3 Mayıs 2026 - Pazar
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Alıntılar Alıntı Makale

Selim ATALAY: Cezayir’de son tango

Fransa Cezayir’i 1830’da sömürgeleştirdi. 1950’lere dek bazı Fransız devlet birimleri, Cezayir’i Fransa vilayeti olarak görürdü. Hatta o zamanlar Cezayir nüfusunu, gazını, petrolünü Fransa’ya katıp ortaklaşa toplamda ‘100 milyon nüfuslu Fransa’ hayali gören vardı... 20. yüzyıl ortasında 100 milyon nüfus, ‘büyük’ demekti. Fransa’nın son 100 yılını şekillendiren general babası De Gaulle ise o dönemde daha gerçekçiydi. Cezayir’in bağımsızlık için verdiği şehitleri göz önüne alan General, Cezayir’i vilayet yapmaya çalışan Fransa’nın bunu başaramayacağını ve tam aksine, Fransa’nın bir Cezayir-İslam vilayeti olacağını fark etmişti.

Yazar: Venhar Haber
11 Mart 2019
Kategori: Alıntı Makale
0 0
0
Selim ATALAY: Cezayir’de son tango
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Cezayir çalkalanıyor. Bir sayıma göre 60 yıldır, bir başka sayıma göre de Buteflika’nın Devlet Başkanlığını sürdürdüğü 30 yıldır süren sisteme sokak, ‘artık yeter’ demeye başladı.

Hesapta 18 Nisan’da devlet başkanlığı seçimi var. Buteflika’nın yeniden bu seçime katılacağı ve her durumda kazanacağı anlaşılınca, halk sokağa çıktı. Şu ana dek olaysız geçen protesto gösterilerinin örgütlü olup olmadığı belirsiz. Protestocuların tek ortak noktası, 5-6 yıldır tekerlekli sandalyede olan ve konuşma yeteneğini kaybetmiş 82 yaşındaki siyasetçinin gitmesi.

Cezayir’de geri planda 60 ve 30 yıllık katı rejimin krizi var. Yan tarafta, düşen dünya fiyatları, yatırımsızlık ve kötü idare sonucu, ülkenin gaz ve petrol gelirinin artık yetmemesi var. Altta, 43 milyon nüfuslu ve üçte biri 30 yaşın altındaki Cezayir’in devlet kontrolündeki köhne ekonomisi var.

Şaşırtıcı olan, tek parti ve tek kişi sistemine odaklı Cezayir devletinin Buteflika’dan başka bir aday çıkartamaması. Uzun süredir Buteflika görüntüsü altında devletin yakın çevre-ordu işbirliğiyle yönetildiği, yaşlı liderin kukla olduğu bilinmekteydi. Zaten ‘Yeniden Buteflika’ denince, sistemin tıkandığı fark edildi. Devleti yöneten koalisyon, üzerinde anlaşacağı ve halkı da umutlandıracak bir aday çıkartamamıştı. Sokak, şimdi bu çaresizliğin isyanında.

Arap Dünyasında 2011’den bu yana olanlara bakılırsa, Cezayir için Mısır, Libya ya da Suriye senaryosu mümkün. Sıkıntısız bir geçiş en ideali, ancak statüko tüm kartları ile şu an çıkmazda. Buteflika, son dönemdeki Hüsnü Mübarek gibi.

Bu arada Cezayir’in diğer Arap ülkelerinden yapısal olarak ayrıldığı ve kendine özgü bir yol çizebileceği yolundaki teoriler de mevcut. Bunun için orduya bakılıyor. Ancak ‘Ordu’ deyince, Cezayir kendine özgü yolları da kapatmış oluyor. Bir de ‘Fransa’ faktörü var ki, Cezayir’in belki de esas sorunu o. Fransa, görünmemeye çalışarak, Cezayir’deki oyunun içinde ve gelişmeleri yönlendirmeye çalışıyor. Cezayir’in de başına ne geldiyse, zaten bu ‘yönlendirilme’ yüzünden geldi. Mevcut senaryolarda henüz ‘mutlu son’ görünmüyor.

Cezayir’de 1988’de ekonomik refah isteyen gençler sokağa çıktı, ardından ordu geldi. Bir hafta süren kargaşada yüzlerce kişi can verdi.

28 Şubatçıların Cezayir hayranlığı

1962’de bir milyon şehit vererek bağımsız olan Cezayir’in acısı son 60 yılda da bitmedi. Son dönemin virajı 1988’de dönüldü: Daha Soğuk Savaş bile bitmemişti. Ekonomik refah isteyen gençler sokağa çıktı, ardından ordu geldi. Bir hafta süren kargaşada yüzlerce kişi can verdi.

1989: Tek parti dönemi sona erdi ve Bağımsızlıktan beri iktidar olan FLN, başka partiler kurulmasına izin verdi. İslami Kurtuluş Cephesi (FIS) adlı partinin yükselişi böyle başladı. FIS 1990 yerel seçiminde oyların %55 ini aldı.

1991: Aralık’ta Cezayir’in ilk serbest seçimi yapıldı, ancak FIS’ın büyük çoğunlukla seçim kazanması üzerine ordu seçimi iptal ettiğini duyurdu. 1992’de Cezayir’in iç savaşı başladı. 10 yıllık çatışmadan ve 100 bin ölüden sonra  2002’de ateşkes ve af ile durum yatıştı.

Bu arada Abdülaziz Buteflika’nın iktidarı 1999’da başladı. Buteflika o zamandan beri Devlet Başkanı.

1990’ların Türk medya arşivleri taranırsa, ‘Cezayir Modelinden’ söz eden 28 Şubatçılar bulunacaktır. Çok sevmişlerdi ‘Cezayir Modelini’… 28 Şubat Türkiyesi ile Cezayir arasında gözleri parlayarak benzerlik bulanları unuttuysak, şimdi hatırlamanın zamanıdır.

2011: Arap Kargaşası Cezayir’i de etkiledi, ancak ağır iç savaştan çıkan ve terör ile ordu arasında sıkışan Cezayir, radikal değişim yerine, Buteflika altında mevcut durumu biraz iyileştirmekle yetindi. Olağanüstü hal ve tek kanallı medya uygulaması kaldırıldı. Cezayir 2011’de sokağa döküldü. Ancak modaya uymak için değil, fırlayan gıda fiyatları yüzünden.

Aradan geçen sürede Cezayir, biraz petrol-gaz geliriyle, biraz da yanı başındaki Libya’da olanların dehşetiyle sakin kalmaya çalıştı. Yüksek petrol fiyatı, durumu bir süre idare etti. Sonra petrol düştü, Cezayir de düştü… 2019 ile birlikte 18 Nisan seçiminin ilanı ve Buteflika’nın yeniden başkan yapılacağının anlaşılması, Cezayir’i sokağa döktü.

Buteflika’nın yeniden seçime katılacağının açıklanması Cezayir halkını sokağa döktü.

Fırat’ın Doğusu, Marsilya’nın Güneyi

Fırat’ın doğusunda ne tür fırıldak çevrileceği, Lübnan ve İran hükümetlerinin nasıl karar alması, hatta Venezuela’nın kim tarafından yönetilmesi gerektiği gibi konularda hayli ayrıntılı fikirlere sahip Fransa, Akdeniz komşusu ve eski vilayeti Cezayir konusunda dut yemiş horoz oldu… Cezayir’de olan biten konusunda Fransa’nın ağzını bıçak açmıyor.

Beylik bir-iki açıklama ile geçiştirilen durum, belki de Fransa’daki iç gelişmelerle ilgili. Öyle ya, Fransa sokakları da Macron’un gitmesini istiyor. Macron bu konuda kendisini Buteflika ile Guaido arasında bir yerde bulmuş olabilir.

Gerçi Cezayir’in sokakları daha kalabalık. Ancak Macron, Buteflika ile bir yerde birleşiyor… İkisi de köhne statükodan yana. Hele Macron, Cezayir’de zamanın tümüyle durmasını istiyor. Buteflika istikrar demekmiş, istikrar da Cezayir’de ‘radikal İslam’a engelmiş! Macron, Venezuela’da Maduro’nun gitmesini, Guaido’nun gelmesini isterken, hayli netti. Cezayir’de Guaido mu bulamadı, yoksa Venezuela’daki kavalın sesi uzaktan daha mı hoş geliyor?

Yoksa Libya’daki iç savaşı tetikleyip körükleyen Fransa, şimdi aynı durumun Cezayir’de tekrarlanmasından mı çekiniyor? Libya’da hangi çarşı için hangi hesap yapılmıştı? Fransa için bu hesabın tutmadığını söyleyebiliriz.

Fransa için Cezayir’de nasıl bir senaryo olacağı önemli. Libya ve Suriye senaryosunun bütün faturasını 4 milyondan fazla Cezayir kökenli vatandaşıyla, onların Fransa’ya akacak yakınlarıyla, Fransa ödeyecek. Macron bunu biliyor. Fransa içinde zeytinyağı ve sirke gibi ayrılmış topluluklar da işin cabası.

Macron ‘Radikal İslam’ dediği oluşumun, Akdeniz kıyılarından Fransa kumsallarına vurmasından endişeli. Üstelik Sarı Yelek hareketi sürerken… Sarı Yelekler, büyük kentlerdeki ırkçı militanların saldırganlığından ibaret değil. Aralarında bol miktarda kışkırtıcı da olan bu militanların yağması ve ırkçılığı hareketin itibarını azaltsa da Sarı Yelekler, has Fransa’nın has sıkıntılarının yansıması… Sarı Yelekler, kent ışıltısı dışında kendi sakin hayatını sürerken, ekonomik krize giren ve alıştığı yaşam standardını kaybeden taşranın has Fransızları. Kriz sürüyor.

Fransa’da sosyal yapı: Paris, diğer kentler, varoşlar ve taşra-kırsal kesim diye sıralanır. Varoşlarda yaşayan siyah derililer sadece kentlerde ve yağma kısmında Sarı Yeleklere katılmıştı. Varoşlardakilerin akrabaları şimdi Cezayir sokaklarındalar.

Sirke ve zeytinyağı gibi

Fransa Cezayir’i 1830’da sömürgeleştirdi. 1950’lere dek bazı Fransız devlet birimleri, Cezayir’i Fransa vilayeti olarak görürdü. Hatta o zamanlar Cezayir nüfusunu, gazını, petrolünü Fransa’ya katıp ortaklaşa toplamda ‘100 milyon nüfuslu Fransa’ hayali gören vardı… 20. yüzyıl ortasında 100 milyon nüfus, ‘büyük’ demekti.

Fransa’nın son 100 yılını şekillendiren general babası De Gaulle ise o dönemde daha gerçekçiydi. Cezayir’in bağımsızlık için verdiği şehitleri göz önüne alan General, Cezayir’i vilayet yapmaya çalışan Fransa’nın bunu başaramayacağını ve tam aksine, Fransa’nın bir Cezayir-İslam vilayeti olacağını fark etmişti.

De Gaulle Cezayir’in bağımsızlığını tanıdı. Çünkü hem çaresizdi, hem de Araplarla Fransızların, yani İslam ile Hıristiyanlığın Fransa’da kaynaşamayacağını anlamıştı. Bir danışmanına göre General, “Araplarla Fransızlar ancak zeytinyağı ve sirke gibi kaynaşırlar. İkisi aynı şişeye doldurulabilir ama birbirlerinden ayrı dururlar” demişti… Tabii ki, özel bir sohbet sırasında ve dışarıda duyulmaması içindi bu gastronomik tasvir.

Fransız derin devleti içinde Cezayir’i ‘Fransa’nın ayrılmaz parçası’ sayan öyle fanatikler vardı ki, Cezayir’den vazgeçmemesi için birkaç kez De Gaulle’ü öldürmeye çalıştılar. De Gaulle maceralı hayatı boyunca 31 suikast girişiminden kurtuldu. Bunların hepsinin nedeni Cezayir değildi, ancak De Gaulle canı pahasına Cezayir’in bağımsızlığını tanıdı. Bağımsızlık sonrası Fransa’nın artık Cezayir takıntısından uzaklaşacağını sanmış, “Fransa artık ilgilenmek, canını sıkmak için Cezayir’den başka konular bulsun” demişti… Aradan geçen zamanda Fransa oyalanacak başka konular buldu ama Cezayir’den fazla uzaklaşamadı. Çünkü bu sürede Cezayir ve İslam, Fransa’nın içine, varoşlarına yerleşmişti. İç içeydiler

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?
    8 Nisan 2026
  • Hürmüz Boğazı Krizi 9 Emtiayı Daha Etkiliyor
    3 Nisan 2026
  • Savaşın Birinci Ayında Kim Hedefine Daha Yakın?
    31 Mart 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026
Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

24 Nisan 2026
Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist