30 Ocak 2026 - Cuma
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Venhar Özel

Yol Yoktur, Sen Yürürsen Yol Olur

Gecikmişlik hissinin verdiği o kesif tat insanı ömrünün sonuna kadar terketmez. Artık o kesafet dilimize bulaştıktan sonra ne tadılırsa tadılsın onun baskın tadı her zaman hissedilir.

Yazar: Mehmet Akif COŞKUN
26 Eylül 2023
Kategori: Venhar Özel
0 0
2
Yol Yoktur, Sen Yürürsen Yol Olur
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Kendimizi Aramaklar Yolculuğu 22 

Fotoğraf yazı ve şiir : M.Akif Coşkun

Bu yazı İktibas Dergisinin Haziran 2023 sayısında yayınlanmıştır

Ben gecikmeli geldim dünyama

Yaşıtlarımın oynadığı sokaklara geç uğradım

 

Gecikmişlik hissinin verdiği o kesif tat insanı ömrünün sonuna kadar terketmez. Artık o kesafet dilimize bulaştıktan sonra ne tadılırsa tadılsın onun baskın tadı her zaman hissedilir. Bu iyi midir, kötü müdür bilmiyorum. Yerine ve zamanına göre değişkenlik arz etmesi fikrimi bulandırdığı için kendime sorduğum bu soruya sağlıklı bır karşılık veremiyorum. Geciktiğim için üzgünüm ancak geciktiğimin farkına vardığım için de şükürlüyüm. En azından yolumun kalan kısmını daha ihtiyatlı yürümeye çalışıyorum. Gecikmeyle yol almaya devam ederken her uğradığım yerlerde yeni bir gecikmişlikle karşılaşıyorum. O yerlerin bana verdiği hayrete ve şüküre başta tatmış olduğum kesafet tekrar ve tekrar hissettiriyor kendini. Olsun diyorum, bununla yol almayı göze aldıysam, her ne kadar o kesif tattan kurtulamasam da en azından yoluma devam etmek için kendime şükür sebepleri bulmalıyım. Olsun diyorum, her ne kadar bulduğum şükür sebeplerinde yeniden ve yeniden o kesafet kendini hissettiriyor olsa da en azından o şükür sebeplerim ayaklarıma güç veriyor. Ruhumun şükür sebeplerine ihtiyacı olduğu kadar bedenimin de bu yola devam edecek güce ihtiyacı var. Olsun diyorum ya, insan olduğumu da kabul ediyorum. Zayıf olduğumu kabul ediyorum. Yürüdüğüm bu yolda şükür sebeplerimi ararken gecikmişliğimi bana zaman zaman hatırlatan yakın sesler  gecikmişlikle yürüdüğüm bu yola pişmanlık serpmekteler. Aceba boşuna mı yürüyorum?  Bunca çaba ne için? Bedenimin ve ruhumun maruz kaldığı bu ezalar ne için?  Pişmanlık hissi gecikmişlik hissime bulanarak sabrımı tüketiyor. Sonra nasıl oluyorsa bir şükür sebebine daha rast geliyorum ve bu döngü ve bu oyun baştan başlıyor. Tuhaf. Çok tuhaf.

Tuhaflığın üzerinde durmamaya alıştırdım kendimi. Bir şekilde bu sis dağılır ne de olsa. Dağılmasa da önemi yok. Benim için mühim olan bu yolda rast geldiğim şükür sebebiyle olan muhabbetimdir. Bana nasıl bir güç verecek? Hangi hassalarımı uyaracak? Hangi fikrimin perdesini aralayacak? Üzerinde düşünürken çiğerlerime çektiğim o berrak nefes bakışlarımı da içerime çekiyor. Ve gönüle uzanan bakışlarımızın sahip olduklarımıza şükretmekle mümkün olduğunu tekrar hatırlıyorum. Ben bu yolu sanki hatırlıyorum, sanki daha önce buradan geçmiş gibiyim. Fakat daha önce geçmiş de olsam bu sefer beni uyaran başka şeyler var bunu da görüyorum. Aynı yoldan iki defa geçilmez. Yol değişmiştir, yolcu değişmiştir, yolculuk değişmiştir. Değişkenlikler üzerine inşa edilmez bunu bilmez misin? Yeterince dinlendin, artık yoluna devam eder misin?

Tekrar bir vadinin eşiğindeyim şimdi. Ben buraları bilmez idim. Ah bu bilmezliğim, onca zamandır neyi bekledin? Gecikmiş hissiyle de olsa bir yola niyet etmek kadar, bu yolda yürüyebileceğin bir yoldaşının olması da önemlidir. Ve o yoldaşın bir mihmandar ise yolculuğa başlarken sana güç verecek şükür sebebin var demektir. Mihmandar demem boşa değil. Mihmandar farsçadan dilimize armağan edilmiş ve ”ev sahibi, konuk ağarlayan kimse” anlamına gelen bir kelimedir. Fakat öyle sıradan bir ev sahibi değildir. Kendisinin de aynı zamanda mihman (misafir) olduğunun bilincinde olan bir ev sahibidir. Sahiplik duygusunu  terbiye etmek istiyorsan sahip olduğuna mihman ol.

Bu yolculukta kendisine eşlik ettiğim mihmandarımda bunun en berrak halini görebiliyordum. Gecikmişlik hissim omuzumda bir yük olsa da, yine o kesif tat ağzımın tadını bozsa da bu sefer yeni şükür sebebine kavuşmanın o buruk sevinci bilincimi tazeliyordu.

Şuradan, diyordu mihmandarım, şu henüz sahiplerinin gelmediği yaylaya misafir olacağız. Henüz mevsimi gelmemiş olan bu yaylanın kimsesizliğine ve ıssızlığına doğru yol alırken gecikmişliğimin beni utandırdığını hissetmeye başlıyorum. Aklımda beliren tuhaf soruları baskılayarak yol alırken mihmandarım, burada yok ama geldiğimizi duymuştur, birazdan gelir, diyor yüzünde beliren hafif bir tebessümle.

Mihmandarım etrafında bulduğu çalı çırpıyla ateş yakarken, ben aklımda saçaklanmış tuhaf sorularımı kovuşturma derdindeyim. Belki de ilk defa gecikmişlik hissime karşı şüphe duyuyorum. Elimde hiçbir sebep yokken duyduğum bu şüpheye anlam veremiyorum. Yaylanın göbeğindeyim, etrafımda beni çepe çevre sarmış ocağı tütmeyen bu yayla evlerini gözlemliyorum. İnsan sesinin kirletmediği o sessizliğin sesine kulak veriyorum. Ağaçların, bitkilerin ve kuşların sesiyle çümbüş bir sessizlik. Daha önce buraya gelseydim aceba aynı hissi yaşar mıydım diye gecikmişliğimi temize çıkarma gayretimi kendimden gizleyemiyorum.

Evlerin arasından gelen motor sesiyle dağılıyor zihnime çöreklenmiş sorular. Motor sesi çok geçmeden önümüzde tecessüm ediyor. Mihmandarımın beklediği buydu. Motorla üzerindeki yaşını almış bey amca sanki yaşıt gibiydiler. Sanki zamanla birbirine kaynamış, birbirinin haline uyum sağlamış gibiydiler. Bizi karşılarken daha önce başka bir yerde sahip olduğum benzer duygular içinde buluyorum kendimi. Fakat aynı yoldan iki kez geçilmiyordu, biliyordum.

Elini hürmetle öptüğüm bey amca bu sefer yayla sahibi değildi. Bu yaylanın muhafızıydı. Tevellüdü elli olan, yayla mevsiminin son bulduğunda sahiplerinin köylerine çekilmesiyle  gelip tüm kış aylarını bir sonraki  yayla mevsimine kadar burada  ufacık bir kulubede ufacık bir radyo ve o ufacık odayı ısıtacak sobasıyla yalnız başına yaylanın muhafızlığını yapan Recep amca.

Yetmişdört yaşındaki Recep amca geçimini sert kış aylarını bu yaylada yalnız başına geçirirek sağlıyor. Yayla sahiplerinin verdiği maaş bizim gözümüze kafi gelmese de o hem verilen maaşa, hem sert kış ayların soğuna hem de tüm bunların üzerine katmerlenen yalnızlığına razı. Yayla mevsiminde emaneti sahiplerine teslim edip köyüne döndüğünde de yalnız. Yıllar evvelinden hanımı vefat etmiş. Yalnızlığın her türlüsünü iliklerine kadar yaşayan bu yayla muhafızı tüm bu zorluklara rağmen şükrünü dilinden eksik etmiyor. Sırtını o ufak radyodan çıkan çızırtılı mahsuninin türküsüne yaslamış, demli çayından ve derin derin çektiği sigarasından şükrüne bulaşan kimbilir hangi şikayetlerini sıyırıyor.

”Yalancısın inanamam

Gayri sana güvenemem”

Buna rağmen bizi ziyadesiyle mihman etme derdindeyken aynı zamanda gözlerinde o yalnızlığına bir nebze ortak olmamızın sevincini görebiliyordum. Bu yolculuğun en zirve halini recep amcanın gözlerinde kendimi bularak yaşıyordum. O gözlerde gördüğüm kendimde, gecikmişliğin emaresi okunmuyordu. Ben kendimden bir parçayı recep amcanın yalnızlığına perçinleyerek zihnimdeki vesveseden arındırmış mı oluyordum?

Gecikmişlik hissimin bu yayla muhafızının gözlerinde un ufak oluşunu seyrederken kendimi nereye konumlandıracağımı hala bilemiyorum. Bu satırlarını günler sonrasında kaleme alırken yine de bu histen uzak olduğumu söyleyemem. Hala o kesafet zaman zaman dilime nüfüz etmekte seziyorum. Fakat bu hissin beni kendine mahpus eden, iyi kamufle olmuş bir vesvese olduğunun da farkındayım artık.

Her gittiğimiz yere kendimizden bir parça bırakır, o yerden de bir emaneti sırtlarız. Gittiğimiz yerlerde kendimizden bir parça bırakmak demek onların gözünde umuda yol olmak demektir. Recep amcaya kendimden birşeyler bırakabilme umudunu beslerken onun gözlerindekini yüklenerek ayrılıyoruz oradan. Her ayrılışın tekrar bir vuslatı olduğunu bilerek ve inanarak.

Yolculuğumun nerede başladığını hayal meyal hatırlıyorum. Gözlerimi bu dünyaya gecikmeli açmış olmamın verdiği hislerimle bu yolculuğu ne zaman ve nerede bitireceğimi bilmeden ilerlerken bu vadinin zirvelerinden en diplerine sesim işitilsin istiyorum.

Alıştır beni kendine eyy. İçimde büyüyen hayretimden, sana yürüyen gayretimden, yokuşlarına dayanan nefesimden elini eteğini çekme.

(Bu yolculukta bana mihmandar olan değerli ağabeyim İbrahim Kamberli’ye hürmetlerimle)

* Başlık, Bab’Aziz filminden alıntıdır.

Etiketler: Mehmet Akif Coşkun

Çok Yorumlanan 2

  1. Süleyman Şimşek says:
    2 sene önce

    Bab’qziz filmini ilk izlediğimde ben bu filme çok gecikmişim demiş ve o günün benim için en karlı yanı bu film demiştim.. evet üstad yalnız bir şey var ki söylemeden geçemem eğer bir insan hayata geç kaldığımı fark ettiği an başka birilerinin kendisi yüzünden hayata geç kalmış olduğunu farketmelidir.o

    Cevapla
  2. M.akif coşkun says:
    2 sene önce

    Cok teşekkür ediyorum degerli yorumunuz için. Selamlar hürmetler ederim

    Cevapla

M.akif coşkun için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • İp Gergin, Cambaz da
    18 Mayıs 2025
  • taşa yaz dalgalanmıyorsa su /suya oku kafa yarmıyorsa taş
    9 Nisan 2025
  • Kaçakçıysan Düşürme / Kaçacağın Yeri Ürkütme
    17 Şubat 2025
  • Kırıldı Düşünce Karaldı Kalkınca
    26 Kasım 2024
  • Çay Soğursa Hürmetle İçilir
    31 Temmuz 2024
  • Bu Dağlara İhanet Edilmez
    31 Mayıs 2024
  • Zorumuza Giden Boşumuza Gitmesin
    24 Mart 2024
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

30 Ocak 2026
İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

28 Ocak 2026
Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

21 Ocak 2026
Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

21 Ocak 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist