13 Mayıs 2026 - Çarşamba
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

Anlamsızlık Seline Kapılmak

İnsan, ancak anlam üzerine yürüdüğünde kendini esaretten kurtarabilir. Bunun tersi durum olduğunda hayatına ıstırabı çağırma gerçeği ile karşı karşıya kalınır. Savrulmalar en fazla özenti seliyle yaşanır. Birilerine özenerek kendi dinamik oluşumunu korumak oldukça zordur. Bu ister eylemsel olsun ister söylemsel olsun, aynı neticeyi doğurur.

Yazar: Venhar Haber
29 Ekim 2022
Kategori: Makaleler
0 0
0
Birlikteliğin Etkisi Toparlanmış Güç
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Ömür, anlamdan kaçış yolları arayarak ve doyurucu niteliği olmayan alanlara yönelerek hüsran yolculuğuna katılmaya oldukça hevesli. Baharda kışa vurulmak ve körlüğü rehber edinmekle geçiyor ömür. Modern insan bitkin durumda. Bunun en başat sebeplerinden biri, arayışı terk ederek oyalanmalara bağlanması, merkezden sapması ve  değerlerden kaçarak hevesler üzerine anlayış geliştirmeye çalışması.

Neyin arandığına dair fikirlerin olmadığı zamanlarda zihinler çabuk yorulur. Çünkü amaçsız yönelişler, anlama dair arayışlardan uzaktır. İnsan aradığının bilincinde olmadığında kaybetmeye devam eder. Durmadan hareket ederken elde ettiklerinin yokluğu, onu darmadağın eder. Çünkü anlama dair neticeler yoktur ortada. Bundan ötürü eksik bir tarafların varlığı ona eziyet çektirmeye devam eder. Ne var ki insan, genel olarak bunun idrakinde olmadan yaşamını sürdürür. Durmadan yürür; ama yolculuk, yolun kötü oluşu nedeniyle tek kelimeyle eziyete dönüşür. Dahası yolculuk yaptığını zanneder; ama yaptığı şey sadece yorulmak ve tükenmektir.

Günümüzde insanlar, anlam arayışını terk etmenin kaosu içinde yaşamaktalar. Kendilerine gönüllü bir şekilde giydirilen kimliklere teslim olarak başka hayatlara doğru yolculuğa çıkmayı kazanç sayıyorlar. İstedikleri ile elde ettiklerini zannettikleri arasında çok farklar olmasına rağmen göz önünde bulunmayı ve popüler olanda varlık göstermeyi tercih ediyorlar. Başka yaşamlara özenti, özgünlük tanımlamasına daha sert ve daha keskin baltalar savurmakla neticeleniyor. Geçici olanda kalıcılık arayışı, insanın sonu gelmez kayboluşlar yaşamasına sebebiyet verdiği için daha karanlık hayatlar, daha karmaşık zihinler ve daha yüzeysel eylemler zuhur ediyor. Bu da insanda kötü kişiliklerin yeşermesine neden olmakta. Çünkü insanın, kendisinin dışındakilere bakışındaki ince noktada anlam yoksunluğu olursa iyilik ve güzellik de yokluk bayrağı çekmeye başlar. İnsan bakışlarını temiz fikirlerle beslemediği zaman eylemlerini iyiye dönüştürebilir mi? Dahası, iyi olan temiz olandan, temiz olan da anlamlı olandan soyutlanabilir mi? Bu bir anlamda düzenin devrilmesi anlamına gelmez mi?

İnsan, ancak anlam üzerine yürüdüğünde kendini esaretten kurtarabilir. Bunun tersi durum olduğunda hayatına ıstırabı çağırma gerçeği ile karşı karşıya kalınır. Savrulmalar en fazla özenti seliyle yaşanır. Birilerine özenerek kendi dinamik oluşumunu korumak oldukça zordur. Bu ister eylemsel olsun ister söylemsel olsun, aynı neticeyi doğurur. Hangi düşünce yaşatmaya dönük program çiziyor, iyiliği diriltici ilkeler sunuyor, insan onurunu yüceltiyor, merhameti toplumun yüreğine kazıyor, adaleti ikame ediyor ve anlamlı yaşantıyı vurguluyorsa o düşünce iyiliğe dönüktür. Böyle bir düşüncenin hayatı yönlendirici rolünde olması insanın mutmain tarafını besleyecektir.

Bugünün dünyasında gündemde olan şey, insanın anlam arayışının önünü tıkayan etkenlerin çokluğudur. Nereye dönülse bir oyalayıcı etken. Bütün adımlar insanın uyku sürecini uzatan uyuşturucu niteliğinde. İnsanı çağıran seslerin içeriği, tamamen düşünmenin önünde setler yükseltmeye dönük uyku ilaçları gibi. Lüksün, çekiciliğin, şatafatın temel amaç olduğu böyle dünyalarda insanın kendisini bulması oldukça zordur. İnsanların tek tipleştirildiği yapay kimlikler altında boğucu ama çekici faaliyetlerin çokluğu, insanların bu derin kuyularda boğulmalarına neden olmakta. İşin daha acı tarafı, insanın bu çekici ama acı ve anlamsız yaşantıya kürek çekerek ilerlemesidir. Kendi yürek intiharını gerçekleştirecek kulelerin inşası yolunda insan durmadan yorulmadan çırpınmakta. Umutsuz ve mutsuz anları hayatına davet eden insan, sızılarına ve derinleşen yaralarına adeta tuz basmakta.

Aslında anlamdan uzaklaşmak, Allah’tan uzaklaşmaktır. Daha doğru bir ifadeyle, Allah’ın insan için çizmiş olduğu sınırlar ve ilkelere sırt dönmek, anlamı eylem ve düşünceden dışlamak demektir. O’ndan bağımsız yaşamak; O yokmuş gibi yol haritası çizmek; O’nun ilkelerini göz ardı ederek ve gösterdiği yola düşman kesilerek ömür sürdürmek, anlık mutluluk ve hazlar içinde kendi tükeniş sürecini hızlandırmak anlamsızlık demektir. Her bulduğunu tüketerek hayatın amacını orada aramak, sınırsız cennet hayatın sakini olma yolunda adım atmamak tam anlamıyla doğruya, hakikate, güzele ve anlama yabancılaşmaktır. Küçük ve boğucu dünyaları, oyalanma duvarları ile inşa edilmiş insanların ölümleri acı olur. Kim bilir belki de amaçtan ve anlamdan kaçarak,  kendi ölümlerimizi ömrümüzün son demine çabucak çağırıyoruz. Yani sıkıntılar yumağını yüreğimizin tam ortasına inşa ediyor gibiyiz.

Hayatımızın tam ortasına özendirilen gösterişli yaşamlar yerleşmek üzere. Evlerimizin içine kadar sinen tiksindirici davranışlarla, anlam yüklü fikirlerimiz katliama uğramakta ve bakışlarımızda sapmalar meydana gelmekte. Bulunduğumuz doğal hâlden memnuniyeti söküp atanların, üzerimize giydirmeye çalıştıkları fıtrata aykırı yaşantı biçimi, bugünün dünyasında kanaat ve şükrü dışlayıcı özellik taşımakta. Doymayan, sürekli isteyen, durmadan harcayan ve paylaşmayan bir anlayışın doğuşu böylece kişiliklere sirayet etmiş oluyor. Aslında bütün bir ömrümüzün düze çıkamama nedeni budur. Kendi değerlerimiz üzerine yürümeyi terk ettiğimiz için savruluyoruz. Başkalarının yönlendirmeleri ile yürüdüğümüz için de yuvarlandığımız yerden doğrulamıyoruz. Daha açık bir ifadeyle, kendimiz olmaktan vazgeçtiğimiz ve tamamen günübirlik, hevaya dönük ve geçici olanın ölçütleri ile yürüyen yaşantıya talip olmaya heveslendiğimiz gün hayatın lezzetini kaybetmeye başladık.

Allah kitapta, yaşamlarını durmadan tüketime endeksleyen, gösteriş üzerine nefes tüketen, insanların gözlerine israfın doruğundaki hayatlarını sokan kişilerin tamamen yanılgılar içinde olduğunu söyler.

Bu konu bağlamında Kur’an insana şu minvalde bir tavsiyede bulunur;

Gösteriş dünyasının başrolünde oynayanların şatafatlı hayatlarına özenme! Her yaşanılanın sonu gelmek zorunda olduğunu ve her sonun da yaptıklarını izah etmekle mükellef olduğu gerçeğini aklından çıkarma. Geçici yaşantılar, anlık hazdan ibarettir. Asıl mutluluk, bu dünyada yaşanmayacak kadar temiz, bu dünyaya sığmayacak kadar uzundur. Sonu hüzünle bitmek zorunda kalacak yaşanmışlıkları merkezine alma. Sapma noktasından uzaklaş ki istikamet yolun bulanıklaşmasın. Duyduğun seslerin rengini tanı ve kendini helak sürecine dahil etme. Yıkıma götüren yaşamlara özenme. Bitecek olanı baki olana tercih etmen, seni mutsuz duvarlarla örülü zindanlara sürükler. Anlamı bırakman, korkuların etrafını sarmasına ve endişelerin seni esir almasına neden olur. Anlamı terk etme; çünkü anlamsızlık gücün tükenişidir. Ulaşmak üzere çıktığın yolda anlama yüz çevirdiğinde amaçsız kalır, dağılışını ilan etmiş olursun.

Kadir Çiçek/Her Taraf 

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gazze’nin Hamileri Nerede?
    7 Mayıs 2026
  • ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor
    5 Mayıs 2026
  • İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü
    5 Mayıs 2026
  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Gazze’nin Hamileri Nerede?

7 Mayıs 2026
ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

5 Mayıs 2026
İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

5 Mayıs 2026
Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist