2 Mayıs 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa İslam Dünyası Filistin

Bir Gazze, Üç İnsan

Gazze üzerinden insanlık yeni bir varoluş noktasına konumlanmış durumda. İnsanlık Gazze üzerinden yeniden anlamlandırılmak zorundadır. İnsanın ne olduğuna dair Gazze, bugün en belirleyici noktadır.

Yazar: Venhar Haber
12 Şubat 2024
Kategori: Filistin
0 0
0
Bir Gazze, Üç İnsan
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Her ayet, insanın yaşadığı çağın renginde insanda etki bırakır. İnsan hangi zamanın parçası ise, ayetin onda bıraktığı etki ve mesaj da o yöndedir. Zaten bu da Kur’an’ın mükemmel bir mucize olduğunun göstergesidir. Yani insan hangi zaman diliminde yaşarsa yaşasın, ayet onda o minvalde bir etki bırakıyor. Çünkü Kur’an yaşam kitabıdır. Hayatın merkezindedir. Hayatın her alanında söz söylemesi gereken temel kaynaktır. Kur’an, masal kitabı değildir. Uyutmak, uyuşturmak, pasifleştirmek, sadece ibadetleri dile getirmek için var olan bir kitap değildir. Kur’an ilkeler kitabıdır; ölüler kitabı değil. Kur’an yön bulma ve o yönde yürüyebilme bilinci inşa eden kitaptır. Kur’an Müslüman’ın rehberidir, sırdaşıdır, dostudur, kendini bulma, kendini düzeltme, kendini aydınlığa çıkarma kitabıdır.

Bu anlamda Kur’an’dan yola çıkarak Gazze’yi ele almak, bütün Müslümanların temel görevidir. Kur’an, üzerinde düşünmek için çaba gösteren her insana mutlak anlamda bir şeyler söyler. Kur’an’a soru sorana Kur’an cevap verir. Kur’an gözlüğüyle dünyayı okuyana Allah hikmet üzere pencereleri açar. Kur’an’ın kapağını samimiyetle açanın, Allah basiretini açar, ferasetini arttırır.

***

Gazze üzerinden insanlık yeni bir varoluş noktasına konumlanmış durumda. İnsanlık Gazze üzerinden yeniden anlamlandırılmak zorundadır. İnsanın ne olduğuna dair Gazze, bugün en belirleyici noktadır.

Bugün insanlık; Gazze’ye merhametle yaklaşanlar, sessiz kalanlar, Gazzeliler gibi dik duranlar ve Gazze’yi yok etmek için çırpınanlar olarak tanımlanmaktadır.

***

Gazze’yi Kur’an penceresinden yeniden ele alıp üzerinde tefekkür etmek gerekiyor:

“Sonra bu Kitabı, kullarımızdan seçtiğimiz kimselere miras bırakmışızdır. Onlardan kimi kendine yazık eder; kimi orta yolu tutar; kimi de, Allah’ın izniyle, iyiliklerde yarışır. İşte büyük lütuf budur.”

Fatır/32. ayet

“Onlardan kimi kendine yazık eder.”

Bunlar suskun dünyayı temsil eden dilsizlerdir. Bunlar kulaklarını mazlumun sesine kapatanlardır. Bunlar gözlerine körlüğü nakşedenler, iyiliğin canına kast edenler, merhameti gördükleri yerde vuranlardır.

Modern dünyanın, konformist alanların şımarık çocuklarıdır onlar. Rahatlıklarından ödün vermeden yaşarlar. Onlar için zorluğa tahammül etmek ölmek demektir. Lezzetlerin, arzuların, eğlencelerin peşinde durmadan koşarak ömrün son bulmayacağı yanılgısına düşerler.

Korkak dünyanın ürünüdür onlar. Makam ve mevki kaybetmekten korktukları kadar Allah’tan korkmazlar. Parayla var olduğunu sanırlar; para onlar için tanrı gibidir. Parası varsa arzularının kölesi, parası yoksa birilerinin kulu olmak onlar için şereftir.

Irkçılığı marifet sanırlar. Bu yüzden ateşe giden çekirge sürüleri gibi etraflarında ırkçılar toplanır. Irkçının dünyasında mazlum yoktur, güçlü vardır. Irkçıda yürek ve bilinç değil, kafatasçılık vardır. Bu yüzden de kendisinden başka herkesi, katledilmeye fazlasıyla yakıştırır. Kahrolası ırkçılar, insanlığa karşı vicdan kapılarını nasıl da kapattılar!

Onlar! Küçümseyenler, alay edenler! Bakışlarında nefret, yüreklerinde kin, vicdanlarında çürümüşlüğün kokusu… Nereye gitseler kişilikleri, ciddiyetsizlik üzerine var olduğu için hemen belli olurlar. Onlar, alay ederler, boykotu anlamsız görürler, yardıma koşmaz yangını söndürmek için kıpırdamadan öylece dururlar. Bırakın koşmayı, yürümeyi bile redderler. Uyanmak onlar için namaza kalkmak gibi ağırdır.

Bu yüzden de çocukların katledilirken yükselen sesleri bunların uykusunu kaçırmaz; hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya/ uyumaya devam ederler.

Bunların ruhları perişan halde can çekişirken; karmaşık yaşam sürerek dünyalarını karanlığın ortasına hapsetmeye devam ederler. El uzatmaya yanaşmaz, uzatanlara derinlerde kin kusarlar. Yürek körlüğü içinde sağır mahlukat olmayı seçerler.

Onlar; oyalayanların oyuncağı olup oyalanmayı ebedi yaşam olarak gördükleri için dünyaperest olmuşlardır. Gösteriş bayraklarıyla, sırıtan makyajlarıyla ve zoraki gülümsemeleriyle insanlığın yanında olduklarına dair kuvvetle yemin ederler. Ancak onlar, insanlığın çekmiş olduğu acılara ısrarla ve inatla kör kesilerek, hayvanların haklarını daha fazla savunur, şiddetle gündemleştirirler. Çünkü onlar, yeryüzünde bozgunculuk yapanların, farklı topraklardaki farklı destekçileridir.

***

“Kimi orta bir durumdadır.”

Bunlar, yani yüreği yananlar. Kimi zaman çaresizlik içinde gözyaşı dökenler. Gazze’nin başını yüreğinin acı çeken tarafına bastırıp, hıçkıra hıçkıra ağlarlar. Eylemdeki yetersizlik bunlar için yıkımdır, hüzündür, acıdır, kederdir.

Orta yolun yolcusudur bunlar. Gücünün yettiği ne varsa koşar, yapmak için gayret eder. Taş atar, boykot eder. Zalimin var oluşu üzerine kendini yükselttiği ekonomiye elindeki boykot taşı ile vurmaya çalışır. Onun silahı budur çünkü.

Dua eder, Rabbine yalvarır. Rabbine zalimi şikayet eder. Mazluma uzatamadığı ellerini Rabbine yöneltir ve  içine samimiyet koyarak haykırır. Orta yoldan kötülük yoluna düşmemek adına yardım faaliyetlerine katılır.

Onlar, zalimler için lanet okuyanlardır. Koşamayan ama yürüyenlerdir. Kalkamayan ama uyananlardır. Bir yol ararlar; bir umut ışığı, gelecek müjdeli bir zafer haberi… Gözleri dolarak, zalimin zulmünü “izler”; izlemek zorunda oluşunun vermiş olduğu çaresizliğine yenik düşer. Hareket edemez; ancak çoğu zaman hareketsizlik onu boğacak bir silaha dönüşür. Zihin dünyasında fırtınalar, yüreğinin merkezinde yangınlar vardır. Yani yüreği çoğu zaman acır. Böylece huzur onu terk eden bir yabancı olur.

Zamanla hayatın anlamsızlaştığını anlayanlar bunlardır. Amellerine “salihat” eklemek isteyerek sabaha uyanırlar; fakat imkanların azlığı nedeniyle hüzne kapılırlar.

At bulsa binip cihada gidecek olanlar, işte bu orta yolun yolcusudurlar. Bineğin yokluğunda, imkanların varlığına hicret ederler. Yani var olan üzerinden mücadele ederler. Bir eylem, bir söz, bir taş, bir buğz… Var olanların kısıtlı oluşu hiç değilse onları,  hiçbir şey yapmadan yerinde oturan kütükler haline getirmiyor.

Dünyaya dalmayanlar ancak ellerindekilerin kısıtlı oluşu sebebiyle tam anlamıyla doğrulamayanlar işte bunlardır.

***

“Kimi de Allah’ın izniyle hayır işlerinde yarışır.”

Bunlar taviz vermeyenlerdir. Zulme boyun eğmeyen; yüreklerine cesareti ve inancı nakış nakış işleyen öncülerdir. Bunların sayısı azdır. Zaten Allah’ın katında nicelikten çok nitelik daha kıymetli değil miydi? Öyle ya “Yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar.” demiyor mu Kur’an. Çoğunluk değil, mücadeleyi hayatın ayrılmaz parçası kılanlar cennete talip olabilir. Bu yüzden  dünyanın kendilerini “terörist” olarak adlandırmasına aldırış etmez; cennet yolunda yürümeyi varoluş amacı olarak görürler.

Bunlar her şeyden önce “la/hayır” demeyi ilke edinenlerdir. Kula kulluktan kaçınan; iyilik nerede ise oranın talibi olanlardır. Kötülüğün olduğu yerde iyiliği galip getirmek için çırpınan; fitneyi ve ifsadı yeryüzünde zelil etme uğruna yaşam sürenlerdir.

Bunlar yürümeyi yenilmek olarak gördükleri için koşarlar. Allah’tan gayrı kimseleri olmadığını bildikleri için sadece O’ndan yardım dilerler. İmkanları az, imanları çoktur. Bu yüzden de tankların avuçlarında paramparça olduğu yiğitlerdir onlar.

Korkmayan ve ölümle yaşamları bir bütün olanlar bunlardır.  Ölümle nişanlı olmak gibi bir gerçeğin içindedirler. Ölüm onlar için gerçek manada daha güzel yere çıkan bir kapı gibidir. Bu yüzden kendilerini konfora kurban etmezler. Dahası kınayıcının kınamasından korkmaz ve ne pahasına olursa olsun dik dururlar. Onlar için izzet sadece ve sadece Allah katında olandır. Bu anlamda, bu yolda ölmeyi onur sayarlar.

Allah’a verecekleri bir mazeretleri olduğunu bilerek hareket ederler. Zalimi korkutan, uyutmayan, tedirgin eden; yani zalim tarafından sevilmeyen ve sürekli olarak hedef gösterilen adamlar bunlardır. Dünyanın yalnız bıraktığı bir avuç yiğittir onlar. Müslüman dünyasında yetim kalmalarına rağmen, dünyaya insanlık öğreten, merhametin ne olduğuna dair bütün düşünceleri yeniden şekillendirenlerdir onlar.

Açlıkla, ölümle ve yalnız bırakılmakla yılmayan, bu uğurda Allah’a verdikleri sözü tutan öncüler, şehitler, sadıklardır onlar.

Ve Kur’an, ayetteki üçüncü grubun vermiş olduğu çabanın karşılığını, art arda üç ayet içerisinde ifade ediyor:

“Bunların mükafatı Adn cennetleridir…”

Fatır/33.ayet

Bunlar cennete girdikten sonra da şöyle derler;

“Bizden tasayı/sıkıntıları gideren Allah’a hamdolsun…”

Fatır/34. ayet

Gazzelilerin durumunu ortaya koyar gibi devam ediyor ayet;

“O Allah ki lütfuyla bizi sonsuza kadar kalınacak yurda yerleştirdi. Orada artık biz ne bir yorgunluk duyarız ne de bize bir bıkkınlık gelir.”

Fatır/35. ayet

Kadir Çiçek/Her Taraf 

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?
    8 Nisan 2026
  • Hürmüz Boğazı Krizi 9 Emtiayı Daha Etkiliyor
    3 Nisan 2026
  • Savaşın Birinci Ayında Kim Hedefine Daha Yakın?
    31 Mart 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026
Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

24 Nisan 2026
Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist