17 Nisan 2026 - Cuma
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Alıntılar Alıntı Makale

Danıştay Kararlarının Çizdiği Rota

Danıştay’ın çizeceği rota, tartışmasız Kemalizm rotasıdır, Tek Partidönemine referanstır ve Kemalist ideolojinin hegemonyasını toplumun aleyhine genişletebildiği kadar genişletmektir. Siyasal iktidarı kaybetmemek için gösterilen çabalar kadar ahlaki, hukuki ve ideolojik meşruiyeti de kaybetmemek üzere çaba sarf etmek gerekiyor. Ahlaki, hukuki ve ideolojik meşruiyetini kaybetmiş bir siyasi çizgi ve kadronun iktidarı korumuş olması gün gelir hiçbir değer ifade etmez çünkü. Her şeyden daha çok siyasal bekaya odaklanmışken ahlaki ve hukuki bekanın seri suikastlarla ortadan kaldırılmak istendiğini görememekse en kötüsü.

Yazar: Venhar Haber
23 Kasım 2018
Kategori: Alıntı Makale, Alıntılar, Siyaset, Türkiye
0 0
0
Danıştay Kararlarının Çizdiği Rota
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Danıştay’ın son dönemde gösterdiği olağanüstü yüksek performansın sebebi de hedefi de “Atatürk’ün ölümsüz önder olduğu” inancına sadakatten kaynaklanıyor hiç şüphesiz. Öyle ki “ideolojik yargı” veya “devlet’in ideolojik aygıtı” filan gibi söylemlerin pabucunu dama attıracak kadar ileri düzeyde bir fanatizmi temsil ederek “Atatürk’e yer verilmeksizin yapılan tüm düzenlemeler eksiktir” hükmüyle çıktı şimdi de kamuoyunun karşısına. Evet, 6 Kasım 2013’te Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet Madalya ve Nişanları Yönetmeliği’nde bir değişiklik yaparak Atatürk kabartmasının kaldırılmasına ilişkin düzenlemeyi tam beş yıl sonra Danıştay iptal etti.

Aynen beş yıl aradan sonra oy çokluğuyla alınan “Bütün okullarda Andımız tekrar okutulmalı” kararının ardından siyaset ve topluma karşı Danıştay’ın ikinci kritik hamlesi oldu. Aidiyet duygusunu güçlendiriyor, pedagojik formasyona uygun ve 1933’ten günümüze istikrar kazanmış bir uygulamanın kaldırılması eşitlik ilkesine aykırıdır gibi bazı gerekçeler sıralandı Danıştay’ın kararında. Fakat bu karar esasen ucu ırkçı-ayrımcı söylem ve politikalara kadar uzanan Ata/Türkçülüğü ve buna bağlı olarak okullarda kışla mantığını yani militarizmi hâkim kılan bir töreni eğitim öğretimin tekrar asli unsuru haline getirmeyi hedefliyordu.

Yargı’nın Sadakati Kemalizm’e

Hâlbuki Devlet Madalya ve Nişanları Yönetmeliği’ne ilişkin düzenlemenin 1. ve 3. maddesinin iptali ve yürütmesinin durdurulmasına ilişkin dönemin Türk Kamu-Sen Başkanı İsmail Koncuk adına yapılan itirazı, Danıştay Mayıs 2014’te reddetmişti. Koncuk, itiraz dilekçesinde madalya ve nişanlarda Atatürk kabartmasına yer verilmemesi telafisi güç veya imkânsız zararların doğacağını iddia etmişse de Danıştay bu iddiayı haksız bulmuştu. Çünkü Başbakanlık tarafından düzenlemenin gerekçesi ve savunması adına yapılan izahta “Davalı Başbakanlığın savunmasında, nişanların diğer ülkelerdeki tasarımların incelenerek tasarlandığı, genel olarak devletlerin uygulamalarında nişanlarda, milli ve kültürel simgeler üzerinden uluslararası düzeyde temsiliyetin ifade edilmeye çalışıldığı” belirtilmişti. İlaveten devlet madalya ve nişanlarında bu temsilin “hilal, haç” gibi dini semboller ile “bayrak, defne ve zeytin dalı” gibi milli ve kültürel semboller kullanılarak ifade edilmişti. Bu anlamda yeni tasarımlarda kullanılan Türk bayrağının ve Cumhurbaşkanlığı armasının milli, tarihi ve kültürel değerleri yansıttığı ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini temsil ettiği de belirtilmişti.

Evvelce belirtelim ki; Danıştay, Hükümetin değişiklik kararını makul, somut ve kabul edilebilir bir nedenden tümden yoksun görüyor. Üstüne bir de bu (veya benzeri bir) düzenlemeyi Anayasa hükümlerine aykırı olarak değerlendiriyor. Çünkü Anayasa’nın ruhu diyerek tüm siyasal ve toplumsal talep ve kararları “milli birlik ve beraberliğimizin simgesi olan Ulu Önder Atatürk” sloganıyla susturmaya ve boğmaya kendini muktedir ve yetkili görüyor.

Hani bir bürokratik oligarşi vardı tarihe gömüldüğü sanılan. Hani bir takım eski Türkiye alışkanlıkları vardı geride bırakıldı zannedilen. İşte onlar parça parça, ufak ufak ama öfke ve nefretle tekrar geri dönmek üzere kafa kaldırıyorlar. Sembolik ya da önemsiz alanlarda kararlar çıkıyor, fazla önemsemeye ve gereksiz yere büyütmeye gerek yok türü yaklaşımlar tarih ve siyaset bilincinden yoksun, basiret ve ferasetten nasipsizdir kesinlikle. Yerel seçimlere, seçim ittifaklarına, kazanılacak belediyelere odaklanmaktan yoğunlaşan sisli ve baygın hava ideolojik ve hukuki zeminin ciddi ciddi kaydığını perdeliyor anlaşılan.

Devletin İdeolojisi ve Kadroları

Demokratikleşme paketlerini anlaşılan o ki bürokratik oligarşinin paketleyip paketleyip tarihe gömmesinde bir beis görülmüyor. Cumhur İttifakı’na neden mecbur kalındığı ve getirdiklerine karşın neler götürdüğü üzerine kafa yormak fazlasıyla şüphecilik ve müşkülpesentlik olarak değerlendiriliyor olsa da gelişmelerin riskleri büyüttüğüne şüphe yok. Ordudan, yargıdan, emniyetten, bürokrasiden panikle ve fakat hukuki süreçleri atlamayı pek de sorun etmeden hiç durmaksızın ‘Fetöcüleri’ temizleyerek, kazıyarak daha fazlasıyla Kemalist ulusalcı fanatizmin önünü açıyor nihayetinde.

Muhafazakâr-demokrat siyasiler arasında “ülkenin, devletin, milletin DNA’sı Atatürk’tür” benzeri söylemlere ağırlık vererek güya toplumsal kutuplaşmanın önünü almaya çalışan mantıksız ve esasen ahlak dışı gayretlere şahit oluyoruz. Türk Dil Kurumu’nun uzun yıllar süren çalışmasının hasılası olan Latin Alfabesi’yle basılan ilk Türkçe sözlük Cumhuriyet Matbaası’nda 1944’te basıldığında “din” maddesi şöyle yazılmıştı: “İnsanların Tanrıya inanış ve bağlanışları. Bu konuda tutulan yollardan her biri. İnanılıp çok bağlanılan fikir veya ülkü. Kemalizm Türkün dinidir.” Evet, Kemalizm Türkün dinidir” tanımı 1969 senesine değin Türk Dili Kurumu tarafından basılan bütün Türkçe sözlüklerdeki yerini korudu. Andımız ve devlet madalyalarında Atatürk kabartması gibi meselelerde gösterilen aşırı tepki ve fanatik tutum Danıştay’dan akademiye, siyasetten medyaya işte bu özde yani Türk’ü Kemalizm’le anlamlı kılma ideolojisinde kök buluyor.

Bürokratik oligarşinin ideolojik ve sınıfsal karakterini Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Yargıtay’ın nasıl temsil ettiğini çok taze acılar, sarsıntılar ve kayıplar tecrübe etmiş bir ülkeyiz. Danıştay’ın çizeceği rota, tartışmasız Kemalizm rotasıdır, Tek Partidönemine referanstır ve Kemalist ideolojinin hegemonyasını toplumun aleyhine genişletebildiği kadar genişletmektir. Siyasal iktidarı kaybetmemek için gösterilen çabalar kadar ahlaki, hukuki ve ideolojik meşruiyeti de kaybetmemek üzere çaba sarf etmek gerekiyor. Ahlaki, hukuki ve ideolojik meşruiyetini kaybetmiş bir siyasi çizgi ve kadronun iktidarı korumuş olması gün gelir hiçbir değer ifade etmez çünkü. Her şeyden daha çok siyasal bekaya odaklanmışken ahlaki ve hukuki bekanın seri suikastlarla ortadan kaldırılmak istendiğini görememekse en kötüsü.

Kenan Alpay/Yeni Akit

Etiketler: Kenan Alpay

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Amerika ve İsrail Dost, İran Düşman Öyle mi?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?
    8 Nisan 2026
  • Hürmüz Boğazı Krizi 9 Emtiayı Daha Etkiliyor
    3 Nisan 2026
  • Savaşın Birinci Ayında Kim Hedefine Daha Yakın?
    31 Mart 2026
  • ABDli Yetkili: İran’ın Misilleme Kapasitesi Beklentilerin Üstünde…
    31 Mart 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026
İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

8 Nisan 2026
İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist