30 Ocak 2026 - Cuma
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

Yine Yeniden ve Hep Bir Umutla Yaşamak

Yine yeniden umutla yaşamak gerek diyorum. Belki o vakit sükun bulacak kim bilir modern toplumun duyarsızlığıyla ölen bir ölü. O zaman yeniden kurulacak mantık. Bütün insanlar ölümlüdür, Ahmet Yasin, Yahya Sinvar vs.vs. bir insandır ve şehidlerdir, öyleyse şehidler ölümsüzdür.

Yazar: Bünyamin ZERAN
19 Mayıs 2025
Kategori: Makaleler, Venhar Özel
0 0
0
Yine Yeniden ve Hep Bir Umutla Yaşamak
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Yere düşen kelimeleri toparlamaya çalışıyorum. Düşlerim bir hayli uzak benden. Matemine bürünmüş bir sevdayı kollayacak takatım kalmamış. Sakinlikle tedirginlik arasında ince bir yerdeyim. Saçlarım dağınık, gözlerim buğulu ve sesim olabildiğince titrek. Sulara akseden yüzüm sanki bin yıldır kendini bulamamış bir derviş gibi şaşkın. Bazen yavaşça bazen olabildiğince hızlı bir şekilde geçiyorum sokakları. Eski Arnavut taşlarından örülü sokaklar tarihin gizemini anlatıyor gibi gururlu. Ama ben ne gururu ne de övüncü taşıyabilecek kadar güçlü hissetmiyorum kendimi.

Yaşamak nedir sorusunun cevabını aramaktan da yorulmuşum. Yaşamak denilen şeyin tanımını sanki unutmuş gibiyim ya da yaşamak denilen şeyin bir onur mu yoksa bir sorumluluk mu olduğunun ayırdına varmaya çalışıyorum. Geceler, gündüzler birbir ardı sıra sıralanmakta. Ben günü kaça böleceğimi ya da bölmem gerekip gerekmediğinin bile ayırdına varamıyorum. Bir telaş, bir telaş ki kendimi kendimden uzaklaştırıyorum. Yürüdüğüm her yol, geçtiğim her sokak ve kulağıma değen her ses zamanla anlamsızlaşıyor, ruhunu kaybediyor.

İnsanların sesleri büyük bir gürültüyle kulağıma çarpıyor. Ölümler, piyasalar, kazançlar ve kaybedişler hepsi aynı cümlenin içinde birbiriyle yarışıyor. Anlam veremediğim çoğulculuk içinde her uğultu kendine sığınacak bir gönül buluyor. İhtiraslar, hırslar, kaygılar, ağlaşmalar hepsi bir sesin içinde besteye dönüşebiliyor. Ben böylesi bir müziğe alışık değilim. Kulaklarım zonkluyor ve beynime iletiler düşmez oluyor. Yağmurlara hasret kaldığımı hatırlıyorum. Düşlerim, düşe koyduklarım heybemden dökülüveriyor.

Zihnim utançtan örülü bir tablo gibi. İnsan olmanın nedenselliğini arayıp bulamamaktan endişeliyim. Herkes bulduğumu zannediyor. Ama utançlardan örülü bir kaosun içindeyim. Herkes her şeyi biliyor ama hiçbir şey söylenmiyor ya da söylenenler fincancı katırlarını ürkütmüyor. Ölmek diyoruz ama yaşarken öldüklerimizi ve sessizliğimiz yüzünden öldürdüklerimizi saymıyoruz. Yaşayan ölüler olmaktan memnunuz ve adına yaşamak diyoruz. Şarkılar dinliyor ama anlamıyoruz, şiirler desek şairlerin zevzekliği işte diyoruz. Ne nesire hayret ediyoruz ne de bir fidanın çatlayıp büyümesine. Her şeyin hazır sunulduğu dünyada kendimize hazır bir cennet istiyoruz. Allah’mı bize ne kadar yakın ve bize ne kadar uzak!

Tüm kelimeler dağılmış durumda. Kavramlar zihnimizde bölük bölük. Yaşamak istediğimizde parçalanmışlığımıza ayıkıyoruz. Sarhoş muyuz bilmiyorum ama ayık olmadığımız da bir hakikat olarak karşımızda duruyor. Şairin biri “şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana ya rabbi” diyor ama ben o şairin ısrarla kaçındığı soruyu sormakla meşhurum. Her zaman bana ne yapacağımı göster diye yalvarıyorum. Şehirler enkaz altında, bedenler enkaz altında, ateş diri diri yakmaktayken bedenleri ne yapacağını şaşırmış olmanın tedirginliği içindeyim. Elimi attığım yer elimde kalıyor.

Dünyanın dört bir yanında ağıtlar arşa yükseliyor, duyuyorum. Gözyaşları birbirine karışıyor görüyorum. Piyasalarda altının yükselişi, brent petrol fiyatlarının değişimini ve ülkelerin büyüme hızlarının ne kadar olduğunu da… sonra ekonomik büyümenin ağıtlardan, işgallerden, açlık çekenlerden ve ölümlerden daha fazla konuşulduğu bir zamanın eşiğinde olmanın dayanılmaz sancısını duyuyorum. Neyi konuşsam, ne zaman konuşsam, hangi sloganı atsam yüreğim soğur bilemiyorum. Bir yangını içimde taşıyarak yürüyorum. Sokaklar soluğumu kesiyor, modernitenin inşa ettiği dev binaların arasından geçerken internet ağlarında kayboluyorum.

Duyarsız olmak duygusuz olmayı salık veriyor. Sosyal ağların içinde bizi birbirimize bağlayacak ağlardan soyutlanıyoruz. Emojiler, like’lar ve retweetlerle kutsanan cihadın mücahidi olarak kendimi görmeye tahammül edemiyorum. Kusmak bile beni rahatlatmıyor, ölümse şimdi bu şartlarda en korktuğum şey. Çünkü dağılmış kelimelerimi toparlayamadan, kendimi bir enkazdan çıkaramadan zamansız bir ölüme yenik düşmek istemiyorum. Zaman akıp gidiyor ve her seferinde zamana geç kalmışlık hissiyle titriyorum.

Yaşamı çok sevdiğimden değil de onu haketmeden ölmekten korkuyorum. Okuyorum, yürüyorum, söylüyorum, yazıyorum ama insanlar ölmeye devam ediyor. Altın yükseliyor, borsa zarar ediyor ve her gün yeniden kazançlar pay ediliyor. Modernleşen bir toplum dışında yeni bir toplumun hayali bile kurulmuyor. Herkes kör bir kanunun önünde kurbanlık koyun gibi eşit bir şekilde kesim sırasının gelmesini bekliyor. Sular ısınıyor, ölüler yıkanıyor ve kimse kimsenin acısını duyumsamıyor. Retorik rölativizme kurban ediliyor. Günün sonunda eylemlerden sonra herkes evine dönüyor. Ne iyi bağırdık, ne güzel sloganlar attık, hafızın sesi de ayrı iyi idi diyerek günü noktalıyoruz. Ama dünyanın bir yakasında yıkıntıların arasında çaresizlikten anestezi kullanılmadan çocuk, genç, kadın demeden ayaklar, kollar kesilmeye devam ediyor.

Zaman akıp gidiyor. En çok da sessizlik öldürecek beni. Her şeyin konuşulduğu ama nihayetlendirilmediği bir çağda her şey parçalı olarak kalmakta. Tamamlanmayı bekleyen ama tamamlanmaması için aykırılıkların sürekli çatıştırıldığı bir zemin içinde bir bütün olmayı arzulamak gibi sahte düşlerimizde heybemizdedir. Kelimelerimiz dağıldı, ortak kelimeyi kaybetmiş gibiyiz. Bildiklerimizi yahut bildiğimizi sandığımız ne varsa hepsini orta yere döküp içinden özenle seçeceğimiz kelimeler aramalıyız sanki. Belki bize öğretilen ya da bizim sarsılmaz olarak doğru olduğunu düşündüğümüz kelimelerimiz yeniden inşaya muhtaçtır. Belki o vakit şiirin tadı, şarkıların melodisi yeniden anlamlı olacaktır ve belki o vakit marşlara ayarlı sesimiz şehre ve şaraba yaltaklanmayacaktır.

Başımı gökyüzüne kaldırıyorum hala umudum var. Yaşamak denilen cevheri anlamlandıracak kılavuzum da elimde. Her şeye rağmen umut yol azığı ve yürümek için durmaktan daha çok nedenim var. Yağmurlar yağıyor üstüme ve yeniden filizlenmek için çırpınıyorum. Benle toprağın buluşması suyun rahmetiyle göğsüme boşalan dinginliği muştuluyor. Yine yeniden umutla yaşamak gerek diyorum. Belki o vakit sükun bulacak kim bilir modern toplumun duyarsızlığıyla ölen bir ölü.

O zaman yeniden kurulacak mantık.

Bütün insanlar ölümlüdür, Ahmet Yasin, Yahya Sinvar vs.vs. bir insandır ve şehidlerdir, öyleyse şehidler ölümsüzdür.

İşte o vakit anlaşılacak ki her şey sadece rasyonaliteden ve mantıktan ibaret değilmiş. Yaşamak işte o vakit umurumuzda olacak en az ölebilmek kadar…

Bünyamin Zeran / İktibas Dergisi Mayıs Sayısı

 

Etiketler: Bünyamın ZeranŞeyh Ahmet YasinYahya Sinvar

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu
    4 Temmuz 2025
  • Yaşamak Yüklü Kelimeler
    15 Nisan 2025
  • Mehmet Kantar’ın Ardından Rahmetle
    27 Mart 2025
  • Ya Eyyühel Müzzemmil
    23 Nisan 2024
  • Sahip Çıkılası Kelimelere Tutunulmalı
    14 Mart 2024
  • Ben Filistinim
    18 Kasım 2023
  • Hayal İle Kurgu Arasında
    18 Haziran 2023
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

30 Ocak 2026
İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

28 Ocak 2026
Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

21 Ocak 2026
Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

21 Ocak 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist