13 Mayıs 2026 - Çarşamba
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

Yeni Dünyâ Notları

Dünyânın sâhibi, öznesi ABD değil; ABD’nin siyâsal, toplumsal ve askerî gücünü kullanarak ona sâhip olanlar. Yeni Dünyâ’ya başka yerlerden geldiler ve ABD’yi inşâ edip kullandılar. Yarın ABD’yi terk edip başka yerlere gitmekten çekinmeyecekler, Yeni Dünyâ 2’yi kurmaktan da çekinmeyeceklerdir.

Yazar: Venhar Haber
18 Ekim 2022
Kategori: Makaleler
0 0
0
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

ABD siyâsal hayâtında, iki ana çizgi olduğunu herkes ezbere bilir. Demokratlar ve Cumhûriyetçiler, ABD’li seçmenler için temel tercih kulvarlarıdır. Cumhûriyetçiler sağcı, Demokratlar ise solcu olarak bilinir. Bu kavramların Avrupa’da taşıdıkları mânânın çok dışında olduğunu da biliriz. ABD ekonomisinin üretkenlik değerini devâm ettirdiği, kabaca 1950-1980 aralığında bu iki partinin arasındaki farklar çok mahduttu. Gerek Demokratlar , gerek Cûmhûriyetçiler ,daha çok ABD’deki Tüketim İnsanı’nın (Homo Consumens) ekonomik mânadaki faydacı beklentilerini karşılamakla alâkalıydılar. Hangi partinin kazanacağı, bizlere çok tuhaf gelen, küçümsenmeye namzet meselelerde, meselâ vaad ettikleri vergi indirimlerine göre belirlenirdi. Daha az vergi daha çok tüketime vâsıl olmak mânâsına gelirdi. Demokratların solculuğu, bu gibi hususlarda görece cömert, Cumhûriyetçilerin ise görece hasis olmasıydı.

Güzel zamanlarda bu iki partinin arasında ideolojik bir mesele hemen hemen yoktu. ABD’nin 1970’lerden başlayarak yaşadığı üretkenlik kaybı, esas olarak tüketime alışmış Amerikan İnsanı’nı ( Homo Americanus) yeniden üretime kazandıramamış olmasıyla irtibatlıdır. Kapitalizmin temel çelişkisidir bu. Kapitalizm bir üretim (arz) ihtirası olarak doğdu. İhtirası var eden yüksek kâr hadleriydi. Bu hadleri yüksek tutmak mâliyetleri düşük tutmaya, alım gücünü bastırmalarına bağlıydı. Netice düşük talep, yâni tüketimdi. Bu da kaçınılmaz olarak krizler üretiyor, kapitalizmin yıpratıcı, yıkıcı yüzünü ortaya koyuyordu. Deflasyon(fiyat düşmeleri), enflasyon(fiyat yükselmeleri), resesyon(durgunluk),staglasyon(durgunluk ve pahalılık), depresyon(çöküş) kapitalizmin habis urlarıdır. Kapital baştan yanlış iliklenmiş bir gömleği, kapitalizm ise onun insanlığa giydirilmesini anlatır. Kapitalist akıl, bastırdığı talebi yükseltmenin derdindedir. Meselâ müstemlekecilik hammadde ihtiyâcı ile sınırlı değildir. David Harvey çok doğru bir şekilde bunun aynı zamanda pazar genişletmekle alâkalı olduğuna işâret eder. Hindistan Birleşik Krallık için sâdece hammadde devşirdiği bir müstemleke değil, aynı zamanda bir pazar olarak değerlendiriliyordu. Ama çok zor bir işti bu. Hintlere Manchester’da dokunmuş tekstil ürünlerini almak mecbûriyeti getiren yasalar boşuna çıkmadı. Zavallı Hintlerin ne alım gücü olacaktı ki? Bu defâ, afyon üzerinden Çin devreye sokuldu. Hint afyonu Çin’e satıyor, Çinliler afyonkeş bir pazar hâline geliyor, oradan da gümüş çekiliyordu. Çin buna itiraz ettiğinde de o meşhûr, kanlı Afyon savaşlarına şâhit olunuyordu. Zor işlerdi bu işler. Müstemlekeciliğin tasfiyesini kutlu istiklâl mücâdeleleriyle açıklamak basitçiliktir. Daha belirleyici olan bu işin bizzât müstemlekeciler için çok meşakkâtli olmasıydı. Ekonomik imtiyazlarını koruyarak çekildiler. Bunun yerini, başını ABD’nin çektiği emperyalizm aldı. Diğerinden farkı, dünyâ ticâretini, kıt’a farkı gözetmeksizin ABD Doları’na bağlamalarıydı. Doların rezerv para olması, yeni efendi ABD’ye tekmil dünyâdan kolaylıkla artık çekmek imkânını bahşediyordu. ABD, reel mânâda dünyânın en büyük üretim gücü olduğu zamanlarda -1950-1980 arası- işler hârika gidiyordu. ABD istediği kadar dolar basıyor, tekmil dünyânın artığını çekiyordu. Sermâyenin başta Almanya olmak üzere Avrupa, Japonya olmak üzere Asya’daki genişlemesinde, dolar çevrimlerinden dolayı kazanan hep kendisi oluyordu. ABD’nin o dillere destân orta sınıflaşma başarısı, tüketim insanını var etmesinin şartları bu denklemlerde gizliydi. 1970’lerden sonra tablo azar azar değişmeye başladı. Almanya rahat durmuyordu. Sağlam Alman malları ABD-Avrupa ekonomik ilişkilerinde baskın hâle gelip, meselâ kendi otomobil ve otomativ sanayisini sarsmaya başlayınca 1973’de hemen sun’i bir enerji krizi çıkardı ve Almanya’yı yumuşak karnından vurdu. Yetmedi, Soğuk Savaş sonrasında Doğu Almanya’yı Batı Almanya’ya katarak ona yeni bir kambur yükledi, masraf kapısı açtı. Ama bunların hiçbir Detroit’in çöküşüne mâni olmadı. Tüketime alışmış büyük kitleleri yeniden üretime koşmak mümkün olamıyor. (İbn-i Hâldun bunu asırlar evvel görmüştü). Tüketimcilik işgücü verimliliğini, o da sermâyenin verimliliğini düşürüyordu. Ağır işlerin döndüğü sektörler hızla ABD’yi terk etmeye başladı. Çin’i merkez tuttu. Elde kalan ve zarar eden şirketler (Zombie firms) ise denetimsiz basılan paralarla yüzdürülmeye çalışıldı. Diğer taraftan verimsiz ve kırılgan sektörler şişiyordu. Tüketmeye alışmış Amerikalılar, karşılığı olmayan paralarla oluşturulan kredilere dayalı sahte alım güçleri üzerinden bir defâ daha azdırıldı. Tek umut, mukayeseli üstünlük olarak elinde tuttuğu teknolojik gücüydü. Nihâyet bunu da Çin’e kaptırdı. 2008’den 2019 krizine doğru ABD’nin kurduğu ve tekmil dünyâyı, bir “Kara Delik” gibi içine çektiği düzenin sonuna geliyoruz. Senelik 20 trilyon dolarlık bir üretimi olan ABD’nin yaklaşık 40 trilyon dolarlık borcu var. Bakmayınız endeksindeki sun’i artışlara, dolar hızla değer kaybediyor. Enflasyon % 8.3 olarak açıklanıyor. (Aslında reel olarak %30 civârında). Şimdi telaşla doları yüksek fâiz siyâsetleriyle eritmeye çalışıyorlar. % 4’lük bir fâiz %8’lik bir enflasyonu önleyebilir mi? Akıl var, fikir var. Enflasyon oranı ile fâizi eşleştirirlerse olacak olan, zâten başlamış olan resesyon süreçlerinin kaçınılmaz olarak, büyük iflâslar, borsanın çöküşü gibi göstergeleri olan büyük bir depresyona dönüşmesidir. Bu defâ yaktıkları parasal varlıkların kat be katını yeniden basmak zorunda kalacaklardır. Bu da yıkım demek olan hiper enflasyonu doğuracaktır. İşte ABD hızla oraya koşuyor. Tekmil dünyâyı da peşi sıra sürükleyerek. Şaka gibi siyâsetçilerin iktidâra geldiği bir dünyâ işte bunun eseri. İşte bunun için topyekûn savaş tehlikesi büyüyor. ABD’de Demokratlarla el ele veren Neocon kadrolar mukadder bir yıkımı kontrolü altında tutmanın, doğacak yeni düzende ABD’nin yeniden belirleyici olmasının derdinde. Hâlbuki onlar da bu hâl ve gidişin, yıkımın altında kalacaklar. Temel yanılsama gâliba şurada: Dünyânın sâhibi, öznesi ABD değil; ABD’nin siyâsal, toplumsal ve askerî gücünü kullanarak ona sâhip olanlar. Yeni Dünyâ’ya başka yerlerden geldiler ve ABD’yi inşâ edip kullandılar. Yarın ABD’yi terk edip başka yerlere gitmekten çekinmeyecekler, Yeni Dünyâ 2’yi kurmaktan da çekinmeyeceklerdir.

Süleyman Seyfi Öğün/Yeni Şafak 

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gazze’nin Hamileri Nerede?
    7 Mayıs 2026
  • ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor
    5 Mayıs 2026
  • İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü
    5 Mayıs 2026
  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Gazze’nin Hamileri Nerede?

7 Mayıs 2026
ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

5 Mayıs 2026
İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

5 Mayıs 2026
Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist