12 Mayıs 2026 - Salı
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

Toplumu Dizayn Etmede Dilin Araçsallığı

Modernizm, Adem'e öğretilen kelimeleri insanlığa unutturarak ona yepyeni Allah'sız bir dil öğretme gayretindedir. Bu yeni dilin mottoları: Çağdaşlık, demokrasi, laiklik, insan hakları, özgürlük, cinsiyetsiz toplum, feminizm, serbest pazar vs.'dir. Modernizm yeni bir zihniyettir ve bu zihniyet kendini ifade edecek bir dile muhtaç olduğu için tamamen seküler bir dil ile kendini varetmiştir.

Yazar: Bünyamin ZERAN
22 Ağustos 2022
Kategori: Makaleler, Venhar Özel
0 0
0
Toplumu Dizayn Etmede Dilin Araçsallığı
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Tevrat’ın inanışına göre başlangıçta bütün insanların dili aynı idi. İnsanların hepsi tek olan Allah’a iman ettiği için birbirlerini anlayabilen kimselerdi. Ne zaman ki insanlar Allah’a iman konusunda küfre düştüler işte o vakit birbirlerinin dillerini anlamaz hale geldiler. Allah’ta küfre düşenleri cezalandırmak maksatlı olarak dillerini farklılaştırdı. İşte bu inanışa binaen Leibniz 1700’lü yıllarda insanlık için tekrardan yeni ortak bir dilin inşası gerekliliğini savunur. Bu sebepten ötürüde mantığa dayalı sayısal bir dili oluşturma gayreti içine girer. Zamanla Leibniz’in bu fikri modern dönem düşünürlerince geliştirilerek insanlık için ideal bir dil ve ideal bir yaşam biçimi inşa etme düşüncesine evrilir. Modernizmin inşa etmeye çalıştığı dil ise tanrıdan ateşi çalan insanın kendi ilahlığını ilan ettiği ve tanrıya savaş açtığı yepyeni bir dildir. Bu dilin yeni rahipleri filozoflar ve yeni mabedleri ise modern eğitim kurumlarıdır. Artık yepyeni bir toplumun inşası için kollar sıvanmış durumdadır.

Dil felsefesi alanındaki tartışmalardan biri dilin mi toplumu inşa ettiği yoksa toplumun mu dili inşa ettiği meselesidir. Benim bu alanda okumalarım toplumun zihin dünyasının dili inşa ettiği fikri üzerinedir. Her insan bir dilin içine doğar. O dili inşa eden o toplumun düşünüş ve yaşam biçimidir. En başa dönecek olursak Adem yaratılmadan önce onun fıtratı inşa edilmiştir. Adem’in fıtratını koruyacak, onu yaratılış amacı içinde tutacak bir dili Allah ona öğretmiştir. Bu dil, Adem’in eşya ile, insanlar ile, tabiat ve hayvanlar ile nasıl ve ne üzere bir ilişki kuracağını öğreten bir dil olmuştur. Tabir yerinde ise Allah’ın buyruğunca dünyayı kullanma kılavuzu öğretilmiştir ona. Her toplumun düşünme biçimi birbirinden farklıdır kuşkusuz. Farklı ülkelerin düşünme biçimini bir yana koyun aynı ülkelerdeki bölgelerin bile düşünme biçimi birbirinden farklıdır. Bu farklılık o coğrafyada yaşayan insanların iklim ve doğa şartları gereği karşılaştıkları sorunlara ve çözümlere binaen geliştirdikleri ilişki biçiminden doğan bir dildir. Dolayısıyla bir toplumun ihtiyacı o topluma bir dil kazandırır. Dil, zamanla farklı kültürlerle temas ettikçe gelişir ve dil de toplumu dönüştürmeye başlar. Bundan sonra dil ile toplum arasında interaktif bir ilişki başlar. Birbirlerini beslemeye başlarlar.

Modernizm, Adem’e öğretilen kelimeleri insanlığa unutturarak ona yepyeni Allah’sız bir dil öğretme gayretindedir. Bu yeni dilin mottoları: Çağdaşlık, demokrasi, laiklik, insan hakları, özgürlük, cinsiyetsiz toplum, feminizm, serbest pazar vs.’dir. Modernizm yeni bir zihniyettir ve bu zihniyet kendini ifade edecek bir dile muhtaç olduğu için tamamen seküler bir dil ile kendini varetmiştir. Bugün modernite/post-modernite kendi zihniyetini kendi icat ettiği seküler dil üzerinden yapmaktadır. Reform ve sonrasında oluşan sömürgecilikle bu dili dünya genelinde yaygınlaştırmışlardır. Yaptıkları sömürgecilikle zenginleşirken sömürdükleri toplumları ve açık pazar haline getirdikleri toplumları şiddet yoluyla baskılamışlar ve o toplumları kendi istedikleri yönde değişime zorlamışlardır. Sömürdükleri her toplumun hafızasını sıfırlayıp kendi arzu ettikleri toplum biçimini bu yepyeni dilleriyle kurmaya gayret etmişlerdir. Kuzey ve Güney Amerika’da, Asya’da, Batı Avrupa’da, Doğu Avrupa’da, Tüm Afrika toprakları ile Arap Coğrafyasında ve Türkiye’de bu sömürgeci zihniyetin inşa ettiği dil egemendir.

Tarihselcilik mevzusu da bu tartışmanın bir ürünü olarak çıkmıştır. Rölativizm (görecelilik) teorisi üzerinden başlayan bu tartışma (çift yarık deneyi) dini düşünce sahasına kadar getirilmiştir. Bu tartışmanın esası ayetlerin ilk indiği dönemdeki toplum yapısıyla şimdiki toplum yapısının aynı olmadığı ve dolayısıyla ayetlerin de aynı mahiyeti taşımayacağı düşüncesidir. Elbette bu tartışma ayrı bir çalışma konusudur. Modernite, toplumun her alanında kafa karıştırıcı bir uslupla tartışmalar açmakta ve bu tartışmalarda kendine yeni bir paye kazandırmaktadır. Mesele, kendisinin inşa edeceği dilin haklılığını ıspatlamaktır. Dili, karmaşık bir hale getirip kendince inşa ettiği dili düzen kurucu olarak ortaya sürmektir. Oysa hiç bir dil karmaşık değildir. Diller esas olarak neyi aktarabildikleri açısından değil, neyi aktarmak zorunda oldukları açısından ayrışmaktadırlar. Toplumları inşa eden zihin yapısı (inanç yapısı) bazı temel kolonlar üzerine bina edilir. Bu temel kolonlar üzerinde anlaşma sağlandığında geri kalan konularda farklılıklar bir anlaşılmazlık doğurmazlar ya da doğurmamalıdırlar. Müslüman toplumların zihin yapısını inşa eden en önemli kolonlardan biri Allah’ın ilahlığını ve rablığını tek olarak kabul etmek, resullerine, kitaplarına, meleklerine ve gayba iman etmektir. Bu iman akidesini kabul edenler bunun dışındaki konularda farklı düşünebilirler. Bu farklılık bir çatışma unsuru olmaktan çıkıp rahmete dönüşüverir.

Toplumsal hafızanın kaybolmasıyla birlikte bizi yepyeni bir yaşam biçimi kuşatıverir. Buna örnek olması açısından içinde yaşadığımız toplumda çocukların, gençlerin ve yetişkinlerin sosyal medya bağımlılığını inceleyebiliriz. Yeni neslin giderek bireyselleşmesi, dini düşüncenin toplumsal ve bireysel yaşam biçimini belirmesinin yerini tamamen haz ve coşkunluğun belirleyiciliğinin alması, evlilik dışı ilişkilerin normalleşmesi, bedensel olarak görünürlüğün artması, cinselliğin teşhirciliğe evrilmesi, akraba ilişkilerinin yok olmaya yüz tutması, merhametin ve dayanışmanın azalması, eşcinselliğin sıradanlaşması, kadın erkek ilişkilerinin yön değiştirmesi, aile bağlarının yok olması, sadece maddi zenginliğin merkeze alınarak insana değer biçilmesi vs. bütün bu yaşam formları bize nereden geldi dersiniz. Üstelik bu yaşam biçimi yalnızca bizim ülkemize has olmayan bir yaşam biçimidir. Bütün dünyanın ızdırabı olan bir yaşam biçimidir. Bu yaşam formu kimi toplumları hızla kuşatırken, kimi toplumları yavaş yavaş kuşatmaktadır ama kuşatmaktadır. Modernite kendi dilini ulaşabildiği tüm kanallardan ve mecralardan toplumlara ulaştırma çabasındadır. Çünkü onun bir davası vardır. Kendi ilahlığını ilan etmek ve kendi arzuladığı yaşam biçimini kendi dili üzerinden dayatmaktır.

Müslüman toplumların da kendi diline yani toplumsal hafızasına sahip çıkması gibi bir zorunluluğu vardır. Bu öncelikle bir inanç yani yaşam biçimine sahip çıkmakla mümkündür. Eğer ki bizler bu yaşam formuna sahip çıkabilirsek dilimiz kendiliğinden düzelecektir. Toplumsal hafıza dili besleyecek dil de zamanla toplumsal hafızaya katkı sunacaktır. Din, Allah’ın oluncaya kadar savaşmayı biraz da dil üzerinden düşünsek nasıl olur acaba! Kur’an’ı değersizleştirmek için ona yapılan saldırılar da dil üzerinden olmaktadır. Lafız/mana ayrımı, anlam/yorum ayrımı vs. birçok konu çeşitli ayetler üzerinden ele alınarak tartışılmaktadır. Oysa tartışılan ayetlerin yaşamda bir karşılığı bulunmayınca dil kısırlaşmaktadır. Önce ayetlerin yaşamdaki karşılığı inşa edilmeli ki ondan sonra dil üzerine eğilinebilinsin. Önce Adem yaratıldı sonrasında ise ona bir dil öğretildi. Kur’an üzerinden yapılan modern dil tartışmaları ise önce dili yaratıp sonra Adem’i yaratma çabasından ibarettir. Bu tartışma tam da modernizmin istediği bir tartışmadır. Zira Adem’den önce dili yaratmak fıtratı tersine çevirmekten başka bir sonuca ulaştırmayacaktır bizi. Önce Adem olmayı bilmek, kabul etmek, Adem olduğumuza iman etmek ve sonrasında da vahyin dili ile kendimize çizilen yolu takip etmek esastır. Belki o vakit kendimizi ve neslimizi Allah’ın razı olacağı biçimde yeniden inşa edebilmenin bir yolunu bulmuş oluruz.

Bünyamin Zeran

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu
    4 Temmuz 2025
  • Yine Yeniden ve Hep Bir Umutla Yaşamak
    19 Mayıs 2025
  • Yaşamak Yüklü Kelimeler
    15 Nisan 2025
  • Mehmet Kantar’ın Ardından Rahmetle
    27 Mart 2025
  • Ya Eyyühel Müzzemmil
    23 Nisan 2024
  • Sahip Çıkılası Kelimelere Tutunulmalı
    14 Mart 2024
  • Ben Filistinim
    18 Kasım 2023
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Gazze’nin Hamileri Nerede?

7 Mayıs 2026
ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

5 Mayıs 2026
İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

5 Mayıs 2026
Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist