13 Mayıs 2026 - Çarşamba
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Dünya

Peki Ne Olacak?

Çekilme kararı sürpriz değil; sivillerin tahliyesinden ilk söz edildiği günden beri Dinyeper üzerinde bir savunma hattı oluşturmayı amaçladıkları aşağı yukarı belliydi. Ne var ki askeri mülahazalar aslında pek az önem taşır; bu karar siyasi sonuçlar doğuracaktır.

Yazar: Venhar Haber
11 Kasım 2022
Kategori: Dünya
0 0
0
“Kazanmak İçin Kaybeden” Bir Rusya İle Karşı Karşıyayız
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Herson’un sağındaki bütün sivillerin tahliyesinin ardından Rusya ordu birliklerinin de Dinyeper’in soluna çekilmesi kararının askeri yanıyla ilgili fazla bir şey söylemeyeceğim. Emre Köse’nin yazısı, üstelik sadece askeri değil siyasi mülahazalara da yer vermesi itibariyle son derece aydınlatıcı; ilgili okur hangi görüşte olursa olsun muhakkak okumalıdır.

Ama siyasi olarak birkaç noktayı not etmek gerek.

Çekilme kararı sürpriz değil; sivillerin tahliyesinden ilk söz edildiği günden beri Dinyeper üzerinde bir savunma hattı oluşturmayı amaçladıkları aşağı yukarı belliydi. Bu askeri olarak biricik makul çözüm gibi görünüyor; zira oblastin sağ yakasının ikmal hatları neredeyse kapalı olmaktan başka barajın sürekli bombalanması da büyük bir sel tehlikesine yol açıyor.

Ne var ki askeri mülahazalar aslında pek az önem taşır; bu karar tıpkı Krasnıy Liman’da olduğu gibi siyasi sonuçlar doğuracaktır (bak. https://www.ydh.com.tr/HD17363_krasniy-limandan-hangi-siyasi-sonuclar-dogacak-.html).

Orada toprak kayıpları, seferberlikte yaşanan sorunlar ve orduya ilişkin tartışmalar üzerinde durmuştum.

Bunların en az önem taşıyanı birincisidir; zira toprak kayıpları askeri zorunluluk olabilir, önemli olan kaybın kendisi değil doğuracağı siyasi sonuçlardır.

Bunların ikincisi, seferberliğin tamamlanmasıyla bitmiş değilse bile azalmış görünüyor; ne var ki bu daha derin bir sorundur; sosyalizmin yağmalanmasıyla kurulmuş az gelişmiş kapitalizm, seferberliği burjuvazi için tekel kârı vasıtası haline getiriyor. Dahası, sorunun bitmiş değil sadece görünürde azalmış olduğunun çok karakteristik işaretleri var; mesela seferberlikte askere alınanların aileleri Kursk valisine yakınlarının cepheye askeri eğitim almadan gönderildiğini söyleyip şikâyette bulundular; Orel oblasti valisi askere alınanlara verilen teçhizatın kalitesizliğinden yakınanlara “biz bulabildiğimizi veriyoruz, beğenmeyen kendisi alır,” mealinde cevap verdi; İnsan Hakları Konseyi Başkanı Valeriy Fadeyev bile “zengin federal bölgeler seferberlikte askere alınanların teçhizi için çok para ayırırken fakir bölgelerin neredeyse hiçbir şey ayırmamasının” kabul edilemeyeceğini söyledi, vb.

Üçüncüsü ise askeri planlama meselesinden ziyade siyasi karar alıcının çatışmada ne kadar ileri gideceğini bilmiyor olmasının eseridir; bu yüzden, öyle anlaşılıyor ki, orduya yakın çevrelerde Kadırov ve Prigojin gibilerin neredeyse akil adam pozu takınıp sağa sola akıl verebilmelerinde kendini ortaya koyan hizipler oluşuyor.

Delyagin bunu doğrudan doğruya şu retorik soruyla ifade etmişti: “Günümüz Rusya’sında ordunun, vatanın savunmasının vasıtası olmaktan ziyade general ve daha alt seviyede subay leşlerini besleme ve bunların yüklerini yıldızlar ve haçlarla ağırlaştırma vasıtası olduğunu anlıyorum, doğru mu anlıyorum?”

Delyagin’in bir sonraki sorusu daha da önem taşıyordu: “Şoygu ve Gerasimov kendi sahalarında, [Maliye Bakanı] Siluanov ve [Merkez Bankası Başkanı] Nabiullina’nın kendi sahalarında gördüğü işlevi mi görüyorlar?”

Kremlin’in uzun süredir siyasi bir belirsizlik içinde bulunduğu açık. Ne olacak: 24 Şubat’ta konulan siyasi hedeflere sadık kalarak çatışmayı derinleştirmek mi — ama bu, nükleer silah tartışmaları almış başını yürümüş ve ABD’nin en “saygın” dış siyaset dergileri aslında bunun pek de fena bir fikir olmadığını yazıp çizmeye başlamışlarken tamamen sisler içinde bir uluslararası ortamı ve faciaları tetikleme ihtimali anlamına gelir. Belki de (Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetlerinin değilse de) Herson ve Zaporoje’nin Rusya’ya katılması kararı, Rusya’da solun önemli bir bölümünün eleştirdiği gibi, yersiz ve öngörüsüzdü; ama bunu tartışmak için artık çok geç.

Kaldı ki, çatışmayı derinleştirmek bu şartlarda (neredeyse kadir-i mutlak iktidara karşılık derme çatma kapitalizm) sosyal çatışma anlamına da gelir. Bu, bütçe meselesinde çok açık görülüyor zaten; mevcut durum bütçenin finansmanı vasıtalarını ortadan kaldırdıkça Kremlin’in büyük burjuvaziyle meselelerini sulh yoluyla çözme tercihi de zorlaşıyor. Bu durumda ne olacak; 2023-2025 bütçesinde işaretleri görüldüğü gibi yük halkın sırtına mı bindirilecek — eğer öyle olursa Kremlin’in kurduğu rıza mekanizması ağır hasar görür ve olaylar, Putin’in siyasi hayatındaki en büyük sarsıntı olan Kursk faciasını aşan bir deprem doğurabilir, o zaman da işin ucunun nereye varacağını kimse hesap edemez — yoksa halkın desteğini sağlamlaştırıp burjuvaziden sızdırma yoluna mı gidecek?

Yok eğer 24 Şubat’taki hedeflerinden (demilitarizasyon ve denazifikasyon) vazgeçip mevcut durumu dondurmaya yöneliyorlarsa (Zaharova’nın açıklamalarından böyle bir atmosferin doğduğu seziliyor) bu nasıl olacak? ABD yerel seçimleriyle birlikte senato ve temsilciler meclisinde ortaya çıkacak yeni tabloya göre bir uzlaşma (diplomasi) stratejisi geliştirmek mi — ama bu, Stoltenberg’in olası bir barışı Rusya’nın çekilmesine, yani yenilgiyi kabul etmesine bağlayan açıklamasından anlaşıldığı gibi, NATO’nun Rusya ile savaşını engelleyemez; zira troyka Rusya’nın kapitülasyonunu öngörüyor.

Bu yüzden siyasi belirsizlik devam ediyor; hatta belki, bu belirsizliğin “kervan yolda düzülür” misali bir tür strateji haline getirildiği de ileri sürülebilir.

Her halükârda, şimdilik “… komuta kademesindeki değişikliğin ardından … savaş halet-i ruhiyesi yaygınlaşıyor. Bu atmosferde efkâr-ı umumiye taktik yenilgileri olağan karşılar, ama stratejik zafer beklentisi güçlenir.” (https://www.ydh.com.tr/HD17375_savas-iktidar-burjuvazi-sol.html) Ama eğer efkâr-ı umumiyede “bardak” (kaos, kargaşa, düzensizlik) algısı derinleşirse doğacak sonuçlar hesap edilemez. Özellikle Simonyan vb.nin pek hoşuna gittiği anlaşılan 1941 hatırlatmalarının gücü giderek zayıflar; zira 1941 ve 1942’de Sovyet ordularının değil Dinyeper’in soluna, ta Volga’ya kadar çekildiği doğrudur ama o zaman mevcudu 3 milyonu aşan ve Sovyet ordusuyla karşılaştırıldığında neredeyse mükemmel teçhiz edilmiş faşist orduların karşısında cephe hattının binlerce kilometre olması bir tarafa ne burjuvazi zenginleşiyordu, ne cephe gerisinde bugünküyle karşılaştırılabilir bir “bardak” vardı, ne cephe hattına sadece birkaç yüz kilometre mesafelerde maskeli dans şovları yapılıyordu.

Bu yüzden, Herson’un sağ yakasının terk edilmesi kendi başına çok önemli değil. Ama siyasi sonuçları, önemli.

Hazal Yalın/YDH

Etiketler: Hazal Yalın

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gazze’nin Hamileri Nerede?
    7 Mayıs 2026
  • ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor
    5 Mayıs 2026
  • İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü
    5 Mayıs 2026
  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Gazze’nin Hamileri Nerede?

7 Mayıs 2026
ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

5 Mayıs 2026
İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

5 Mayıs 2026
Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist