2 Mayıs 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa İslam Dünyası Filistin

Filistin’de Gençlik ve Direniş

Filistin’de hemen her gün gençlerimiz yeni kahramanlık hikâyeleri yazıyor; anneler ve babalar sabrın, metanetin, tevekkülün, fedakârlık ve bilincin yaşayan örnekleri olmaya devam ediyor. Gerçekten de dünyada edebiyat ve sanatın bütün kaynakları kurumuş olsa Filistin’in tarihi ve Filistinlilerin direnişi edebiyat ve sanatın toprağını tek başına sulamaya yetecek kadar örnekler içerir.

Yazar: Venhar Haber
19 Ağustos 2022
Kategori: Filistin
0 0
0
Filistinli gruplardan ABD ve İsrail Dayatmalarına Karşı Ortak Mücadele Çağrısı
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Filistin’de hemen her gün gençlerimiz yeni kahramanlık hikâyeleri yazıyor; anneler ve babalar sabrın, metanetin, tevekkülün, fedakârlık ve bilincin yaşayan örnekleri olmaya devam ediyor. Gerçekten de dünyada edebiyat ve sanatın bütün kaynakları kurumuş olsa Filistin’in tarihi ve Filistinlilerin direnişi edebiyat ve sanatın toprağını tek başına sulamaya yetecek kadar örnekler içerir.

Sadece şu son birkaç günde yaşananlar bile, dünyevileşen ruhları temizlemeye; insanlığın üstüne çöken amaçsızlığı, ümitsizliği ve depresyonu iyileştirmeye kadir bir derinlik ve anlam taşıyor.  İbrahim Nablusi’nin şehadeti örneğin.  Siyonist işgal rejiminin “dokuz canlı” olarak tanımladığı Nablusi, haber kaynaklarının verdiği bilgilere göre henüz 19 yaşındaydı (doğumu: 13 Ekim 2003) ve işgal kuvvetlerinin en çok arananlar listesindeydi. Siyonist rejimin kendisine düzenlediği pek çok suikasttan sağ kurtulmayı başarmıştı. 9 Ağustos 2022 tarihinde kaldığı ev kuşatıldığında belki yine sağ kalabilirdi ama o, teslim olmayı reddetti. İsrail kurşunlarının hedefi olmadan birkaç dakika önce yayınladığı ses kaydında aynen şunları söyledi:

“Şehit oluyorum dostlarım. Annemi seviyorum. Benden sonra vatana iyi bak. Onurumuz adına rica ediyorum, kimse silahını bırakmasın. Burada kuşatıldım ve şehit olacağım. Benim için dua edin.”

Bu, onun son sözleriydi; sade, gösterişsiz, belagatsiz, mübalağasız…

Belki de şehidlerin özelliği buydu. 2017’de şehid edilen Basil el-Arac da şehadetinden sonra bulunan vasiyetinde öyle söylüyordu. “Uzun yıllar şehidlerin vasiyetlerini okudum” diyordu Arac, “kısa ve belagatsiz” oluşuna şaşırdığını söylüyordu. “Şehidlikle ilgili sorularımızı tatmin etmeden” yazılmışlardı. Artık cevabı bulduğunu belirtiyordu Arac: “Ne kadar aptaldım. Şehidin eyleminden daha beliğ bir şey var mı?” Bir gün sonra düzenlenen cenaze merasiminde Nablusi’nin annesi sahneye çıktı. Önce 9 ay karnında taşıdığı oğlunun cansız bedenini bu sefer omuzlarında taşıdı. Şikâyet etmeden; kimseye yalvarmadan, sitem ve teessüf etmeden İbrahim’in silahını havaya kaldırdı. Rividya Hastanesi’nin önünde yaptığı konuşmada şöyle seslendi:

“Yüzlerce İbrahim’den bir İbrahim’i vurdularsa, hepiniz bir İbrahim Nablusi’siniz. O çok sevdiği Muhammed aleyhisselam’a doğru yola çıktı! İbrahim kazandı. Âlemlerin Rabbi Allah’a hamdolsun. Ey Rabbim! Ben oğlumu Sana bağışladım. Onu şehitlerin arasında kabul et!” Kenarda sessizce bekleyen babasına mikrofon uzatıldığında, İbrahim’in akıbeti hakkında sakince şunları söyledi:

“Bu, omuzunda özgürlük ve onur silahını taşıyan her onurlu ve her özgür kişinin sonudur.”

11 yaşındaki kızımız Rahaf Halil Selman da işgal güçlerinin açtığı ateş sonucunda iki bacağını ve sağ kolunu kaybettiğinde ağabeyiyle birlikte akşam yemeği için dışarıdaydılar. Rahaf, hastanede gözlerini açtığında kalan tek koluyla “zafer işareti” yapıyordu. “Bir kolum ve iki bacağım benden önce cennete ulaştılar” dedi Rahaf.

Kudüs’ün Kılıcı savaşında da henüz 17 yaşında olan Muhammed Keyvan şehid olduğunda, arkadaşları şehidin annesini, “Ey Muhammed’in annesi mübarek olsun. Keşke senin yerinde annem olsaydı!” diyerek tebrik etmişlerdi.

Yine aynı günlerde oğlu şehid olan bir anne ise şöyle demişti: “Allah’a şükür o şehadeti aradı ve elde etti. O, bunu hak ediyor. Benim sorunum, onun, şehadeti benden önce elde etmesi.”

***

Yazının girişinde söylediğim gibi, bunlara benzer o kadar çok şey yaşanıyor ki Filistin’de… Sadece 2000 yılından bu yana Siyonist rejimin 3 binden fazla çocuğu katlettiği ifade ediliyor.

Bizlerin dünyevileşmeyi, gençlerimizin gözümüzün önünde yitip gidişini; feminizmi, ateizmi, deizmi vs. konuştuğumuz şu günlerde yaşanıyor bunların her biri; lüzumsuz pek çok tartışma içinde boğulup kaldığımız şu günlerde…  Filistinli gençler (sosyal bilimlerin diliyle Z kuşağı), Ortadoğu’nun en modern ve gelişmiş silahlarına sahip olduğu öne sürülen İsrail rejimini sarsıyor…

Onlar dünyanın en habis rejiminin “en çok arananlar” listesine girmeyi başarıyor.

“Başarıyor” diyorum çünkü onlar ABD ve İsrail’in “uzlaşma”, “normalleşme”, “dünyevileşme” vaatlerini elinin tersiyle itip, İsrail için “tehdit” olmayı seçmişler. Nablusi’nin babasının söylediği gibi “omuzunda özgürlük ve onur silahını taşıyan” her özgür kişinin karşılaşabileceği sonu tercih etmişler…

Yoksa ABD ve İsrail; adına “normalleşme” denilen ama gerçekte anlamı Siyonistlerin kendilerine çizdiği kaderi kabul etmek demek olan bir tercih yaptıklarında Filistinlilere “hayat” hakkı tanıyor.  Fakat onlar, bir eczacı olan ve entelektüel hüviyetiyle de tanınan (yukarıda adını zikrettiğim) Basil el-Arac’ın Siyonist rejime verdiği cevabı vermeyi tercih etmişler. Arac da İsrail’in “arananlar” listesine girmeyi başarmış ve sonrasında Filistinli gençler için ikon haline gelmiş bir kişilikti. Eczanesini kapatıp kendini direnişe adadı. İsraillilerin kendisine yaptığı teklife Hz. Hüseyin’in Yezid’in komutanlarına verdiği cevabı vermişti: “Heyhat minne’z zilleh!” (Zillet bizden uzaktır!).

Her müstekbir rejimin sömürgeleştirilmiş kitlelere sunduğu iki seçenektir bu: Ya bizim çizdiğimiz kadere razı olur yaşarsınız ya da sizi yaşadığınıza pişman ederiz!  İnsan zillet batağına bir kez saplandı mı, akıl nefse tabi olur ve zilletini meşrulaştıracak nice gerekçeler üretmeye başlar.

Şehid Dr. Ayetullah Beheşti de aynen şöyle söylemişti: “Biz aşk ehliyiz, kuru akıl ehli değil. Aşk ehli inancı yolunda canını feda eder, kuru akıl ehli ise tedbir peşinde koşar. Bizim tedbirimiz, inancımız yolunda can vermektir.” Kuşkusuz ne aklı ne de tedbiri hor görmüyor bu cümleler. Asli amacını unutmuş, kendini menfaat ve dünyaya bağlamış bir akıldan söz ediyor.

***

Filistin, her Müslüman’ın önündeki bir sınav kâğıdıysa eğer, bu kâğıtta bir tek soru olsa gerek: “Zillet mi, izzet mi?”

İzzeti tercih edenler; nehirden denize özgür Filistin idealiyle yaşayanlar ve bu hedefi yaşatanlardır. Hiçbir davayı, hiçbir meseleyi, hiçbir hedefi kendileriyle bu hedef arasına koymayanlardır.  Ama kim bu soruya verdiği cevabın “zillet” olduğunu söyler ki? Kim öyle düşünür ki?

Zillet cevabını “izzetmiş gibi” sunmanın bin bir yolu var.  Bazılarına göre Filistin davamız zaman aşımına uğramıştır. Onlara bakılırsa eğer olan olmuş, iş bitmiş ve “İsrail gerçeği” Ortadoğu’ya yerleşmiştir. İsrail’i bu topraklardan söküp atmak bir hayaldir, romantik bir ütopyadır. Onlar bizi “İsrail gerçeği”ne ikna etmeye çalışmakta; hatta direnişi Filistin’e zarar vermekle suçlamaktadır! Bazılarıysa zarar vermek şöyle dursun, Filistin’e atılan bombaların sorumluluğunu da direnişe yüklemektedir. Onlara göre İsrail’in Filistin’i bombalamasının sebebi, Filistinlilerin attığı füzelermiş… Hâlbuki İsrail’le anlaşılırsa, uzlaşılırsa, Filistinliler de normal yaşama dönebilirlermiş. Öyle ya, Deir Yasin katliamı da Filistinliler füze attığı için oldu değil mi? Milyonlarca Filistinlinin topraklarından sökülüp zorla göç etmeye zorlanmasının sebebi de füzelerdi değil mi?  Oslo’yu imzalayınca İsrail bombalamayı bıraktı mı? İşgali bıraktı mı? Genişlemeyi, yeni yerleşim yerleri açmayı bıraktı mı?  Tam tersine, Batı Şeria’da işgal bütün acımasızlığıyla sürüyor. Örneğin, Oslo Antlaşması’na (1995) göre Filistin “devletine” bırakılması öngörülen Batı Şeria’nın C bölgesinde -Filistinlilere devretmek bir yana- uluslararası hukuka aykırı olmasına rağmen yeni yerleşim alanları yapılmaya devam ediyor. Bu bölgede yaşayan Filistinlilerin sayısı 150 bin civarında iken Siyonistlerin sayısı 300 bine çıkmış durumda. Siyonistler istediği zaman operasyon yapıyor; yıkıyor, tutukluyor ve öldürüyor. Filistinliler içme suyu gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Özetle, akıl, nakil ve deneyim Siyonistlere karşı tek gerçekçi seçeneğin direniş olduğunu göstermektedir.

***

Filistin davası bizim yükümüzdür. Bu yükü sırtından atarak hafifleyeceklerini düşünenler yanılıyor. Bilakis, bizler eğer sözümüzün eri olabilir, çevresi bereketli kılınmış Mescid-i Aksa için hakkıyla mücadele edebilirsek bu yük; yücelmenin, inşirahın, Allah’a yakınlaşmanın bir vesilesi olacaktır.

Mücahit Gültekin/Milli Gazete 

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?
    8 Nisan 2026
  • Hürmüz Boğazı Krizi 9 Emtiayı Daha Etkiliyor
    3 Nisan 2026
  • Savaşın Birinci Ayında Kim Hedefine Daha Yakın?
    31 Mart 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026
Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

24 Nisan 2026
Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist