7 Aralık 2025 - Pazar
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

SENİN QULHUN SANA, BENİM QULHUM BANA!

Yazar: Şükrü HÜSEYİNOĞLU
7 Ağustos 2018
Kategori: Makaleler
0 0
0
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder
 Yıllar önce yaşanmış bir köy anısıyla yazıya giriş yapalım… Rabbim selamet versin, akrabadan Çeşminaz hala, muhtemelen büyük bir heyecan ve gayretle İhlâs Sûresi’ni ezberliyor. Sûreyi doğru ezberleyip ezberleyemediğini teyid amacıyla da, o dönem Erzurum Yüksek İslam Enstitüsü’nde öğrenim gören ve yaz tatili için köyde bulunan akrabadan bir gence, okuyuşunu dinlemesini rica ediyor.

Buraya kadar her şey yolunda gidiyor. Çeşminaz hala İhlâs Sûresi’ni bitirince, İslam Enstitüsü öğrencisi genç, kendisine okuyuşunda bazı hatalar olduğunu söylüyor ve doğrusunu okumaya başlıyor. İşte film burada kopuyor. Çeşminaz hala tepkisini şöyle ifade ediyor: “Senin qulhun sana, benim qulhum bana!”

Şüphesiz ki, bu güzel Anadolu insanı kendisine hatırlatılan gerçeğe karşı çıkıyor değil. Onunki, takdir beklerken eleştiri alması karşısında yaşadığı hayal kırıklığının anlık bir dışavurumundan ibaret.

Oysa bugün, “hakikatin göreceliği” varsayımına dayanan postmodern rüzgârların etkisiyle kimi çevrelerde gittikçe yaygınlaşan “Herkesin Kur’an’dan anladığı kendine!” şeklinde özetleyebileceğimiz bir yaklaşımla karşı karşıyayız ve bu yaklaşım sahipleri “Senin qulhun sana, benim qulhum bana!” söyleminde gayet iddialı ve ısrarlılar.

Evet, insanlığa nizam verme iddiasındaki Batı aklının1, tıkanan ve hakikatin yegâne temsilcisi olma iddiası işlerliğini kaybeden modernizm sonrası için ürettiği postmodernizmin etkisiyle ortaya çıkan bu yaklaşım, son dönemlerde daha fazla dillendirilmeye başlanmış durumda.

Bilindiği gibi, içerisinde bulunduğumuz zaman diliminin popüler felsefesi postmodernizm, mutlak doğru kabul etmeyen, hiçbir konuda tek bir hakikatten söz edilemeyeceğini öne süren, tek bir hakikatten söz edilemeyeceği iddiasına dayalı bir anlayışı ifade etmektedir.

Herkesi bağlayıcı ortak bir kaynağa iman etmeyen Batılılar ve Batıya iman eden seküler kesimler için bu tür felsefi arayışlar tabii ki anlaşılabilir niteliktedir. Fakat, Âlemlerin Rabbi’nin öğüt alınsın diye kolaylaştırdığı apaçık kitabı Kur’an’a2 iman eden Müslümanlar arasında bu tür anlayışların etki uyandırıp taraftar toplaması olağan bir durum olmasa gerektir.

Bu anlayış Müslümanlar arasında o kadar etkili olmaya başladı ki, artık herhangi bir konuda Kur’an’a atıf yapmak veya Kur’an’ın ölçülerini hatırlatmak, dayatmacılık ve diktecilik olarak yaftalanır oldu. Gündeme gelen bir konu hakkında Kur’an’ın ölçülerini hatırlatmak istediğinizde, bazı muhatapların gündeme getirilen âyetlerin mesajları üzerinde müzakere etmek yerine hemen söz konusu postmodern reflekse yönelip, “O sizin yorumunuz” diyerek işin içinden çıkıverdiğini görüyorsunuz.

Rabbimizin “Hablullah” olarak niteleyip topluca sarılmamızı emrettiği3 Kur’an’ın, Müslümanların ortak referansı olma özelliği ve bağlayıcılığı, “Herkesin Kur’an’ı kendine” şeklinde özetlenebilecek bu yaklaşımla zayıflatılıyor, etkisiz ve işlevsiz hale getiriliyor.

Bilindiği üzere bugüne dek Kur’an mesajının önündeki engel daha çok geleneksel din anlayışlarından kaynaklanan “Kur’an’ı herkesin anlayamayacağı” şeklindeki yaklaşımdı. Çoğu zaman muhatabınıza Kur’ani bir ölçüyü hatırlattığınızda, herhangi bir konuyla ilgili bir âyet-i kerimeyi referans gösterdiğinizde “Biz anlamayız, hocalar anlar!” mahiyetindeki tepkilerle karşılaşırdınız.

Bu anlayış şimdilerde büyük ölçüde aşıldı. Düne kadar Kur’an meâli okumayı sapma sebebi olarak gören birçok geleneksel anlayış sahibi çevre şimdi meâl okumayı teşvik eder duruma geldi. Artık Kur’an mesajının önündeki en güçlü engel geleneğin “Kur’an’ın anlaşılmazlığı” iddiası değil. Onun yerine, ölçüyü, postmodernizmin “hakikatin göreceliği” ölçüsüzlüğünde arayan, vahyin net ve apaçık ölçüleriyle modern ve postmodern kuramlara yaklaşmak yerine, söz konusu kuramlarla vahye yaklaşmayı yeğleyenlerin flulaşmış zihni algı ve duruşları Kur’an mesajının önüne dikiliyor.

Mesele öyle bir hal aldı ki, artık Müslümanlar arasında bile Kur’ani ilkeleri gündeme getiremez olduk. Herhangi bir konuda Kur’an’dan bir âyet okuduğunuzda “kendi yorumunu herkese dayatmak” gibi ithamlarla karşılaşıveriyorsunuz. Kısacası, aynı Kitab’a iman ettiğiniz bir insana o Kitab’dan bir ölçüyü hatırlatmanın alabildiğine zorlaştığı bir dönemden geçiyoruz.

Hatırlanacağı gibi, birkaç yıl önce Avrupa Birliği’nin isteği doğrultusunda resmî vesayet altındaki camilerde okunan hutbelerde, “Allah katında (yegâne geçerli) din İslam’dır…”4 âyet-i kerimesinin okunması yasaklanmıştı. Çünkü bu âyet-i kerime hakla bâtılın arasını kesin çizgilerle ayırıyor, “hakikatin çokluğu” ölçüsüzlüğü yerine, “hakikatin tekliği” ölçüsünü hatırlatıyordu. İşte, son zamanlarda postmodern rüzgârların etkisiyle yaygınlaşan “Herkesin Kur’an’dan anladığı kendine” yaklaşımı da, Kur’an’ın çizdiği açık ve net çizgilerin hakla bâtılı uzlaştırma çabaları karşısında oluşturduğu engeli ortadan kaldırmanın farklı bir versiyonu olarak işlev görüyor.

Eskiden “Abdestsiz dokunulmaz”, “Elimize alırsak saygıda kusur edebiliriz”, “Biz anlayamayız” gibi gerekçelerle ellerden, zihinlerden, kalplerden ve hayat alanlarından uzak tutulan Kur’an, şimdilerde apaçık ve kolaylaştırılmış bir hayat kılavuzu olduğu Rabbani beyanlarına rağmen, her okuyanın farklı sonuçlar çıkarmasına müsait bir felsefe kitabı muamelesine tâbi tutularak benzer bir işlevsizleştirilme operasyonuna maruz bırakılıyor. Kimi Müslümanlar da, insanlığın yegâne hidayet rehberi Kur’an’ı iddiasız ve etkisizleştirmeye yönelik bu yaklaşıma ortaklık edebiliyorlar.

Bilindiği gibi Kur’an mesajının ilk muhatabı Mekke toplumuydu ve Mekke oligarşisinin Kur’an mesajının topluma ulaşmasına engel olması için düşündüğü tedbirlerden biri Kur’an okunduğunda onu kaba gürültüyle bastırmaya çalışmak şeklindeydi.5 Günümüzde ise bu “gürültü”nün postmodern biçimleriyle karşı karşıya bulunmaktayız. Üstelik Kitab’a iman eden bir kısım insanın da kendisini bu rüzgârlara kaptırıp gürültücülerin söz konusu postmodern tamtamlarına iştirak ettiğini görmekteyiz.

Kur’an’ın her an hayata müdahil olması özelliğini ve Müslümanlar için nihai referans kaynağı işlevini pratikte devre dışı bırakan bu yanlış yaklaşıma karşı, Kur’an’ın Kur’an’la tanınıp tanıtılması için gayret göstermek gerekmektedir.

DİPNOTLAR

1. Burada, Bakara Sûresi 11-12. âyetleri hatırlamakta fayda var.
2. Kamer 54/17, 22, 32, 40, Hicr 15/1, Hacc 22/16, Şuara 26/2, Neml 27/1, Kasas 28/2, Yasin 36/69, Duhan 44/2
3. Âl-i İmran 3/103
4. Âl-i İmran 3/19
5. “İnkâr edenler dediler ki: ‘Bu Kur’ân’ı dinlemeyin, o okunduğunda gürültü edin, belki ona gâlib gelirsiniz.”(Fussilet 41/26)
(Not: Bu yazı ilk olarak 2010 Mart ayında yayınlanmıştır)

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

İslam’ın Düşmanları Bizim Neyimiz Olur?

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Bugünün Kufelileri Olmak Veya Olmamak
    13 Ağustos 2025
  • Gazze Ulusal Sınırların Kurbanıdır
    2 Mayıs 2025
  • Gazze Yürek Yangını
    7 Nisan 2025
  • Güncel Suriye ve Gazze Dersleri
    19 Şubat 2025
  • 5816’ya Karşı Hak ve Hukuk Savunması
    8 Şubat 2024
  • Müslümanlar Olarak Bir “Bayburt Davamız” Olmalı
    26 Ocak 2024
  • Zulme Ve Zalime Tufan Gerek!
    14 Aralık 2023
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

TAZİYE

TAZİYE

4 Aralık 2025
Gazze’ye mi, İsrail’e mi Garantör ?

Gazze’ye mi, İsrail’e mi Garantör ?

2 Aralık 2025
İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Olsun !

İnfaklarınız Gazze’ye Çadır Olsun !

2 Aralık 2025
Garantörlük Safsatası

Garantörlük Safsatası

21 Kasım 2025

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist