2 Mayıs 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

Muhafazakâr Demokratlarda İttifak Ahlakı

Sözün özü, Müslümanın Allah'a, Allah'ın razı olacağı yerlere verdiği sözler sözdür ve meşrudur, diğerleri gayrı meşrudur, geçersizdir.

Yazar: Mehmed DURMUŞ
4 Mayıs 2023
Kategori: Makaleler, Venhar Özel
0 0
0
Muhafazakâr Demokratlarda İttifak Ahlakı
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Sayılı günler kalan seçim yepyeni bir ‘ittifak ahlakı’ üretti. Sadece ittifak ahlakı üretmedi, muhafazakârlara da ayar verdi. İslamî kelime ve kavramlarımız kirletildi. Kelimeler-kavramların tahrifinden çıkan etki biber gazı gibi genzimizi yakıyor. Savrulmalardaki performans karşısında ağzımız açık kalıyor. Muhafazakâr-demokrat lehçesinde Allah, Kur’an, İslam, Rasûlullah gibi kelimelerin anlamı buymuş meğer.

Yarım asırdır “Hak geldi batıl zail oldu” ayetini logo yapmış bir gazetenin bir yazarı akıllara durgunluk verecek bir ‘ittifak fıkhı’ tesis ediyor. Millî Gazete’nin yazarı İsmail Hakkı Akkiraz’ın 3 Mayıs 2023 günkü yazısından bahsediyorum. Köşe yazarı ‘Erdemli siyaset ve akitlere bağlılık’ın ilmihalini anlatmış. Besmele, hamdele ve salveleden sonra yazar İslam’da akit yapmanın, söz vermenin öneminden bahsediyor. Şunları söylüyor: “İslam Müslümanlara vaatlerinde durmayı emreder. Rabbimiz, mümin kullarına, ‘Ey iman edenler, akitlerinizi, sözleşmelerinizin icaplarını yerine getirin…’ diye emrediyor. Bunun için her müminin, gerek Allah’a verdiği sözleri yerine getirmekte ve gerekse diğer müminlerle ve hatta mümin olmayanlarla yapmış olduğu sözleşmelerinde, anlaşmalarında dürüst davranması, onun dinî ve ahlakî kişiliği açısından gereklidir. Bir toplumu; o toplumun önderleri tarafından, başka toplumlarla yaptığı anlaşma ve sözleşmeler bağlar.” Yazar İsra suresinin 34. ayetine, ittifaklarını meşru sayabilmek için bir ‘her’ kelimesi ekliyor, ayetin “…Verdiğiniz her sözü yerine getirin” dediğini iddia ediyor. “…çünkü verdiğiniz her sözden, hesap gününde mutlaka sorguya çekileceksiniz.” Anlaşılan o ki hesap gününde insanlar kiminle, ne için, hangi ölçüler çerçevesinde ittifak yaptıklarından değil, yaptıkları ittifaka sadık kalmaz, oy vermez, gereken performansı göstermemelerinden sorguya çekileceklermiş! Yazar, ahiretteki sorgu işinin altılı masanın eline geçmiş gibi yazmış.

İ. H. Akkiraz tüm seçim ittifaklarını ve bileşenlerini yazdıktan ve kendi ittifaklarına da gerekli taltifi yaptıktan sonra, “ikili ve çoklu anlaşma ve sözleşmeler hak doğurur” esası gereği, ittifak mensuplarının “çıkarılan ortak cumhurbaşkanı ile müştereken hazırlanan milletvekili aday listelerine oy vermeleri aklın, fıkhın, güzel ahlakın önümüze koyduğu bir mecburiyettir” fetvasını vermektedir. Önlerine konulan sözleşmelerde canlarını sıkan birtakım hususlar olsa bile bu onlara farklı bir tercihte bulunabilme hakkını vermezmiş! Akkiraz, fetva vari sözlerini “Müslüman, sözüne sadık, akitlerine bağlı kimsedir” cümlesiyle pekiştiriyor. Saf suresinin, “Ey inananlar, ne diye yapmayacağınız şeyi söylersiniz? Yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah katında en nefret edilen şeydir.” mealindeki ayetiyle, bu ittifaktan -bireysel ya da kurumsal olarak- vazgeçilemez mesajı veriyor. Müslümanın aklına geleni, nefsine uyanı yapamayacağını söyleyen Akkiraz, vaadinde durmanın öneminden bahsediyor ve “İslam vaadini bozup sözünde durmayanı münafığa benzetmektedir” diyor. Vaadinde durmayan bir siyaset adamı bu tutumuyla hem Müslüman olarak kendisine yakışmayan, Allah ve Rasûlünün istemediği, yasakladığı bir davranış sergilemiş olurmuş hem de güvenirliğini yitirirmiş. Allah’a ve İslam toplumuna verdikleri söz adalet ve dürüstlükmüş.

Millî Görüş’ün Millî Gazete’sinin bu köşe yazısında İslam’ın köşe taşı niteliğindeki en belli başlı kavramlarına takla attırılmış, İslam akidesi kevgire döndürülmüştür. Yaptıkları bu tahrif muamelesi, yapacakları diğer tahriflerin habercisi ve garantisi gibidir.

İ. H. Akkiraz ‘İslam vaadini bozan, sözünde durmayanı münafığa benzetir.’ demektedir. İyi de Müslüman kimdir, Müslüman hangi sözü verir, hangisini vermez? Müslüman hangi sözde durur/durmalıdır? İnsanlar öncelikle yaratılıştan Allah’a, “evet, sen bizim Rabbimizsin” sözünü (ahd-i mîsak) vermediler mi? Ardından (bir kısmı) kendilerine vahiy gelince, elçilerin tebliğ ettikleri dine bağlı kalacaklarına söz verip, Müslüman adını almadılar mı? Bu sözlere göre öncelikle bir Müslümanın, sadece Allah’ı rab ve ilah edinmesi, Allah’ın dışında, Allah’ın dinini ortadan kaldırmak ya da bir şekilde işlevsiz hale getirmek en büyük emelleri olan liderleri ve partileri rab/ilah/veli/dost/lider/başkan/müttefik edinmemekle mükellef tutulmadılar mı?

İslam, sözünde durmayan yani en başta Allah’a verdikleri söze bağlılığını sürdürmeyen adamları münafık saymaz mı?

Müslüman herkese her sözü verir ve her verdiği sözü de yerine getirir, kendi liderleri Erbakan, önüne konulan 28 Şubat kararlarını, (TBMM’de yemin ederken verdiği söz gereği) neden güle-oynaya değil de, terin suyun içinde kalarak imzalamıştı acaba?

Sözün özü, Müslümanın Allah’a, Allah’ın razı olacağı yerlere verdiği sözler sözdür ve meşrudur, diğerleri gayrı meşrudur, geçersizdir.

Akkiraz söz vermekten, ittifak kurmaktan bahsediyor ve bir Müslüman verdiği her sözü yerine getirir diyor, ayeti de (İsra, 34) bu doğrultuda tevil ediyor. Peki Müslüman hangi sözü verir, kiminle sözleşir; gayri müslimlerle istediği ittifakı kurabilir mi? Bir ‘Müslüman’, mesela herhangi bir kişiyle zina-fuhuş içerikli bir fiile katılacağına dair sözleşse, bu da, müslümanın yerine getirmesi gereken “her söz” cinsinden mi olur? Bu sözünden cayarsa mı münafık olur, yerine getirirse mi? Yahut bir Müslüman faiz alacağına ya da vereceğine dair bir söz verse veya birisini öldürmeye, birisine pusu kurmaya, adam kaçırmaya, uyuşturucu işiyle uğraşmaya, namuslu bir kadına iftira atmaya, içki içmeye, namaz kılmamaya, oruç tutmamaya vd. söz verse, bu gibi sözlerini mutlaka yerine getirmek zorunda mıdır? Yerine getirmediği takdirde Müslümana mı benzer, münafığa mı?

Millî Gazete yazarına şunları da sormak isterim: İslam Müslümanlara, verdiğiniz sözü, yaptığınız akitleri yerine getirin (Maide, 1) diyor da, bu uyarının hemen ardından, “Ey iman edenler, … iyilik ve takva üzere yardımlaşın [ittifak kurun], günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın [ittifak kurmayın]. Allah’tan sakının çünkü Allah’ın cezası zorludur” (Maide, 2) diye de uyarıyor. Acaba -siz ve benzerleriniz- ittifaklarınızı kurarken bu ayeti kerimeyi hiç aklınıza getirdiniz mi?

Allah, izzet ve şerefi sadece Allah’ın, Rasûlünün ve müminlerin yanında arayın, münafıkların katında izzet aramayın (Münafikûn, 8) diyor. Peki siz izzeti kimin yanında arıyorsunuz? Allah inananları yeniden Allah’a, Rasule, Kitaba, önceki kitaplara iman etmeye davet ediyor. (Nisa, 136). Siz ve benzerleriniz laik-demokratik-Kemalist ideolojiye mi davet ediyorsunuz? Aynı ayet Allah’ı meleklerini, kitaplarını, rasûllerini ve ahiret gününü inkâr edenleri sapık sayıyor. Bu ayet, onlarla ittifak kuramazsınız mesajını da içermiyor mu? Allah, müminleri bırakıp da kafirleri veli edinenleri, kafirlerin yanında şeref aramakla suçluyor mu? (Nisa, 139)

İ. H. Akkiraz, demokratik bir rejimi işletmek için açılan periyodik ihaleler olan bir seçimde, demokratik müteahhitlik firmaları olan partilerden birileriyle ittifak kurmak Allah’ın emriymiş gibi yazmış, görüş ve kanaatlerini de Allah’ın ayetleriyle desteklemiş. Eğer hem demokratik (yani fiili hayatta Allah’ı yok sayan) bir seçime dâîlik yapacak hem de Allah’ın ayetlerini davanıza dayanak yapacaksanız, bunu Kur’an reddeder. Allah’ın ayetlerini eğip-bükmeye kimsenin hakkı yoktur. Kur’an’dan bildiğimize göre Allah Teala Müslümanlarla müminleri diğer insanlardan ayırır. Müslümanlara, Müslüman olmayanlarla keyiflerince ittifaklar yapmayı, keyiflerince velayet bağları bağlamayı, dostluklar oluşturmayı yasaklar. Ecevit, hanımına, “Bak Rahşan, ne güzel konuşuyor!” diyerek F. Gülen’in sırtını sıvazlamıştı da siz ve sizin gibi muhafazakâr demokratlar hikmetini anlamamıştınız. Şimdi de Ecevit’in halefi ve kuzenleri sizin ve benzerlerinizin sırtınızı sıvazlamaktadırlar, dikkatinizi çekiyor mu acaba?

Allah Teala bütün ‘parti’leri iki kategoriye ayırmaktadır. Buna göre partilerden biri Allah merkezli (Allah’ın hizbi), diğeri de şeytan merkezlidir (şeytanın hizbi). Bu gibi ‘ayırıcı’ ayetlerde Allah Teala, şu veya bu gerekçeyle mecbur kalındığı iddia edilen, sanki onlarla ittifak yapmak Allah’ın emriymiş gibi bir siyasi iş birliğinden bahsetmemektedir. Müslüman uzaya da gitse, bundan beş bin sene önce, on bin sene sonra da olsa, laik-demokratik bir ülkeyi yönetmek için Allah’ın hizbinden olmayan kişi ve gruplarla iş birliği yapılabilir gibi bir ilahi ruhsata malik değildir. Allah’ın partileri ikiye indirmesi, ittifakları da ikiye indirmesi anlamına gelmektedir. “Müslümanın ölçülerine uygun bir ittifak yoksa?” gibi bir soru saçmadır çünkü yeryüzünde bir tane bile Müslüman varsa, Allah’ın hizbini o temsil etmektedir. İbrahim tek başına bir ümmet [ittifak] idi. Laik-demokratik babasını bile ittifakına dahil etmemişti.

Kur’an diyor ki, Allah’a iman ediyorsanız, tağutu reddetmek zorundasınız. (Bakara, 256). Ya Allah’ı veli edinirsiniz ve Allah sizi karanlıktan/zulümattan nura/aydınlığa çıkarır ya da tağutu veli edinirsiniz, o da süreci tersine işletir.

Allah’a, Allah’ın hükümlerine, indirdiği dine yüzde yüz uygun düşmeyen, amacı sadece Allah’ın adını yüceltmek olmayan, yeryüzünde Allah’ın ahkamı geçerli olsun diye kurulmayan tüm ittifakları Kur’an reddeder.

Ya Rabbi! Bu arzda kendilerini İslam ümmeti olarak tanımlayan insanlar senin dinini nereden alıp, nereye götürmektedirler? İnsanlar nasıl bir din anlayışına evrildiler? Kelime ve kavramlarımızı partileri, ittifakları, siyasi liderleri vb. için nasıl eğip-büküyorlar? Kelimeleri nasıl yerlerinden oynatıp tahrif ediyorlar? Rabbimiz Kitabında, İsrailoğullarının Kitapları üzerindeki tahrifatlarını (Nisa, 46; Maide, 13), bunlardan ders çıkartalım diye bildirmiştir.

Dikkatlerinize sunduğumuz yazı, ‘Müslüman’ mahallesinde bunca Kur’an okumaları, hafızlık eğitimi, İmam-hatip okulları vb. varken, neden İslam’la ilgili kayda değer hiçbir gelişme olmuyor sorusunun cevabını da vermektedir. Her beş-on yılda, üç-beş yılda hatta altı ayda bir ‘Müslümanım’ diyenler böylesine savrulduklarına göre, bu toplumun yeniden, sil baştan Kur’an’a davet edilmesi gerekmektedir, “Ey iman edenler! Allah’a, rasûlüne, rasûlüne indirdiği Kitaba ve önce indirdiği Kitaba iman edin!…” (Nisa, 136) diye.

İ. H. Akkiraz “Önümüze konulan sözleşmelerde canımızı sıkan birtakım hususlar olsa bile, bu bize farklı bir tercihte bulunabilme hakkını vermez.” demektedir. Canlarını sıkan o ‘birtakım hususlar’ın ne olduğunu bilmiyoruz ama biz de biliyorduk ki, Allah ve Rasûlü bir işe hüküm verdiği zaman hiçbir mümin erkek ve kadın için o işte kendi keyif/kanaat/düşüncelerine göre başka bir seçim yapma özgürlükleri yoktur! (Ahzap, 36). Müminler Allah’a, rasûlüne ve kendilerinden olan ululemre itaat etmek ve herhangi bir işte [seçim, ittifak işleri vb.] tenakuza düşmeleri halinde bunu [kendi ittifak bileşenlerine değil] Allah’a ve Rasûlüne götürmek zorundadırlar. (Nisa, 59). Aralarındaki ihtilafta Allah’ın ve Rasûlünün vereceği hükmü içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan, büyük bir kalp serinliği ile kabullenmeleri, iman etmiş olduklarını gösterecektir. (Nisa, 65).

Müslümanların uzun yıllar tartıştıkları, “Müslümanlar neden bir araya gelmiyorlar?” tartışmasının ne kadar kof olduğu şimdi daha iyi anlaşılmış, “hak şimdi ortaya çıkmış”tır. (Yusuf, 51). Ortaya çıkan hak şudur: Önce vahdet değil, önce tevhid gerekmektedir. Tevhidde anlaşma olmayınca vahdet olunamaz. Her fırka kendisine bir ittifak edinir ve onunla da övünür.

Mehmed Durmuş

Etiketler: Mehmed Durmuş

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?
    23 Mart 2026
  • Mescid-i Dırar Artıkları
    20 Mart 2026
  • Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan
    22 Eylül 2025
  • Türkiye Neden Gazze’nin Yanında Değil?
    20 Ağustos 2025
  • Demokrasiye Can Verenler -Beşir Atalay Okuması-
    30 Haziran 2025
  • ‘Makul Olmak’ Kazandırır
    25 Mayıs 2025
  • Düşmanı Kahretmenin Yolu
    27 Nisan 2025
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026
Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

24 Nisan 2026
Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist