13 Mayıs 2026 - Çarşamba
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

Ayasofya

Ayasofya’nın yeniden camiye dönüştürülmesine, ülkenin siyasi şartlarını, meriyetteki sistemin ideolojik genetiğini, ülkeyi yöneten siyasi kadronun düşünce yapısını vd. göz önünde bulundurmadan, Ayasofya’yı ibadete açanların da amaç ve hedeflerini aşan anlamlar yüklemek, sokak eylemlerindeki heyecanla izah edilebilir; havaî fişek gibi, bir an için iyi bir ışık da saçar.

Yazar: Mehmed DURMUŞ
24 Temmuz 2020
Kategori: Makaleler, Venhar Özel
0 0
2
Ayasofya
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Ayasofya ‘müze’ kılıfı altında 86 yıldır gündemden silinmesi operasyonundan sonra yeniden cami statüsüne kavuşturuldu. Bu yönüyle bir nebze ezanın Türkçeleştirilmesi adı altında yasaklanması ve 1950’de DP iktidarı tarafından yeniden Arapça okunmasına imkân tanınması olayına benzemektedir.

Ayasofya’nın cami olmaktan çıkartılması öyle sıradan bir olay değildi. Tıpkı hilafetin kaldırılmasının, harf devriminin ve diğer devrimlerin de sıradan olmadığı gibi. Ayasofya 1453’te Osmanlının İstanbul’u fethetmiş olmasını canlı tutan, temsil gücü çok yüksek bir semboldü. Dolayısıyla bu mabedin, 86 yıl önceki bakanlar kurulu kararını iptal ederek, ‘müze’ cenderesinden kurtarılıp, camiye dönüştürülmesi, önemli bir gelişmedir.

AKP iktidarının Ayasofya’yı camiye dönüştürme icraatını kendi siyasi kazanında kaynatması ve buradan kendi siyasi ikbali için servislerde bulunmasında şaşılacak bir durum yoktur. Cumhuriyet hükümetlerinden hangisi bu adımı atsaydı, sonucundan nemalanmakta aynı politikayı güderdi.

Ezan dedik de, aslında Ayasofya’nın yeniden camileştirilmesini, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 86 yıl sonra gelen normalleşme adımlarından biri olarak okumak mümkündür. Ezanın yeniden arapça okutulması, İmam-Hatip liseleri ve İlahiyat fakültelerinin açılması, dini içerikli vakıf ve derneklerin -sisteme olan bağlılığında kalbi dönmemek koşuluyla- geniş faaliyet imkânı bulmaları, başörtüsünün yasak olmaktan çıkartılması ve hatta başı örtülü kızların polis ve subay yapılmaları gibi çok sayıda normalleşme uygulamalarından bahsedebiliriz. Ayasofya gerek özgül ağırlığı gerekse en sonuncu olması hasebiyle belki daha fazla ses getirmişse, bu da normaldir.

Siyasal sistemin normalleşme adımları daha nelere gebedir, tam bilemiyorsak da bazı tahminlerde bulunmak güç değildir. Çok uzak olmayan yıllarda Türkiye’de TBMM’nin şahsı manevisinde mündemiç olduğu söylenen hilafetin yeniden ihyası tartışmaya açılırsa şaşmamak gerekir. Dikkat edilirse bu gibi adımlar muhafazakâr kesimin sisteme olan sadakatini çoğaltır, milli duygularını coştururken, müzmin muhalif ulusalcı Kemalistlerin de gayzını artırmakta ya da artırmış görünmektedir. Böylece İmam-hatip kökenli, başörtüsü yasağı mağduru(!) çizgiden gelen muhafazakâr kadroların sistemin temel değerlerini benimsemedeki o kısmen mahcubiyet kokan tavırları yerini tamamen, ustalık dönemine has pişkin sahiplenmelere bırakmaktadır.

Türkiye’deki devrimler yapacağını yapmış, atı alan Üsküdar’ı geçmiştir. 2020’li yıllarda Ayasofya’nın cami yapılması veya hilafetin yeniden canlandırılması, İstanbul’un yeniden başkent yapılması gibi adımlar ülkeyi İslamî bir yapılanmaya götürmeyecek ama siyasal sistemin normalleşmesi uğrunda önemli mesafeler aldıracaktır. Vatikan tarzı bir ‘hilafet’in kimseye bir zararı olmayacak, hala yüzde doksan dokuzu Müslüman olduğu söylenen ülkenin ‘birlik ve bütünlüğü’ için hayati fonksiyon icra edecektir.

Ayasofya’nın yeniden camiye dönüştürülmesine, ülkenin siyasi şartlarını, meriyetteki sistemin ideolojik genetiğini, ülkeyi yöneten siyasi kadronun düşünce yapısını vd. göz önünde bulundurmadan, Ayasofya’yı ibadete açanların da amaç ve hedeflerini aşan anlamlar yüklemek, sokak eylemlerindeki heyecanla izah edilebilir; havaî fişek gibi, bir an için iyi bir ışık da saçar. Heyecanlı kimi çevrelerin Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesinden, Roma’nın varislerine kafa tutulduğu gibi anlamlar çıkartmaları da şaşılmaması gereken durumlardandır. Her sosyal-siyasi eylemde bu heyecanı gösterecek kitleler fazlasıyla bulunacaktır.

Gelgelelim bazı ‘İslamcı’ların adeta Ayasofya ibadete açılmasın, müze olarak kalsın, hatta -Hristiyanlık tozu yutmuşçasına- Hristiyanlara geri verilsin diye özetlenebilecek bir ‘istemezük’ tepkileri de anlaşılır değildir. Muhafazakâr demokrat bir partiye olan muhalefet, onun her icraatına mutlak bir reddiyede bulunmayı gerektirmez. Müslümanların böyle bir vazifesi olmasa gerektir. Hele de “sanki ülkede cami kıtlığı mı var?” türünden tepkiler, ilgili kişilerin bu meseleyi ya hiç anlamadıklarını ya da mugalata yaptıklarını gösterir.

Şu kesindir: Din-i Mübîn-i İslam’a olan tavır, tutum ve ilgisi açık ve net olan bir rejim değil Ayasofya, Kabe’nin (buna Mescid-i Nebî ve Mescid-i Aksa’yı da ekleyebiliriz) yönetimini ele geçirse, bu İslam mabedlerinin İbrahim’in Kabe’si, Süleyman’ın Mescid-i Aksa’sı ve Muhammed’in (sav) Mescid-i Nebî’sine dönüşmeyeceği bedihiyyattandır. Aksini beklemek eblehlik olur. Çünkü İslam’ın dirilerek, nebiler zamanındaki satvetine yeniden kavuşması laik-liberal demokrat, hatta Kemalist rejimler eliyle değil, kendilerini -tıpkı nebiler gibi- İslam’a adamış mümin kadroların cehdi ile olacaktır. İslam, ona gerçekten teslim olmuş, İslam’dan başka hiçbir ideolojiyi benimsemeyen müslimler eliyle ve tamamen İslam’dan devşirilen metotlarla iktidar yapılabilir. İslam’ın siyasal iktidarından önce, işaret ettiğimiz Müslimlerin kalp ve zihinlerinde iktidar kurması ise ön şarttır.

Ayasofya bir İslam mabedi olarak asıl işlevine, İslam yeryüzünde iktidar olduğunda (22/Hac, 41) kavuşacaktır. Bu bütün mescidler için geçerlidir. Çünkü bu bir egemenlik meselesidir. Müslümanların eliyle İslam yeniden egemen kılındığında din tamamen Allah’a özgü olacak ve İslam mabedlerinde Allah’tan başka hiçbir ilah yüceltilmeyecektir.

Ayasofya’nın yeniden cami yapılmasından yarar sağlayanları eleştirme çabaları Müslümanları, Ayasofya’nın ibadete açılmasından rahatsızlık duyacak bir noktaya getirmemelidir. Ayasofya’nın cami yapılmasına itirazımız olacaksa, tutarlı olmak adına, bütün selatîn camilerin de kapatılmasını mı savunmamız gerekecektir? Ayasofya’nın cami yapılmasından ziyade, 86 yıl önce bakanlar kurulu kararıyla müze yapılmış olmasına celallenmek gerekirdi. Acaba Ayasofya neden müze yapılmıştı, bu karar neyin bedeliydi, kimler hoşnut edilmek istenmişti?

Biz Müslümanlar tıkız ve ufuksuz tartışmalardan ziyade, Kitabın çizdiği büyük ufuklara gözümüzü dikmeliyiz.

Çok Yorumlanan 2

  1. Mehmet Kantar says:
    6 sene önce

    Allah Razı Olsun Üstad.
    “Şüphesiz mescitler, Allah’ındır. O halde, Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin.” (72/18)
    “Ayasofya bir İslam mabedi olarak asıl işlevine, İslam yeryüzünde iktidar olduğunda (22/Hac, 41) kavuşacaktır. Bu bütün mescidler için geçerlidir. Çünkü bu bir egemenlik meselesidir. Müslümanların eliyle İslam yeniden egemen kılındığında din tamamen Allah’a özgü olacak ve İslam mabedlerinde Allah’tan başka hiçbir ilah yüceltilmeyecektir.”
    Allah’ın Mescidlerinde sadece Allah’ın isminin zikredildiği Mescidlere kavuşmak duasıyla.

    Cevapla
  2. Mehmed Durmuş says:
    6 sene önce

    Senden de Allah razı olsun Mehmet abi

    Cevapla

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?
    23 Mart 2026
  • Mescid-i Dırar Artıkları
    20 Mart 2026
  • Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan
    22 Eylül 2025
  • Türkiye Neden Gazze’nin Yanında Değil?
    20 Ağustos 2025
  • Demokrasiye Can Verenler -Beşir Atalay Okuması-
    30 Haziran 2025
  • ‘Makul Olmak’ Kazandırır
    25 Mayıs 2025
  • Düşmanı Kahretmenin Yolu
    27 Nisan 2025
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Gazze’nin Hamileri Nerede?

7 Mayıs 2026
ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

5 Mayıs 2026
İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

5 Mayıs 2026
Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist