31 Ocak 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Alıntılar Alıntı Makale

İbrahim Karagül: Evet, hepiniz kullanıldınız… Bugün kimler kullanılıyor?

Geçmişte kimlerin, hangi çevrelerin ne amaçla kullanıldığını açıkça ortaya serelim. Bunu yapmazsak, bugünü ve geleceği göremeyiz.

Yazar: Venhar Haber
28 Aralık 2018
Kategori: Alıntı Makale, Venhar Özel
0 0
0
İbrahim Karagül: Evet, hepiniz kullanıldınız… Bugün kimler kullanılıyor?
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Genelkurmay İstihbarat Dairesi eski Başkanı Korgeneral İsmail Hakkı Pekin’in; “Mehmet Şevket Eygi’nin Özel Harp Dairesi tarafından görevlendirildiği”ne dair iddiası, kişilerle değil, konusu itibarıyla çok önemli bir tartışmanın kapılarını araladı. Bu tartışma; Türkiye’nin Soğuk Savaş dönemine ait bütün örtülü ilişkilerini açığa çıkarabilir, çıkarmalı da.

Dahası bu tartışma; ülkemizin geleceğine dair yol haritasını netleştirebilir, netleştirmeli de. Çünkü Türkiye, bu hesaplaşmayı yapmadan geleceğe dönük doğru bir yol çizemez. Özellikle muhafazakâr çevrenin bu alanda bir iç hesaplaşma yaşamadan bir gelecek inşa etmesi mümkün değildir. Bu hesaplaşma yapılamazsa, eskinin vesayet çevreleri yenilenir, yeni örtülü yapılar kurulur, bence şu an kuruluyor da. İşte tartışmayı bu açıdan, eskiyi sorgulamaktan çok, şimdiki ve geleceğe dönük hesaplar açından çok önemsiyorum.

Eygi’nin cevabı,Dilipak’ın yazısı

O dönem, “Özel Harp Dairesi”ne iş yapıyordu, kimlerle çalışıyordu, kimlerin ajandasına göre iş yürütüyordu, asıl tartışma konusu bu. Ama şimdilik bunu geçelim. Hemen belirtelim ki, Eygi’nin bu iddiaya tepkisi sert oldu. Pekin’e; “İftiralarınızı ispat ederseniz bana, edemezseniz size ait olacak yedi sıfatı tekrar ediyorum: Şerefsiz, namussuz, alçak, müfteri (iftiracı), yalancı, vicdanı ve kalemi satılık veya kiralık, haysiyetsiz, pislik, rezil, saldırgan köpek, fitneci..” gibi çok ağır sıfatlarla karşılık verdi.

Bir süredir “aykırı, şaşırtıcı” çıkışlar yapan Abdurrahman Dilipak’ın bu tartışmaya girmesi ve “Hepimizi Kullandılar” başlığı ile yazdığı yazı konuyu biraz daha genişletti. Elbette bu yaklaşımlar üzerine söyleyebileceğimiz çok şey var. Ama dedim ya; konuyu tartışmak kişiler üzerinden tartışmaktan çok daha doğru sonuçlar verir. Biz de öyle yapacağız.

Parayı Verdi Düdüğü Çaldı: Bu kitap çok şey anlatıyor

“Parayı Verdi Düdüğü Çaldı” adıyla Türkçeye çevrilen Frances Stonor Saunders’ın “Who Paid the Piper: The CIA and the Cultural Cold War” adlı bir çalışması var. Soğuk Savaş döneminde CIA’nın kimleri nasıl “kullandığını”, görevlendirdiğini, pazarladığını anlatıyor.

Kitapta; Marshall Planı ile paralel yürütülen çalışma çerçevesinde, Jackson Pollock, Irving Kristol, Andre Malraux, Reinhold Neibuhr, George Orwell, Bertrand Russell, Stephen Spender, Arthur Schlesinger Jr., Arnoldo Toynbee, Vladimir Nabokov, Jean-Paul Sartre, Herbert Spencer gibi daha birçok yazarın CIA tarafından finanse edildiği, gazete, dergi, kitap ve radyoların nasıl kullanıldığı, Encounter dergisinin 1953-1990 yılları arasında CIA parasıyla çıkarıldığı, Orwell’ın “1984” ve “Hayvan Çiftliği” gibi kitaplarının CIA tarafından basılıp dağıtıldığı, yine CIA’nın “demokratik sol” grupları komünizme karşı kullandığı ve bu çevrelerin yayınlarını finanse ettiği, sinemaya büyük paralar aktarıldığı, onlarca dergi çıkarıldığı, Amerikan yemek kültürünün, giyiminin, şarkılarının ve sanatının teşviki için kültür merkezlerinin, sinemanın, tiyatronun nasıl desteklendiği anlatılıyor. Sol ve Komünist cephede bilinen birçok ismin nasıl CIA’nın “aparatı” haline getirildiğine dair çarpıcı örnekler var kitapta.

Muhafazakârlar için de “Parayı Verdi Düdüğü Çaldı” kitabı yazılacaktır

2004 ve 2010 yılında kitaplar ve konuyla ilgili iki yazı yazmışım. Bunları okurken üç şey söylemiştim: Peki ABD ve CIA, o dönem Türkiye ve Müslüman ülkelerde, muhafazakâr/İslâmî çevrelerden kimleri böyle kullandı? “Parayı Verdi Düdüğü Çaldı”nın Müslüman aydınlar, siyasiler, kanaat önderleri versiyonunu kimler yazacak? Peki, İslamcılar için de yirmi/otuz yıl sonra bir “Parayı Verdi Düdüğü Çaldı” kitabı yazılacak mı?

Bu sorular önemliydi. Dünya yeniden şekilleniyor, Türkiye yüz yıl sonra yeniden yükselişe geçiyor, sistemik dönüşümünü tamamlamaya çalışıyor, tarih ve coğrafya havzasına dönüyor ve tam bu sırada yeni bir örtülü vesayet teşkilatlanması dikkat çekiyordu.

Peki CIA sadece FETÖ ile mi çalıştı? “Muhafazakâr vesayetçiler” ne olacak?

FETÖ ve 15 Temmuz’da bunun en acı olayını görüp sarsıldık. Bir beka meselesi olduğunu anladık. Peki, bu adamlar, CIA ya da Atlantikçi çevre sadece devlet içinde mi çalıştı? Sadece FETÖ ile mi çalışıp onu güçlendirdi? Başka hangi çevreler ve kişiler böyle bir yapının, “görevlendirmenin” içindeydi?

Türkiye’de yoğun olarak on yıldır “vesayet”ten kurtulma yönünde çok büyük bir mücadele veriliyor. Sol, ulusalcı ya da liberal çevreler bu anlamda ağır bir eleştiriye tabi tutuldu, sorgulandı? Peki, bu “vesayet”in muhafazakâr/İslâmî çevrelerle ilgili boyutu hakkında tek kelime edilmedi, tek soru sorulmadı? Yok muydu?

Tehlikeli sorular biliyorum: Kimlere rol ve güç verdiler?

17-25 Aralık öncesi FETÖ bile bu açıdan sorgulanmadı. Bugün FETÖ dışındaki hiçbir yapı, çevre ve kişi bu konuda sorgulanmıyor. Yok mu? İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana, bu adamlar muhafazakâr/İslâmî çevrelerle hiç mi iş tutmadılar? Kimlerle çalıştılar, hangi isimleri öne çıkardılar, kimleri İslâmî çevrelerin nazarında parlattılar, kimlere rol ve güç verdiler?

Tehlikeli sorular bunlar, biliyorum. Ama kimse böyle bir şey yok diyemez. Diyemeyeceğine göre, bir şeyleri hâlâ gizliyor olmak, bu ülkenin, milletimizin geleceğini bir kez daha ipotek altına almakla sonuçlanacaktır. Türkiye’nin tarih ve coğrafya havzasına dönüşü bu hesaplaşma yapılmadan mümkün olmayacaktır.

Masonlar listesindeki muhafazakâr isimler

1990’larda FETÖ’nün “istişare heyeti” listesine bakıyorum. Heyette bulunanların yüzde yetmişi, resmi olarak hazırlanan Masonlar listesinde de yer alıyor? Yine o masonlar listesine bakıyorum; şaşırtıcı isimler var. Muhafazakâr camianın saygı gösterdiği, öncü gördüğü isimler bile var. Bunları nereye koyacağız?

Bu demektir ki; sadece FETÖ üzerinden çalışmamışlar. Başka çevrelere de yatırım yapmışlar. Bugün FETÖ dışında ihtimalleri göz ardı edersek benzer müdahalelerle yeniden karşılaşabiliriz. Çünkü Türkiye’nin yükseliş mücadelesi, Türkiye için bir mesele değildir, küresel ölçekte bir güç hesaplaşmasıdır. Öyleyse cephe her yerdedir. Bunun İslâmî ya da gayri İslâmî çevresi veya ideolojik ayrımı olmuyor, yok zaten. Bu, tarih, coğrafya ve güç hesaplaşmasıdır.

Osmanlı’dan günümüze o ‘vesayetçi’ damar hep aynı

Osmanlı’nın son dönemindeki mandacı/vesayetçi yapılardan bugüne uzanan bir damar, bir gelenek var. O zamanın vesayetçileri ile Soğuk Savaş dönemi vesayetçileri ve bugün yeniden biçimlendirilmeye çalışılan vesayetçiler arasında güçlü bir silsile, bağ var. O zaman neye yakınlarsa bugün de o güçlere yakınlar. O zaman neye karşılarsa bugün de ona karşılar. Soğuk Savaş döneminde kimler nasıl kullanıldıysa bugün de başkaları benzer şekilde kullanılıyor, yeniden yapılandırılıyor.

Muhafazakâr/İslâmî çevreler Türkiye için, coğrafya için güçlü bir özgürlükçü söylem üretmeden Türkiye’nin gelecek yürüyüşü tamamlanamaz. Bu çevreler kendilerini yerlilik testinden geçirmedikçe, zihinsel ve organik olarak vesayetçi rollerden koparılmadıkça yeni yeni FETÖ tehditleri bu ülkenin karşısına dikilecektir.

“Muhafazakâr Muhalefet”, “Muhafazakâr Müdahale” dediğim işte bu tehlikedir

Mesela bugünlerde Türkiye’nin millileşmesine, kendini dönüştürmesine, tarihi yükselişine karşı pozisyon alanların, Erdoğan’a muhaliflik altında gizledikleri vesayetçi bağlantıları, ülke için bir tehdit haline gelebilir. Bu yönde bir arayışın, hareketlenmenin, çalışmanın varlığı ortadadır.

Bu ülkeyi yeni bir çokuluslu müdahaleye açık hale getirmek isteyenler kesinlikle bağımsız, yerli değildir ve başkalarının ajandasını servis etmektedir. İki yıldır, “Muhafazakâr Muhalefet” ve “Muhafazakâr Müdahale” ile anlatmaya çalıştığım budur. Bu, yeni bir vesayet ekseni inşa etme girişimi çerçevesinde bir tartışmadır. Dün birileri nasıl kullanıldıysa bugün de ikame çevreler o şekilde kullanılmaktadır.

Bugünkü vesayetçi yapılanmayı otuz yıl sonra mı tartışacağız yani!

Osmanlı’nın son dönemi, Soğuk Savaş dönemi ve Türkiye’nin millileşme/vesayetten kurtulma mücadelesi verdiği bu dönemi iyi kıyaslayın. Kimlerin nerede durduklarına dikkatle bakın. Çok çarpıcı örnekler göreceksiniz.

Bu konu kişisel tartışmalara indirgenemez. Çünkü bu, Türkiye’nin bekâ meselesidir, öyle ele alınmalıdır. Geçmişle hesaplaşmadan bir gelecek kuramazsınız. Bu hesaplaşma yaşanmazsa aynı direnç odakları, “iç işgalciler” yeni bir yapılanma ile Türkiye’nin karşısına dikilir. Şu an böyle bir çalışma yapılıyor zaten. Siyasette, medyada, iş dünyasında, sivil toplum kuruluşlarında bu yönde büyük bir çalışma var zaten.

Geçmişte kimlerin, hangi çevrelerin ne amaçla kullanıldığını açıkça ortaya serelim. Bunu yapmazsak, bugünü ve geleceği göremeyiz. Bugünkü vesayetçi yapılanmayı da otuz yıl sonra tartışırız o zaman!

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…
    30 Ocak 2026
  • İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı
    28 Ocak 2026
  • Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi
    21 Ocak 2026
  • Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor
    21 Ocak 2026
  • Danimarka’dan ABD’ye Tarihi Rest
    21 Ocak 2026
  • ABD’nin Suriye Şerifliği SDG’den el-Şara’ya Geçti
    21 Ocak 2026
  • Kanada Başbakanından Davos’ta Küresel Sistemin Çöküşünü İlan Etti
    21 Ocak 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

30 Ocak 2026
İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

28 Ocak 2026
Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

21 Ocak 2026
Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

21 Ocak 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist