17 Nisan 2026 - Cuma
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

İbnü’l Vakt Olmak

Yazar: Erdal BAYRAKTAR
30 Temmuz 2018
Kategori: Makaleler
0 0
0
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder
Evvel- Ahir, Halık olan Rabb’ül Alemin, bütün varlığı yarattığı gibi Vakit’i/ zamanı da yaratmıştır. Vaktin sahibi Allah, emanetçisi insandır. Kur’an, vakit tasavvurumuzu oluştururken bu kelimeyle birlikte Nehar, Fecr, Sabâh, Duhâ, Zuhr, Asr, Mesâ, Aşiyy, Leyl, Şehr, Nesi, Mevsimler Sene, Usbu, An, Saat, Kıyamet, Berzah, Dehr, Hîn, Yevm kelimelerini de kullanmıştır.

“Gerçek şu ki, insanın üzerinden, daha kendisi anılmaya değer bir şey değilken, uzun zamanlardan (dehr) bir süre (hiyn) gelip geçti.” (İnsan, 1). “Namaz mü’minler üzerinde vakitleri belirlenmiş bir farzdır.” (4, Nisa, 103).
Vakit’in tanımı, nasıllığı, varlıkla ilişkisi anlamında felsefeciler, kelamcılar, tefsirciler tarafından çokça imal-i fikr ve mütalaa yapılmıştır. Örneğin; Kozmik zaman, Matematiksel zaman, Biyolojik zaman mevzuunda olduğu gibi. Merak edenler bu konularla ilgili eserlere müracaat edebilirler.
İnsan için İbnü’l Vakt olmak, bu dünyada muayyen bir zamanda, emanet edilmiş bir zamanda yaşamak demektir. Her şey, başımıza gelen iyi-kötü şeyler yaşadığımız an’da oluyor. Cennetimizi, Cehennemimizi bu sürede belirliyoruz.

İbnü’l Vakt olmak zamanın bilincine varmaktır.
İlahi Vahiy, insandan, zamanı Dün-Bugün-Yarın bütünlüğü içinde kavramasını ister. Tevhid her konuda olduğu gibi zaman konusunda da bölünmüşlüğe karşıdır. Allah İsimleriyle nasıl bir bütünse, varlık ta bütün şubeleriyle organik bir bütündür. Tevhid, bütünlüğü bozmadan düşünmek ve kavramaktır.

Mümin, Dün-Bugün-Yarın bütünlüğü içinde insanlığın seyr-ü seferiyle/ yürüyüşüyle irtibat kuran insandır.

İnsan için dünden akıp gelen ve yarına uzanacak bir bugün vardır. Dünden/geçmişten bağımsız bugün olamaz. Her şey bizimle başlamadı ama bizimle devam edecektir. Bu sebeple; mümin insanın sahici, tutarlı bir “tarih bilinci”ne ihtiyacı vardır. Geçmişe vakıf olamayan bugüne hakim olamaz, bugüne hakim olamayan da geleceğe ümitle bakamaz. Geçmişe vakıf olmak; geçmişi bugüne çağırmak, geçmişte yaşamak değildir. Bugünün türedileri olmamak için neseb-i sahihimizle, kadim değerlerimizle irtibat kurmaktır. Geçmişe nazar etmek, bugünü dünden hayırlı kılmak cehdidir. Geçmişe nazar etmek, her gün yaptığımız duanın bir gereği olarak bu günümüzün ve ahirimizin makbul olması için “Nimet Verilenlerin Yolu’nda”  iz sürmektir. Dalalete düşmemek, gazaba uğrayanlardan olmamak için Hidayet Yolcularıyla tanış olmaktır.

İbnü’l Vakt olmak, yürüdüğümüz yolun, devraldığımız davanın evveliyatını bilmektir.

Hepimiz yaşadığımız vaktin çocuğuyuz
“Geçmişle nasıl irtibat kurulur, nasıl ibnü’l vakt olunur?”un cevabı Nebilerin Siyeri’nde saklıdır. Hz. Peygamber ben bir türedi değilim, ben soylu İslam mirasının kendi asrımdaki temsilcisiyim demiştir. İslam’ın, İslami hareketin en büyük gücü budur. Çağıldayıp gelen Tevhid ırmağının bugünkü çağıltısı, kısılmayan sedasıyız biz. Şirk’in neseb-i gayr-i sahihleri anlayamaz bizi. Hiçbir Peygamber ne düne takılıp kalmış, ne de düne bigane kalmıştır. Düne vefalı olmak, onların bıraktığı mirası en güzel şekilde temsil etmektir. Anın vacibini unutanlar geçmişe vefasızlık yapanlardır. Mirasa varis olmak, bugüne yoğunlaşmaktır, an’ın hakkını vermektir. Her Nebi kendi asrının çocuğu olmuştur. Hüsrana uğramamak, bağlılarını hüsrana uğratmamak için kendi anına/gündemine yoğunlaşmıştır. Bilmek gerekiyor ki; kendi gündemi olmayanların geleceği de olamaz. Kur’an’da anlatılan Siyer-i Nebi, Vahyin kişisel, ailevi, toplumsal, siyasal olarak nasıl gündemleştirileceğinin usulünü öğretir bize. Kıyam-ı Leyl’in imkanlarıyla mücehhez olmayanlar Nehar’ın sorumluluklarının hakkını veremez, Leyl’i ve Nehar’ı heba edenler Şirk’e Kıyam edemezler. Acil Olan’ı isteyenler, Fecr-i Kaziplere tav olurlar ve Fecr-i Sadık’tan mahrum kalırlar. Mekke’de an’ın vaciplerine göre yaşayan, bunun gereği olarak Taif’e giden, panayırlarda Ensar arayan Peygamber ve ashabına Allah, Medine’yi nasip eder.  Her mümin bu süreçten kendine paylar, dersler, öğütler çıkararak yoluna devam etmelidir. Yoldan sapmamak, yolda dalalete düşmemek için Allah’a sığınarak Kuran’ın kılavuzluğunda imtihan seyrimizi devam ettirmeliyiz.

Bugünkü Modern, Postmodern zamanlarda kendi vakitlerimizi/ anımızı idrak edemiyoruz. Bu çağın sihirbazları medya ayartıcılarının eliyle zihinsel, ruhsal olarak uyuşturuluyoruz. Seküler, Liberal Kapitalizm lehine vicdansız, ahlaksız bir propagandaya maruz kalıyoruz. Her sabah bizim olmayan hayatlara uyanıyoruz. Bizim olmayan hayatlar yaşıyoruz.  Saatlerimiz “Müslüman Saati”ne ayarlı değil. Saatlerimizi Müslüman saatinden koparmak için “saat ayarlarıyla” oynanmış, gavur zamanlarda gavurca yaşamak için zulümlere maruz kalmış bir Ümmet’in garip evlatlarıyız biz. İbn-ül Vakt olmak, yaşananların, çağın bize dayattıklarının farkına varmaktır. Çağın nabzını tutmaktır. Çağın nabzını tutamayanlar, çağa vakıf olamayanlar çağa yön veremezler. Seküler Çağcıllar bizim tarihte yaşamamızı istiyorlar. Tarihle meşgul olmamızı, tarihi bugüne taşımamızı istiyorlar. Bugünün kavgalarını değil geçmişin hercümercini yaşamamızı istiyorlar. Kendileriyle, zulümleriyle kavgalı olmamamız için tarihi kavgalarımızla heder olmamızı teşvik ediyorlar. Sahte, üretilmiş düşmanlıklar üzerinden onlar adına birbirimizle düşman olmamızı, birbirimizle savaşmamızı istiyorlar. Vekalet savaşlarında jandarma olmamızı istiyorlar. Bugünün en büyük vacibi zalimlerin ve kafirlerin oyununa gelmemek ve onların tuzaklarını başına geçirmektir. İslam dünyasını yangın yerine çeviren, İslam dünyasının maddi ve manevi imkanlarını kafirlere peşkeş çekenler en büyük düşmanımızdır. Modern zamanların Şirki Seküler ideolojilerle, kavram ve kurumlarla, onların vücut verdiği güç odaklarıyla mücadeleyi, hesaplaşmayı göze almayan çalışmalar İslamilik iddiasında bulunamaz.

İbnü’l Vakt olmak, kendi zalimlerimizi, tağutlarımızı, müstekbirlerimizi tespit ederek onlarla hesaplaşmak, zamanımızın Nemrutları, Firavunları, Ebu Lehepleri karşısında İbrahim, Musa, Muhammed (hepsine selam olsun) gibi bir duruş sahibi olmaktır.

Akıbetimizin Selameti İçin
Geçmişle irtibat kurmamızın, an’ın/bugünün sorumluluklarını kuşanmamızın, ödevlerini ihmal etmememizin amacı akıbetimizin hayır olması içindir. Mümin için dünya bir yolculuktur, ahiret hayatına doğru. Her an bir ölümle diğer hayatımıza intikal edebiliriz. Mümin bugüne bu duyarlıkla yaklaşan insandır. Tul-u Emel peşinde koşmak mümine yakışmaz. Tul-u Emel ne kadar yanlışsa, Müslümanların meselelerinin çözümünü muhal bir geleceğe ertelemek de o kadar yanlıştır. Ertelemekle kıvamını beklemeyi karıştırmamak gerekiyor. Ertelemek, ölüme terk etmektir.  Bizim için ‘ahir olan’ Ahiret hayatımız ve İslam Ümmeti’nin geleceğidir. Bugün yapıp-etmelerimizden murat, Ahiret’e azık hazırlamak ve İslam Ümmeti’nin geleceğini berbat etmeme kaygısıdır. Modern hayat, Ahireti, Hesap Günü’nü yok sayarak yaşamamızı telkin eder. Modern hayata dahil olmak bu değerlerle bağı koparmakla başlar. Allah’ın İpi’ni bırakanlar şeytanın tuzağına düşerler. Allah’ı ve Hesap Günü’nü unutanlar Şeytan’ın sunağında can verirler.

Ahir ömrümüzde hayırla yad edilmek, bizden sonraki nesillere enkaz bırakmamak, yevm’ül kıyamet’te, yevm’ül hesap’ta yüzümüzün ak olması, razı olmuş ve razı olunmuş bir kul olarak Cennet’e ulaşmamız için bize emanet edilmiş vaktin kıymetini bilelim, an’ın vaciplerini, sorumluluklarımızı ihmal etmeyelim, ertelemeyelim.

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Amerika ve İsrail Dost, İran Düşman Öyle mi?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Teyakkuz Hali
    7 Aralık 2023
  • Meskenet Hali
    2 Kasım 2020
  • Cihad İbadeti ve Muttaki Önderlik
    2 Eylül 2020
  • Etimesgut’ta Ahi Mesut İle Üç Ay
    2 Temmuz 2020
  • Mutedil İnsan
    2 Haziran 2020
  • Erguvanlar da Mahzun Kaldı
    1 Mayıs 2020
  • Öldüğümüzle Kaldık
    5 Mayıs 2019
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum

8 Nisan 2026
“280 milyar dolara malolan  ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

“280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”

8 Nisan 2026
İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’

8 Nisan 2026
İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

İsrail İstihbaratı Güvenlik Uzmanı: Sahi, bu savaş ne için yapılmıştı?

8 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist