13 Mayıs 2026 - Çarşamba
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Güncel

Yeni Gerçekçiliğinizi Nasıl Alırdınız

Müslümanların hakikati zâhir ve bâtın ayrımıyla müştereken idrak ettikleri bir vakıadır. Hakikat, zahir olması bakımından “işte burada” bulunduğu, durduğu, göründüğü ve gösterildiği gibidir. Batın olması bakımından da hakikat, retinal gözle görülemediği, kısmen duyular yoluyla idrak edilebildiği, zihnin ve aklın sınırlı olarak nüfuz edebildiği şekliyle varlığı tartışma götürmeyendir.

Yazar: Venhar Haber
21 Eylül 2023
Kategori: Güncel
0 0
0
Yeni Gerçekçiliğinizi Nasıl Alırdınız
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Okyanus Sözlük’te, gerçek “Olgu hâlinde olan, yani bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan” şeklinde açıklanmış ve sair dillerdeki karşılıkları da şöyle verilmiş: Osm.: Hakiki, şe’nî; İng.: Real, actual; Fr.: Vrai, véritable, réel. Bunlara Tietze Lugati’nde kertü, sadık ve vefadar kelimeleri eklenmiş.

Dilimizde -yaklaşık yedi yüz yıldır- ne kelime ne de mefhum olarak gerçekle ilgili bir problem yoktur; Ama ondan türetilen “gerçekçilik”le ilgili çok ciddi problemimiz vardır. 19. yüzyılda Batı’dan edebiyat yoluyla bize bulaşmış, üstesinden gelemediğimiz, hâlen gelmeye de pek niyetli görünmediğimiz çok yönlü ve çok yüzlü bir problemdir bu!

Bunun nedeni, dilsel bir vakıa olarak bir olguya, nesneye, niteliğe denk düşerek pratik bir durumu ifade eden gerçeğin, “gerçekçilik” şekliyle gündelik pratiğe istikamet vermek, onu siyasi ve kültürel bir maksada göre biçimlendirerek başkalarına dayatmak anlamında bir ideolojiye sahiplik etmesidir.

Lafı dolaştırmadan söyleyelim: Bizde gerçekçilik 1800’lü yılların sonunda edebiyatta başlar, 1900’lü yılların ilk çeyreğinde gemi azıya alır ve sonraki yıllarda Kemalizm’in din düşmanlığında etkili bir siyasi silaha dönüşür.

Edebiyattaki ilk gerçekçilik havarilerimiz, sanki büyük bir hakikati ilk kez keşfediyorlarmış gibi, sünnet çocuklarının korkulu sevincine eş bir heyecan sergilerler. Mesela Nabizâde Nâzım, gerçekçilik aşkıyla yazdığını söylediği Karabibik (1890) adlı modern hikayesini -bugünkü söyleyişle öyküsünü- onu önceden görmediklerine, bilmediklerine inandığı cahil okurlarını aydınlatma, bilgilendirme kastıyla takdim etmiştir. Garibim o takdiminde sanki hamamda yıkanırken suyun kaldırma gücünü keşfeden Arşimet gibi sokağa fırlamak üzeredir; Arşimet’in elinde küflü bir tas, onun elinde ise daha önceden benzerleri anlatılmış ya da yazılmış yüz binlerce hikâyeden bir hikâye vardır sadece.

Ömer Seyfettin, Memduh Şevket Esendal ve Sait Faik gelir onun peşinden. Sabahattin Ali de onlara eklenirken, gerçekçilik ideolojisi yeni bir mevzi kazanır: Marksist eleştiri kuramı! Solcu-Kemalistler ondan mülhem olarak önce sosyalist sonra toplumcu gerçekçiliği icat ederler ve teorik planda da asıl sistemin kendilerine yüklediği misyonun farkında değilmiş gibi davranırlar. Bu nedenle onlara gerçekçiliğin ne olduğu sorulduğunda verdikleri cevap, Şoför Dadal’a Kemal Tahir’in Serbest Fırka için yaptırdığı şu tanımlamayı pek aşmaz: “O gayetle lüzumlu bir şey olup, olmayınca hiç olmaz!”

Bu sorunun üstesinden gelme telaşı Attila İlhan’la başlar Fethi Naci ve Ahmet Oktay ile devam eder. Bunların elinde kutsal bir kâseye dönüşen gerçekçilik Doğu hakikatine karşı yürütülen Batı güdümlü ideolojik bir savaşın adı olur. Böylece görebilen gözlere aşikar olan şu hakikat de artık sokağa iner: Türk edebiyatındaki gerçekçilik savaşı, Doğu’nun, -daha da vurgulu olarak söyleyecek olursak- Müslümanların hakikat anlayışlarına karşı özel olarak planlanmış ve uygulanmış ideolojik bir savaştan ibarettir.

Müslümanların hakikati zâhir ve bâtın ayrımıyla müştereken idrak ettikleri bir vakıadır. Hakikat, zahir olması bakımından “işte burada” bulunduğu, durduğu, göründüğü ve gösterildiği gibidir. Batın olması bakımından da hakikat, retinal gözle görülemediği, kısmen duyular yoluyla idrak edilebildiği, zihnin ve aklın sınırlı olarak nüfuz edebildiği şekliyle varlığı tartışma götürmeyendir.

Gerçekçilik, önce hakikatin bâtınını inkâr tahtında, aklı kıt olanları “görmediğime inanmam” şeklindeki bilimsel saçmalığa mahkûm etmiştir. Bunlara karşı “Sorunuzu ifade etmenize yarayan sesiniz nerede? Size bu mantığı kurduran aklınız nerede?” diye sormak da artık eskide kalmıştır zira burada meselenin saf bir meraka tabi olarak bir şey sormak olmadığı; Müslümanların hakikat ile olan sahih ilişkisini bozmaya yönelik olduğu tüm gerçekliğiyle ortaya çıkmıştır.

Batı güdümlü gerçekçilik ideolojisine tabi olanların derdi Müslümanların cinlere, meleklere ve gayba inanmaları, rüyayı bir gerçek olarak benimsemeleridir. Bunların inkârı inananların imanına karşı bir saldırıdır. Yani özet bir söyleyişle gerçekçilik namı altında sergilenen karşıtlık din ile dinsizliğin karşıtlığıdır.

Gerçekçilerin Marguerite Yourcenar’ın rüya çözümlemelerini ağızlarının suyunu akıtarak okumalarının, Yıldız Savaşları’nı, Yüzüklerin Efendisi’ni eğlencenin yeni kilisesi olan sinemalarda gerçekçilik aşkıyla ayıla bayıla izlemelerinin de bu bahiste bir önemi yoktur.

Artık onlara sorabileceğimiz tek şey, hakikatin tüketildiği Batı restoranında yeni gerçekçiliklerini nasıl alacaklarıdır?

Ömer Lekesiz/Yeni Şafak 

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gazze’nin Hamileri Nerede?
    7 Mayıs 2026
  • ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor
    5 Mayıs 2026
  • İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü
    5 Mayıs 2026
  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Gazze’nin Hamileri Nerede?

7 Mayıs 2026
ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

5 Mayıs 2026
İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

5 Mayıs 2026
Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist