid=IwAR1RTQPrkr_PtOiSIF0gf4wU2_ZbxB8M5kEIj5i2cH2WBwDeHG5WQRObBQ

Etiketler: Mücahit Gültekin

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?
    8 Nisan 2026
  • Hürmüz Boğazı Krizi 9 Emtiayı Daha Etkiliyor
    3 Nisan 2026
  • Savaşın Birinci Ayında Kim Hedefine Daha Yakın?
    31 Mart 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026
Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

24 Nisan 2026
Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist