13 Mayıs 2026 - Çarşamba
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Dünya

Yeniden Yükselen Sömürgecilik ve Devrimci Faktör

Kendini "dünyanın geri kalanından" hala üstün gören Batı, dünyayı bu kez din yerine demokrasi ve bilime uymaya zorluyor

Yazar: Venhar Haber
17 Ocak 2020
Kategori: Dünya
0 0
0
Yeniden Yükselen Sömürgecilik ve Devrimci Faktör
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

Çin’in büyüyen ekonomik emperyalizmi, insan hakkı ihlalleri ve çok uluslu şirketlerin insanı ve doğayı büyük ölçekte sömürmesi üzerine söylenecek çok şey var. Peki ya Batı?

Sömürge Dönemi’nde Batı, din aracılığıyla “iyi şeyler” getirmek, diğer ülkelerin doğal kaynaklarını ve insanlarını sonuna kadar sömürürken dünyayı “medenileştirmek” için yabancı ülkeleri işgal etti.

Şimdi çok farklı. Batılı ülkeler evrimleşti, tarihten ders çıkardı… Gerçekten mi? Öyle mi oldu? Aynı temel kalıplar hala yürürlükte değil mi? Batı hala dünyaya karşı üstün hissetmiyor mu?

Psikoloji/psikoterapiyi bir analiz aracı olarak ele alalım: “Üstünlük hissi”, aşırı telafi edilmiş bir “aşağılık kompleksinden” kaynaklanıyor (Sigmun Freud’ın “Çarşamba Topluluğuna” katılmış Avusturyalı fizikçi Alfred Adler’in adlandırmasıyla). Bu da

Adler’in “üstünlük kompleksi” olarak adlandırdığı şeydir: Başkalarından üstün hissetmek için kendi yetersizliklerini aşırı telafi etmek.

Sömürgeciliğin temelinde de Hristiyanlık’taki kültürel açıdan kökleşmiş aşağılık kompleksinin (“orijinal günah”) üstünlük kompleksine doğru aşırı telafisiden kaynaklanan ve diğerlerinden üstün olduğunu iddia eden kolektif inanç yer almıyor mu?

Afganistan, Irak, Suriye, Libya ve diğerleri Batı müdahaleciliği ve “ulus inşası” saldırılarına maruz kaldı. Sovyet-Afgan savaşında (1979-1989) üstünlük kompleksinin yönlendirdiği SSCB, Afganistan’da komünizmi getirme çabasında mağlup oldu.

Batılı müttefikler 2002’den beri Afganistan’ı ve bölgeyi batılılaştırıyor ama beklenen sonucu alamıyor: “Tarih kendini tekrarlar, ilki trajedi sonraki komedi olur.” (Karl Marx)

Batılı liderlerin dünyayı kendi idealleri doğrultusunda şekillendirerek kurtarma, asırlık yerel gelenekleri kırarak bunun yerine herkesi Batılı geleneklerine çağırma çabasından oluşan bir tarihi var.

Kendini “dünyanın geri kalanından” hala üstün gören Batı, dünyayı bu kez din yerine “yeni dinler” olarak ortaya çıkan demokrasi ve bilime uymaya zorluyor.

Peki Batılı teknoloji dünya genelinde benimsenirken demokrasi ve insan haklarının tesisi neden zor oluyor?

İnsan haklarını şiddetle savunurum. Ancak birçokları insan haklarını Hristiyanlığın, örneğin şeri hukuktan farklı, sekülerleşmiş bir alt katmanı olarak görüyor. Bu inkar edilemez. Ve çoğu şunu öne sürüyor: Kültürün ötesinde, neredeyse tüm ülkeler BM

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne riayet etmeyi taahhüt etmiştir.

Elbette öyle, ancak yerel geleneklere tehlike yaratan bir “Batı ürünü” olarak reddedilen insan haklarına birçok ülkede sadece kağıt üzerinde saygı duyuluyor.

Evrensel olarak herkese uygulansa da, birçok kimse insan haklarını Aydınlanma Çağı temelli, İkinci Dünya Savaşı’nın dehşetine bir tepki olarak ilk önce Batılı düşünürler tarafından üretilen bir “Batı icadı” olarak algılıyor. İnsan haklarının zayıflığı burada.

İnsan haklarına direnişin kökeninde bu hakların, dünya genelinde demokrasiyi yayarken insan haklarını yeryüzünün sorumsuzca sömürülmesine karşı bir kılıf olarak kullanan Batılı güçlere ait yeni bir sömürge türü olarak algılanması yatıyor. Çin ise bunu, demokrasi ve insan hakları olmadan işletiyor.

Ayrıca, insan hakları Batı ülkelerinde bile yeterince oturmuş değil (mesela entegrasyon sorunları, çok uluslu şirketlerin etik dışı davranışları). Büyük oranda üst düzey Batılı üniversitelerde eğitim görmüş Asyalı patronların yerel işçilere yaptığı işkenceleri, Batı’da eğitim görmüş birçok zalim diktatörü hatırlayın. Batılı eğitim, dayatıldığı takdirde yetersiz kalıyor. Görülen o ki, nispeten yeni bir kavram olan insan haklarının kültürel olarak içselleştirilmediği yerlerde köklü ve asırlık kültürler daha ağır basıyor.

Batı müdahalelerinin bedelini kim ödüyor? Batının ekonomik ve stratejik çıkarlarıyla örtüşen “ulus inşasının” ve müdahaleciliğin tarihi; Paolo Sensini (“Siz demokrasiye gelmezseniz demokrasi size gelir”) William Blum (“Amerika’ya nazik olun. Yoksa ülkenize demokrasi getiririz!”) gibi eleştirmenleri, hatta video oyunlarını bile (“Demokrasiyi kucaklayın yoksa yok edileceksiniz!” – Fallout 3, Liberty Prime) besliyor.

Peki “demokrasi ve insan haklarını yurt dışında yayma” arzu edilen sonuçlara ulaşabildi mi? Batılı değerlerin dünya çapında tesisini savunanlar “Değişim zaman alır” diyor. Doğru, nesiller sürer.
Amerikalı sosyolog Robert K. Merton’un Beklenmedik Sonuçlar Kanunu, müdahalelerin istenmeyen sonuçlarına atıfta bulunuyor. Zalim geleneklerle karşı karşıyayken müdahale etmemek zor olabilir. Ama unutmayın: Bunlar, Batı perspektifine göre “zalim”.

Batı’nın “tepedeki parlak şehir” (bkz. Püriten John Winthrop ve Amerikan istisnacılığı) veya “dünyanın gıptası” olduğu yönündeki öz imgesi; dünyayı Batılı standartları kabul etmeye ve (Hollywood ve medya üzerinden yayılan)Batı kopyaları yaratarak kendini model almaya çağırdığı aşırı telafi üzerinden kendini ele veriyor. Hindistan’ın yaygın cilt beyazlaştırma takıntısı veya Asya’nın Batılı görünmek için yapılan güzellik ameliyatları çılgınlığı çok şey söylüyor.

Batı, İnternet üzerinden yeni bir sömürgeciliğe, küresel kültürel standardizasyon sürecine öncülük ediyor. Standartlaştırılmış bir dünya temelde kapitalist küresel ticarete fayda sağlar. Batılı liderler çoğu zaman, demokrasi isteyip istemedikleri sorulmayan yerel halkı ezip geçiyor. Bu nedenle de Batı müdahaleciliği, yabancı ülkelerin doğa ve insan kaynaklarını sömürme girişimleri gibi görünüyor.

Bu iki yüzlü Batılılaşma süreci kendi içinde çelişki arz ediyor: İncil’in Batı’da büyük ölçüde “miadı dolmuş” görülmesi sebebiyle artık Hristiyanlığı yaymayan Batılı kültürel emperyalistler, dünyayı Batılı yaşam tarzları, demokrasi ve insan hakları gibi unsurları kabul etmeye çağırıyor. Çokuluslu Batı şirketleriyse dünya çapında halkları ve doğayı pervasızca sömürüyor, insan haklarını ihlal eden zalim rejimlere silah temin ediyor.

Gelenekleri değişime hazır olmayan yerel nüfus göz ardı edildiğinde, yukarıdan aşağıya empoze edilen demokrasi sadece yüzeysel sonuçlar yaratıyor. Fransız Devrimi’ne (1789-1799) baktığımızda Fransa’daki rejimi Fransızların devirdiğini, Amerikan Devrimi’nde (1775-1784) Britanya hükümdarlığını yıkanın Amerikalılar olduğunu görürüz.

Devrimler sadece içeriden dışarı doğru bir “güçle” ve halkın çoğu istediğinde kalıcı değişimler sağlar. Devrimci faktör budur. Bu olmadan, yerel halkın müdahaleciliğe gönülsüzlüğünü göz ardı ederek değişim getiren yabancı güçler kendi çıkarlarını güvene almaya çalışan emperyalistler olarak algılanıyor. Fransız Devrimi yabancı güçlerin içişlerine müdahalesi olarak algılansaydı Fransız halkının devrime göstereceği gönülsüzlüğü düşünün.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında Almanya ve Japonya halkın çoğunluğu üzerinden değişimi kabullendi. Psikolojik açıdan her şey, empoze edilen şey demokrasi olsa bile, kabilelerden internet sansürcüsü rejimlere kadar her yerde bundan insanlar değişime gönülsüzse direnişi körükler. Dünya genelindeki Batılı kültürel-ekonomik-askeri müdahale Batı karşıtı duyguları, hatta “küresel terörizmi” tetikliyor ve besliyor.

Devrimin itici gücü, yerel halk değişime hazır olduğunda var olan “iç güçtür”. Ancak o zaman, zemin değişimi bizzat kucaklayan halk tarafından sağlandığında kalıcı olacaktır

Dr. Immanuel Fruhmann, bilim ve dil felsefesiyle kültürel ve sosyal felsefede uzmanlaşmanın yanı sıra jeopolitik analiz ve halka felsefi ve eğitimsel perspektif sunmada uzun yıllar deneyim sahibi olmuş, Avustralyalı felsefeci ve eğitimcidir. Psikoterapi eğitimi alan Fruhmann, aynı zamanda koç, danışman ve yazar olarak çalışıyor.

Independent Türkçe / Immanuel Fruhmann

Etiketler: Immanuel Fruhmann

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Gazze’nin Hamileri Nerede?
    7 Mayıs 2026
  • ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor
    5 Mayıs 2026
  • İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü
    5 Mayıs 2026
  • Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur
    24 Nisan 2026
  • Yusuf Halaçoğlu: İranlı kardeşlerimizi kutluyorum
    8 Nisan 2026
  • “280 milyar dolara malolan ve hiçbir hedefine ulaşamayan bir savaş”
    8 Nisan 2026
  • İran Ulusal Güvenlik Konseyi’nden İran Halkına, ‘Birlik ve Dayanışma Çağrısı’
    8 Nisan 2026
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Gazze’nin Hamileri Nerede?

7 Mayıs 2026
ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

5 Mayıs 2026
İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

5 Mayıs 2026
Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist