31 Ocak 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Alıntılar Alıntı Makale

“Ey İman Edenler! İman Ediniz!

"Ey İmân Edenler İmân Ediniz." Verdiğimiz örneklerden anlaşıldığı üzere İslâm imân ile ilintili, imânla mücehhez kılınmış bir paket programdır. Bu paket programa göre bir hayat yaşamak ve yine bu paket programa göre bir toplumsal doku oluşturmak, bu paket programa göre bir devlet mekanizması tesis edip ümmetin birliğini sağlamak imâna taallûk eden bir mükellefiyettir. Vesselâm...

Yazar: Venhar Haber
15 Eylül 2023
Kategori: Alıntı Makale
0 0
0
“Ey İman Edenler! İman Ediniz!
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Konu başlığımız Nisâ Suresi’nin 136’ncı ayetinden motamot  mülhem. Ayet düz mantıkla okunduğunda ironi gibi anlaşılmaktadır. Oysa her ayetin muhkem ve müteşabih oluşuyla, siyak ve sibakıyla birlikte kendine özgü çok kapsamlı anlamları olduğu gibi bu ayette de farklı farklı mesajlar verilmiş olsa da biz bunu somut bir zaviyeden değerlendirmek istiyoruz. Öyle ki, Yüce Rabbimiz adeta şunu diyor: “Ey imân ettiğini söyleyen insan toplulukları, imân etmiş olduğunuz değer ve kıstasları Kûr’ân ve Sünnet ışığında tekrar gözden geçirin ve sahih/tetkiki bir akide ile imân edip gereğince bir hayat yaşayın.
Özellikle günümüzde Müslümanlık iddiasında bulunan insanların söylem ve yaşam tarzlarına baktığımızda tevhidî değerlerle ne kadar tenakuz içerisinde oldukları aleni bir şekilde görülecektir. Bir Müslümana yakışmayan tutum ve davranışları ne yazık ki Müslüman zannettiğiniz kişilerde görebilmektesiniz. Demek oluyor ki, toplumumuzda aidiyet değerlerimize ilişkin büyük bir erozyon yaşanmış ve hâlâ yaşanmaktadır. Emevîlerden itibaren bütün saltanat sistemlerinde yönetim işlerine karışılmadığı müddetçe devlet Müslümanların bireysel ve ailevî yaşamına pek karışmamış. Sadece seferberlik ilân edildiğinde asker olunsun yeter. Fakat içerisinde bulunduğumuz coğrafyada yaşayan Müslümanların yüz yıldan beri kılık kıyafetleri de modernite adına, muasır medeniyetler seviyesine ulaşma adına, çağdaşlaşma adına dizayn edilmeye çalışıldı. Özellikle bayan kıyafetlerinde büyük değişim yaşandı. Gelinen destinasyon itibariyle değişimde emellerine ulaştılar. Sokaklardaki yatak odası kıyafetleriyle rezil müstehcenlik ve cinsel teşhir buna en somut örnek. Öte yandan ticarî ve iktisadî hayatta kapitalizm sisteminin serbest piyasa ekonomi modeline geçilmiş olması insanları “bir koy dokuz kazan” anlayışı içerisine sokmuş oldu. Bu mantık ticaret erbabında insaf, vicdan, hak/hukuk anlayışını da dumura uğratmış vaziyette. Bu minvâl üzere devam eden ticarî ve sosyal hayat helâl – haram anlayışını, ahiret korkusunu dumura uğrattı. Ne yazık ki, bireysel savrulmalar bu şekilde devam etmektedir. Maişet için kazanılanlara haram karışınca, bereket kalmadı. Kursaklara haram lokma girmeye başlayınca bedenler ve ruhsal yapı mutasyona uğramaya başladı. Oysa iyi randıman alınsın diye Yüce Rabbimiz insan bedenini helâl rızka göre yaratmış bulunmaktadır.

Bunun hilâfına her davranış, her girişim  harama bulaşmayı ve mutasyona düçar olmayı beraberinde getirmektedir. Özellikle çocuklara yedirilen haram lokma “hayırsız evlât” deyimini darb-ı mesele dönüştürmektedir. Görüldüğü ve gözlemlendiği üzere günümüzde neden bu kadar çok “hayırsız evlât” serzenişini duymaktayız? Şimdi sormuş olalım: Zahiren imân ettiğini söyleyen insanların tekrardan neden imân etmeye ihtiyaçları var? Meramımız anlaşılmıştır sanırım. Yüce Rabbimiz Tahrim Sûresi’nin 6’ncı ayetinde buyuruyor ki: “Yakıtı insanlarla taşlar olan cehennem azabından evlâd-ı iyalinizi koruyunuz.” Bu koruma öncelikle imânın beraberinde getirdiği takva donanımı ile olur. Takva olmadıktan, ihlas ve salih amel olmadıktan sonra imânın sahibine ne faydası olur ki? Bakınız bu konuda Yüce Rabbimiz ne buyuruyor: “Asra andolsun ki insan ziyan içerisindedir. Ancak imân edip salih ameller işleyenler ve birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.”

Demek oluyor ki, imân etmekle birlikte imânın gereği olan salih amel işlemek, ailevî ve sosyal ilişkilerde insanlara hakkı ve hak üzere sabırla sabit berkadem olmayı önermek, salık vermek ve tavsiyede bulunmak imânî bir vecibe. Zira biz Müslümanlar dünya hayatında bütün yapıp ettiklerimizden hesaba çekileceğimiz gibi imânımızın gereği yapmakla mükellef olduğumuz hâlde nefsanî dürtülerle, şeytanın iğvasıyla kaytarıp yapmadıklarımızdan/ terk ettiklerimizden hesaba çekileceğiz. Onun için diyoruz ki: “Ey imân edenler imân ediniz.” Elbette bu imân siyasî hayatımıza da tekabül etmektedir. Öncelikle şunu ifade etmiş olalım ki, bugün içerisinde bulunduğumuz seküler/kapitalist yapı, yani mevcut siyasî yapılanmanın İslâm’la tenakuz hâlinde olması imâna mugayir bir durumdur. Oysa Yüce Rabbimiz devlet mekanizmasının teşekkülüne ilişkin temel kriterler belirlemiş. Başta yasama, yürütme ve yargı organları olmak üzere Kûr’ânî ve Nebevî kriterlerle insicam içerisinde bir anaysal düzen oluşturmamız yine imâna taallûk etmektedir. Bununla birlikte ayrıca 57 ulus devlete bölünmüş olan ümmet İslâm Birliği’ni de tesis etmek ödevindedir. Bu vecibe de imâna taallûk etmektedir. (Âl-i İmrân: 103)
Elbette ki bu mükellefiyet İslâm ümmetine ve Müslümanların başındaki siyasîlere düşmektedir. Ritüllerden maada yaradılış amacına matuf her davranış ibadettir. Bu ise insan hayatının her yönünü kapsamaktadır. Siyaset de buna dahildir. Yaradılış amacına uygun her davranış ibadet olduğuna göre siyaset en büyük ibadetledendir. Ancak bunun ön koşulu siyasî yapının ilâhî buyruk standartlarına uygun olmasıdır. Zira İslâm siyaseti ibadet, ibadeti siyaset olan bir dindir. İslâmî siyasette en önemli unsur adaletin tahakkuku ve iktisaden toplumun gelişmişliği ve refahıdır. Ahlâk ise öncelikli kuşanmışlıktır. Ahlâk olmayınca adalet de ekonomi de şirazeden çıkar. Örneğin, namazın en büyük özelliği kötülüklere engel olmasıdır. (Ankebut: 45)

Müslümanların yaşadığı kamusal alanda en büyük iktisadi kötülük adil paylaşıma engel olan, dibine kadar adaletsizliğe ve zulme bulaşan faiz belasıdır. Bu o kadar büyük bir kötülüktür ki, Kûr’ân’da Allah’a ve Resulü’ne savaş açmak olarak ifade edilmektedir. (Bakara: 279) Faizin sıfırlanması demek, enflasyonun da sıfırlanması demektir. Bu ise denk bütçe politikası ile olur, havuz sistemi ile olur, gelir dağılımında adaleti tesis etmekle olur, en önemlisi ise arz – talep denkleminde üretimle olur. Ziraatta, tarımda, hayvancılıkta, sanayide, kısacası yeni ARGE çalışmaları ile yeni teknolojik ürünlerde ve her türlü endüstriyel alanda üretim, üretim.. Bu denge sağlanırsa enflasyon sıfırlanır ve buna mukabil faiz de sıfırlanır. Elbette bütün bunlarla birlikte her türlü israfın önünü almak bir devlet politikası olmalıdır. Zira Yüce Rabbimiz buyuruyor ki: “İsraf edenler şeytanın kardeşleridir.” (İsra: 27)
Ayetten anlaşıldığı üzere israf edenler imânlarını yitirmiş olarak şeytana kardeş olmaktadırlar. Ancak bu kişiler hâlâ imân iddiasında bulunmaktadırlar. Böylelerine diyeceğimiz o ki: “Ey İmân Edenler İmân Ediniz.”
Verdiğimiz örneklerden anlaşıldığı üzere İslâm imân ile ilintili, imânla mücehhez kılınmış bir paket programdır. Bu paket programa göre bir hayat yaşamak ve yine bu paket programa göre bir toplumsal doku oluşturmak, bu paket programa göre bir devlet mekanizması tesis edip ümmetin birliğini sağlamak imâna taallûk eden bir mükellefiyettir. Vesselâm…

Hazım Koral/Her Taraf 

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…
    30 Ocak 2026
  • İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı
    28 Ocak 2026
  • Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi
    21 Ocak 2026
  • Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor
    21 Ocak 2026
  • Danimarka’dan ABD’ye Tarihi Rest
    21 Ocak 2026
  • ABD’nin Suriye Şerifliği SDG’den el-Şara’ya Geçti
    21 Ocak 2026
  • Kanada Başbakanından Davos’ta Küresel Sistemin Çöküşünü İlan Etti
    21 Ocak 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

30 Ocak 2026
İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

28 Ocak 2026
Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

21 Ocak 2026
Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

21 Ocak 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist