13 Mayıs 2026 - Çarşamba
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

ÜMMETİN UTANCININ AYNASI GAZZE

Yazar: Mehmed DURMUŞ
30 Temmuz 2018
Kategori: Makaleler
0 0
0
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder
Ne zaman İsrail denilen terör devleti Gazze’li çocuklarımıza ölüm kusmaya başlasa, her birimiz duygularımızı ifade etmek için kalemi imdada çağırıyoruz. Evet, bir kere daha Gazze’ye ölüm yağıyor. Anneler yüreklerine taş basıyorlar. Paramparça olmuş körpelerin cennetmekân bedenleri, mezara konmakta bile zorluk çekilmektedir.
Dünyanın hali ortada. Dünyanın jandarmalığını yapan zengin batılı ülkeler açıkça, avuç içi hacmindeki terör devletinden yana tavır koyuyorlar. Büyük şeytan, tıynetinin gereğini yapıyor. Ölü benizli başkanı, İsrail’in kendini savunma hakkı olduğu şeklindeki restleri tasdik ediyor. Buraya kadar olanlarda şaşılacak hiçbir şey yok…
Asıl şaşılacak olan, kendini Müslüman olarak tanımlayan toplulukların cenahında olanlarla ilgili. Dünyanın bu kısmı hakkında ister şaşıralım, ister üzülelim, ister küçük dilimizi yutalım, ister -merhum Ahmed Yasin gibi- bu taşlaşmış ümmetin suskunluğunu Allah’a havale edelim; neylersek eyleyelim, yüzümüzü keder kaplamakta, bizi ağlamaklı kılacak ne kadar durum tespiti varsa, hepsi göreve davet edilmekte; başka da bir şey yapamamaktayız…
Dünyada ne zaman nerede bir kavim haksız yere zulüm altında inletilse, hemen kendi hayati sorunlarımızla yüz yüze geliyoruz. Özellikle Gazze (daha doğrusu Kudüs/tüm Filistin), bu ümmetin bütün günahlarıyla yüzleştiği bir ayna görevi yapmaktadır. Kudüs bizim için de bir tür ağlama duvarı olmuştur. Aslında Gazze değil bombalanan, bütün Müslüman beldeleridir. Gazze, bombalarla tarumar edilen Darul İslam’ın artçı sarsıntılarıdır. Yakılan Darul İslam’ın dumanı bazen Gazze’den tütmektedir. Elindeki oyuncağı kendisine çok görülen, küçücük bedenleri Firavun artıklarının bombalarıyla paramparça edilen yavrular, bütün Müslümanların çocuklarıdır. Öldürülen anneler, babalar, evlatlar, bütün bir ümmetin yetişkinleridir. Kurşunlanan, biziz biz; tabi biz kim olduğumuzu biliyorsak…
Kısacası bedel ödüyoruz bedel…
Gazze, buharlaşmış bir ümmetin, mezardan çıkartılan cesedine yapılan işkencenin (müsle) bir sembolüdür. Gazze üzerinden bütünüyle İslam’a meydan okunmaktadır. Sanki Gazze’yi kuyuya terk etmişiz, tıpkı Yakub’un oğulları gibi. Filistin üzerinde en az elli sene İngiliz-Yahudi ortaklığı ile gerçek bir suikast plan-projesi hazırlanırken oyunun farkına varamayan, varsa da oyuna çomak sokacak iktidarını çoktan yitirmiş bulunan bir ümmet, Gazze şahsında kendi günahlarıyla yüzleşmektedir.
Müslümanlar olarak, Gazze için ‘hemen şimdi’ yapabileceğimiz bazı şeyler belki vardır fakat orada da bir düzeysizliktir gidiyor. Mesela ne zaman İsrail Gazze’ye saldırsa veya ne zaman batılı bir ülkede bir yayın yoluyla Peygamberimize hakaret yapılsa, derhal o ülkenin ticari mallarını boykot gündeme gelmektedir. Olayların tazeliğinin verdiği heyecanla boykot belki kısmen işlerlik kazanmaktadır. Fakat olayların sıcaklığı geçtiğinde boykot ta unutulmaktadır, ta ki aynı saldırganlık yineleninceye kadar. Hâlbuki gündemin sıcaklığında boykot edebildiğimiz ürünler varsa, bu ürünler neden sürekli boykot edilmez? Boykot için illa Gazze’nin bombalanması mı gerekmektedir? Sözün hemen burasında üzülerek söyleyelim ki, bizzat gözlemlediğimiz kadarıyla, Türkiye’de yaşayan ve ‘Yahudi düşmanlığı’ çok baskın olan Gazze’li gençlerde dahi böyle bir boykot bilinci görülememektedir.
Öyleyse, Gazze’nin maruz kaldığı Siyonist saldırganlık karşısında, kısa vadeli ve acil olarak yapılacaklar yanında, esas olarak daha kalıcı ve köklü çözümlere gözümüzü dikmeli, zihnimizi yormalıyız. Çünkü İsrail bir gün dünya sathından silinip, tamamen yok olmadıkça, bu zulümleri yine tekrarlayacaktır. Dünyanın jandarmalığını yapan ülkelerce tarumar edilen bölgemiz de sadece Filistin değil, ‘müslüman’ vatanının neredeyse tamamıdır.
O halde ne yapmalı ve nasıl yapmalı? Şüphesiz bu iki soru için bütün tarih boyunca ve günümüzde belki milyonlarca kalem oynamış, belki de tarihin en orijinal fikirleri ortaya atılmış, belki de söylenmedik hiçbir söz kalmamıştır. Ama şu an itibariyle derde deva bir çıkış yolu bulunmamaktadır.
Müslümanların yaşadığı bu sefaletler bize en fazla şunu düşündürmelidir. Bizler sanki, eşkıya tarafından pusuya düşürülerek esir alınmış, büyükçe bir kampta ellerimiz kollarımız -kimimizin gözü de- bağlı, kimilerimiz direklere zincirlenmiş gibiyiz. Fakat insanı en çok kahreden, kamptaki bu esirlerin zamanla, içinde bulundukları zilleti içlerine sindirmiş, zoraki tıkıldıkları kapanlarını beğenmeye ve sevmeye başlamış olmalarıdır. Hallerine rıza gösterip, başlarındakilere zeval vermemesi için Allah’a dua eder hale gelmeleridir. Kamptakilerin zincirleri çözüldüğünde de, gönüllü olarak bu zillet halini övülesi bir yaşam biçimi olarak yüceltmeleri ne hazindir…
Sözün özü, ne zaman Gazze saldırısı ve benzeri bir durum yaşasak, bir türlü farkına varmak istemediğimiz şu acı/çıplak gerçeğin farkına varıyoruz; hayat bize adeta bu gerçeği kavramamızı dipçikle, tankla, tüfekle dayatıyor. O gerçek şudur: ‘İslam ülkesi’ olarak anılan ne kadar ülke varsa, neredeyse tamamına yakınında Müslümanlar değil, gayri Müslimler egemendirler. ‘Müslüman’ ismini taşıyan toplumlar sayısal olarak çoğunluğu oluştursalar da, inisiyatif olarak adeta bir hiçtirler. Kendi ülkelerimizde egemen değiliz, kendi vatanımızda parya muamelesi göremeye devam ediyoruz. Rabbimizin bunca uyarılarına rağmen, Müslümanlar olarak dinimizi fırka fırka yapmışız ve her fırka kendisini en doğru yolda sanmaktadır.
Öyle zannediyorum ki, Gazze’yi kurtarmak için -uzun vadede- Müslümanların tevhid üzerinde vahdet olmalarından başka hiçbir çözüm yolu yoktur. Tabi ki tevhidsiz bir vahdetten bahsetmiyoruz ve bu zaten mümkün de, gerekli de değildir. Dolayısıyla kim ki Gazze ve benzeri zulümlerin ortadan kalkmasını can ü gönülden istiyorsa, kesin olarak, Müslümanların yeniden Kitab’a dönmelerini istemesi gerekmektedir. Kitab’a dönülmediği sürece, Müslümanlar kendi ülkelerinde Gazze’den farksız şekilde, zillet içinde yaşamaya devam edeceklerdir.
Uzun yıllardır kâfirlerin neden İslam’ın cihad müessesesini tukaka ettiği, bunun yerine, özel adamları vasıtasıyla segvi-hoşgörü adında bir din dayattıkları şimdi daha iyi anlaşılmakta değil midir? Ebubekir’in, Peygamber’e verilen bir keçi yavrusunu yeni halifeye vermeyenlerle cihad etmekte zerre kadar tereddüt etmemesini şimdi çok daha iyi anlamaktayız. Müslümanları tekrar izzetli hale getirecek olan, cihaddır.
Gazze zulmünden daha acı olarak, batılı devletlerden Gazze’ye destek, İsrail’e yaptırım beklenmektedir. Oysa Gazze’ye yardım edecek bir tek güç vardır, o da İslam’ın gücüdür, İslam ümmetinin gücüdür. Bizim ise ucu batılı efendilerin kazıklarında olan bağlarımızı koparıp bağımsız olmadan ne Gazze’ye, ne de başka bir yere yardım etmemiz muhaldir.

Not: ‘Kur’an İslamı’ yazılarımız inşaallah ileriki zamanlarda devam edecektir.

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Ehli Sünnet mi, Ehli Siyon mu?
    23 Mart 2026
  • Mescid-i Dırar Artıkları
    20 Mart 2026
  • Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan
    22 Eylül 2025
  • Türkiye Neden Gazze’nin Yanında Değil?
    20 Ağustos 2025
  • Demokrasiye Can Verenler -Beşir Atalay Okuması-
    30 Haziran 2025
  • ‘Makul Olmak’ Kazandırır
    25 Mayıs 2025
  • Düşmanı Kahretmenin Yolu
    27 Nisan 2025
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Savaşta İlkesiz Olan Barışta da İlkesiz Olur

Gazze’nin Hamileri Nerede?

7 Mayıs 2026
ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

ABD Savunma Bakanı Hegseth: İran’la ateşkes devam ediyor

5 Mayıs 2026
İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

İslam alimi Şeyh Muhammed İdris, Silahlı Saldırıda Öldürüldü

5 Mayıs 2026
Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

Ümmet Olmanın Önündeki En Büyük Engel; Mezhepçilik Hastalığı

26 Nisan 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist