7 Mart 2026 - Cumartesi
  • Ana Sayfa
  • Künye
  • İletişim
Sık Kullanılanlara Ekle
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Venhar Haber
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Makaleler

Kim Kimin Gemisinde ?

Sitemiz yazarlarından Mehmed Durmuş, Nuh(a.s.)'ın Müminlerin kurtuluşuna vesile olan gemisinden mülhem, günümüzde kullanılan "hepimiz aynı gemideyiz" sözünü masaya yatırıyor ve "Şu halde, biz müminler müminlerden başka hiç kimse ile aynı gemiye binmedik ve binmeyiz. Kafirun suresinin bize öğrettiği de budur. Bizim gemimiz İslam-tevhid gemisidir" diyor yazısında...

Yazar: Mehmed DURMUŞ
3 Aralık 2018
Kategori: Makaleler
0 0
1
Kim Kimin Gemisinde ?
PaylaşTweetleWhatsapp ile GönderE-posta Gönder

“Hepimiz aynı gemideyiz” tartışması belirli dönemlerde nüksetmektedir. Bu ‘belirli dönemler’, gemide kimin üstünlüğü ele geçirdiği ya da öyle göründüğü ile yakından alakalıdır. Bu söylemle bir anlamda, toplumun ‘yanlış’ adreslere gitmesi tehlikesine karşı istimdat edilmektedir. ‘Hepimiz aynı gemide bulunuyoruz’ mecazı hem teklif, hem de tehdit içermektedir.

Kim kimin gemisine binmişse, onlarla aynı gemidedir. Tartışılan konu, elimizde olmayan nedenlerle, bizim bir seçimimize dayanmaksızın, bizim dışımızdakilerle bazı bakımlardan ‘aynı gemide’ bulunuyor olmamız değildir. Asıl mesele, iradi ve seçimlerimizin eseri olarak kiminle aynı gemide bulunuyor olmamız; daha doğrusu kimsenin gemisine binip binmediğimizdir.

Biz Müslümanlar kimin/kimlerin gemisindeyiz? Kimler bizi gemilerine almıştır? Biz neden hep, başkalarının gemilerinde yolcu koltuklarında oturmaktayız? Bizim gemimiz yok muydu, vardıysa nice oldu? Bu soruların makul şekilde cevaplanması gerekmektedir.

Şurası açık bir hakikattir: Bir toplumda inisiyatifi kim ele geçirmişse, geminin kaptan köşkünde de onlar bulunmaktadır. Çoğulculuk gibi, ‘bir arada yaşamak’, özgürlük, inanç ve düşünce hürriyeti gibi lafların hepsi, inisiyatifi elde tutulan geminin orasına-burasına asılan, gemideki yolcuların rahat etmeleri ve kendilerini kendi evlerinde hissetmelerini sağlama amacına matuf dövizler niteliğindedir.

İçimizdeki bazıları geçmişte, bizim, hem de hakikatin yegâne temsilcisi olan gemimizin var olduğunu unutmuş olabilirler. Şimdilerde de bu ‘unutmuşluğun’, tedavisiz bir alzheimera dönüşmesini isteyenler bulunabilir. Unutkanlıkla hiç alakası olmayarak, bile-isteye, taammüden bizim gemimizi reddi miras yapanlarımız var olabilir ki bu, ağyara karşı daha makbuldür…

Biz Müslümanların gemisini gözden düşürmek için, onun hakkında her türlü kötümser hikayeye başvurulacaktır. Geminin çağın gerisinde kaldığı, bugünün insanına hitap etmediği, artık yeni şeyler söylemek gerektiği gibi gevezeliklere maruz kalacağımız muhakkaktır. Kimisi, biz Müslümanlara ait geminin uluslararası sulara açılacak kadar muhkem olmadığına bizi inandırmak için kırk dereden kırk su getirecektir.

Ama bütün bu şaklabanlıkların hiçbir yararı yoktur.

Bizim içimizde olup, kafirlerin değirmenine su taşıma azmi gösterenlerin çığırtkanlıklarını boş verelim. Bizi Allah’ın razı olmadığı bir yaşam biçimine iman etmişlerle aynı gemiye binmeye teşvik edenleri bir kalemde silelim: Dünya ve âlemler yaratıldı yaratılalı kainatın şahit olduğu yegâne hak gemi İslam gemisidir, yani Müslimlerin gemisidir. Yine bizim bu kadîm gemimizle yaşıt bir gemi daha var ki, o da, Müslimlerin dışındaki ‘herkes’in gemisidir ve o da ta ezelden beri ‘kafirlerin gemisi’ olarak tanımlanır.

Gemimizin, bilinen en ilk kaptanlarından Nuh ve sonrakilerden İbrahim, İsmail, İsa v.b. hep bu geminin kaptan köşkünde idiler. Gemimizin kaptan dairesinde son olarak Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) bulunmuştur.

Bizim kaptanlarımız dövüldüler, sövüldüler, aç-susuz kaldılar, tehcir edildiler, öldürüldülerse de gemiyi asla terk etmediler ve gemiye en küçük bir halel getirmediler. Onların hayatları esnasında kimse gemiye en küçük lafı edemedi, kimse bir kusur bulamadı. Kusur bulmak için çabalayanlar kafirlerdi, müşriklerdi. Buldukları kusur geminin kendisine dair değildi, geminin kaptanına da dair de değildi; sadece gemi kaptanına, itibarsızlaştırmak maksadıyla çamur atmaktan ibaretti. Allah’ın bütün elçilerini, kaptanı oldukları geminin makbul bir gemi olmadığına dair, zamanın entelektüelleri, düşünce adamları, kabile şefleri, ülkelerin hükümdarları, toplumların en göz dolduran seçkinleri (mele-mütref) ikna etmeye çalıştılar ama bu, beyhude bir uğraştı.

Bu çabalar bugün de beyhude olmaya mahkumdur. Nuh’tan Muhammed’e (sav) bütün nebilerin aziz yolunun yolcuları olarak biz müminler de, gemimize yönelik bütün propagandaları elimizin tersi ile itiyor, İslam gemisinden başka hiçbir gemiye asla razı olmayacağımızı bütün dünyanın bilmesini istiyoruz.

Bizim İslam’dan başka herhangi bir gemimiz olmadı, olmayacaktır.

Biz Müslümanlar, mevcut şartlar her ne olursa olsun, hiçbir şekilde İslam’dan başka bir şeye razı olmayız. Kimse bizi İslam’ın dışında bir yaşam biçimine razı edemez. Çünkü alemlerin Rabbi Allah bizim adımıza seçimini yapmış, bizim için yaşam biçimi olarak İslam’ı seçmiş ve ondan razı olmuştur.

Bizim gemimiz mutlak surette tevhid gemisi olmak durumundadır.

İçinde bulunduğumuz ülkenin, iyi-kötü kendisini İslam’la tanımlayan gemisi el değiştireli çok oldu. Günümüzde ‘aynı gemideyiz’ mecazını içeren yazılar kaleme alanların, geminin hareket tarihini 1919’lardan başlatmaları zaten her şeyi gayet açık ve net anlatmış olmaktadır. Biz müminler geçmiş tarihimizde dini şu veya bu miktarda referans alan hanedanlıklarla da böbürlenmiyoruz. Çünkü o hanedanların da İslam’la tartılması gerektiğine inanmaktayız. Bizim hayat kaynağımız doğrudan ve bizatihi vahiydir.

Günümüzde bütün dünyada geçer akçe kılınan ve Allah’ın hayata kesin olarak müdahil kılınmaması esasına dayanan liberal demokrasi eksenli düşüncenin esas olduğu bir dünya görüşü bütün Müslümanlara dayatılmaktadır. İster gönüllü, ister ikrahla biz Müslimlerin de bu gemiye binmek durumunda olduğumuz telkin edilmektedir. Gemiye binmeyi reddedenlerin başına nelerin geleceğini de örneklerle göstermektedirler.

Ama bilinmelidir ki İslam gemisini terk edip, küfrün gemisine hiçbir müminin binmesi düşünülemez. Bizler fiziken müslim olmayan kimselerle bir arada bulunuyor olabiliriz; bu, onlarla aynı gemide olduğumuz anlamına gelmez. Bunun, Rasullerin hayatlarında çok açık ve seçik örnekleri vardır. ‘Gemi’ deyince hemen akla gelen Nuh (a.s) ve kavmi bu örneklerin başında gelmektedir. Nuh’la kafir kavminin aynı gemide olmadıkları, önünde-sonunda anlaşılmıştır: Nuh’un gemisi tufanın sularında yüzüp, bilahare karaya otururken, Nuh kavminin ‘demokrasi gemisi’ o tufanın suları içerisinde sonsuz azaba doğru bir yol tutmuştur.

Lut (a.s), belki birkaç kişiden oluşan yolcularıyla birlikte, kendi ‘gemisi’ ile kurtulurken, burunlarından kıl aldırmayan kavmi, şafak vaktine programlanmış sonlarına kavuşmak üzere kendi ‘gemilerini’ terk etmemişlerdir.

Muhammed (a.s), bir dağ şehri olan Mekke’de bir ‘gemi’ yürütmek şöyle dursun, onu bir ebter olarak adeta yok hükmünde görenler, Rasulullahı ve yanındaki müminleri kendi gemilerine binmeye ikna etmek için çok çabalamışlar lakin başarılı olamamışlardır. Başarılı olan bir kez daha İslam gemisi olmuş, Muhammed (a.s) ve müminler ebedi felahı elde ederken, ‘aynı gemide’ olma iddiasındaki kavminin birçok önderi ebedi azap yolunu seçmiştir.

‘Hepimiz aynı gemideyiz’ mecazıyla anlatılmak istenen odur ki, bir ülke savaş, tabii afet, terör, fakirlik, salgın hastalık gibi türlü bela ve musibetlere maruz kalabilir. Bu bela ve musibetlerin üstesinden gelmenin yolu, birlikte hareket etmek, dayanışma ve yardımlaşmadır. Fakat bir toplum her şeyden önce akidede birlik olmadıktan sonra, bu sayılan ‘kötü’ günlerde nasıl birlikte hareket edebilirler? Çatal kazık yere geçmezmiş. Çatal akide/ler de bir toplumu toplum olmaktan alıkoyar. Çünkü Allah sadece müminleri kardeş ve birbirine velî olarak tanımlamaktadır. Bir toplum İslam toplumu olmadıktan sonra, kim kiminle, hangi ‘ortak kötü’ye karşı savaşacaktır?

Şu halde, biz müminler müminlerden başka hiç kimse ile aynı gemiye binmedik ve binmeyiz. Kafirun suresinin bize öğrettiği de budur. Bizim gemimiz İslam-tevhid gemisidir. Bu geminin zamana ayak uyduramadığı, çağın gerisinde kaldığı gibi propagandaları ancak, İslam’a inanmayanlar yapabilir.

Biz müminler çağın bütün insanlarının İslam’a teslim olmalarını arzu ediyoruz. Müslüman olduğunu söyleyen toplulukların da lafta değil, hakikaten öyle olmalarını umuyoruz. İslam gemisi, içerisinde hiç kimse olmasa dahi, yine de heybetinden, asaletinden, izzetinden; hele de hakikatin tek adresi olması özelliğinden hiçbir şey yitirmez. İslam gemisi, içindekilerle şeref kazanmaz, içindekiler, o geminin şerefi ile şereflenirler.

Müslümanları, bu gemi mecazı ile din dışı bir hayata davet edenler bir irtidat hali içerisinde olduklarını bilmeli, vakit kaybetmeksizin Allah’a tevbe etmeli ve Kur’an’ın kapsadığı İslam’a yeniden iman etmelidirler.

(İktibas, Ağustos 2018)

Çok Yorumlanan 1

  1. Deniz UZUN says:
    7 sene önce

    Allah razı olsun Mehmet abi. Elinne sağylık. Allah’a emanet ol.

    Cevapla

Bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

VENHAR YAZARLARI

Ahmet DURMUŞ
Ahmet DURMUŞ

Ramazanı 'Dini Allah'a Has Kılarak' Yaşamak

Şükrü HÜSEYİNOĞLU
Şükrü HÜSEYİNOĞLU

Rıza Çıtamız

Mehmed DURMUŞ
Mehmed DURMUŞ

Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan

Yakup DÖĞER
Yakup DÖĞER

Tarih, Hurafat ve Esatir

Bünyamin ZERAN
Bünyamin ZERAN

Düşüncenin Girdabında Üç Şehir Metaforu

Mehmet Akif COŞKUN
Mehmet Akif COŞKUN

İp Gergin, Cambaz da

Faruk KARAASLAN
Faruk KARAASLAN

Çeç

Erdal BAYRAKTAR
Erdal BAYRAKTAR

Teyakkuz Hali

Yazarın Diğer Yazıları

  • Bir Erdal Bayraktar Geçti Bu Dünyadan
    22 Eylül 2025
  • Türkiye Neden Gazze’nin Yanında Değil?
    20 Ağustos 2025
  • Demokrasiye Can Verenler -Beşir Atalay Okuması-
    30 Haziran 2025
  • ‘Makul Olmak’ Kazandırır
    25 Mayıs 2025
  • Düşmanı Kahretmenin Yolu
    27 Nisan 2025
  • Kur’an Algımız
    26 Mart 2025
  • Gazze’nin Heybesinden Fışkıran Hayatlar
    24 Şubat 2025
  • Çok Okunan
  • Çok Yorumlanan
  • Son Eklenen
“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

“İslam Güncellenmeli” Diyen Haham!

21 Şubat 2020
Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

Cemal Granda:Atatürk’ün Uşağının Gizli Defteri

19 Ekim 2018
Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

Türbanlı Anneler ve Seküler Kızları

7 Aralık 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

30 Kasım 2018
Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Ahmet Altınok ile Hollanda’daki Yaşam Üzerine Söyleşi

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Allah’sız Bir Adalet Anlayışı Adalet Getirmez

Yenilendik !

Yenilendik !

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kardeşim Erkan İbretlik Bir Emanet

Kendisini ‘İlah’ Edinen Adam ve Batı’nın Yeni Tanrı Arayışı

Kendisini ‘İlah’ Edinen Adam ve Batı’nın Yeni Tanrı Arayışı

6 Mart 2026
Yahudi Gazeteci Alon Mizrahi: Orta Doğu’da Amerikan varlığı kalmayacak

Yahudi Gazeteci Alon Mizrahi: Orta Doğu’da Amerikan varlığı kalmayacak

6 Mart 2026
İngiliz Oyununda Son Perde, Afganistan Pakistan Savaşı Mı?

İngiliz Oyununda Son Perde, Afganistan Pakistan Savaşı Mı?

27 Şubat 2026
2025: Senetü’t-Tuğyan Ve’l-Furkan

2025: Senetü’t-Tuğyan Ve’l-Furkan

26 Şubat 2026

Çeşitli ulusal/uluslararası basın yayın organlarından Müslümanlar’ın gündemini ilgilendirebilecek haberler iktibas eden ve Kur’an merkezli tevhidi bir din algısı oluşturabilmek için çeşitli makale, kavram, kıssa, video ve fotoğraf yayınlayan ve Nebevi bir duruş sergileme gayesinde olan bir web sitesidir.

Bizlere yönelteceğiniz eleştirilere açığız. Ancak alıntıladığımız her içerikteki düşünceye tam manasıyla katılmadan da yayımladığımız olmaktadır. Bu konuda anlayışınıza sığınırız…

Kategoriler

  • Venhar Yorum
  • Venhar Makaleler
  • Ne Okunur?
  • Ne İzlenir?
  • Kavramlar
  • Venhar Röportajlar
  • Öncü Şahsiyetler
  • Süreli İslami Yayınlar
  • Alıntı Söyleşi
  • Alıntı Makale
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Etkinlikler
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular

Yazarlar

  • Abdi KEÇELİ
  • Ahmet ALTINOK
  • Ahmet DURMUŞ
  • Arif BOTAN
  • Bünyamin ZERAN
  • Celal SANCAR
  • Dilek BUZ
  • Erdal BAYRAKTAR
  • Erdem ZERAN
  • Hasan BAKIRCI
  • Mehmed DURMUŞ
  • Mehmet Akif ÇOŞKUN
  • Sabri AYDIN
  • Şükrü HÜSEYİNOĞLU
  • Yakup DÖĞER

E-Posta Listemize Kaydolun!

E-Posta listemize kaydolarak öne çıkan makaleleri sürekli olarak takip edebilirsiniz.

*Lütfen gerçek hesaplar giriniz.

  • Ana Sayfa
  • Her Güne Bir Ayet
  • Yazarlarımız
  • Venhar Yorum Haber
  • Küçük Müslümanlar
  • Alıntılar
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Tavsiyelerimiz Var
  • Kavramlar
  • Röportajlar
  • Venhar Web TV
  • Fotoğrafların Dili
  • Duyurular
  • Künye
  • İletişim

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • İslam Dünyası
  • Dünya
  • Türkiye
  • Yazarlar
  • Alıntılar
  • Tavsiyeler
    • Ne Okunur?
    • Ne İzlenir?
  • Röportajlar

© 2021 Venhar Haber – Rabbi için namaz kılan ve dik duran bir nesile…

Hoşgeldiniz!

Hesabınıza aşağıdaki bölümden giriş yapabilirsiniz

Şifremi unuttum?

Şifrenizi kurtarın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş

Add New Playlist