2 Mayıs 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Alıntılar Alıntı Makale

Güce Sahip Olmak, İnsanı Özgürleştirdi mi, Gücün Kölesi Hâline mi Getirdi?

Zamanı tarihin kölesi yapan akıl, insanı, bütün varlığı modernlerin / Batılıların kölesi yapan saldırgan, kartezyen, çatışmacı akıldır.

Yazar: Venhar Haber
6 Aralık 2021
Kategori: Alıntı Makale, Venhar Özel
0 0
0
“Çalışmış Fakat Boşuna Yorulmuştur”
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

“Tarihi güçlüler yazar, güçlüler yapar” fikri yaygın bir fikir. “Güçlü olmazsanız, yok olursunuz” fikri de hemen ardından gelen bir başka ayartıcı yaklaşım biçimi.

Gücü kutsayan, insanı gücün, güçlü’nün kölesi olarak gören insan adına, tabiattaki bütün canlılar adına ürpertici yaklaşım biçimi bu.

Gücü kutsamak, hele de maddî gücü putlaştırmak, insanı da, hakikati de bütün canlı hayatını da yoksaymak, Darwinyen orman kanunlarıyla dünyaya hükmetmenin, gücün önünde boyun eğmenin ve eğdirmenin normal / meşrû bir davranış olduğunu kabul etmektir. Ki bu, insanın insanlığını yitirmesi ve azmanlaşması, dünyanın ruhunu yitirmesi ve makinalaşması sonucunu doğurur. Oysa dünyanın cehenneme dönüşmesinin temel nedeni budur.

O hâlde tarihin ne olduğu, dahası tarihi, gücün tarihi olarak görmenin insanlığa nasıl pahalıya patladığı meselesi üzerinde derinlemesine kafa patlatmak zorundayız.

TARİH DE, ZAMAN DA İCAT EDİLDİ!

Tarih, modernlerin icadıdır. Dünyaya, eşyaya, daha bilgece bakabilen, kadîm geleneklerle temas kurabilen bir zihin, meselâ Heidegger, o yüzden olsa gerek, “tarih diye bir şey yoktur”, “tarih icat edilmiştir”, diyecektir.

Zaman da icat edilmiştir modernler tarafından.

Zaman, tarihin ruhudur oysa. Ama zaman, tarihin, modem tarihin kölesi hâline getirilmiş ve öldürülmüştür. Zamanı tarihin kölesi yapan akıl, insanı, bütün varlığı modernlerin / Batılıların kölesi yapan saldırgan, kartezyen, çatışmacı akıldır.

Modernler, tarihi hem kutsadılar hem de durdurdular. Tek taraflı olarak durdurdular insanlık tarihini. Tarihi yalnızca Batılılar yapıyor ve bütün insanlığı önüne katıyor, sürüklüyor son iki asırdır…

Asya’nın tarihi durdu, Afrika’nın tarihi durdu, Latin Amerika’nın tarihi, dünyası, her şeyi tarih oldu, yok oldu.

Osmanlı durduruldu, Balkanlar kıyıya vurdu, Araplar savruldu, Türkler tarihin kayıp çocukları oldu, dünyadan ruh kayboldu, dünyanın dengesi bozuldu, insanlık iki büyük paylaşım savaşıyla mahv u perişan oldu!

TARİH, İNSANI ÖZGÜRLEŞTİRMEKTE DEĞİL TABİATI VE İNSANLIĞI KÖLELEŞTİRMEKTE KULLANILDI!

Tarihin icadı, diğer medeniyetlerin üzerinde psikolojik, zihnî bir üstünlük kurma kaygısının eseri. Şöyle bir mantık işletildi alttan alta burada: Modern Batılı toplum, tarihi yapan tek toplumdur. Modernlerden önce bütün toplumlar tabiatın eseri ve esiriydi. İlk defa modernler, insanı tabiattan bağımsızlaşırdılar, özgürleştirdiler ve tabiat üzerinde hükümranlık tesis etmeyi başardılar.

Tabiat üzerinde hükümranlık kurmak uygarlık mıdır, barbarlık mı, bu sorunun cevabı üzerinde siz düşünün artık!

Modern insan, önce, tabiatı, alt edilecek, dize getirilecek bir düşman olarak konumladı, böylelikle tabiatın rahmet kaynağı, hayatın anlamının şifrelendiği, keşfedilmeyi, okunmayı bekleyen keşfedilmemiş bir kıta, bir kutlu hazine, insana hayatın anlamını kavramasını sağlayacak muazzam bir âyet / işaret, anlam haritası olduğu fikrini yok etti.

Tabiatın alt edilmesi, dize getirilmesi, boyun eğdirilmesi, sömürülmesi ve hatta içinden geçtiğimiz postmodern süreçte görüldüğü üzere, bizatihî tabiatın yok edilmesi gereken bir düşman, ruhsuz bir nesne olarak görülmesi, böylesi bir zihne ve zihniyete sahip bir uygarlığın elbette tarihi güç devşirmek için de icat etmesi mukadderdi.

MODERN İNSANIN TRAJEDİSİ: ÖZGÜRLEŞME ÇABASININ İNSANIN KÖLELEŞMESİYLE SONUÇLANMASI

Batı uygarlığı çatışmaya dayanan bir uygarlık olduğu için önce tabiata sahip ve hâkim olmayı, ardından da tarihe sahip ve hâkim olma kaygısıyla hareket etmeyi meşrûlaştırdı ve dünya üzerinde kurduğu hegemonyayı, önce tabiata, sonra tarihe / zamana, son olarak da insana / insanın eseri medeniyetlere hâkim olma güdüsüyle hareket ederek gerçekleştirmeyi başardı.

Ne başarı ama!

Başta tabiatın, tabiattaki binbir çeşit canlı varlığının, insanın kendisinin, insanlığın medeniyet birikiminin yıkılması üzerine elde edilen başarı başka bir medeniyetin hayal bile edemeyeceği bir yıkımdır, dünyanın cehenneme çevrilmesinin kilometre taşlarıdır bunlar aslında!

Varoluşun temelini hakikatin izini sürme olarak değil de her şey üzerinde hâkimiyet kurma olarak belirleyince, dünyanın cehenneme çevrilmesi, elbette ki, kaçınılmaz hâle gelecekti.

Tabiat, tarih ve insan üzerinde hâkimiyet kurmanın temel gerekçesi, güce sahip olmaktı. Güce sahip olunca, özgürleşecekti insan!

Neyden özgürleşecekti? Önce tabiattan, sonra Tanrı’dan!

Sonuçta, Tarih zamanı kuşattı, ruhunu yok etti ve köleleştirdi.

Peki, insanın güç devşirme sürecinde tarihi kutsaması, insanın özgürleşmesini mi getirdi, köleleşmesini ve dünyayı cehenneme dönüştürmesini mi?

Bu sorunun cevabı çok açık, değil mi?

Tam bu noktada sorulması ve izi sürülmesi gereken soru şu: Tarihi yapan güç müdür, ruh mu?

Yusuf Kaplan/Yeni Şafak

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?
    8 Nisan 2026
  • Hürmüz Boğazı Krizi 9 Emtiayı Daha Etkiliyor
    3 Nisan 2026
  • Savaşın Birinci Ayında Kim Hedefine Daha Yakın?
    31 Mart 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026
Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

24 Nisan 2026
Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist