21 Nisan 2026 - Salı
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa İslam Dünyası Filistin

Kafatasımızdaki Fırtına

Biz de “kafatasımızda bir fırtına” estirip düşünelim! Müslüman toplumlar ve Türkiye, bir gün ahlaki cesaretlerini toplayıp, gizlendikleri yerden çıkıp, “biz buradayız” diyerek bu korkunç gidişata el koyarlar mı acaba? Ahlaka, Müslümanlığa ve insan onuruna uygun olanı yaparlar mı?

Yazar: Venhar Haber
10 Kasım 2023
Kategori: Filistin, Venhar Özel
0 0
0
Kafatasımızdaki Fırtına
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Victor Hugo’nun Sefiller adlı o harika romanında, bana sembolik olarak Filistin ve Müslüman devletlerin karşılıklı konumlarını çağrıştıran bir bölüm var.

On dokuz yıllık mahkumiyetinden ardından hapishaneden yeni çıkmış olan romanın baş karakteri Jean Valjean, kimliğini değiştirmiş, Mösyö Madlen ismiyle bir kasabaya yerleşmiştir. Madlen, bir dizi ticari girişimde bulunur ve ürettiği bir cam çeşidinden dolayı kısa sürede zengin olur. Zenginliğini, hem istihdam oluşturarak, hem de yetim, öksüz, dul ve yaşlıları koruyan hayır işleri yaparak, halkla paylaşır.

Ardından bu ticari başarıyı, şehrin sakinlerinin de teşvikiyle belediye başkanlığıyla taçlandırır. Paris’in ünlü polis şeflerinden ve geçmişte gardiyanlık da yapmış olan Javert adındaki görev aşığı memur ortaya çıkmasa, karanlık geçmişini hatırlatacak hiçbir şey yoktur hayatında.

Belediye başkanının kimliğinde, grilikler, tuhaflıklar olduğunun kokusunu alan Javert onu göz hapsine alır ve her adımını takip etmeye başlar. Gününün birinde Javert, Başkan Jean Valjean’ın makamına girerek, ona şöyle söyler:

“Beni kovmalısınız!”

Başkan, “neden” diye sorar.

“Çünkü ben sizin eski bir mahkum olduğunuzu düşünerek, sizi takip ettirdim. Her hareketinizi izledim. Oysa Gerçek Jean Valjean dün yakalandı. Yarın mahkemesi görülecek. Beni kovun çünkü yetkimi aştım, kanun dışı şeyler yaptım” der.

Başkan Madlen hiç renk vermeden, işinin başına dönmesi gerektiğini söyler Javert’e. O gittikten sonra da sancılar içinde özel odasına çekilir.

İşte Victor Hugo, Jean Valjean’ın, yani yeni kimliğiyle Mösyö Madlen’in düşünce savaşı içinde geçirdiği o geceyi “Kafatasındaki Fırtına” başlığıyla anlatır romanda.

İnanılmaz etkileyici bir bölümdür. Ahlaki bir ikilemin bu kadar keskin ve bu kadar güzel anlatıldığı çok az metin vardır herhalde.

Mösyö Madlen, yani şehrin belediye başkanı, mahkemeye gerçek Jean Valjean olarak teslim olmakla olmamak arasında gider gelir o gece. Bir türlü doğru yolun hangisi olduğuna karar veremez. Nereden bakarsa bulunduğu durumu doğru olarak görür. Şöyle düşünür:

“Teslim olursam, o zavallı adamı bırakıp, beni hapse atacaklar. Burada bir şehir, sanayi, fabrikalar, işçiler, kadınlar, yaşlı büyükbabalar, çocuklar, yoksul insanlar var! Tüm bunları ben yarattım, ben yaşattım, nerede tüten bir baca varsa sobasına odunu, tenceresine etini ben koydum; refahı alışverişi ben meydana getirdim. Hayatı canlandırdım, bereketi artırdım, insanları teşvik edip tüm bölgeyi kalkındırdım, ben olmazsam, bu ruh, bu zenginlik yok olur. Teslim olarak kendimi feda edersem her şey ölüp gitmez mi?”

“Hem zaten hırsızlık yapmış biri için neden teslim olayım? En iyisi ben burada kalıp görevime devam edeyim. On yılda milyonlar kazanıp şehrin yararına dağıtırım. Herkesin yaşam düzeyi yükselir, sanayi canlanır, fabrika ve atölyeler çoğalır, aileler, yüzlerce, binlerce aile mutlu olur! Bölge nüfusu kalabalıklaşır. Sefalet ve onunla birlikte ahlaksızlık, fahişelik, hırsızlık, cinayetler, tüm suçlar ortadan kaybolur!”

Bu yüzden teslim olmamanın en doğru karar olduğuna hükmeder bir anlığına. Daha önceki düşünceleri için kendisini suçlar. Teslim olmayı düşündüğü için, “aklımı kaçırmışım, az kalsın kendimi, değmez biri için ele verecektim” der. “Bir suçluyu kurtarıp masumları feda etmeye, bir ihtiyar serseri için çocukları feda etmeye gerek yok” diyerek içini rahatlatmaya çalışır.

Ardından “Kararımı verdim. Bu sadece benim çıkarıma değil, herkesin çıkarına olacak. Ben mösyö Madlen’im ve öyle kalacağım. Jean Valjean’ın vay haline! Artık o ben değilim. O adamı tanımıyor, kim olduğunu bilmiyorum, şuan bir Jean Valjean varsa başının çaresine baksın. Umurumda değil” der.

Mahkumluk günlerinden kalan ve onun suçlu geçmişinin izlerini taşıyan kıyafetlerini, şamdanları çıkarıp hızlıca şöminenin ateşine atar geçmişini yok etmek için.

O esnada karanlıkların içinden bir ses duyar. “Her şeyi unut, her şeyi yak, çok güzel! Kendini alkışlamalısın! Belki de hiçbir suçu olmayan, sırf senin ismine sahip olduğu için yaşlı bir adam senin yerine zindana atılacak, ömrünün son günlerini korku ve sefalet içinde tamamlayacak. Çok güzel! Sen dürüst bir adam ol. Belediye başkanı olarak kal, şehri zenginleştir. Yoksulları doyur. Öksüzleri yetiştir. Mutlu, erdemli bir hayat sürdür. Sen burada mutlu ve ışıltılı bir hayat sürerken bir başkası senin kırmızı kazağını giyecek, ismini ve zincirini taşıyarak ölecek. Evet böylesi daha güzel! Ah Sefil!”

****

Filistin ve Müslüman devletler arasındaki bağlara ve ilişkiye baktığımda, tıpkı o yaşlı adam gibi bu savunmasız insanların da bizim yerimize kurban olarak seçildikleri düşüncesine kapılıyorum. Bizi dişi kesmeyenler, bize ait ama bizden uzakta olan bu topluluğu; bizi tamamen ellerine geçirseler nasıl paramparça edeceklerse, öyle paramparça ediyorlar. Kadınları, çocukları özellikle öldürüyorlar.

Gazze de izlediğimiz, -başta Türkiye olmak üzere- Müslüman toplumlar olarak müstakbel ölümümüz bir bakıma. Bir fragman gibi izletiyorlar bize. Dünya Müslümanlarını psikolojik olarak çökertmek hırsıyla vuruyorlar Gazze’nin sivillerine.

Biz Sefiller ’deki kimliğini değiştirmiş, başka bir hüviyete bürünmüş, asıl kimliğini özenle saklayan, gizlenen Jean Valjean’a çok benziyoruz. Gizlenerek yaklaşan gerçekten kaçabileceğimizi zannediyoruz.

Gazze bizim adımızı, izimizi taşıdığı için tutsak alınmış bir mahkum adeta, romandaki gibi. Biz Jean Valjean’ın yaptığı gibi, kurulu düzenimiz bozulmasın, başımıza iş almayalım, yaptıklarımızı yapmaya devam edebilelim diye kendimizi kandırarak, savunmasız Filistinlilerin acılar içinde yok oluşlarını izliyoruz. “Reel politik, uluslararası dengeler, bilmediğimiz gerçekler var” gibi kelime oyunlarıyla da kaçış yolumuza inciler döşüyor, kayıtsızlığımızı aklileştiriyoruz. (Siyasal olarak doğru olanın bu tutum olduğu söylenebilir ama ahlaken doğru olanın bu olmadığına eminim!)

Victor Hugo kitabın ilerleyen bölümünde kahramanına menfaate uygun olanı değil, ahlaki olarak doğru olanı yaptırıyor. Kahraman ahlaki kurtuluşu, gizlenip konforlu hayatına devam etmekte değil, onun yerine mahkum edilecek kişiyi kurtarmak için mahkemeye teslim olmakta buluyor. Mösyö Madlen unvanını, servetini feda ederek mahkeme salonuna giriyor ve “gerçek Jean Valjean benim!” diye haykırıyor.

Biz de “kafatasımızda bir fırtına” estirip düşünelim! Müslüman toplumlar ve Türkiye, bir gün ahlaki cesaretlerini toplayıp, gizlendikleri yerden çıkıp, “biz buradayız” diyerek bu korkunç gidişata el koyarlar mı acaba? Ahlaka, Müslümanlığa ve insan onuruna uygun olanı yaparlar mı?

Akit / Ali Osman Aydın

Etiketler: Ali Osman Aydın

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Amerika ve İsrail Dost, İran Düşman Öyle mi?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?
    8 Nisan 2026
  • Hürmüz Boğazı Krizi 9 Emtiayı Daha Etkiliyor
    3 Nisan 2026
  • Savaşın Birinci Ayında Kim Hedefine Daha Yakın?
    31 Mart 2026
  • ABDli Yetkili: İran’ın Misilleme Kapasitesi Beklentilerin Üstünde…
    31 Mart 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026
İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

8 Nisan 2026
İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist