2 Mayıs 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

Günümüz Ridde Olayları

Bir insanın İslam gibi bir nuru yaşadıktan sonra Kemalizm gibi bir karanlığa saplanması, o insanın iyi ve kötü, hayır ve şer algılarının tamamen mefluç olmasıyla izah edilebilir. Kur’an ne kadar tesir edici açıklamaktadır: “İşte O sizin gerçek Rabbiniz olan Allah’tır. Haktan sonra dalaletten başka ne var ki? O halde nasıl döndürülüyorsunuz?” (10/Yunus, 32).

Yazar: Mehmed DURMUŞ
21 Aralık 2022
Kategori: Makaleler, Venhar Özel
0 0
0
Günümüz Ridde Olayları
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Her çağın irtidatları, dönemin toplumsal ve siyasi koşullarına göre biçimsel farklılıklar arz etse de, içerik olarak ridde riddedir, irtidat irtidattır, geri dönüş geri dönüştür.

Günümüz ridde olaylarını en fazla ulusal şiarların kışkırtıcı baskısı tetiklemektedir. Sözünü ettiğimiz kışkırtıcılığa şüphesiz, Kur’an’dan okuduğu, Din’den edindiği, ‘iman’, ‘İslam’ vb. dediği şeyler hançeresinden aşağıya inmemiş kişiler maruz kalmaktadırlar. Bu anlamıyla ‘maruz kalmak’ affedilmez bir zafiyettir. Zaten kışkırtıcı ulusal hisler de affetmedikleri için, zayıf kalpleri iflas ettirmektedirler. En küçük bir tehlike anında, en önce imanî ağırlıklarını gözden çıkaranların göğüslerinde imanın zaten ‘iliştirilmiş’ vaziyette duruyor olduğu bilgisine vakıf oluyoruz.

Günümüz ridde olayları ne hikmetse, bilhassa Kemalizm üzerinden cereyan etmektedir. Cereyana kapılanlar on yıllardır iman ettiklerini söyledikleri amentüyü Kemalizm’e kurban etmekte, adeta geçmişlerine tükürme yarışına girişmektedirler. Kalplerinin dönmüşlüğüne bin bir çeşit açıklama getirmeye çalışmaktadırlar.

Son yıllarda düzenin ulusal tapınma günlerinde Mustafa Kemal’i aklayıp-paklamalar, daha önce isnat ettikleri ya da isnat edildiğinde ses çıkarmadıkları günahlarından arındırıp, “bu ülkenin bir gerçeği” girizgahı ile başlayan, tanrılaştırmayla son bulan tevbe-i nasûh filigranlı ifadelerle saf değiştirmeler hayli bir artış göstermiştir. Böylece ökçeleri zerinde fır dönen kişiler modern, ulusalcı, Kemalist mahalleye intisap etmektedirler. Kısacası yaşananlar, kalbi dönmüş kişilerin gerçek bir ridde olayından başka bir şey değildir.

Kemalizm’de bir ışıltı görüp de, ökçeleri üzerine dönüş yapan kimselerin tasvirini çok yüksek bir anlatım gücüyle Kur’an’da şu şekilde bulmaktayız:

“De ki: Allah’ı bırakıp da bize hiçbir fayda ya da hiçbir zarar veremeyecek olan şeylere mi tapalım? Allah bizi hidayete erdirdikten sonra şeytanların saptırıp, şaşkın vaziyette çöle düşürmek istedikleri, bazı dostlarının ise, ‘bize gel’ diye doğru yola çağırdıkları şaşkın kimse gibi gerisin geri (küfre) mi döndürüleceğiz? De ki, Allah’ın hidayeti hidayetin ta kendisidir. Bize emrolunan, alemlerin rabbi Allah’a teslim olmamızdır.” (6/En’am, 71).

Aslında Kur’an bu gevşek insanların zilletini en belağatli şekilde anlatmayı, “Onlara, kendisine ayetlerimizden verdiğimiz ve fakat onlardan sıyrılıp çıkan, o yüzden de şeytanın takibine uğrayan ve sonunda azgınlardan olan kimsenin haberini oku” diye başlayıp, bir köpek hareketi örneklemesiyle devam eden temsile saklamış gibidir. (7/A’raf, 175-176).

Bir insanın İslam gibi bir nuru yaşadıktan sonra Kemalizm gibi bir karanlığa saplanması, o insanın iyi ve kötü, hayır ve şer algılarının tamamen mefluç olmasıyla izah edilebilir. Kur’an ne kadar tesir edici açıklamaktadır: “İşte O sizin gerçek Rabbiniz olan Allah’tır. Haktan sonra dalaletten başka ne var ki? O halde nasıl döndürülüyorsunuz?” (10/Yunus, 32).

Yunus suresinin bu ayetinden şu anlamı çıkarmamız mümkündür: İnsanın ‘keşfetmesi’ gereken İlah Allah’tır çünkü hak İlah O’dur. O’nun ötesinde, insanlar her kimi ilah edinirlerse, o dalaletten/sapıklıktan başka bir şey değildir. Amentülerini Kemalizm’le uyumlulaştıranlar ilk savunmayı, belirli bir şahsa tapmıyoruz diye yapacaklardır. Kendilerini buna inandırmak için bütün maharetlerini seferber etmektedirler. Yine Kur’an’dan istişhad edecek olursak, derin sapıklıklarının şuuruna erememekte, sefih olduklarını bilmemekte, hidayete karşılık dalaleti satın aldıklarını idrak edememektedirler. (2/Bakara, 9, 12,13, 16).

İman çift yönlü bir idrakle gerçekleşir; bir taraftan Allah beşeriyetin ve alemlerin yegâne ilahı olarak tasdik edilirken, öte yandan tağutun da aynı cevvaliyetle küfredilmesi gerekmektedir. Bu çağın bütün ideolojik kirlerini içinde taşıyan tozları yutmuş kitlelerin kurtarıcı, çığır açıcı, yol gösterici gibi sıfatlarla tazim ettikleri, varlıklarını bile kendisine bağlı olduklarını söyledikleri ölümlü bir beşerin tanrı olduğuna inanmaları istenmektedir. Yani Hak’tan sonra anca bir dalâl olabilecek bir varlık, bir zulüm fiili olarak hak yerine konulmak suretiyle tebcil edilmekte, “sizin aslında tanrınız budur ama unuttunuz” denilmektedir.

Allah’ın uluhiyetine razı olmayıp, elle tutup gözle görebildikleri, kendisine dokunabildikleri, mezarını ziyaret edebildikleri, çerçevelenmiş fotoğraflarına vuruldukları, beşerden mamul tanrılar edinenler gerçekten büyük bir dalalet içindedirler. Yaptıkları büyük bir ahlaksızlıktır, hak hırsızlığıdır. Halbuki bu insanlar mesela Kemalizm gibi karanlık bir siyasi ekolden herhangi bir hayır görmüş değillerdir. Hayır bütünüyle Allah’ın elindedir. Kemalizm ya da, isminin sonuna ‘izm’ eki getirilerek elde edilecek başka tapınma biçimlerinin tamamı, üzerine sinek konsa, sineği bile def edemeyecek kadar aciz, ölümlü varlıkların haddi aşan (tağutlaşan) söylem ve eylemlerinden ibarettir. Velev ki bir tağut kendi taraftarlarına geçici dünya menfaatlerinden bazı yararları dokundursa bile, kendisini mümin olarak adlandıran, şahsiyetini yitirmemiş, kişiliği bozulmamış hiçbir insan dünya menfaatlerine kalbini ve aklını satmaz. Değil mi ki, dünya menfaatleri bütünüyle Allah’ındır? Mülkü şu veya bu yolla gasp etmiş siyasi düzenler hiç yoktan nimet yaratan değil, Allah’ın nimetlerini kendi kural tanımaz yöntemlerine göre, bir nevi kula kulluk düzeni oluşturmak uğruna harcayan zorbalardır.

Geçmiş asırlarda daha doğrusu rasuller zamanında ya dinden çıkma ya da rasullerin çağrısına katılmamanın önemli bir gerekçesini fakirlik oluşturuyordu. Krallar rızkı veren ilah olarak görülüyordu. Bugün ise İslam’dan Kemalizm’e yelken açanların hemen her biri, en az eskinin kralları kadar varlıklıdırlar. Dünyevi nimetler arttıkça, bahse konu insanların din ve ilah değiştirme tutkuları da artmaktadır. Bu tutku da onların, Kemalizm kalesinden sabık dinlerine karşı savaş düzeni almalarını gerekli kılmaktadır.

Şunu biliyoruz ki geçmişte, bugün ve gelecekte, yeryüzündeki insanların tamamı dinlerinden dönseler, Allah’ı bırakıp, ölmüş veya ölecek olan birtakım bedenlere secde ve rükû etseler, bu sapıklıkla hiç kimse Allah’a hiçbir şekilde zarar veremez. Böyle bir irtidat İslam’ın değil, irtidat edenlerin payesi olur. İnsanlar sadece ve sadece kendilerini aziz ya da zelil ederler. Bu arada ridde ehlinin Müslümanlara karşı ha bire hırçınlaşan dili, aslında vicdanındaki amansız çatışmanın dışa vurumu olsa gerektir.

Mehmed Durmuş/İktibas, Aralık 2022

Etiketler: Mehmed Durmuş

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?
    23 Mart 2026
  • Mescid-i Dırar Artıkları
    20 Mart 2026
  • Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan
    22 Eylül 2025
  • Türkiye Neden Gazze’nin Yanında Değil?
    20 Ağustos 2025
  • Demokrasiye Can Verenler -Beşir Atalay Okuması-
    30 Haziran 2025
  • ‘Makul Olmak’ Kazandırır
    25 Mayıs 2025
  • Düşmanı Kahretmenin Yolu
    27 Nisan 2025
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026
Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

24 Nisan 2026
Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist