31 Ocak 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Alıntılar Alıntı Makale

Uysallığın lüzumu yok isyanın sırası değil

Ben içine düştüğümüz çıkmazın (Kapitalizm’in kanunları) ne menem bir bela olduğunu bilelim diye malumu ilam da olsa tekrar-be-tekrar vurguluyorum. Çünkü kiminle dans ettiğimizi ya bilmiyoruz, yahut uyarılara kulak asmıyoruz, battı balık yan gider diyoruz. Ben de diyorum ki; elimizle, dilimizle düzeltemediğimiz bu güce bari zihnimiz ve kalbimizle “buğzedelim”. Günü geldiğinde bu ruh hali (Yani teslim bayrağını çekmemiş olmak) hepimize yol gösterir. Bu bir, ikincisi bu yolda (yani muhalif kanatta) imal-i fikredenler kendilerine yol arkadaşı bulur, daha bir heves duyarlar. Önce refik, sonra tarik denilmiş.

Yazar: Venhar Haber
28 Kasım 2018
Kategori: Alıntı Makale
0 0
0
Uysallığın lüzumu yok isyanın sırası değil
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Epeyce bir zaman önce aynı başlıkla bir yazı yazmıştım. O yazı ile bu yazının amacı birdir. Nedir? Daha önce söyledim, tekrar edeyim.

Birkaç haftadır süren yazılarda kırık-dökük de olsa “kapitalizm eleştirisi” yapılıyor. Ben konunun uzmanı değilim, bunu hem bizde hem Batı’da çok iyi becerenler var. (Bu yazıları dahi o zatların eserlerinden aldığım fikirler, hükümler ile kotardım.) Ben içine düştüğümüz çıkmazın (Kapitalizm’in kanunları) ne menem bir bela olduğunu bilelim diye malumu ilam da olsa tekrar-be-tekrar vurguluyorum. Çünkü kiminle dans ettiğimizi ya bilmiyoruz, yahut uyarılara kulak asmıyoruz, battı balık yan gider diyoruz. Ben de diyorum ki; elimizle, dilimizle düzeltemediğimiz bu güce bari zihnimiz ve kalbimizle “buğzedelim”. Günü geldiğinde bu ruh hali (Yani teslim bayrağını çekmemiş olmak) hepimize yol gösterir. Bu bir, ikincisi bu yolda (yani muhalif kanatta) imal-i fikredenler kendilerine yol arkadaşı bulur, daha bir heves duyarlar. Önce refik, sonra tarik denilmiş.

Biz kaldığımız yerden devam edelim

Hududullah’ı çiğneyip geçen zihniyet 1765 senesinde James Watt’ın “buhar makinası”nı icat etmesi ile (Aynı projede başka isimler de var) teknolojinin gücünü kuvveden fiile çıkardı. (Sermayenin egemen oluşu, dünya görüşünü ve hayat tarzını belirledi.) Eski dünyanın üretim tarzı (El emeği-Alın teri-Göz nuru) tarihe gömüldü. Aristokratların topraklarını kiraya vererek şehirlere gelmesi sonucunda “toprak ve kılıç soyluluğu” yerini “kıyafet soyluluğu”na bıraktı. Zenginliğin anahtarı topraktan paraya (Bilhassa kâğıt para) geçmişti. 1850’den itibaren makina yapan makinalar devreye girince iş iyice hızlandı, hemen herkes bir icat peşinde koşmaya başladı (Bilhassa ABD’de).

Fotoğraf ve telgraf, rotatif, daktilo, telefon, şimendifer ve fabrikalar. Bunun neticesi nesnellik, verimlilik, uzmanlık, ölçüm ve tabii ilerleme. Sermayenin gözünde insanlar “tüketici” olarak yer aldı. Bu gelişimin, yani endüstrinin insanı ezen, sömüren (ki sömürgeler oluşmuştu) tarafı eleştiri aldı. William Blake “karanlık şeytansı fabrikalar” diye yazdı. Bunun bizdeki karşılığı “gavur icadı”dır.

Teknoloji iş hayatını, eğitimi, yönetimi ve siyaseti etkiledi. Sermayecilik hür teşebbüsü getirdi. Rekabet sonucu tekeller doğdu. 1700’lerin başından itibaren merkezî devlet sermayenin denetimine girdi. Bu denetim sermayenin devlet dahil, tüm topluma kendi çıkarına dizayn etmesini sağladı.

(İdeal yönetim, hürriyet-eşitlik, demokrasi, parlemento, milli irade, kamu oyu, müsbet bilim, bugün kullandığımız tüm dünyada alternatifi olmayan bütün kavramlar 16-20. yy. sürecinde yerini buldu.)

Bu teferruatı burada keselim

Aldous Huxley’in “Cesur Yeni Dünya” adlı kitabına göz atalım.

Modernizm, şimdilik alternatifi olmayan bir teknolojinin açtığı yolda yürüyor. Tüm dünya onu takip ediyor. Bu yol dışındaki her yol batıldır, çıkmaz sokaktır, bahse değmez, karın doyurmaz, bilime aykırıdır. Varsa böyle bir iddia görmezden gelin, itibarsızlaştırın, çağdışı ilan edin, safdışı kalsın.

Artık dua yerine psikoterapi, okuma yerine televizyon, hafıza yerine bilgisayar var. Ara-sıra elektirik kesilip asansörde kalırsanız panik yok. Cep telefonu var.

Sanayi devrimleri insanlığa refah, zenginlik, haz ve hız getirdi. Zorluklar aşıldı, mesafeler kısaldı, hele “dijital çağ”a ulaşıldı ki; daha neler olacak neler. İnanılmaz şeyler. Robot teknolojisi ve yapay zeka geliyor.

Bu tablo karşısında yüzümü buruşturup, “Hadi ordan diyorum. Hayat size güzel”. Ele geçirdiğiniz konforun içinde kölelerin kanı var. Dünya nüfusunun yarısının kazancına 62 kişi el koyuyor. (Sayın Erdoğan BM’de söyledi bunu). Ve dünyada dakikada açlıktan kaç çocuk ölüyor. Bu mu adalet, eşitlik, kardeşlik, ilerleme, hürriyet,

Medenilik, çağdaşlık vesaire.

Bedduayı bırakalım ne yapmak lazım ona bakalım. Bundan yıllar önce yayımladığım “Huzursuz Bacak” adlı kitabımda “Kanaat Ekonomisi”nden söz etmiştim. “Tüketim ekonomisi”nin panzehiri olur diye düşündüm. Ben iktisatçı değilim, “kanaat” kavramını temel alan bir ekonomi nasıl olur bilemiyorum. İyi olur herhalde ama, günümüzde bu mümkün mü?

Şurası gayet açık; sadece alternatif ekonomi modeli ile yürümez bu gemi. Muhayyel de olsa Hududullah Çerçevesinde vücut bulacak bir sistem ister. O sistemin idaresi, siyaseti, hukuku, eğitimi vb. vardır elbet. “Kanaat ekonomisi” (Neyse o) sistem içinde mânâ kazanır. Geçmişle övünelim tamam, ama lütfen bugüne dönelim.

Bu sütunda yayımlanan beş yazı, işte şu son paragrafı zirketmek için yazıldı. Ne bende ne kimsede bir reçete olduğunu sanmıyorum. Yine de “Ne Yapmalı?” sorusu sorulmalı, cevabını aramalıyız. Tarihte bütün devrimciler bu soruyu sormuştu. Cevap bir ütopya olabilir. Yine de tatbiki nâkabil olmamalı. Her cevap bu yolda imal-i fikir için işe yarayabilir. Dünyada Küresel Sermaye’nin hegemonyasına razı olmayan binlerce muhalif zihin vardır. Onları gayrete getirebilir. Gayret bizden, tevfik Allah’tan.

Yumuşak başlı isek kimse bizi “uysal koyun” sanmasın. Ancak attığımız taş, ürküttüğümüz kurbağaya değmeli. Ve durduk yerde kimse nara atıp efelenmemeli. Yazının başlığı buna işaret ediyor. Başlangıç için “Eğitim şart” diyebilirsiniz. Ardından “Hangi eğitim?” diye bir yığın soru sorulacaktır. Kolay gelsin.

* Bu 5 yazı sonunda geldik “eğitim şart”a ulaştık

Teoman Bey, Çağdaş Küresel Medeniyet kitabının “Ümit” bölümünde bu eğitimin nasıl olması gerektiğini söylüyor. Oraya bakınız. İsmet Özel, “Teknik” yazısının son iki cümlesi şöyle: “Güçlü bir topluma ulaşıp onun Müslümanlaşmasına mı, Müslüman bir topluma ulaşıp onun güçlendirilmesine mi çalışacağız?” diyor.

(Burada bir güç temerküzü isteniyor.)

Cuma Mektupları 1’in sonunda “…. Müslümanların, gücün ne uğruna kullanılacağı konusunda bütün öteki yurtsever unsurlarla ortaklaşa bir anlayışa varmaları olduğudur. Bunun için her kademede “bilim kurulları” tesis edilmeli ve bu kurullar siyasi tavrın hangi verimlere açık olduğunu ortaya koyacak yeterliliğe ulaşmalıdır.” diyor.

Benim fikrim, eğitim için bir hiyerarşi, hiyerarşi için bir otorite(uhrevî-dünyevî)ye ihtiyacımız olduğu yönünde.

Gayret bizden, hepimizden.

Çok selam.

Yeni Şafak / Mustafa Kutlu

Etiketler: Mustafa Kutlu

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…
    30 Ocak 2026
  • İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı
    28 Ocak 2026
  • Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi
    21 Ocak 2026
  • Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor
    21 Ocak 2026
  • Danimarka’dan ABD’ye Tarihi Rest
    21 Ocak 2026
  • ABD’nin Suriye Şerifliği SDG’den el-Şara’ya Geçti
    21 Ocak 2026
  • Kanada Başbakanından Davos’ta Küresel Sistemin Çöküşünü İlan Etti
    21 Ocak 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

ABD’in İran’a Saldırmakta Tereddüt Nedeni; Çin…

30 Ocak 2026
İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

İsra Yapım, “Boykot Kırıcı” adlı kısa filmini yayınladı

28 Ocak 2026
Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

Trump ABD Ekonomisine İyi Gelmedi

21 Ocak 2026
Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

Kırmızı Şapka, Grönland Direnişinde Sembolleşiyor

21 Ocak 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist