25 Haziran 2026 - Perşembe
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

Adsızlar Ülkesi ya da Beyaz Türkler ve Soyadı Kanunu, Türkiye’yi Nasıl Kimliksizleştirdi?

Hâlimizi hep “Latin Amerika”nın adsızlaştırılarak yok edilmesine benzetirim: Adamlar, ne Latin, ne Amerika oysa! Dikkat ettiniz mi: Adamların adı bile yok. Adı olmayanın kimliği de olmaz. Kimliği olmayansa özgürlüğünü de, ruhunu da kaybetmekten kurtulamaz.

Yazar: Venhar Haber
27 Aralık 2021
Kategori: Makaleler
0 0
0
Kaplan: Kimse Bana Türkiye’nin Bağımsız Olduğundan Filan Söz Etmesin! 
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Her şey 21 Haziran 1934 yılında çıkarılan 2525 sayılı Soyadı Kanunu ile başladı, bir anlamda.

Nasıl sinsice tezgâhlanmış bir kanundur o öyle!

Her şeyi gizleyerek bitiren; bize, içinden çıkılması zor, netameli bir sorun bırakan, bu Soyadı Kanunu işte!

SOYADI KANUNU VE ADSIZLAR ÜLKESİ

Soyadı Kanunu, insanların gerçek kimliklerini, kök-kimliklerini gizleyerek ülkeyi kimliksizleştirdi. Kimin nereden geldiği bilinemedi, bilinemez hâle getirildi. Memleketin kimliği belirsizleştirildi, adsızlaştırıldı ve yok edildi. Türkiye’nin kimliksizleştirilmesi, adsızlaştırılması kanunla teminat altına alındı. Kanun zaten bunun için çıkarılmıştı.

Hâlimizi hep “Latin Amerika”nın adsızlaştırılarak yok edilmesine benzetirim: Adamlar, ne Latin, ne Amerika oysa! Dikkat ettiniz mi: Adamların adı bile yok. Adı olmayanın kimliği de olmaz. Kimliği olmayansa özgürlüğünü de, ruhunu da kaybetmekten kurtulamaz.

Soyadı Kanunu, kimin nereden geldiğini gizlemeye yaradı: Bazı devşirmeler, Soyadı Kanunu’ndan sonra kimliklerini kolaylıkla gizleme ve sözümona Müslüman kimlikler benimseme imkânına kavuştular!

Beyaz Türkler’den söz ediyorum.

Ne var bunda, demeyin.

Türkiye’nin demografik yapısıyla ve ruh kökleriyle oynamaktır bu. En basitinden böyle bir sorun var karşımızda.

Ama mesele, hiç de basit değil: Kendilerini gizleyerek önce ülkenin en kilit kurumlarını, sonra da ülkenin bizatihî kendisini ele geçirmelerinin yolu açılmış oldu.

Türkiye böyle vahim bir sorun yaşıyor.

Anadolu insanı, gönlü bol olduğu için herkesi bağrına basan bir özelliğe sahip.

İşte bunu çok iyi bilen bu azgın azınlıklar, böyle böyle kendilerini, isimlerini, kökenlerini gizleyerek bu ülkenin kilit kurumlarını ele geçirdiler.

Ülke, Anadolu çocuklarının elinden alındı iki asır süren mücadelenin sonunda.

Soyadı Kanunu, ülkenin bütün kilit kurumlarının ve bizzat ülkenin belli (ama gayrimüslim ve gayritürk) azınlıklar tarafından ele geçirilmesi girişimlerinin koruyucu kalkanı işlevi gördü.

Şu soruyu herkes sormak zorunda: Eğer Soyadı Kanunu olmasaydı, bu ülke bu kadar kolayca köksüzleştirilebilir, kimliksizleştirilebilir ve yok oluşun eşiğine sürüklenebilir miydi?

BEYAZ TÜRKLER, ÜLKEYİ NASIL ELE GEÇİRDİLER!

Beyaz Türkler meselesi ilkin 1980’li yıllarda tartışılmaya başlanmıştı. İlk icat edildiği yıllarda.

Önceden ülkesine, kültürüne yabancılaşmış aydınlara “tatlısu frengisi” denirdi. Bu konudaki en leziz, en ironik ve en şiddetli yazıları Attila İlhan ve Kemal Tahir yazmıştı.

Dikkat çekilemeyen, dikkat çekilmeye cesaret edilemeyen yakıcı bir soruna dikkat çekiyorum burada: Bu ülke, bu ülkenin has çocuklarının elinden alındı. Bu ülkenin çocuklarının varlık nedenini oluşturan İslâm, devletin bütün kurumlarından tasfiye edildi, toplumun İslâm’la ilişkisini sıfırlayacak bir pranga geçirildi boynuna: Laiklik prangası!

Yeri geldikçe hep hatırlatıyorum: Ernest Gellner, “Türkiye’de laikliğin din katına yükseltildiğini” söylemişti.

Değiştirilmesi bile teklif edilemez bir laiklik yasası var bu ülkenin!

Bu nedir?

Bu ülke, birilerinin kölesi midir?

Laikliğin anavatanında böyle bir şey yok; Türkiye’de böyle bir şey olduğunu söyleseniz onlara, “bu Türkler bayağı kafayı sıyırmışlar galiba!” derler size sarkastik bir şekilde.

Burada ötekileştirici bir dil kullanmamaya özen gösteriyorum. Ama bu toplumun ruh köklerini kurutan, kimliğini yok eden bir sürecin yapıtaşlarını döşeyen bir azgın azınlıktan söz ediyoruz.

En küçük azınlık bu, belki de. Fakat azgın bir azınlık. Ve ülkeye hükmediyor, çeki düzen veriyor, kaderini çiziyor ülkenin iki asırdır.

Beyaz Türk denildiğine bakmayın siz: Sözü edilen kişiler, ne Türk, ne de Müslüman.

Kim bunlar peki?

Devşirmeler ve devşirmelerin devşirmeleri.

Temelde böyle bu.

Burada ırk temelli ve inanç eksenli bir ayırım da, ayırımcılık da yapmıyorum, yapacak biri de değilim. İnsanın, kendi seçimleri sonucunda ulaşmadığı, kendini içinde bulduğu ırk ve inanç türünden veya biçiminden ötürü yargılanması söz konusu bile olamaz.

Herkes inancında ve seçiminde hürdür.

İyi de, küçük bir azınlığın ülkenin en temel kurumlarını ele geçirmesi normal midir peki?

Hak, hukuktan bahsederek söylediklerime itiraz edeceklere şunu söylüyorum: Çok küçük bir azınlığın bir ülkenin ekonomisine, eğitim dünyasına, kültür, sanat, bürokrasi ve hâriciyesine hâkim olması, bunların her alanda çeteler oluşturmaları, o çetelerle ülkede önüne gelen kişileri linç etmeleri hangi hak, hukuk ve vicdan kalıbına sığar ki?

Özetle… Beyaz Türkler, köken itibariyle Türk değildir.

Devşirmeler ve devşirmelerin devşirmelerinden oluşur.

Beyaz Türkler, Türkiye’nin “sahibidir”!

Azgın azınlıktır fakat iki asırdır Türkiye’ye her alanda onlar hükmeder.

Ama artık yeter!

Vesselâm.

Yusuf Kaplan/Yeni Şafak

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

İran Geldi ABD Zâil Oldu

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Osmanlı'dan Türkiye Cumhuriyetine; Bir Çürümenin Hikayesi

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • TAZİYE
    24 Haziran 2026
  • Trump, İran savaşı üzerindeki kontrolü kaybediyor
    9 Haziran 2026
  • İkiyüzlülük Eşliğinde 19 Mayıs Sızlanmaları
    25 Mayıs 2026
  • Mehmed Ali Durmuş’un Siyer Çalışması Yakında Okuyucusu ile buluşacak…
    15 Mayıs 2026
  • Gazze’nin Hamileri Nerede?
    7 Mayıs 2026
  • ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor
    5 Mayıs 2026
  • İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü
    5 Mayıs 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

TAZİYE

TAZİYE

24 Haziran 2026
Trump, İran savaşı üzerindeki kontrolü kaybediyor

Trump, İran savaşı üzerindeki kontrolü kaybediyor

9 Haziran 2026
İran Geldi ABD Zâil Oldu

İran Geldi ABD Zâil Oldu

1 Haziran 2026
İkiyüzlülük Eşliğinde 19 Mayıs Sızlanmaları

İkiyüzlülük Eşliğinde 19 Mayıs Sızlanmaları

25 Mayıs 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist